• bu adam çok başarılı bir hoca di mi: - "evet."

    shaktar donetsk takımına tarihi başarılar yaşatıyor di mi: "evet."

    biz aynı başarıları fatih terim'le yaşayabilir miyiz peki: "olmaz ama ya fatih terim avrupa'da gruptan bile çıkamadı, önemli olan avrupa, lucescu avrupa'da da başarılı takımıyla."

    şimdi bi bakalım. donets takımına geldiği gibi takımı şampiyon yapıyor lucescu. bundan sonraki her sene de ligde başarılı olduğu için şl'de mücadele etmeye hak kazanıyor.

    2004-2005: grupta ilk 5 maçta sadece 3 puan, son maçta garantilemiş barcelona'yı yenip uefa'ya gidiyolar. orada da gittikleri gibi eleniyorlar.

    2005-2006: şampiyonlar liginde ön elemede inter'e eleniyor. uefa'da ise son 16'ya dahi kalamadan veda ediyor.

    2006-2007: grupta 6 puanla üçüncü olup uefa'ya gidiyorlar. çeyrek finale kalmadan eleniyorlar.

    2007-2008: grupta sonuncu olup eleniyorlar.

    2008-2009: grupta üçüncü olup uefa'ya gidiyorlar. ve uefa kupası'nı alıyorlar.

    2009-2010: şampiyonlar ligi ön elemesinde timişoara'ya eleniyorlar. uefa'da ise son 16'ya kalamıyorlar.

    2010-2011: arsenalli, bragalı gruptan 15 puanla birinci çıkıyorlar. çeyrek finalde barcelona'ya eleniyorlar.

    2011-2012: apoelli, zenitli gruptan sonuncu olup eleniyorlar.

    2012-2013: chelseali, juventuslu grupta 3 maçta 7 puanla liderler.

    hepsini yazdım, çünkü görün beyler avrupa'da başarı çat diye gelmiyor. gelse de sürekli olmayabiliyor. neticede 6 tane maç yapıyorsun ve avrupa'nın köklü takımlarından değilsin. kötü sonuçlar olacak, başarıların ardından da olacak. ama "yok bunlardan olmaz, edirne'den ötesine gidemeyiz" dedikçe, köstekledikçe takımda istikrar olmaz. istikrar olmazsa da hiçbir bok olmaz. bize ligde iyi olan avrupa'da da takımın kimliğini saha yansıtabilecek bi hoca lazım. her sene şampiyonlar ligine katacak bi hoca lazım. lucescu olmasına gerek yok, fatih terim aynısını yapmıyor mu? ligde şampiyonluğun diğer adı değil mi?
    avrupa'da başarı bu sene gelmez, öbür sene gelmez ama elbette bir gün gelir. yeter ki sabredin arkadaşlar ilk senede avrupayı titretemesek bile sabredin.

    iki maç sonrası hocanın hocalığını sorgularsak, avrupa'da olmuyor bu dersek, hemen gitsin lucescu gelsin diye dilenirsek 10 değil 50 sene geçse bile en büyük başarımız uefa kupası olarak kalır. bunu bilir bunu söylerim.
  • kendisi galatasaray'a ilk geldiğinde adından çok "korkak" denirdi. çingene denirdi ki faşizm konusunu geçelim. ortalık "gönderin bu korkağı" laflarından geçilmezdi. benim yaşım 15 falandı ve medya gazıyla ben de öyle düşünüyordum. ilk senesinde şampiyonlar liginde başarılı oldu ama türkiye'de şampiyon olamadı.

    13 sene falan sonra taktikle, sahaya dağılımla falan kafayı bozmuş bir italyan geldi. ona da benzer hakaretler edildi. ilk senesinde şampiyonlar liginde başarılı oldu ama ligde şampiyon olamadı.
    şimdi bu kariyerli italyanın yerine, o zaman teneke bağlanarak gönderilen lucescu'nun gelmesi için yalvarılıyor.

    bizden bi bok olmaz.
  • beyler deli konuşuyor susun, konuş deli.

