• (bkz: galatasaray sözlük moderasyonu/#2736225)

    yukarıdaki yazısı normalde umursamadan gülüp geçeceğim derecede tutarsız ve muğlak ancak bu yazının aldığı desteği görünce umursamazlık bir yana insan dehşete düşmeden edemiyor. cadı avları böyle başlar. biri çıkar "xyz yapanlar cadıdır, cadıların da yakılması gerekir" der. biraz destek bulur. tabii karşı çıkanlar da olur, "xyz yapmanın neresi suç?" diye. provokatör, "xyz yapmayı savunanlar da cadıdır" der, biraz daha destek bulur. birileri yine karşı çıkar, "e sen de xyz yapıyordun daha düne kadar, sen de mi cadısın?" der. provokatör, "ben xyz değil zyx yapıyordum, niyetim de cadılık değildi, beni cadılıkla suçlayanlar da cadıdır" der. biraz daha destek bulur ve hep beraber "cadıları" yakarlar.

    tutarsız. bence bir görüş için yapılabilecek en ağır eleştirilerdendir. çünkü "yüzüklerin efendisi, geleceğe dönüş, superman" gibi fantastik kurgular bile olsalar kendi içinde tutarlılığı olmayan hiçbir fikrin değeri yoktur. kriptonitin superman'i ölümcül olarak etkileme sebebi superman'in kriptonlu genleri ise, bu genlere sahip kriptonlu kötü adamlar da kriptonitten aynı şekilde etkilenir mesela. öyle olmasaydı hikaye tutarsız olurdu.

    şimdi mocuishle 'nin ilgili yazısının özeline gelelim. ben bu yazıya "tutarsız" dedim. neden peki? çünkü yazıda,

    "galatasaray taraftarı muhasebecidir, yangincidir, vasat sevmez ve kim olursa olsun yanlışında, hatasında elestirir. başkan değiştirir, hoca değiştirir, oyuncu gönderir... şampiyon yapar." diyerek taraftara eleştiri hakkı tanıdıktan hemen 2-3 cümle sonra,

    "bu sebeple konsantrasyonumuzu bozmaya yönelik, hedef 23 yolundan bizi uzaklaştırma çabasında olan ve dahası galatasaray'ın yasayan en büyük efsanesi fatih terim'e ve bizzat onun seçtiği ekibe(onlar da bu kulubun efsanesidir) eleştiri(!) adı altında yapılanın fatih terim'i yalnizlastirma, zayiflatma, enerjisini, motivasyonunu düşürme amaçlı hareketlerin çok net karşısında olmalıdır, bunlara karşı da tavrı net koymalıdır." diyor. yani eleştirebilirsiniz ama aslında eleştiremezsiniz. e bu tutarsız?

    diyenler olabilir ki ""eleştirmeyin dememiş, şöyle eleştirmeyin demiş" hayır efendim, tam olarak e-leş-tir-me-yin demiş. hakaret etmeden eleştirin diyebilir, çünkü neyin hakaret olduğu (kişilik haklarına saldırı) neyin olmadığı yasalarca bellidir. ne bileyim "tek ayak üzerinde eleştirmeyin, ingilizce eleştirmeyin, twitter'dan eleştirmeyin vs." diyebilir. bunlar saçma olsalar da tutarsızlığa yol açmazdı çünkü ayırt edilebilir ve bunlar dışındaki eleştirilere yine de izin veriliyor. ama "enerjisini, motivasyonunu düşürme amaçlı hareketler" ne demektir, biri bana bunun sınırını çizebilir mi? "ilk 11 eleştirileri hem kadroyu belirleyen hocanın hem de sahaya çıkan oyuncuların motivasyonunu/enerjisini düşürür" desem kim bunun aksini kanıtlayabilir mesela? ya da başka örnek verelim, çünkü cadı avı tayfası buna "öyle zaten" diyebilir ne yazık ki. desem ki "teknik direktörümüze "fatih hoca" ya da "terim" deyince enerjisi düşüyor, "imparator" demeyen herkes galatasaray düşmanıdır", kim bunun aksini kanıtlayabilir? "belhanda'nın kötü oynadığını iddia edenler oyuncunun motivasyonunu/enerjisini düşürüyor" desem kim, "belhanda'nın iyi oynadığını iddia edenler takımda gerçekten iyi oynayan diğer oyuncuların motivasyonunu/enerjisini düşürüyor" desem kim aksini kanıtlayabilir?

