• türkiye'nin en iyi veya en büyük sporcusu değildir. türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı basketbolcusudur. uzun yıllar herhangi bir basketbolcumuzun all star olacağını düşünmüyorum nba'de. yüzüğü de vardır. daha ne olsun. bu arada ciddi ciddi utah jazz efsanesidir öyle sözde değil yani salt lake city'de iki üç gün geçiren herkesin göğsünü kabartacak şeyler hissetmesini sağlar. teşekkürler yaşattıkların için "the money man". söylemeden geçmeyeyim bana göre türkiye'nin gördüğü en büyük sporcu naim süleymanoğlu'dur.
  • https://www.instagram.com/p/BPv6iimB4d5/

    arda turan ve burak yılmaz gibi bizi yurtdışında başarıyla temsil eden sporcularımızı örnek alması gereken kişi.

    ama bildiğim kadarıyla amerika'da basketbol oynamış bu şahıs da bu kirli oyuna ortak oluyor. işte bu gibi hayırcılar; bizi birbirimizden ayırmak, birliğimizi bölmek ve güçsüz düşmemizi istiyorlar. bunlar güçlü türkiye istemiyorlar. :(

    yazarken midem bulandı mnskm.
  • sapla samani ayirmayi bilmeyen adamlarin elestirdigi adam. adam comar bucket challange gibi ben hayir diyorum, sen ne diyorsun kardesim diye video cekmiyor, yani adamin gundem olma gibi, insanlari manipule etme gibi bir derdi yok. evet diye zincirleme video yayanlar, birbirlerine pas atan adamlarin cakalligi belli, o ona atiyor, o ona, boyle boyle kendilerince bir grup olusturup kalanlari otekilestirme cabasina giriyorlar. yoksa birinin cikip evet veya hayir demesi gundem degildir. evet diyen o adamlar neden evet dedigini anlatamaz sana emin ol. maksat bu zincire bizde katilalim mantigi bu. yoksa su asamada bu adam hayir derken kimseden bir beklentisi olmadan bunu diyor. hatta adami yakinda fetocu ilan etmeleri yakindir. emin olum bu ulkede hayir diyenlerin isi her zaman daha zor.
  • https://www.instagram.com/p/BPv6iimB4d5/

    bu adamın oyu "hayır". peki soruyorum... kendisi bu ülkede özerk bir kurum olan türkiye basketbol federasyonunda görev alabilir mi? peki basketbol federasyonu başkanı kim?
    https://www.youtube.com/watch?v=Z4uCXVuXdes

    peki 2019'da özerk bir kurum olan türkiye futbol federasyonu başkanlığına adaylığını açıklayan kim?
    https://twitter.com/...s/823952018113003520

    peki...
    şimdi evet diyenlere tepki gösterip de, hayır diyene niye göstermiyorsunuz diyen arkadaşlar...
    ikisinin aynı şey olduğunu iddia etmek, durumu manipüle etmektir.
    muhalif olmak zordur. hele ki tek gücün olduğu yerde, muhalefet yapıp barınmak daha da zordur. muhalif olmak, güce karşı durmak; olaya diğer taraftan bakabilmek, hiçbir şeyi kolay kolay beğenmemek gerçek doğruya yaklaşmaktır.

    unutmayın ki; sepp piontek türk futboluna, galatasaray'a fatih terim'i böyle tanıtmış ve armağan etmiştir. kendisine sürekli muhalif olduğu için doğruyu bulduğunu söylemiştir...
    oysa ki fatih terim, biat politikası izlediğinden mütevellit, bir tane bile yerini alabilecek adam yetiştirememiştir.

