• futbolda şike davasında aziz yıldırım savunma yaparken twitter'da fenerbahçe tarihi ve yıldırım'ın savunması hakkında mükemmel yazmıştır:

    --- alıntı ---

    fenerbahçe'nin öteki tarihi / bugün anadil günü. aziz yıldırım da fenerbahçe'nin ana diliyle konuşmuş bugün. "kuruluş", "atatürk" demiş.

    fenerbahçe st. joseph'li ziya bey'in öykünmesiyle kuruldu. kurulduğunda rengi vardı, arması vardı, marşı vardı, ama 11 futbolcusu yoktu.

    fenerbçeni'nin kuruluşunda hiçbir fevkaladelik ve bir amaç yoktu. bu nedenle 1907'de kurulan takım lige ancak 1909-1910 sezonunda katıldı

    kurucularının kulübü terketmesi nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşılaştı fenerbahçe. bu sırada yardıma ittihatçılar yetişti.

    kimdi bu ittihatçılar? galatasaray'dan gitme hamit hüsnü bey ve tüccar elkatipzade mustafa bey. mustafa bey kuşdili'nin başındaydı.

    kuşdili'ni feshedip bütün futbolcularıyla fenerbahçe'ye katıldı. 1912'de ilk kez şampiyonluğa ulaşan takımın ağırlığı bu futbolculardı.

    ailenin abisi galatasaray'dı. bir kuruluş amacı ve hedefi vardı. fenerbahçe ise tek hedef olarak galatasaray'ı geçmeyi belirledi.

    yani bir anlamda fenerbahçe'nin vizyonu hep galatasaray oldu. tıpkı pazar lideri olmak isteyen ikinci markalar gibi.

    bugün aziz yıldırım'ın savunmasını galatasaray temelli yapmasının kökleri buna dayanır. bir de yaşadığı bir tarih var elbette.

    aziz yıldırım fenerbahçe başkanı olduğunda futbolda galatasaray dominasyonu vardı. makas inanılmaz açılmıştı.

    o dönem rahmetli islam çupi'nin "çocuğu teneke kupayla nasıl fenerbahçeli yapacaksın" diye sorduğu ve yazdığı dönemdi.

    bu nedenle ideolojik konumlandırma olarak "altyapılaşma" saptandı. fenerbahçe önce altyapıya eğilecekti. bunu avrupa başarısı izleyecekti

    galatasaray bu planı iki defa bozdu. ilki 2006'daydı. parasız pulsuz galatasaray şampiyon olunca bir sistem hocası olan daum kovuldu.

    yerine zico geldi ve fenerbahçe'ye tarihinin en büyük avrupa başarısını tattırdı. ama galatasaray fenerbahçe'yi süpürünce o da kovuldu.

    bu iki deneyde de fenerbahçe için tek kıstasın galatasaray'a geçilmemek olduğu ortaya çıkmış, sistem ve avrupa'ya sırt dönülmüştü.

    sadece iç "müşteri"ye konuşulduğu için gereksiz bir şekilde üç yıl üstüste şampiyonluk sözü verildi.

    ama bunun da beşiktaş ve bursaspor'un şampiyon olmasıyla gerçekleşmeme ihtimali ortaya çıkınca yapacak bir şey kalmamıştı.

    bu sürecin sonu metris'e çıktı. fenerbahçe'nin mustafa kemal'le ilişkisine gelince. kulüp 1912-1918 arasında ittihatçılarca yönetildi

    fenerbahçe 1918 sonrasında saray'a yakın insanlarca yönetildi. ama ittihatçı damar hâlâ aktifti.

    bilindiği gibi ittihatçılar sonra değiştirmek üzere milli mücadalede mustafa kemal'i desteklediler. ama zaferden sonra ittifak bozuldu.

    kemalistler'le ittihatçılar'ın kavgası 1922'de başlayınca fenerbahçe bir istanbul takımı olarak ittihatçılar'ın safını tuttu.

