• 1
    herr skibbe

    ülkeme geldiğinizi ilk duyduduğumda profilinizi araştırıp (1.5 senelik borussia dortmund tecrübesi hariç tutulmuştur.) birinci adam olarak önemli bir takım çalıştırmadığınızı müşahade ettim. sürekli ikinci adam olarak başkalarının arkasında çalıştınız. tek başarınız galatasaray' a beş atmak oldu. sizin bıraktığınız leverkusen' in bu sezon bundesliga başarısını aborjinler bile bilmektedir. değinmeye gerek duymuyorum. zat-ı alileriniz kırılgan mali yapısıyla ünlü kulübümün garanti para kapısı olarak gördüğü cl kapısından içeri giremeyerek başlangıçtaki kredinizi (bence) %33 düşürdünüz. benim gibi yıllık iznini maçlara denk getiren bir taraftarı altı ay kadar yaşlandırdınız. harrycool ailesini de bir haftalık sessizliğe gömdünüz. uefa kupasında ise neredeyse kanepe markası gibi takımı (bellinzona) güç bela geçtik. ailece ya sabır çektik. bu da geçer dedik.

    herr skibbe

    ligde ise deplasmanlardaki başarısızlığınız ile öne çıktınız. takıma dışarıdan müdahale yetersizliğiniz ile öne çıktınız. steaua maçında yeri geldi 4 stoper beraber oynattınız. ankara maçında yeri geldi hakan balta' yı ön libero oynattınız. takım ilerleyen maçlarda kondüsyon eksikliği ile öne çıktı. hakan balta gaziantep maçında gözümün önünde dili dışarıda oynadı. takımı tanımama eksiğiniz kendini acı sonuçların tezahürü olarak belli etti. ankara maçında batak' ın soldaki atağında sabri' nin arkasından yürümesi ve meira' nın etliye sütlüye karışmayan oyunu ile takımı maça yoğunlaştırmaktaki başarınızı tescilledik.

    herr skibbe

    de sanctis' in mars kum fırtınalarındaki gibi rüzgarda her topa inatla vurup kariyerinin top kaybı rekoru kırmasına seyirci kaldınız. antremanlarda yerden ayağa pasla oyun kurmak felsefemiz dediniz. bize (üç maç hariç : olimpiakos, trabzon ve benfica) yedirdiniz. topu şişiren kenara baka baka şişirdi. lincolnsuz bir numaranız olmadığı alenen görüldü. siz seyirci kaldınız. deplasmanda 6 maçta 5 puan aldınız. deplasmanda alınan 1 puan iyidir dediniz. yorgunuz dediniz. bize bu bant kaydını her deplasman maçında yedirdiniz. sizden izin isteyen istediği eğlenceye gitti. isteyen el ense çekti. bence disiplini sağlayamadınız. isteyen hakeme el kol hareketi yaptı. itirazını etti. kartını gördü. ceza alınca üzülen taraftar oldu.

    herr skibbe

    bu ülkenin adı türkiye'dir. liginde 25 galibiyet barajının altında şampiyon çıktığı pek nadirdir. lütfen kendinize ülkeyi tanıyan ve futbolu bilen bir yardımcı bulunuz. tavsiyem kondisyonerimiz cevat güler' dir. olmazsa ntv' de rıdvan dilmen'i dinleyiniz. deplasmanda alınan bir puanın iyi sonuç olması için hangi koşullar olması gerektiğini kendilerinden alınan bilgilerle karşılaştırınız.
    beni tavırlarınızla depresif düşüncelere sürüklemektesiniz. türkiye' nin en büyük takımını çalıştırdığınızın farkında olunuz. taraftarın desteğinin büyüklüğünün farkında olunuz. takımımı derhal mabedde taraftarın gazı ile oynayan takım hüviyetinden çıkarıp rakibi presiyle döven ve taç atmasına fırsat vermeyen şekline geri getiriniz.