    dolayısıyla eleştirilemeyecek alan sınırlarını sonsuz tutup, kalan 0 birimlik alanda eleştirinizi yapın demek aslında "eleştirmeyin" demektir. tutarsızdır. "ben canım istediği zaman, canımın istediği kadar eleştiririm, çünkü neyin, ne zaman, ne kadar eleştirilebileceğini ancak ben bilirim. siz de o zamanlarda benden ileri gitmemek kaydıyla bana katılabilirsiniz. onun dışında yapılan eleştiriler zinhar sakıncalı ve yasaktır. hata varsa ben zaten anında fark ederim, bunu da zarar vermeyecek bir zamanda ve şekilde ben söylerim." söylenen özetle bu. söylenen özetle, "siz ve görüşleriniz olmasa da olur." söylenen özetle, "benim katılmadığım fikirleri, eleştirileri görmek istemiyorum." söylenen özetle, "öğle kuşağı amerikan kadın programlarındaki seyirciler gibi "alkış" pankartı kaldırılınca alkışlayın, "oouuvv" pankartı kaldırılınca "oouuvv" deyin ki biz de kendimizi mutlu hissedelim. abartmadan yapın tabii bunları."

    şimdi ben bu yazının aldığı destek karşısında dehşete kapılmayayım da ne yapayım? madem herkes aynı şeyi düşünecek ve söyleyecek, galatasaray sözlük'ü resmi twitter hesabımıza yönlendirelim, bu iş kökten çözülsün. yok burası sözlükse bu yazıya destek verenler ne yapmak, nereye varmak istemektedirler?
  • cok sevgili kardeşlerim, arkadaşlarım. uzun yıllardır bu sözlükte okur ve yazar olarak bulunuyorum, adnan polat'lı "kümede kal galatasaray"lı yılları da yasadım, şampiyonluğu kadıköy'de ilan etmek, 7'de 7 gibi onlarca gurur duyduğum baslığı actığım günleri de. ne dediler gibi en cok sevilen başlığı da yıllardır elimden geldigince aktif hale getirmeye calisip, sabah, aksam demeden en cok da sizler icin emek vermeye calistim, galatasaray ve galatasaray taraftarı icin yapamayacağım sey yoktur. bircogunuzla en kötü mesajlasmis, en azindan bazi seyleri birlikte hissetmisizdir.

    sportif basarıdan bağımsız olarak uğruna canımı verebilecegim, hayatımın anlamı, çocukluk aşkım galatasaray'ın, onurdan yoksun, galatasaray degerlerinden habersiz, kulübü her gecen gün daha da dibe sürükleyen insanlar tarafından ayaklar altına alınmasına daha fazla dayanamayacagım.
    aylardır planlı sekilde galatasaray'ı bitirmeye and icmis adamlar varken ve elimden gelen her seyi yapmıs olmama ragmen hicbir seyin degismemesi sebebiyle, kontrolümü kaybedip daha da cirkinlesmeden, fiziksel ve zihinsel sagligimi daha fazla kaybetmeden, galatasaray'ı dusunup kahrolup aglamaktan yoruldugum icin bir süre aranızdan ayrılacagım.

    belki biraz kafa dinlemek iyi gelecek. biraz galatasaray'dan uzak yasamak...

    nasıl yapacagım bilmiyorum ama deneyecegim...

    sonrasında fikrim ne olur bilemiyorum. insallah eskisi gibi enerjik olarak döner kaldigim yerden savasa devam ederim ama simdilik bana müsade...

    hepinizi cok seviyorum, bu sürecte ne olur ne olmaz, hayat...

    siz hakkınızı helal edin, benim varsa da hepinize helal olsun...