    oysa mustafa kemal türkiye'de rejimi değişmişti ama fenerbahçe bunu anlamamıştı. bu nedenle yeni rejimle kavgaya girdiler.

    fenerbahçe'yle yeni iktidarın yani chp'nin arasını şükrü saraçoğlu iyileştirdi. fenerbahçe'de atatürkçülüğün tarihi budur.

    hatta bir ulusal maça fenerbahçe'den oyuncu vermediler. nitekim 1923'ten sonra fenerbahçe 1930'a kadar hiç şampiyon olamadı.

    özetle fenerbahçe'nin kuruluş tarihi, atatürk ilişkisi ve ana dili budur. mahkemede denilenleri bu prizmadan okumak gerek.

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/#!/melihsabanoglu
  • transfer obezliği konusunda haklı olan kişidir.

    burada bile "ne transfer edildi 2 yılda da bla bla bla" diye konuşanlar olabiliyor. arkadaş huuuu!! 2 sene önceki takımdan sadece hakan balta var ilk 11'de. daha ne transferi istiyorsun? geçen sene takımın tamamı değişti. bu sene yamalar kapatılacak. geçen yıl 15 transfer olmuş bu sene olacak 6-7 transfer adam hala transfer yapmıyor diye kulübe neden yürüyüş yapmıyoruz moduna gelmiş bir de bunu transfer obezliği ile açıklayan melih şabanoğlu'na kızıyor. o kadar obez olmuşsunki iki senede yapılan 15 transferden haberin yok. dur sayayım ben hatırladıklarımı.

    muslera - eboue - ujfalusi - ceyhun - engin - selçuk - melo - yiğit - elmander - okan - riera - necati - umut - dany - sercan ki bunun yanında semih ve emre çolak da o statüde. eee 2 senede ne transferi yapılmamış? ki assaidi-melo ve burak yılmaz da yolda. bununla ikna olmuyorsun obez denilince de melih şabanoğlu'na çemkiriyorsun. hııı
  • melih bey en çok faşizan kafalara kızıyor ama yaptığının bundan hiç bir farkı yok. o zaman bir galatasaraylılık testi yapalım sadece o testi geçenler galatasaraylı olsun. ne demek dna'sını taşımıyor. tabi ki taşımayacak. solcusu da olacak taraftarın içinde faşisti de ateisti de yahudisi de. galatasaray türkiyedir derken bu sadece bir laf öbeği değildir, galatasaray o eşsiz türkiye mozaiğinin bir parçasıdır.

    melih bey'in kafasındaki galatasaraylılığı lisenin içinde bulabilir ama unutmamalı ki galatasaray liseden çok daha büyüktür.
  • arda turan konusunda fena halde çuvallamış olan blogger kişisi.

    demiş ki kendisini kast ederek: "sosyal medya eskiden de var olmuş olsa metin oktay gibi efsanelerimiz olmayabilirdi".

    yalan yok metin oktay dönemine yetişemedim. babamın anlattığı ve hakkında okuduklarım kadarıyla biliyorum. kendisi muhtemelen o dönemi daha iyi biliyordur. ama..

    galatasaray nedeniyle eşinden ayrılmayı göze alan, 13-14 yıl bu takıma hizmet etmiş, şampiyonluklar kazanmış, efsane olmuş bir isimle arda'yı aynı kefeye koymuş kendisi.

    türk futbol tarihinin belki de en çirkef, en sportmenlik dışı, en ırkçılarından emre belözoğlu'nun kankası olan, sezon içinde sakatım deyip milli takımda canını dişine takan, transfer sezonu başlamışken kalıcam gibi yapıp sonlarına doğru takımdan ayrılmak isteyen arda'yı galatasaray'ın potansiyel efsanelerinden biri olarak görmek en hafif tabirle gaflete düşmektir. galatasaray'ın gerçek potansiyel efsanelerine kötü örnek göstermektir.

    olmamış melih şabanoğlu. sevgiler.
  • normal hayatında da acaba konuşurken maddeler halinde sıralayarak mı konuşuyor diye merak ettiğim galatasaray emektarı abimiz.