    --- alıntı ---
    lucescu: "euro 2016 sonrasında milli takım oyuncu jenerasyonunda bir yenilik yapılması açıktı. eski oyuncuların yerini genç ve yetenekli oyunculara bırakması lazımdı."
    --- alıntı ---

    bak bak beyime bak sanki 38 yaşındaki emre'yi, milli maçtan milli maça topa dokunan arda'yı o oynatmamış gibi.

    https://twitter.com/...s/950353897327017984
  • fatih terim'den iyi teknik direktördür, kötü teknik direktördür her türlü tartışılır, bu tartışmaya gayet açık bir konudur ama bu adam üzerinden, bize tarihimizin en büyük başarılarını yaşatmış bir teknik direktöre, taşak geçer gibi küçük düşürücü bir şekilde sallamak basitliktir, ucuzluktur, ayıptır.

    fatih terim'le arasındaki farkı da şöyle açıklayabiliriz; takımın başında lucescu olsaydı, şampiyonlar ligi'nde şu an "belki" 3 veya 4 puanda olabilirdik ama lucescu geçen sezon başımızda olsa "büyük ihtimalle" şampiyon olamazdık.
    fatih hoca bir takımı ayağa kaldırır, diriltir; lucescu kurttur, genelde istediğini alır.
  • bir ara kendisiyle ilgili uzun bir yazı kaleme almayı planlıyorum. ama kısaca şunları söylemek mümkündür:
    kendisi yalancıdır. parayı çok sever, kendisine "söyle" denileni söyler. bu durumdan da hiç rahatsız olmaz. kurnazdır. çıkarcıdır. kötü kalplidir. evet çok ciddi söylüyorum, kötü kalplidir. kötü niyetlilerin en kötü niyetlisidir. dolayısıyla kötü insandır. milli takım teknik direktörlüğü boyunca, türk futboluna ve türk milli takımına bugüne kadar hiçbir katkısı olmamıştır. aksine zararı olmuştur. bundan sonra da milli takımımıza katkısı olmayacak ve zararı olacaktır. ayrıca kendisi çamura yatmayı çok sever. bahane bulmakta üstüne yoktur. futbolla azıcık ilgilenen herkes; kendisinin söylediği şeylerin hiçbir geçerliliğinin olmayacağını bilir.
    kendisini hiç ama hiç sevmiyorum. galatasaray'ımızda teknik direktörlük yaptığı zamanlarda yaşım küçüktü. severdim kendisini. neyse ki futbola olan ilgim daha bilinçli bir ilgiye dönüşünce ondan hiç haz etmemeye başladım. sesini duyunca bile sinirlenmeye başlıyorum.
    kendisini, o kötü kalbiyle, yalanlarıyla, hileleriyle, iğrenç bahaneleriyle ve kurnazlıklarıyla baş başa bırakıyorum. kendisinin mantığıyla düşünürsek, madem yabancı sınırı gelecek ve yabancı oyuncu sayısı düşecek, o halde milli takımın teknik direktörü de yerli olmalıdır ve kendisi, o çok sevdiği paracıklarını bırakıp ülkesine dönmeli ve komik yalanlarını orada söylemeye deam etmelidir. sürekli "kendisi" kelimesini kullanıyorum. okurken sıkıcı olabilir. bunun nedeni, onun ismini dahi yazmayı kendime zul görmemdir.
    pek tabii ki bu yazdığım olmayacak ve bu adam ülkemizin parasını cebine indirmeye devam edecektir. bu durumun sorumlusu da demirören federasyonudur.
    yazıklar olsun!
  • milli takım eski teknik direktörü.