    önemli notlar : 1. skibbe hiç tam kadro kuramadı, yorgunluk vardı veya hakem şöyleydi saha böyleydi diyen arkadaşlara şimdiden selamlarımı sunarım. futbol hatice değil netice oyunudur. dileyen puan sıralamasına bakabilir. bir sonraki sene yine benfica' yı yenebilmeniz için ankara' yı deplasmanda yenmeniz gerekmektedir. direk uefa' yı kazanmak da saygı duyduğum bir yoldur. inşallah olur. ama gidişat sıkıntılıdır.
    2.mektubu yazmayı ailemin maç sonrası ruh halinden çıkarım yaparak ve ekşisözlük sitesindeki başlıktan ele aldım. bu konuda polemik yaratma isteğim yoktur. şu an çok dertliyim o kadar. bir ayrıntı olarak günde 5 tek sigara içen babam 24 saat içinde iki paketi devirmiştir. diğer bireyler ise başta ben olmak üzere oldukça üzgündürler.
    3. aldığı galibiyetler için kendisini tebrik ederim. başarılı olup kazandırdığı maçları yok saymıyorum ama ben istikrar istiyorum. büyük takım iki zafer bir hezimet ortalamasıyla oynamaz. bizi üzmeye hakkı yoktur. ligin kaçıncı haftası olduğunu fark etmesini ve galibiyet serisi başlatmasını kalpten istiyorum.
    4. herr skibbe olur da takımı adam eder ve şampiyon yaparsa kendilerini bizzat istanbul' da kulüp binasında tebrik ederim. bu entryi bana yedirirse gurur duyarım. sadece sözlükte lafımı yedim demem ve entrynin çıktısını alıp yerim.
    5. işbu entry muhtemelen % 51 ( % 51 benim için % 100dür. ) kötülenecek ve ofsayta gönderilecektir. herkesin görüşüne saygım sonsuzdur. canınız sağolsun. tüm sözlük ahalisine saygılarımı sunarım.

    mr. harrycool
    taraftar
    12nci adam
  • 3
    bir galatasaray taraftarının sitem ve görüşlerini içeren mektuptur.

    almanca çevirip kendisine yolladığımızda muhtemelen şu şekilde bir cevap gelecektir :

    danke şön herr harrycool. ich danke für ihre mühe. nein, ich bin skibbe. her havzundibi aynıdır.

    tercümesi : sen sabaha kadar mektup yaz, benim keyfim yerinde. paramı alıyorum, istanbul güzel, kebap güzel. baklava hepten güzel.
  • 6
    herr skibbe;
    oh ja das ist schon. (bu kadar yetenekli adami bana verseler ben de takimi en az sizin kadar oynatirim). du bist mein lokomotiv michael. (gencsiniz, tipiniz yerinde, karizmaniz saglam diye sizi daha fazla koruyamiyorum.) ich kann fussball spielen (takim dogru duzgun top oynamiyor) aber ich kann nicht basketball spielen (bireysel yeteneklerle buraya kadar geldigimize inanmak istemiyorum) ohh komm klaus komm auf den tisch (ozellikle ankaraspor macinda alinan beraberlikten sonra deplasmanda bir puan iyi sonuc demeniz icimi cok acitiyor.) wir sind galatasaray (biz galatasarayiz, namagalup uefa kupasi sampiyonu oldugumuza gore avrupa'nin ust duzey takimlarini dize getirmisiz demektir. o yuzden ankaraspor beraberligi bizim icin basari sayilmaz) ich gehe zu haus.(boyle geldiniz boyle gitmeyiniz nolur degisiniz.) ich habe mein hausaufgaben gemacht(nolur artik ne kadar buyuk bir camiada antrenor oldugunuzu unutmayin)
    sevgilerimle
    ozan
  • 7
    sayın hocam;