    edit: link kırılmış. yenilendi.
  • nba'de all-star olmuş, şampiyonluk yaşamış tek türk basketbolcu.
    ve ne yazık ki, biz bu sporcudan büyük oranda siyasi sebeplerle milli takımda neredeyse hiç yararlanamadık.
    bazıları gibi apolitik olmayı veya iktidara yakın durmayı istemediği için...
    kariyerinin zirvesindeyken milli takımda oynayabilseydi belkide türkiye'nin basketbolda bir avrupa şampiyonluğu olacaktı.
    spor birleştiricidir diyorsak, altını doldurmalıyız.
  • çok güzel hayatı var. aile hayatından söz ediyorum. instagram hesabına bakınca imreniyorum. belki fotoğrafların aldatma payı var ama ben mehmet okur'un aldatma payının olmadığını düşünüyorum. neyse eşim, çocuklarım, mükemmel bir ev, modern bir ülke, adaletin parası olanın yanında olmadığı bir sistem...
    ülkesini çok seviyor, ben de çok seviyorum ama içindeki insanların çoğu o kadar sevimsiz ki insan çekip gitmek istiyor. zaten paramız olsa çoğumuz ilk fırsatta ülkeyi yalnız bırakacağız kabul edelim. mehmet okur amerika'ya yerleşmekle doğru olanı yaptı. maddi manevi şeylerin peşinden gitmedi. ne bileyim. bir hayat çiz deseler ben mehmet okur'un hayatını çizerdim. içinde atatürk sevgisiyle aşılanan çocuklar da olacak tabi.
  • evet diyenler, tek adamın isteğiyle rejim değişikliğini, hukuk devlerinin yerle bir edilişini, adam kayırmayı, anayasa ihlallerini, faili meçhulleri savunurken; hayır diyenler, mevcut rejimin devamını, hukuku, demokrasiyi savunuyorlar. evet diyenler, şahsi menfaatleri uğruna, bir adamın siyasetini yaparken hayır diyenler insanlığı, insan haklarını, evrensel hukuk normlarını savunuyorlar.

    insan haklarını savunmak herkesin görevi, her sporcunun, sanatçının, siyasetçinin, insanın görevi. ama bir adamın menfaatlerini savunmak spora siyaset, çıkar, menfaat karıştırmaktır. o futbolculara tepkimiz bu yüzdendir; fikirlerini açıkladıkları için değil, fikirleri olmadığı için.

    ''o senin bakış açına göre öyle'' diyeceklerdir.

    benim bakış açıma göre değil, evrensel hukuk normlarına göre öyle, demokrasinin tarhisel gelişimine göre öyle, dünyanın gittiği noktaya göre öyle anayasaların yıllar içerisindeki değişimine, gelişimine göre öyle, hukuk devleti ilkelerine göre öyle.

    mesele akp' nin düşüncesiyle benimkilerin çelimesi değil; akp' nin düşüncelerinin evrensel hukuk normlarıyla, düşünceleriyle; demorkasinin tarihsel gelişimiyle çelişmesi. akp' nin ayptığı çoğunluğun azınlığa tahakkümü, çoğulculuğun görmezden gelinişi.

    mehmet okur demokrasinin, hukukun, evrensel hukuk normlarının, anayasanın tarafındadır. o yüzden övüyorum ve onu haklı buluyorum.
  • 2007'de all-star olmuş büyük sporcu

    evet diyen ya cahilliğinden evet diyor, ya menfaatçiliğinden. 18 maddeyi okuyup da evet demenin mantıklı bir açıklaması yok. felsefenin mutlak doğru 1 tane midir, konusuna çok güzel örnek bu referandum olayı. burada gerçekten 1 tane doğru var. ger- çek- ten.

    öte yandan evet diyenler eleştiriliyor, hayır diyenler göklere çıkarılıyor gibi bir durum yok ayrıca;

    1.si hayır'cılar evet'çilere tepki olarak video çekmeye başladı. hayır'cılar durduk yere propaganda yapmadı.

    2.si sen burda internet kullanmayı bilen akıllı mantıklı adamların görüşlerini okuyorsun. böyle bir ortamda hayır'cıların övülmesi de çok normal. atv izleyen sıradan bir aileye konuk ol bakalım bi akşam, evet diyenlere ne tepkiler hayır diyenlere ne tepkiler veriliyor. yani tutarsızlık, çelişki adını verdiğin bu yorumlama olayı bulunduğun ortamla alakalı.