    --- alıntı ---

    "30 yaş ortalamasıyla aldığım takımı 23 yaş ortalamasına indirdim. türkiye'de yeni bir takım inşa ettim. bunu yabancı sınırı olmayan bir ülkede yaptım. eğer türkiye'nin gelişmesi isteniyorsa yerli oyunculara önem verilmeli. galatasaray'ın ilk 11'ine bakın, hepsi yabancı."

    --- alıntı ---

    dede bir sus be. tüpçüye tek duam yangından mal kaçırır gibi seni milli takımın başında getirmesi ve akabinde takımımızı çalıştıramaman. adam yatıyor kalkıyor galatasaray üzerinden algı kasıyor.
  • galatasaray'a geldiğinde karşısında 4 sene üst üste şampiyon olmuş ve uefa kupasını almış bir takım buldu. üstelik kadrosu da eksilmemiş, bilakis gelişmişti. hakan şükür gitmiş (arif erdem gidip gelmiş) yerine ise alınabilecek en iyi golcülerden mario jardel ile dönemin türkiye gol kralı serkan aykut alınmıştı.

    o dönem o kadronun şampiyonlar liginde çeyrek final yapması kimseyi şaşırtmamıştı. hatta daha iyi bir teknik direktör olsa veya fatih terim kalsa takımın şampiyonlar ligini alabileceğini düşünenler vardı. ayrıca 4 sene üst üste şampiyon olduktan sonra dağılmamış ve hatta üzerine eklenmiş bir takımın şampiyonluk serisini bozan isim de mircea lucescu idi.

    yani o çeyrek final olmasa, lucescu ilk geldiği sene başarısız diye yollanabilirdi. galatasaray taraftarı şampiyonluğa acayip alışmıştı. her maçı 3-5 farkla kazanmaya alışmıştı.

    ertesi sene büyük döküm yaşandı. hagi, popescu, taffarel, okan, emre, fatih, hakan ünsal, jardel, ümit davala... hepsi bu senenin içinde takımdan ayrıldı. yerlerine de, biliyorsunuz işte bi yığın adam doldu takıma. biz o galatasaray'ı hala ligi avrupayı kasıp kavuran galatasaray sandık. her maçı 3-5 atarak kazanabiliriz sandık. lucescu o kadroyla avrupada inanılmaz işler başardı ama "beklediğimiz şampiyonlar ligi kupası"nı kazandıramadığı için tepkiliydik. lucescu o kadroyu ligde şampiyon yaptı. ama galatasaray zaten her sene şampiyonluğu cepte olan bir takımdı. her maçı farkla kazanmadan sonra alınacak şampiyonluğun da keyfi yoktu. fatih terim'in bi kez daha gelme ihtimali mi vardı? o zaman fatih terim gelmeliydi.

    uzun lafın kısası. lucescu'nun gidişi için o dönemki yönetime, taraftara, şuna buna suç atmaya gerek yok. biz 1996-2000 arası öyle bir takım görmüştük ki, başında hoca olarak kim olursa olsun, ölümüzün bile şampiyon olacağına inanıyorduk. bunu keyif verici bi futbolla yapamadıktan sonra, şampiyonluk çok da önemli değil diyorduk. yani, lucescu kimsenin kurbanı olmadı, galatasaray takımının 1996-2000 yılları arasındaki efsanevi futbolunun kurbanı oldu, uefa kupasının, art arda gelen şampiyonlukların, art arda iki derbide 10 gol atarak tsyd kupasını alan takımın, peşi sıra 3 maçta 20 gol atmışlığı bulunan, bu 4 sene içinde ligde tam 338 gol bulmuş bir fenomenin kurbanı oldu.

    çok alışmıştık. her sene şampiyon olacağımızı sanıyorduk. lucescu giderken karşı çıkan fazla değildi. şampiyonluk çok mesele değildi o zaman. daha 10 yıl geçmeden bugünkü hallere düşeceğimizi nereden bilebilirdik ki?
  • --- alıntı ---

    galatasaray uefa kupası’nı nasıl aldı hatırlayın. suat, emre ve okan nasıl korkunç bir pres yapıyordu. defansta bülent, popescu, forvette hagi. hızlı ve taktiğe sadık çok iyi bir takımdı.