    ya adam gibi çık klübeden bağır, çağır, gürle, ya da hiç çıkma otur yerinde güzel güzel, ağır abi takıl. öyle eli cebinde sinirlenir gibi iki ileri bi geri garip mimikler yapma hocam. bi de bizim millet çok yumuşak, müsamahalı adamı adam yerine koymaz, illa kendisine sert yapılsın ister, yoksa kesin bokunu çıkartırlar haberin ola. ne yumuşak ne sert olacaksın illaki. nasıl olacaksan artık. garibiz biz işte, bizde böyle.
    kolay gelsin.çüzzz.
  • 8
    sayın hocam
    biliyorum muhtemelen "nasıl bir memlekete geldim, herkes mi teknik direktör olur kardeşim" dediğinizi duyar gibiyim. ancak şundan emin olun ki bu, herkesin teknik direktörlük taslamasıyla ilgili değil; sadece bu takımın hangi koşullarda neleri başarabildiğini bilmekle alakalı. geçmiş ile ilgili bazı tarihsel bilgiler sabah antrenmanından akşam antrenmanına kadar olan sürede yarım gün anlatıldığı takdirde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınızdır.
    meslektaşınız olan real madrid in hocası bernd schuster şu an aynı şeyi yaşıyor, kendisi la liga da lider barcelona nın 3 puan gerisinde 2 inci sırada ama tabirimi mazur görün "topun ağzında. buna başarısızlık diyemeyiz değil mi? evet, çünkü bu büyük takım olmakla alakalı, hep dediğimiz bir şey var başarılar gelir geçer asaletin bize yeter. biz sadece büyük takım olma bilincine ulaşılsın istiyoruz, her maç galatasaray gibi oynasın şu takım; rüzgarı geçemedik dediğinizde sesimizi çıkarmayalım. ama sahada hiçbir varlık gösteremeyen iki top yapamayan takımımızın maçından sonra her şey mükemmelmiş de sadece rüzgardan dolayı top kaleden içeri girmemiş gibi bir beyanat verirseniz ne yemedik tırnak kalır bizde ne yolmadık saç baş.
    yapmayın hocam, sakatlıklar bahane olamaz, bu taraftar geçen sene birçok maçta kadrosunda yabancı futbolcu görmedi ama aslanlar gibi oynadı, şampiyon oldu. bizim beklentimiz "bahanelerin ardına sığınılmasın". rüzgar da bunlardan biri. (rüzgar konusunda yaptığınız talihsiz demek istediğim o konuda iğneleme yapmak istedim bilmem farkedebildiniz mi?)
    kadroya bakın, kalecisinden forvetine kadar en az 8-9 futbolcumuz mili takımlarında forma giyiyorken, sahada büyük takım, güzel futbol görme isteğimizi çok görmeyin. başka sebepler varsa çıkın açıklayın yoksa "suyunuz ısındı" haberleri basında yüksek sesle dile getirilmekte, "istemediğimiz halde gönderilirseniz" sonra yapacağınız açıklamaların zerre kadar değeri olmayacak bizim için bilginiz olsun. ya şimdi konuşun ya da sonsuza kadar susun, saygınızı yitirmeyin gözümüzde.
    aman hocam gözünüzü seveyim (bu tabir almancaya nasıl çevrilir, bir anlam ifade eder mi bilmiyorum, içimden geldi öyle yazdım) son olarak kış geldi hocam rüzgar konusundaki hassasiyetimizi biliyorsunuz, bunun yağmuru var, karı var. (anladınız siz beni) #29270
    saunders tan saygılar...
    bu arada hocam, uefa kupası final maçı tarihi mayıs 20 diye duydum tam emin değilim, 15-20 gün sonra askere gidicem ben, mayıs 15 civarı dönerim herhalde dönemesem de kol, bacak bir yerimi kırarım hava değişimi alıp yine de kadıköy'de olurum sakın bunu dert etmeyin, içiniz rahat olsun. sizden istediğimiz sadece konsantrasyon. biz bu takımın peşindeyiz.
    (gbkz: zaten aşklar hep yalan dolan
    sonu hep acı hüsran
    bize her sevdadan geriye kalan
    sadece galatasaray)
  • 10
    bu ara skor yazarligini birakip, sana mektup yazmayi birakanlar arkadaslar icin,
    senden ozur diliyorum,
    sisteminin ve takiminin en onemli kismi olan kosan,yipratan butun onliberolarinin eksik oldugu bir donemde ustune cok geldik, forvetin gec alinmasi, kaleci ve defansimizin bazi komik hatalari hep sana mal oldu, bazen elestirebilecegim yanlarini bulsam **da sendeki gelisimi gordukce cok mutlu oluyorum....