    3.sü affeder mi jardel'e ben de katılıyorum. hayır'ın neyi evet'in neyi temsil ettiği çok açık. övgü ve yergi buna göre de şekilleniyor.
  • çocukluk yıllarında uzun süre kaleci olarak futbol oynadı. ancak basketbol yeteneği çok geç kabul edilecek yaşta keşfedildi ve 14 yaşında basketbola başladı. basketbola bu yaşta başlamış olmasına karşın boyu ve yeteneği ile kısa sürede kendini gösterdi. bunun yanında genel olarak 1979 doğumlu oyunculardan oluşan bir nesil üzerinde basketbol federasyonunun yoğun çalışması ile nihat iziç mehmet okur'u geliştirme için özel olarak ilgilenildi.

    oyak renault 1997 - 2000
    ancak mehmet okur kendini geliştirdikçe takımı oyak renault kötü sezonlar geçiriyordu ve 2. lige düştü. o sezon 2. ligde son derece başarılı performansıyla 1996-97 sezonunda 17 yaşında iken takımının tekrar 1. lige çıkmasında büyük fayda sağladı. bu sezon aynı zamanda mehmet okur’un oyak renault yıldız takımı’nı, türkiye şampiyonası’nda efes pilsen ve tuborg’un ardından 3.’lüğe taşıdığı sezondu. 1997/1998 sezonu mehmet okur’un 1. lig’de oynadığı ilk sezondu. basketbol oynamaya sadece 4 yıl önce başlamış 18 yaşındaki bir çocuk için oldukça iyi bir performans sergileyen mehmet o sezon aldığı kısıtlı dakikalarda 4.4 sayı ve 3.3 ribaund ortalamaları ile oynadı.

    tofaş spor kulübü 1997 - 2001

    bir sonraki sezon türkiye ligi için son derece üstün bir takım kuran ve avrupa ligleri'nden bir çok önemli oyuncuyu transfer eden diğer bursa takımı tofaş'a transfer oldu. rashard griffith ve asım pars gibi iki önemli uzun oyuncu arkasında çok da oynama şansı bulamasa da verilen her görevi eksiksiz yaptı. bir sonraki sezon olan 1999/2000 sezonunda da tofaş yüksek bütçelerle kurduğu derin kadro ile türkiye ligi'nde son derece başarılı oldu ve türkiye ligi'ni şampiyon olarak bitirdi. ancak avrupa kupalarında alınan başarısız sonuçlar onun tofaş'a transfer olmasına sebep olan jasmin repesa'nın istifa etmesine yol açtı ve yerini genç yardımcı antrenör tolga öngören aldı. yeni antrenörü mehmet okur üzerinde özellikle yoğunlaştı, sezon ilerledikçe bu geniş kadroda kendine yer buldu ve sezonu özellikle de playofflardaki üstün performansı ile 6.7 sayı ve 5.3 ribaund ortalamaları ile tamamladı.

    nba kariyeri

    `detroit pistons
    `
    draftta nba'nın detroit pistons takımından 38. sıradan seçilmiştir. 2002 yılında detroit pistons ile sözleşme imzalayan mehmet böylece nba kariyerine başlamış oldu. ilk sezonunda ben wallace, elden campbell gibi tecrübeli uzunların arkasında görev yapan mehmet okur 72 maçta görev yaptı; maç başına 19 dakika oynadı, 9 maça ilk beşte başladı; maç başına 6,9 sayı-4,7 ribaund-1,0 mehmet okur sevenleri asist üretti ve takımıyla birlikte doğu konferansı finalleri’nde mücadele etti.ikinci sezonunda takımın en önemli oyuncularından biri oldu ve detroit'in çok geniş ve nitelikli kadrosuna rağmen önemli katkılar sağladı. rasheed wallace'ın takasla alınması sonrasında süreleri düşen mehmet, buna rağmen sezonu 9.6 sayı, 5.9 ribaunt istatistikleriyle bitirdi. bu sezonu detroit pistons ile nba şampiyonu olarak tamamladı ve böylece dünyanın en önemli basketbol liglerinden birinde şampiyonluk unvanına ulaşan ilk türk oyuncu oldu.