    hayatın anlamı galatasaray!
  • iznini almadan anlatmak doğru mu bilemiyorum ama iş goygoya dönmeden kısa bir açıklama yapmak en doğrusu olacak sanırım. bu aralar onkolojik bir takım mücadeleler içinde olan güzel adam. eşinin göğsünde bir kitle ortaya çıkmış, biopsi sonucu bunun kötü huylu bir kitle olduğu görülmüş ve ameliyatla kitle alınmış. yapılan tetkikler sonucu hastalığın henüz 1. evrede olduğu ve şükürler olsun ki vücudun başka herhangi bir bölgesine yayılmadığı görülmüş. şu an bir yandan olayın şokunu atlatmaya diğer yandan da ameliyat sonrası ve tedavi süreçleriyle uğraşıyorlar.

    işbu ahval ve şerait içinde sözlüğe bakacak dermanı olmadığını belirtmiş olsa da bir kez de bu satırlar aracılığı ile yengemize sağlık kendisine de bol bol kuvvet diliyorum...

    (bkz: herşey güzel olacak)
  • dün doğum günü olan kardeşimiz.

    ne dediler;

    -28 agustos cumhuriyet bayramın kutlu olsun ezeli dost edebi rakip.
    volkan demirel

    -güntekin hani gs sözlükte bir eleman var sürekli ne dedilere yazan he neydi o
    -mocuishle hocam.
    heh mokoko işte doğum günü kutlu olsun onun da.
    rıdvan ve dilmen

    -başarılı yazarlarımızdan sayın mocuishle'nin doğum gününü kutlar ailesi ve dostlarıyla sağlıklı mutlu huzurlu ve bol kazanç dolu yeni bir yaş dileriz.
    galatasaray spor klubü

    - size öğretemedik !
    doğum günü kutlamayı size öğretemedik. nasıl unutursunuz en gözde yazarlarınızdan birinin doğum gününü kutlamayı. tabi siz paralel olmayı iyi bilirsiniz ama biz size öğreteceğiz. doğum günün kutlu olsun imparator mocuishle.
    fenerbahze spor klubü

    - bugun 28 agustos ve bir dogum günü daha, muhteşem goller havada ucuşan kartlar ve en önemlisi mocuishle'nin doğum günüydü az sonra hepsi gs sözlükte.
    şansal büyükağa

    - belin dönmüyor kilit pas atamıyorsun çok agırsın aksi takdirde doğum gününü dün kutlardım fakat sadece gs sözlükte yazarsın bu gidişle yine de sana doğum günü hediyesi olarak şu tefi hediye ediyorum.
    extensor

    -biz buraya doğum günü kutlamaya gelmedik, ama yine de kutlarız, hatta bütçemiz olsa hediye de alırdık ama herşey ortada. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz fakat hakemler buna da izin vermiyor.
    önder özen

    -happy birthday bro ahahahahahahahaah
    felipe melo

    -mocuishle qardeşimle birthday qeyfi !
    emre çolak

    - mocuishle'yi çok severim çok tatlı bir beyefendi. o da wesley gibi çok çakal. doğum günün kutlu olsun tatlı şey.
    yolanthe yenge

    -bizlerin de doğum günü kutlanmamıştı neden mocuishle'ninki kutlansın ki bunlar galatasaray klubünde olağan şeyler.
    hakan ünsal

    - artık lütfen biraz daha dikkatli olalım en azından diğer yazarların doğum günlerini unutmayalım, türk futbolu olarak buna ihtiyacımız var, mocuishle'nin doğum gününü instagramdan kutlamadım diye kötü mü oldum ? dün onun göz yaşlarını ben sildim.
    selçuk inan

    doğum günün kutlu olsun kardeşim benim, hatta bu vesileyle hepimizin doğum günü kutlu olsun anasını satayım.
    ben

    istek üzerine edit:

    -şimdi dün mocuishle'ın doğum gününü kutlamayı planlıyorduk, tabi elimizde olmayan bazı gelişmeler oldu. önder özen'in istifası olsun, bilic'in sigarayı bırakması olsun... gündemimizde yoktu fakat kendisi sevdiğimiz bir kardeşimiz, yönetim kurulu ile görüşmelerimiz sürüyor, henüz tam karar vermedik kutlayabiliriz de kutlamayabiliriz de garantisi yok ama haftaya netleşir.
    fikred forest
    *