    -melih abi nasılsın?

    m.ş= şimdi nasılsın sorusunu birkaç kalemde ele alalım.

    -0.herşeyden önce iş hayatım konusunda bilgilendirmek isterim.

    -1.bu işler öyle uzaktan bakıldığı gibi kolay olmuyor.

    -2. önce patronunun seni sevmesi ve karşılıklı bir pozitif enerjiye ihtiyaç var.

    -3. evde durumlar iyi allaha çok şükür.

    -4. çoluk cocuk iyi sağlık sıhhat yerinde.

    -5. ortanca ilkokula başladı işte geçen hafta.

    -6.kırtasiye falan baya masraf açtı bize hergele.

    -7.tabi hanımın görüşleri önemli evlilik kutsal müessese.

    -8.ama oda iyi işi gücü keyfi yerinde.

    -9. sen nasılsın?

    -iyi abi sağol sen nasılsın? (adam tabi haliyle ne sorduğunu falan unuttu başa döndü muhabbet) *
  • ünal aysal, "akp 21 milyon oy aldı, galatasaray'ın da o kadar taraftarı var" dediğinde nasıl ki hiçbirimiz akpli olmuyorsak, o pankart oraya asıldı diye de tribündeki ataist ya da o pankarta karşı çıkanlar müslüman olmaz.

    melih abi, ünal aysal'ın akp'nin oylarıyla ilgili sözlerine ne cevap vermişti gerçekten hatırlamıyorum ama çok merak ediyorum. camiayı temsil eden başkanın bütün taraftarları akpli gibi göstermesi galatasaray'ın dna'larına dokunmamış mıydı?

    ua, tribüne atatürk'e karşı yapılan film/hakaret vb. işlerle ilgili bir pankart koysaydı, aynı tepkiyi kaç kişi verirdi.

    melih abi'nin hepimize galatasaray'ın dna'larını açıklaması gerekiyor.

    ayrıca tek yumruk grubu galatasaray formasıyla 1 mayıs'ı kutlamaya gidince sempatik olabiliyor. * duruş vb. sıfatlarla tanımlanabiliyor ama ua benzer bir iş yapınca tu kaka oluyor.

    o filmi izleyen biri olarak söylüyorum, saçma sapan, dolandırıcı birini yaptığı skeçe * 5'inci dünya ülkelerindeki gibi tepki verilmedi sonuçta. ama gördüğüm kadarıyla bazı insanların müslümanlığın m'sini ne tribünde ne de sosyal hayatta görmeye tahammülleri kalmamış.
  • arena'daki islamist pankarta tepki koyan yazar. bir takım sözlükçülerin tepkisini çekmiş bu. siz din adına haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız bunun dışavurum yeri stadyum mudur? bu ülkede alevilerin cemevleri ibadethane sayılmıyor. stadyumda pankart açsınlar. hıristiyanlar din adamı yetiştiremiyor, gelip arena'da pankart açsınlar, zerdüşlere başbakan hakaret ediyor, gelip stadyumda pankart açsınlar. ateistlerin hakları yok. gelip arenada pankart açsınlar, seçmeli kuran dersine karşı çıkıyoruz, gidip arenada pankart açalım. bunlara var mısınız? bunlar doğru mu? değil. ama sen sünni müslümansın ve bu ülkenin çoğunluğu sünni müslüman. o zaman bu ülkede bir tek siz yaşıyorsunuz. dünyada bir tek siz yaşıyorsunuz. stadyumlarda sizin dininiz konuşalabilir. öteki dini inançlar konuşulamaz. değil mi?