    utah jazz

    şampiyonluğun ardından; o sezon kontratı biten mehmet'i detroit'in elinde tutması çok zor görünüyordu. zira nba'deki kontrat sistemleri gereği; rasheed wallace'ı kadroda tutan detroit'in mehmet'e yapacağı teklif hayli düşük kalacaktı. sonuçta; detroit onu elinde tutamadı ve mehmet 2004/2005 sezonu başında utah jazz ile 50 milyon usd bedelle 6 yıllık sözleşme imzaladı.utah jazz kariyeri mehmet için iyi başlasa da takım olarak playoff'a kalacak dereceyi elde edemediler. carlos boozer ve andrei kirilenko'nun sakatlıkları nedeniyle çok maç kaçırdığı son ki yılda maç kaçırmadan istikrarını koruyan mehmet, ilk sezonunda 12.9 sayı, 7.5 ribaunt ortalamalarıyla oynadı.

    ikinci sezonunda gözle görülür bir gelişme yaşayan temsilcimiz elde ettiği 18.0 sayı, 9.1 ribaunt gibi istatistiklerle bu gelişmeyi rakamlarına da yansıttığını gösterdi. mehmet yakaladığı bu istatistikler ve oyunundaki gelişiminin de yardımıyla takımı utah jazz'ı playoff'a sokmak için elinden geleni yapmaktadır, mehmet okur, steve nash'in sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkartılması üzerine 2007 nba all-star maçı batı konferansı kadrosuna dahil edildi. okur bu karşılaşmada 4 sayı, 2 ribaund 1 de asist performansı ile oynadı. mehmet okur, nba tarihinde all-star seçilen ilk türk 10. utah jazz'lı oyuncudur.
    indiana pacers maçında 43 sayı atarak kariyer rekoru kırmıştır.

    https://www.haberler.com/mehmet-okur/biyografisi/

    bizi nba'de en güzel şekilde temsil eden basketbolculardan biridir benim gözümde.

    umarım cedi osman ve furkan korkmaz çok daha iyi yerlere gelerek bizleri gururlandırır.
  • bildiğim ve hatırladığım kadarıyla milli takımda oynamaması veya oynayamamasının siyasi bir sebebi yoktu. nba'de iyi bir kariyer çizerken bir kere hidayet türkoğlu ile birlikte avrupa şampiyonasına katılmışlardı ama iyi oynayamamış ve sorumluluğun çoğunu mirsad türkcan'a yüklemişlerdi. (yine de o turnuvada yanlış hatırlamıyorsam hiçbir iddiamız kalmadığında hidayet türkoğlu, italya'ya karşı 37 sayı atarak rekor kırmıştı.)

    bir turnuvayı da yorgunluk sebebiyle es geçmişti diye hatırlıyorum ama zirve sezonunda eğer sakatlanmasaydı 2. olduğumuz dünya şampiyonasında olacaktı ki, zaten o sakatlıktan sonra basketbol kariyeri resmen olmasa da fiilen sonlanmıştı diyebiliriz.
  • tanjevic'in değil bilare kendi oynamak istediği sistem milli takımda uygulanmadığı için mehmet okur sanki insiyatif sahibi kendisiymiş gibi katılmak istememiştir milli takıma. utah'da başarılı olduğu mevkide oynamak istiyormuş hazret. kendisi hakkında fazla bilgi sahibi olmadan körlemeden saplamaya yılların eskitemediği ezberleri okumamalıyızdır.

    mehmet okur kadar ''ne oldum delisi'' bir bünye daha görmüş değilim. adam sanki teknik direktörmüşcesine ''ben şu mevkide oynarım beni pivot yapacaklarsa gelmem'' diyebiliyor. daha önce de nba kariyeri açısından sakıncalı olduğu gerekçesi ile milli davete icabet etmemişti. aslında durum pek değişmemiş de gerekçe için artık utanmış kanımca. kekleyebileceğim birileri illaki olur düşüncesiyle de saçma sapan bir mantık geliştirmiş.