    - işte mocuishle'ın doğum günü var, işte biz de kutladık, yani fakat doğum günü çok önemli değil önemli olan takımın günü ama işte biz takımca kutlamak istedik fakat takımca kutlayamayınca işte doğum günü takım gibi olmuyor.sonuç olarak önemli olan işte arkadaşımızın doğum günü ama işte onu da veli benden önce yapmış.
    olcay şahan
  • 2 aydır yazarım fakat 1-2 entry’mde daha yazdığım üzere 7-8 yıldır bu sözlüğün bir ferdiyim. sözlüğe çok büyük katkılarda bulunan birçok yazarın nasıl küstürüldüğünü gördüm, kimi ilgi göstermesi gerektiği kişilere sözlük nedeniyle daha az ilgi gösterdiği için sıkıntı yaşadı, kiminin çoğumuzun kaldıramayacağı yükleri oldu, kimi hakkın rahmetine kavuştu ( hako, tabuttarovasata , sarwidas , kurtbaba ve niceleri).

    biz sözlük olarak çok kalabalığız,büyük bir aileyiz ama bilgisi eksik, ilgisi eksik, yazdığını süzgeçten geçirmeyen, karşıdakini dinlemeyen, hiçbir şeyi beğenmeyen kişiler olarak da çok kalabalığız. sözlüğe büyük katkı sağlamış, yazdıklarıyla ağzınızı açık bırakacak, okurken veya sohbet ederken bir şeyler öğreneceğiniz yazar sayısı maalesef 2019 yılı itibariyle iki elin parmağını geçmiyor.

    30000 entry’yi geçen 2 kişi var bu sözlükte.(hatırlamadığım varsa kusura bakmasın) otsukarci abimiz kendi kendini pilot edince mocuishle kaldı bu seviyelerde. sözlükte birçok kişinin sevdiği, benim kimseyle sıkıntı yaşadığını görmediğim (illa ki ufak tefek bir şeyler olmuştur/olmamıştır) bir yazar aslında çok iyi niyetli bir şekilde bir şeyler yapılırken eleştirildi. evet herkes eleştirilebilir ama yapıcılıktan uzak bir şekilde oldu bu eleştiri. maça kaç gün kaldığının belirtilmesinden sonra en az 2-3 cümle nitelikli entry’nin tüm gerekliliklerini yerine getirirken (kaldı ki tüm entry nitelikli ve gayet nizami) ilginç bir eleştiri oldu.

    dediğim gibi ben de yeni yazarım, kendisi benden entry sayısı olarak da yıl olarak da daha eski ama son 1 ayda frekanss07 nickli arkadaş 37 entry yazıp, son 1 hafta 6 entry yazıp bunun 2’sini mocuishle’yi eleştirmek için kullanıyor. yani kendisi yazmıyor ama yazı yazıp içerik sağlayan insanların sıktığına dair bir başlık açıp bu kişileri eleştirebiliyor. sizce de garip değil mi?

    böyle paragraf paragraf yazdım, çünkü mocuishle‘nin yazdıklarını keyifle okuyorum ve totem olarak da bu tarz şeylere inanan herkes için keyif verici olduğunu düşünüyorum. yani örneğin bir kişi her entry’sini iyi akşamlar diye bitirdiğinde entry’lerin iyi akşamlar diye bitmesinin sıkması diye başlık mı açacağız.

    baymeursault attığı streamable linklerine olan yaklaşımımı bildiği için rahatça örnek vereyim. ben de streamable linklerinin verilmesinin sıkması diye başlık açıp iyi bir yazarı da ben küstüreyim, sonuna da anket eklerim. nasıl olsa başka kulüp taraftarları da takip ediyor, illa ki oy alırım ya da kaideyi taciz eden istisna‘nın uzun(öğretici) entrylerinin sıkması diye başlık açayım. o da gitsin, öbürü de gitsin falan filan.