    stadyumlarda din ya da politika adına açılan hiçbir pankart doğru değil. bu sorunların çözüm yeri galatasaray'ın stadı mıdır allah aşkına? insanlar böyle aptalca düşünceleri nasıl savunuyor, nasılı bu kadar taşralı/kapalı düşünebiliyor, anlayabilmiş değilim. düşüncesizlik, cahillikten başka bir şey değil. ben o stadyumda "allah yok" diye pankart açsam sen buna saygı duyacak mısın? duymayacaksın. rahatsız olacak mısın? olmayacaksan buyur, istediğin dini pankartı aç. ama orası futbol stadyumu. orada galatasaray'dan başka bir şey olmamalı.
  • sorun kendisinde değil yeni nesil ergen sosyal medya gençliğindedir. herkese her şeye karşı bir hırs kin duygusu insanları duygu dünyasına hapsetmiş durumda. madonna diyorsun ya bırak o şarkıcı mı messi diyorsun o topçu mu!! yani çevresinde hemen herkes salak cahil bir sen akıllısın ama türkiye senin kıymetini bilmedi:)

    haklıdır haksızdır bilemem ama bir insanla aynı düşünmek zorunda değiliz. allahtan vahiy inmiyor ya herkesin dediğinde yanlışlıklar illa ki vardır olacaktır. iş, kişileri ne tabulaştırmak ne de aşağılamamak gerektiği. melih şabanoğlu'da aynı çarkın içindeki güzel insanlardan biri. bir çok kez onunla aynı fikirde olduğum gibi bir çok kezde farklı fikirlerde olduk. zaten insanı güzel yapan da bu değil midir? her an her olaya farklı açıdan bakabilme irdeleme yeteneği.

    elinde melih şabanoğlu gibi bir adam var, transfer konusunda ondan duyum almayı istemiyorsan dese de sallamazsın dediklerini. gs tarihi hakkında bir soru ya da düşüncen varsa paylaşırsın kesinlikle geri dönüşüm alırsın paylaşırsın karşılıklı fikir teatisinde bulunursun. ama bu kafa değişmezse bir şey olacağı da yok. çünkü beğenilen her insan için anında kötü şeylerde söylemek mümkündür. metin oktay diyorsun "yahu adam sabahtan akşama içiyormuş kardeşim!!" diyen adam var. bana ne yahu içmesinden? ben ali samiyen de ne yaptığına bakıyorum. "ajda pekkan hala kendine bakıyor helal olsun" diyorsun "yahu her yeri estetik kadının" diyor. ama o kadın sevgilisi 7de kalkıyorsa 6 da uyanıyor makyajsız çıkmıyor adamın karşısına. yani emek harcıyor. kadın spora gidiyor günde 2 saat mesela ki 65 yaşında. yaşıtları salı pazarına gidemiyor.

    sonuç olarak melih şabanoğlu güzel insandır. ondan ne beklediğinize bağlı. futbol konusunda her taktiği konuşabilirsiniz aynı görüşte olursunuz olmazsınız ama saatlerce tartışabilecek ve seviyenin hiç düşmediğini göreceksiniz.

    sizlere naçizane tavsiyem insanlara doğru açıdan bakın, bitirin içinizdeki nefreti. anlıyorum, sizin değerinizi bilemedi bu ülke ama onun da zamanı gelecek belki de. böyle isyan ile nefret ile çözemezsiniz o nefreti
  • kendisinin yildiz transfer ve/veya 2012-2013 ilk transfer sozunu hakkinda twitterdan yaptigi bir kac guzide yorum uzerinden elestirilmesi haksizlik olan saygiyi fazlasiyla hakeden kisi. elestirmeden once soyle bir google dan aratip birkac yazisini okuyup degerlendirmek gerekir. kendisi tarihin ta kendisidir. galatasaray`in ozudur. bircok seyi ve konuyu dogru veya degil kendince yorumlayip yazma hakki benim diyen bircok galatasaraylinin onunde en tabi hakkidir.
  • kendisinin twitter'daki yazılarından rahatsız olanların neden hala takip ettiklerini anlayamadığım galatasaraylı tarihçimiz.