    ''mehmet... devam et''diyorum kendisine ve ''hido'' ya selam ediyorum....
  • detroit pistons zamanında önemli bir yedekti, fakat larry brown ne zaman üçlük attığını görse kenara alırdı memoyu, gerçi o işin sonu şampiyonluğa vardı; yüzüğü takan ilk ve tek türk basketbolcu oldu. kendisi bir pf için hem en olarak hem de pota altı mücadelesi açısından nba normlarında "soft"tur ama, pota altını çok iyi boşaltır hücumda, dış şutları önemli bir tehdit oluşturur, orta mesafe şutları ile can yakardı. çok iyi bir savunmacı sayılmazdı.

    yıllarca gurur duyarak izledik, şimdi atatürkçü yaklaşımı ile ayrı gurur duyduruyor.
  • hayır derken "karşiimm bilmem kim sen de hayır der misin" diyip insanları halkın önüne atmamış olması takdir edilmelidir. bu yüzden mehmet okur adamın dibidir.

    tepkimiz "evet" demelerini kişisel tercihleri olarak söylemeleri değil. bunu söylerken isim söyleyerek insanları halkın önüne atmalarıdır. bu kampanyadaki maksadın ne olduğunu hepimiz biliyoruz.
  • evet diyenler arkasına iktidarı ve iktidarın nimetlerini alırken, hayır diyenler başlarına bela alıyorlar. daha bugün tkpli çocuklar hayır propagandası yaptıkları için gözaltına alındı. hayır diyeceğini açıklayan tbmm'deki üçüncü partinin iki genel başkanı da tutuklu mesela. elinde örtülü ödenek bulunan başbakan ve aynı hakkı anayasaya aykırı şekilde elde eden cumhurbaşkanı ise meydanlara inmeye hazırlanıyor. evet diyeceklerini açıllayanlara musluklar açılacak. şarkıcı mısın? hemen gelsin fahiş fiyatlı konserler, her gün bir tv programı. oyuncu musun? havuzun kanalında dizin hazır kardeşim. avukat mısın? şu ihalede sen temsil et falanca konsorsiyumu. futbolcu musun? transferinde kolaylık, maaşına zam, milli takım yolları senin artık... o yüzden evet demek kolay, hayır demekse yürek istiyor. bundan yirmi sene sonra herkes hayır dediğini iddia edecek (malum yüzde 92 ile kabul edilen 1982 anayasasına evet dedim demiyor kimse) ama bunlardan bir kısmına inanacağız sadece. mehmet okur da o insanlardan biri işte. cumhurbaşkanına şirinlik yapıp federasyonu kendi arpalığı yapabilirdi o da. onun yerine risk aldı, bir kamusal figür olarak gezi'de de, referandumda da sarayın değil halkının yanında durdu.

    özet olarak evet diyenler de açıklasın görüşlerini. bilelim kim neyi istiyor. bunda sorun yok. ama evet dediklerini açıkladıkları için kamu kaynaklarından nemalanıyorlar. hayır diyenlerse risk alıyor.
  • türk basketbolunun altın jenerasyonunun önemli isimlerinden biri, hatta naçizane görüşüme göre tugay kerimoğlu'nun basketboldaki yansıması. türkiye'de kalsaydı her zaman şampiyonluğu belirleyen oyunculardan biri olur, niyeti basketbol izlemek olan kimseleri çokça ihya eder ama hiçbir zaman kıymeti bilinmezdi. dünya basketbolunun zirvesi nba'de yer edinmek, şampiyonluk kazanmak, kariyerinin büyük çoğunluğunu orada geçirip oraya ait olmak falan çok büyük işler.

    işbu entrynin yazıldığı dönemde türkiye'de sporcuların referandum hakkındaki "duruş"ları tartışılıyor. bir başkasının eski eşi ile arasında dönen aptal saptal ilişki gündemde. bir başka milli sporcumuz ise tribünlerde küfürlü bir tezahürata katıldığı videosu ile konuşuluyor. geçen akşamki basketbol derbisi sonrası yine basketboldan başka herşey gündemde. bu kısır, sığ v bayağı ortam ne yazıki ki fucking turkish mentality'nin eseri. bunu kırabilmiş, herkese ve herşeye rağmen kendini sıyırabilmiş ender türk sporcularından biridir mehmet okur.