    böyle uzun uzun yazdım. sanırım ülkedeki genel mentaliteye olan kızgınlığımın karşılığı. bu durumlar ciddi ciddi meyve veren ağaç taşlanır olarak görünüyor benim için. velhasılkelam mocişle abimiz totemine devam etmeli, yine bizi konsantre etmeli. alıştık bir kere.

    not: anketi de bir ara eklerim.
  • (bkz: #2648983)

    başlıkta profesyonel futbolcumuz christian luyindama nekadio'nun 2 nisan 2019 galatasaray yeni malatyaspor maçında gördüğü kırmızı kartın 9 nisan 2019 pfdk kararları nezdinde aldığı 2 maçlık ceza üzerinden, mocuishle kendi yorumunu ben kendim de kendi yorumumu yaptım.

    kendisi ise daha sonrasında yaptığım yorum üzerine edit yolu ile şahsıma;

    "yine objektif arkadaşlar gelmiş sağ olsun tff'lik bir şey yok diye"

    ve

    "yani kendi kulübünüzün hakkını savunmuyorsanız bile en azından objektif olacağım diye hakkımızı yedirmeyin, hakkımızı kollamaya çalışanlara da gölge etmeyin."

    cevap verdiği için ben de kendi cevap hakkımı kendisinin başlığı altında kullanıyorum.

    öncelikle kendisinin de paylaştığı ryan babel olayı itiraz süreci de dahil olmak üzere sonuçlandığı için oradan gideceğim.

    --- alıntı ---

    beşiktaş futbol yatırımları san. ve tic. a.ş.'nin, futbolcusu ryan guno babel hakkındaki pfdk'nın 19.10.2017 tarih ve e.2017-2018/238 - k.2017-2018/301 sayılı kararına itirazı incelendi. yapılan müzakere neticesinde;

    - futbolcu ryan guno babel hakkında rakip takım futbolcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle fdt'nin 43. maddesi uyarınca verilen 2 resmi müsabakadan men cezasının, fdt'nin 13. maddesine istinaden 1 resmi müsabakadan men cezası olarak düzeltilmesine, oybirliği ile,

    - erteleme talebinin reddine, oybirliği ile,

    --- alıntı ---

    zamanında beşiktaş'ta forma giyen ryan babel futbol disiplin talimatı'nın 43. maddesinden dolayı 2 maçlık ceza almış ve yine fdt'nin 13. maddesi gereği cezası 2'den 1 maça düşürülmüş.

    hemen önce fdt 43. arkasından da 13. maddeye göz atalım;

    --- alıntı ---

    madde 43 – kural dişi hareketler
    futbol oyun kurallarına aykırı olarak sert ve ciddi faul yapan futbolculara 2 ila 4, şiddetli
    harekette bulunan futbolculara ise 3 ila 6 müsabakadan men cezası verilir.

    --- alıntı ---

    ve

    --- alıntı ---

    madde 13 – takdiri indirim nedenleri
    (1) kulüpler veya kişiler lehine cezayı hafifletici takdiri nedenlerin bulunması halinde,
    öngörülen ceza yarısına kadar indirilebilir.
    (2) takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir

    --- alıntı ---

    tekrar babel'in kararına dönelim;

    --- alıntı ---

    futbolcu ryan guno babel hakkında rakip takım futbolcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle fdt'nin 43. maddesi uyarınca verilen 2 resmi müsabakadan men cezasının, fdt'nin 13. maddesine istinaden 1 resmi müsabakadan men cezası olarak düzeltilmesine, oybirliği ile,

    --- alıntı ---

    ryan babel'in fdt'nin alt ceza sınırı 2 maç olan 43. maddesinden sevk edilip, alt sınır olan 2 maç cezayı alıyor ve muhtemelen beşiktaş bu karara itiraz ediyor ki 13. maddeden dolayı da cezası 1 maça indiriliyor ama arada şöyle bir hata var, babel zaten sevk edilmiş olduğu maddedin alt sınırından ceza alıyor ve bu cezayı herhangi bir kararla daha düşük bir cezaya düşüremezsin bu zaten en alt ceza ama pfdk bu kararı 13. maddeye göre düşürdüğü gibi de kuralın aksine babel'in cezasının nasıl 1 maça düşürüldüğünü açıklamıyor, takdiri indirimin nedenleri kararda yok, halbuki 13. maddenin söylediği üzere bu maddeyi kullanıp bir ceza indirimine gitmeniz durumunda "takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." maddesi açık açık yazmasına rağmen yapılıyor.