    --- alıntı ---

    şurada hakan şükür dememiş olma ihtimali sıfır ama işte öyle bir sansür ki abdullah öcalan'a sayın diyenler hakan şükür ismine bozulur diye röportajdan bile ismi çıkarılıyor!
  • (lucescu gündemimizdedir)

    -lucescu gelsin abi, bu ligi çok iyi biliyor ek olarak tecrübeli. yıllanmış şarap gibi.
    -hah işte ya on numara teknik adam, diğer takımlarınkine çantasını taşıtmaz. hem shakhtar donetsk'i nereden nereye getirdi.
    -kulübün sahibi zengin olabilir ama adam çok para harcamadı ki burada da harcasın. gelsin gelsin ligin tozunu attırır bu adam.

    (lucescu ile anlaşılır)

    -adam bildiğimiz lucescu değil, adam heyecanını kaybetmiş abi görmüş olduk ki kocamış kurttan hayır gelmiyor genç teknik direktör lazım.
    -bin sefer söyledik yaşlı adam getirmeyin diye dinleyen yok ki kardeşim.
    -bak real madrid'e zidane'ı castilla'dan a takımın başına getirdi kazandığı kupalar ortada.

    (42 yaşında x bir teknik direktör gelir)

    -çok doğru bir hamle yaptık, yıllardır içi geçmiş teknik adamlardan gına geldi genç ve başarıya aç hoca iyidir iyi.

    ilk 3 ay başarı gelmez:

    -kaç sefer söyledik tecrübesiz teknik direktör getirmeyin diye abi, hiç dinlemiyorlar ki bizi. getireceksin tecrübeli bir adamı arkana yaslanacaksın.
    -kariyerinde hiçbir başarısı olmayan bu adama kadro kurdurtup sezona bununla başlıyoruz hay allah kahretmesin böyle işi.
    -bu da olmayacak.
    -yönetimin aklını si...im.

    (x bir türk teknik adam gelir)

    -yerlileri kolluyor kardeşim.
    -ne çektiysek bu yerli adamlardan çektik, yabancı teknik direktör getirin kardeşim.
    -bıktık artık evlat muamelesinden çöplerin temizlenmesi lazım.
    -öyle bir hoca getirsinler ki çöpleri temizlesin razıyım şampiyon yapamasa da kabul.

    fatih terim döner...

    (beklenmedik başarılar kazanıp şampiyon yapar. yıllardır hasret kalınan başarılara takımı ulaştırır. her şey rayına oturur.)

    -yav kardeşim fatih terim'in tek bildiği gaz vermek.
    -ancak bam bam bam futbol oynayalım, bizim artık daha iyi teknik direktörlerle ihtiyacımız var.
    -babaannemizin liginde herkes şampiyon yapar bize avrupa'da sürekli başarı lazım bunun için de mourinho gibi bir teknik adamla anlaşmalıyız.
    -fatih terim'i gönderin, şampiyon herkes yapar bize daha akılcı futbol oynatacak adam lazım, terim si.tir git!

    (isimli bir td. ile anlaşılır, her şey mahvolur, şampiyon olunamaz, yıllar sürecek çöküş dönemine girilir, küçümsenen başarıların yakınından bile geçemeyecek hale düşeriz.)

    -fatih terim arkasında enkaz bıraktı.
    -genç teknik direktör lazım abi.
    -kocamış kurtlardan hayır gelmez kardeşim.