    takimi ve turkiyeyi yeni yeni tanidigini dusunursek, oynattigin pozitif futbol icin, lincoln u bize, baros u dunya futboluna tekrar kazandirdigin icin,
    oyuncularinla ve medyayla doverek,kavga ederek, küfür ederek irtibat kurmadigin için tekrar tekrar teşekkürler...

    bu takımin seninle , senin ise bu takimla büyüyeceğine yürekten inanıyorum...

    saygilarimla
    peynirsiz cheeseburger

    edit: hadi yaa, almanca yazmayi unutmusum!!!
    neyse skibbe anlamadiysa da, asil anlamasi gerekenler anlamistir umarim...
  • 11
    herr skibbe,
    insanlar yanlış yaptıkları zaman eleştirilmezse doğruyu bulmakta zorlanacaklarını bazılarına anlatamadığım için senden özür diliyorum. ayrıca o beraberliğe sevinen zihniyete geri dönersen bu başlığın ilk entry'si yeniden aktive olacaktır, demedi deme. çünkü bu takım dünyanın en saygı duyulan takımlarından biri, bu değişmeye başlarsa biz de biraz agresif yönde değişmeye başlarız.

    saygılarımla,
    vangobbel

    not: gayet akıcı bir türkçe ile yazdım, anlaması gerekenler bu kısmı atlayabilir.
  • 16
    dear skibbe,

    az önce okudum hasan'ıma "takımın ikinci kaptanı ve ümit'in yardımcısı" gibi ağır ithamlarda bulunmuşsun. bu nasıl bi dünya, bu ne kendini bilmezlik, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu, bu... bu... ne yani şimdi bu?
    yemişim ümit'i skibbe. hasan ağa'dan bahsediyoruz. bak hasan diyorum. şaş diyorum. keline gurban diyorum. hemen bu yanlışından dönesin. kalbimi çok kırdın skibbe. çocuklara söyledim hasan'ın kulağına gitmeyecek bu olay. tez elden kendine gel.
  • 17
    herr skibbe

    bu akşam seni rahatsız etme sebebim dizilişi tartışmak ya da gidip gitmemen değil. sene başından beri dönmeni istediğimiz çift forvet sistemini sahaya taşıman beni çok memnun etti. lakin benim maruzatım kendim için değil kıymetli bir arkadaşım için. kendisi ümit'i sahalarda görmek istemekte, bu sebeple şu an yatak döşek yatmakta. üzerine battaniye olarak ise ümit karan imzalı, 99 numaralı formayı örtmekte. oynat şu adamı biraz artık skibbe, insafa gel biraz be!
  • 18
    herr skibbe;

    hocam lütfen bana yardım et, yarın almanca'dan sınav var ve "arsch" dışında kelime bile bilmiyorum. az bişey türkçe de vardır sende. ocağına düştüm kurtar beni bu beladan. aha buraya yazıyorum bu vizeyi 70 üzeri bir notla atlatırsam stefan kiessling'in bonservisinde indirim yaptırıcam sana özel.

    saygılarımla;
    vangobbel (der ulrich)

    vize sonrası gelen edit: hocam yaklaşık 2 saat önce almanca'dan kaldım. yardım etmedin ya alacağın olsun.
  • 19
    herr skibbe;

    başında bulunduğunuz takımın galatasaray olduğunu her geöen gün daha fazla idrak ediyor oluşunuzu görmekten mutluyum.siz bu realiteyi tam olarak anlayın, biz de sizin galatasaray teknik direktörü olduğunuzu hep göz önünde bulundurarak konuşalım.neticede bu ülkenin en zor mesleğidir.her maçta her galatasaraylıyı memnun etmeniz imkansızdır.ve o maçta takımı beğenmeyen galatasaraylı da ,beğenen kadar galatasaraylıdır.
    hesap,kitap peşinde taraftar gruplaşmaları bizde olan bişey değildir çünkü.
    ve her galatasaraylının göğüs gere gere size "teknik direktörümüz" diyebilmesinin tek anahtarı vardır, o da size emanet edilen takımın geçmişini, geleceğini, kimliğini, değerlerini bir maçın bir dakikasında bile ihmal etmemeniz.
    taktik dediğin kolay, olur olur gideriz. sakatlıklardan dolayı yaşadığın handikapların da gayet iyi farkındayız. biz sahada onurunu koruyan 11'i görelim, gerisi gelir.gelmese de gelmiş kadar olur.