    yine aynı entryde mocuishle (bkz: #2269477) nolu entrysi ile buna çok önceden;

    --- alıntı ---

    skandal gerçekten, şu cezanın kaldırılması.

    yazıklar olsun

    --- alıntı ---

    sözleri ile itiraz etmiş.

    ama günümüze ve oyuncumuz christian luyindama nekadio'nun cezasına geldiğimizde ise yine kendisi daha önce kendi sözleri ile "skandal" olarak nitelediği bir kararı bizim oyuncumuz için de emsal olarak kullanılmasını istiyor.

    alehimize dahi olsa daha önce yapılan yanlış kararlar ve değerlendirmeleri sürekli emsal gösterip doğru kararları da yanlışa çevirerek bir arpa boyu yol alamayız. bunu sadece galatasaraylı olarak değil aynı zamanda hukuk devletinde yaşadığımızın bilincinde bir vatandaş olarak da söylüyorum.

    yanlıştan doğru çıkmaz, yanlıştan çıkacak olan tek şey sadece daha büyük bir yanlıştır.
    adalet, hak, hukuk ve hakkını aramak bu değil.

    ben kendi çapımda kendi doğrularımla ve bunların sonucu olarak iyi veyahut kötü yaşıyorum, sözlüğe de sadece bir galatasaraylı olarak değil kendi doğrularını yaşayan galatasaraylı bir vatandaş olarak yazıyorum.

    --- alıntı ---

    yani kendi kulübünüzün hakkını savunmuyorsanız bile en azından objektif olacağım diye hakkımızı yedirmeyin, hakkımızı kollamaya çalışanlara da gölge etmeyin.

    --- alıntı ---

    ben kendi çapımda duygu ve düşüncelerimi yazan bir kişiyim sözlükte kendisine gölge edecek kadar büyük bir etki alanım yok, boşuna kuruntu yapmasın kendisine.
  • (bkz: #2297931).

    9 aralık 2017 galatasaray akhisar belediyespor maçı ilk yarısı bitmiş. başlığa giriyorum, küfürler kıyametler... (gerçi ana avrat küfür edenler şimdi comeback başlığında şampiyonluk alameti filan yazıyor, o da başka kafa...). kimisi muslera'ya kimisi tudor'a kimisi maicon'a filan dadanıyor. bu yazar comeback yazıyor.

    biz anı güzele çevirmek yerine, cehenneme döndürmeyi çok seviyoruz sanırım. mutsuzuz ülkece tamam ama bu nefret bu kıyamet abartı değil mi artık? belhanda gol attı diye, şimdi başlığına üşüşür överler filan yazıyorlar. kimi övüyorlar? galatasaray futbolcusunu... buna da mı tahammülünüz yok? eleştiri değil ki bu. nefret, kin öyle bir sarmış ki her yanımızı; insanların galatasaray futbolcusunu övenlere dahi tahammülü yok.

    biri tudorcu olur, muslera'ya giydirir; biri terimci olur, tudor'a sallar. kendinize böylesine misyonlar yüklemek neden? sadece galatasaraylı olamıyor muyuz artık? anın tadını çıkaramıyor muyuz?

    bugün* çok mu iyiydik? tudor çok mu doğru hamleler yaptı? muslera çok mu formda? hepsi de hayır olsun. ama bu kadar mı nefret ediyoruz her şeyden? bu kadar mı keskin çizgilerimiz?

    galatasaray maçının tadını çıkaran bu yazara sonsuz teşekkürler. ilk yarı bittiğinde tek gözüme çarpan onun bu comeback entrysi oldu. belki kendisi tudor'u beğenmiyor, belki belhanda'yı silik buluyor, belki muslera'nın bu halini görünce içi içini yiyor. ama yazar hepimize bir ders verdi bugün. bu dersi iyi okuyup anlayalım.

    diyor ki; bugün inananların olsun, nefrete kucak açanların değil...