    rahatsızsan etmezsin takip böylelikle futboldan soğumazsın bu kadar basit. adnan polat dönemindeki yıldız yağmurundan sonra takımın düştüğü hali gören galatasaraylılar yıldızdan önce faydalı olacak ve eksiklerimizi kapatacak oyuncuları istemelidir. bu abimiz de öyle. kendisini büyük bir zevkle takip ediyorum. o yazsın biz okuyalım.
  • kendisine yasi sebebiyle saygim var gercekten kalp kirmak da istemem ama bir gram olsun futboldan anladigini dusunmuyorum. abi anlamadigin konuda konusmayacaksin, hele ki konu futbolsa. turk milletinin buyuk cogunlugu futbol ile yakindan ilgileniyor ve sen bu bilmeyen halinle bilmis bilmis konusunca cok goze batiyor, yapma etme. yok fm, pes zihniyetiymis de ujfa sakatlaninca yine hortlamismis. guzel abicim, galatasaray kadrosunda net 3 tane stoper var su anda. sampiyonlar liginde oynayacaz, bilmiyorum hic hayatinda hali sahada olsun maci yaptin mi guzel abim. bu futbolcular kart cezalisi olacak, yorulacak ve dinlendirilmek zorunda olacak. allahla sezon oncesi sakatlik olmayacak diye sozlesme de yapmiyorsun. su eldekilere bakip da transfer gerekli diyen adama fm zihniyeti demek tamamen ben bu isten anlamiyorum demektir. sayin abim, ujfa sakatlanmasaydi bile bizim defans hattinin yetersiz oldugu cogu yerde sesli sesli konusuluyordu. simdi defansin bel kemiginin belki de futbol hayati bitmisken senin ettigin lafa bak. ujfalusi beklenirmis, 4 5 ay sonra duruma gore devre arasi transfer dusunulurmus. abi bilmiyorum haberdar misin fakat ujfa sezon sonu futbolu birakacakti zaten. adam 5 ayda iyilesse, power circuit larla, salonda calisarak vs kondisyon toplamasi nerden baksan minimum 1 ay, o yasta futbolcu icin iyi ihtimalle iki ay. yani bu adam ancak alti bilemedin yedi ayda aramiza katilabilir, o da iyi ihtimal. abicim, guzel abim, ujfa iyilesip kadroya girdiginde nisan ayini gormus olacagiz, bu takim defansi olmadan nisan ayini gorebilir mi saniyorsun. daha ustune cok konusulur da gece gece uzatmayalim.
  • girmeyeyim şu toplara diyorum ama entryleri okudukça kızıyorum.

    eğer melih beyin yazdıklarının arkasında olan adamlarsanız "şehitler ölmez vatan bölünmez" tezahüratına da karşı çıkın, bu iş galatasaray tribünlerinin işi değil, ayrıca aramızda pkk'lı galatasaraylılar olamaz mı? galatasaray evrensel bir kulüp, türklerin sorunu türkleri bağlar. türküyle, kürdüyle, fransızıyla, eta'lısı, pkk'lısıyla bir bütün olan galatasaraylıları bağlamaz. ya da takım siyah bant takmasın böyle olaylardan sonra. ya da mesela tayyip'i ıslıklamayın, tayyip'i seven galatasaraylılar yok mu yani? çok ayıp. bunlar galatasaray tribünlerinin işi değil. ıslıklayanlara da kızın. ama yok işte. işinize geldiği gibi her şey.