    -bu tecrübesiz genç teknik adamlardan ders alamadık mı hala? hala ne diye tecrübesiz adamlar getirilir?
    -yaşlı kurt alacaksın abi yaşlı kurt!
    -feldkamp yaşıyor muydu ya yaşıyorsa onu getirelim takımın başına hem disiplini de sağlar.

    genç teknik adam lazım!
    yaşlı kurt alın!
    terim kurtarsın!
    terim gitsin yerine kalitelisi gelsin!
    genç tek...

    not: entrynin her bir köşesine iğneler döşedim. sadece yediği haltları bilenlere batacak iğneler...
  • 7 eylül 2018 türkiye rusya maçı için şu açıklamayı yapmış;

    "gücümüzü geri kazanmaya çalışacağız. problemimiz oyuncuların kulüplerinde oynamaması. rus ekibi bizden 6 kilometre fazla koştu. bizim oyuncularımızda maç eksiği var, kendi kulüplerinde oynayamıyorlar. umarım kendi kulüplerinde 11 oyuncusu olurlar."

    mircea lucescu

    ilk 11'imiz;

    serkan kırıntılı : ilk 11 oyuncusu.
    hasan ali: ahaha ilk 11 oyuncusu ama fenerlilere sorun bir de ne diyecekler bakalım.
    çağlar söyüncü: maçı izlemedim ama eminim iyi durumdadır.
    serdar aziz: sakat amk. sakat. oynatma işte. sakatlandı tekrar. maçın golünü atmış.
    şener özbayraklı: ahahaha volume 2
    mehmet topal: ahahaha volume 3. takımında oynadığı oyunu görüp oynatana şaşmak lazım.
    okay yokuşlu: eminim maçın iyilerindendir.
    yusuf yazıcı: ilk 11 oyuncusu.
    hakan çalhanoğlu: milan'da ilk 11 oyuncusu.
    cengiz ünder: roma'da ilk 11 oyuncusu
    cenk tosun: everton'un ilk 11 forveti.

    bonus track: oğuzhan özyakup elli milyon yuro len.

    kulüplerinde oynamayan okay ve çağlar var bir tek. ne istiyor bu bunak? ispanyol ve ingiliz federasyonları kulüplere ellerindeki türk oyuncuları oynatma zorunluluğu mu getirsin naapsın?

    başarısızsın işte.
    bahane üretmeyi bile başaramıyorsun. bunaklıktan beyninde kıvrım kalmamış. dümdüz, pürüzsüz ve jel kıvamına gelmiş. emekli ol artık. torun sev.
  • saçmalamalarını daha fazla duymayacağımız için mutluyum. buraya para karşılığında karakterini satmaya gelmiş, sattı ve gidiyor. yaptığı her açıklama bu ülkedeki futbol izleyicisine hakaret niteliği taşıyordu.

    ayrıca bu saatten sonra ülkede kötü giden her takımla da ismi anılmaz diye düşünüyorum. ''x'te lucescu sesleri'' manşetini bir daha görmeyiz herhalde.
  • evet beyler, gazeteci olmamama rağmen müthiş bir gazetecelik başarısına imza atmış bulunmaktayım. o nevzat'da öyle gezsin dursun amk. haberin kralı burada.

    efenim haberim lucescu ile ilgili. biliyorsunuz sosyal medyada paylaşılan şöyle bir resim var; https://i.hizliresim.com/AkGbGQ.jpg

    işbu resimdeki beyefendiyle* irtibata geçen adını sır gibi saklayan bir renktaşımız, hepimizin merak ettiği soruları sorup cevapları bizzat bu abimizden almış;
    https://i.hizliresim.com/WQoP7P.jpg

    dursun'un tamam demesine rağmen iş neden resmiyet kazanmıyor sorusuna da mehmet özbek bırakmıyor diyerek cevap almış arkadaşımız.

    haberi bana ileten arkadaşımız rizikzadehamitefendi 'ye teşekkürü bir borç bilirim.

    edit: ver kırmızıyı demeyi unutmuşum.

    ooooohooo haber sosyal medyada patlamış bile. kendimi internet explorer gibi hissettim şimdi.