    *
  • hiç yağmur duasına çıktınız mı ? ben çıktım. çok küçükken köyümüze uzun zamandır inmeyen su damlaları için köyün civarındaki en yüksek dağın zirvesine çıkıp adagimizi kesip dualar etmiştik. günler sonra da yağmur yağmıştı. bunu niye mi anlatıyorum?

    2018-2019 transfer döneminde modeste gelsin kendisini keselim, şu gelsin keselim, bu gelsin keselim diye adak gösterilmiş yazardır kendisi. biz yanlısı burada yaptık.

    al capone üstadın dediği gibi tanrının çalışma prensibi bu değil. 'yağmur yağarsa adak kesicem. ' demezsin. kesersin adagi yagmuru beklersin. kesersin mocuishle kardeşi ve transferi beklersin. kendisi 2018 yılının en beğendiğim yazarı olsa da kusura bakmasın, aslolan galatasaray'dir.
  • (bkz: #2645656)
    çok emek vererek ve bilgi katarak yukarıda yazıyı yazmış. gayet güzel , fakat sonunda yanlış çıkarımda bulunmuş. gidiş yolu doğru fakat en sonunda işlem hatasında yanlış sonucu bulmuş öğrenci gibi.. itidal ile hukuk yolunu seçmesi en doğrusuydu.
    başkan çok akıllı , stratejik, son derece sabırlı ve zamanlama ustası. transferde gördük. herkes hanımı bile, isyan ederken son dakikaya kadar sabırla bekledi. rakiplerinin zaman geçtikçe strese girdiğini ve yanlış yaptığını gördükçe serdar azizi fenere gömdü, maiconu yolladı, ozanı sattı ve klübü kara geçirdi, harika lyundama ve marcio transferi oldu, son dakikada costas ve gol kralı diagneyi alıp şah- mat dedi. hem iç , hem dış rakipleri dağıttı. çok sabırlı ve iyi bir zamanlama ustası..
    başkan mali kurulda olayların böyle gelişeceğini biliyordu çünkü yanında karşı statükonun stratejilerini ve taktiklerini yıllardır çok iyi bilen liseli danışmanları var. önlemek isteseydi ibrasızlığı eğer, sabah divan kurulunu kendine yakın insanlardan seçtirirdi, oylama içinde insanları bekletirdi, ibrayı da alırdı. hukuk çerçevesinde mali ibranın tek önemli olan şey olduğunu biliyordu. hiçbir anlam taşımayan ve bütün enerjilerini tüketen idari ibrasızlığı onlara verdi, önemli olan mali ibrayı ve mağduriyetle gelen taraftar desteğini kendine aldı. kibir ve ciddiyetsizlik büyük hataya sürükledi statükoyu.
    şimdi , kayırmayla ibfk şampiyon olursa, ki öyle gözüküyor, ihale şampiyonluk yarışındayken bu rezilliği yapan 358e kesilecek. adam gibi ibra etselerdi, fatura yönetime kesilirdi. şimdi taraftar ve sağduyulu üyeler şampiyonluktan bağımsız olarak, mustafa cengizin etrafında kümelendi. bir kere daha şah-mat.
    önemli olan 3 yılı tamamlaması. seçime götüremedikleri sürece , hergün statüko telaştan ve kibirden büyük hatalar yapacak. 3 yılı bitirmesi şu an en önemli şey.
  • (bkz: galatasaray sözlük moderasyonu/#2736225) entrysiyle beni gecenin 5 inde şok etmiş kişi ! beni rahatsız eden şey kendisiyle aynı fikirleri paylaşmayan insanları fenerbahçe trollüğü üstünden değerlendiren ve cezalandırılmasını isteyen, elinde en ufak kanıt yokken saçma sapan tahminler üzerinden kendisiyle aynı düşünmeyenleri moderasyona hedef göstermesi. seninle aynı düşünmüyor diye sen nasıl böyle kolayca insanlara satın alınmış fenerbahçe hesabı etiketi yapıştırıp hesaplarının silinmesini istersin ? kimsin kardeşim sen, kendinde bu haddi nasıl görebiliyorsun ? kimse kimsenin taraftarlığını farklı düşünceler üzerinden yorumlayamaz. gecenin bir vakti dertlerim, sıkıntılarım var, bunalmışım uyuyamamışım geliyorum gönül verdiğim takımın sözlüğüne gecenin beşinde bir şeyler okuyayım diye, adamın kendisi gibi düşünmeyenler üzerinde tahayyül ettiği durumlara, iftiralara bak. inanamıyorum gerçekten.
  • kendisine katılmıyorum. sonuçta kendi kim ki böyle bir çağrı yapıyor.
    ikincisi kriter nedir? kim belirliyor bu atılma çizgisini?
    yaptığı resmen bir cadı avıdır.