    ilk geldiğiniz günlerde çok yüksek perdeden eleştirirdim sizi. ama sizdeki değişimin farkındayım. koşullardaki değişimin farkındayım. tek farkınız lincoln'ü oynatabilmek bile olsa, lincoln'ü oynatamayan hocaları hatırlayınca zaten farklı olduğunuzu görüyorum.
    ben size inanıyorum hocam. beraber başaracağız.
  • 20
    teknik direktörlüğü tartışılabilir ki ben onun da iyi durumda olduğunu ve yaşı itibariyle daha kendini geliştirebileceğini düşünüyorum, fakat türkiye'yi artık daha iyi tanıması tanıması ve futbolcular ile olan diyaloğuyla galatasaray da başarılı olacağını düşündüğüm insan..

    bi de kirli sakal bırakınca takım elbiseyle acaip karizma duruyor..
  • 21
    (bkz: #29021)' den devam...

    herr skibbe

    1- geçen sene şampiyon olduk. yönetim bu kadronun üzerine beş tane sağlam takviye yaptı ama ibrahim üzülmez' in ligde 780 günlük gol orucunu bozmasını sağlayan ve beşiktaş' ın bir sezonda beş kez yendiği bir antalyaspor' dan bir puan alabildik. şampiyonluk şansımız bunda sonra nedir ?

    2- chamakh - cavenaghi - gourcuff üçlüsünü durdurmak için önleminiz var mıdır ?

    bunlar safça beklentiler olabilir. ama bundan galatasaray takımı halı saha maçı oynasa size güvenmiyorum. zira oyuncular son derece kafalarına göre oynuyorlar. hatta lincoln olmazsa onu da oynayamıyorlar. süper lig' de maç seçiyorlar. avrupa'da ciddi rakibe ciddi oynuyorlar. kariyer gelişimleri sırasında tanınmak için bu maçları da kullanıyorlar.

    şunu hatırlatmak isterim : gelecek sene benfica' yı deplasmanda yenmeniz için bu sene antalyaspor' u deplasmanda yenmeniz gerekir.

    saygılarımla...

  • 22
    sevgili michael,

    takımın başına getirildin, eleştirildin, en sonunda kovuldun. takım içi rotasyonu kullanamaman, disiplinden ödün vermen gibi yanlışların vardı ancak en az yanlışların olduğu kadar doğruların da vardı. yeri geldiğinde takımı dikine, hızlı ve ayağa oynatman... bunlar güzel şeylerdi. ancak ne yazık ki bunu her maçımıza yansıtamadık.

    olduğun zaman 'lincoln, baros, kewell gibi adamlar varken onu dedem de yaptırır' diyenler oldu. ama olmadı. yani kazın ayağı öyle olmadığını görüyoruz. onlar da görüyorlardır* göreceklerdir de. açıkçasını söyleyim şu anda futboldan eser yok. yönetim bir karar aldı, taraftar olarak bize saygı duymak düşer. bülent hocayı severiz, sayarız ve inşallah bizde başarılı olur. hamburg'un artılarını, eksilerini sen belirleyecekmişsin. aman hocam raporla birlikte iyi dileklerini de bize gönder.

    kendine iyi bak. öptüm, çüş canım.

    adagio
  • 24
    dear skibbe,
    naber nassın.. 5 yedin diye gönderdik ama artık 5 yese bile gitmeyecek olan biri var... nerdesin şimdi sen kimbilir ? gel desem de git desemde yaş dolar gözlerime her skibbe... ama suç sende değil sana türkiyenin en pahalı takımını veren adamlarda.. adnan sezgin mi ne.. şeyim kadar boyu var türlü türlü huyu var ya işte o ! neyse kal hadi sağlıcakla.