    ayrıca galatasaraylılar öyle arap ülkelerindeki gibi vahşice bir yanıtla değil; güzel bir sözün yer aldığı bir pankart ile bu konuyu sessiz, sedasız, şiddetsiz protesto etmişlerdir. ne de güzel yapmışlardır. dolayısıyla bu konudaki düşüncesine ve kendisinin savunan arkadaşlara katılmadığım kişidir.
  • kendisi abimiz olur. saygıda kusur etmeyiz ama dna kavramını ortaya atarak ağır saçmalamıştır. bi kere galatasaraylılık dna'sı bana göre tevfik fikret'in yaptığı gibi zulme karşı durmaktır. ortada galatasaraylı müslümanlara yapılan bir zulm vardır bir film ile. ve buna tepki gösterilmiştir. ben kendisinin olayı kişiselleştirdiğini düşünüyorum. kendi siyasi düşüncesine göre yorumlamıştır olayı, galatasaraylılık ile değil.
  • "her toplum layık olduğu şekilde yönetilir." görüyorum ve arttırıyorum. ayrıca her toplumun entellektüelleri, ön plana çıkan sanatçıları, akil adamları, rütbeli askerleri, iş adamları ve dahi aklınıza gelebilecek tüm önemli noktalardaki insanlar toplumun hak ettiği kadar değerlidir. bizim toplumumuzda önemli sanatçılar demet akalın, serdar ortaç, önemli şovmen olarak acun ılıcalı, önemli futbol yorumcusu olarak ahmet çakar, rıdvan dilmen, iktidarda tayyip erdoğan, muhalefet partilerinin başında kemal kılıçdaroğlu ve devlet bahçeli...

    yani bu toplum aslında hak ettiği gibi yönetilmekte, hak ettiği kalitede şarkılar dinleyip hak ettiği kalitede programlar izlemektedir. toplumun değer yargılarının en fazla %10-%15 arası bir kısmı ile uyumluluk gösterdiğim için şunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum ki; bu adam bizim futbol camiamıza, geniş perspektiften bakacak olursak toplumumuza, fazla bir adamdır. daha önce galatasaray taraftarı başlığında "bu toprakların insanıdır, çok fazla beklenti içine girmeyin." demiştim, tekrarlıyorum. çok fazla beklenti içine girmeyin, iyi bir iş yapıyorsanız insanların ne dediğine veya ne yaptığına kulak asmayın. halkı küçümsemek değil bunu söylerken amaçladığım. bunu söylüyorum çünkü; insanlar gerçekten entelektüel olan, dolu birinin yaptığı işleri ve söylediği sözleri yorumlayabilecek ve anlayabilecek kapasiteye sahip değiller. bu siyasi olarak istenen bir şey bu ülkede, kökü de çok eskilere gider ama siyaset konuşmak istemiyorum bu mecrada, yeri burası değil. insanlar ne yeterli bir eğitim alıyorlar eğitim sisteminin içerisinde ne de kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratabiliyorlar hayatlarında. ne gerekli eğitime ne de gerekli sağduyuya ve bilince sahip değiller.

    şimdi, melih abiye yöneltilen abuk subuk eleştiriler ve yapılan 0-6 yaş arası espriler için; onların anlayacağı dilde; bir cevabım olacak:

    iğrençsiniz ibneler!
  • insan oğlunun bencilliğine hunharca harcanan bir değerdir.

    dikkatinizi çekiyorum galatasaray'lı dır. bakkallar da çakkallar da 500 binlira para verip aldığınız gazete de yazmamaktadır kendi blog sitesinde yazmaktadır. işine gelmiyorsa girip okumazsın arkadaş ?

    zannetmiyorum ki kendisi gecenin bi yarısı " lan bloguma geceninin üçünde milleti kilitliyim ne zevkli olur ama! dur yapayım yapayım " dediğini.

    bi duyum aldı ki aktardı.neden bu orantısız şekilde üstüne gidişi anlayamıyorum ille birinin kulağını çınlatmak istiyorsanız sizden biri olan , galatasarayımın tarihini su gibi bilen veren bu adamın değil gidin şerefsiz medyanın şerefsiz yazarlarına kin kusun.