    burda herkes fikri vicdanı hür der ondan sonra kendi düşüncelerine ters fikir olursa atılsın kesilsin der.
    bizim memlekette herkes aynı.
    sağcısı solcusu, terimcisi anti terimcisi vs.

    ben bir kere bile engelle tuşu kullanmadım nerdeyse çünkü ben de karşı tezi okumazsam, kendi mi nasıl konumlandırabilirim.

    bir ve birlikte olması mümkün değil bu kafaların. konuşma uzlaşma olmasın. hep kendi kafasındaki adamlar olsun her yerde.
    onların dünyası güzel herkesin ki kötü.
  • tam 3 gündür sözlüğe entry girmeyerek bizleri korkutan sözlük abidesi. yokluğuyla akıllara iki seçenek getiriyor;

    1- fenerbahçe maçından sonra kendini karanlık odaya kitleyip çiğ et yiyerek schalke totemi yapıyor

    2- farkettirmeden galatasaray kafilesinin arasına karışıp aşçı kılığında oyunculara okunmuş pirinç yediriyor

    yenge hanım kocasının galatasaray aşkına dayanamayıp kesmiş de olabilir nihayetinde ama tam da şampiyonlar ligi maçı öncesi yapmasaydı iyiydi. biz zaten ocak ayında forvet transferi akabinde atatürk havalimanında yapacaktık o işi.

    neyse akşama totemlerini bekliyoruz kendisinin. belki de totemi, totem yapmamaktır bu sefer *

    mocuishle editi : yoğunluktan dolayı yazamıyormuş, herhangi bir problem veya sıkıntı yokmuş entry sahibi olarak iletmemi istedi.
  • (bkz: galatasaray sözlük moderasyonu/#2736225)

    düşünce özgürlüğü, insan onuru ve insanın maddi ve manevi varlığını geliştirme temel hakkına dayanmakta, özgür bir birey olmanın ve özgür bir topluma sahip olmanın en önemli öğesidir. düşüncelerini özgürce açıklamaktan yoksun kılınan bireylerden oluşan bir toplumun sosyal, kültürel, politik ve ekonomik alanlarda ilerlemesi mümkün değildir. özgür bir biçimde düşüncenin oluşumuna, yaşanmasına, açıklanmasına izin verilmeyen bir toplumda, bireylerden değil, ancak tek tip ve devletin istediği gibi programlanmış makinelerden söz edilebilecektir. böyle bir sistem ise, bir kısır döngü şeklinde, sorgulamayan, yanlışların düzeltilemediği ve bu yüzden de bir grubun keyfiyeti çerçevesinde işleyen bir devlete yol açacaktır.

    yazdığı entry’de dikkat ederseniz hakaret küfür olduğu anda silinsin ceza verilsin demiyor, böyle bir durum zaten ceza sebebi, terim’i, takımı eleştiren direkt cezalandırılsın diyor.

    her galatasaray’lı gibi ben de takımın, teknik ekibin, oyuncuların başarılı olmasını istiyorum, hata yapıldığında tabi ki eleştireceğim, senin gibi düşünmüyorum diye benim cezalandırılmam ancak faşist, baskıcı rejimlerde olur.