resim
Mauro Emanuel Icardi Rivero
Takım:Galatasaray
Mevki:Santrfor
Yaş:33
Boy:1.81
Uyruk:Arjantin
  • 15876
    sevginin kıyası veya ölçüsü olmaz. en son bu kadar büyük bir sevgi hagi'ye gösterilmiş olabilir. çok kısa zamanda çok şeyi değiştirdi. bu kadar efektif bu kadar dominant bu kadar winner bir karakter çok nadir bulunur. gel gör ki kısa sürdü. tadı damaklarda kaldı. taraftar olarak " işte seninle bir ömür böyle " dedik avazımız çıktığı kadar. " 2 sene demedik "
  • 15877
    zaten 6 ay sonra gidecek ne bu nankörlük deniliyor ama 6 ay sonra ayrılacağı kesin olsa şu anki eleştirilerin %90’ı yapılmaz zaten. taraftarların endişesi duygusal hareket edilerek hem sahada olmaması gerekirken sahada olması, hem sözleşme uzatılmaması gerekiyorken sözleşme uzatılması. icardi’nin emeği çokmuş da oynamayacaksa bile 4 yıl sözleşme vermeliymişiz. bunu diyen babasının şirketi varsa böyle bir sözleşme yapabilir. icardi’nin takımda ve taraftarın gözünde hakkıyla kazandığı bi ağırlık var. 3. forvet yapıp o ağırlığı dengeleyemezsiniz, kendisinin egosu da böyle bir durumda sorunsuz gidişata engel olur. galatasaray’ı diğer kulüplerden ayıran en önemli özelliği bir his takımı olması evet ama buradaki sınırı çok iyi çizmezsek duygular aklın önüne geçer.
  • 15878
    galatasaray’ın en büyük beka sorununun dursun aydın özbek yönetimi olduğunu tekrar hatırlatan efsane.

    dün galatasaray monaco’ya yenilmiş. ama daha skandalı tff başkanı çıkmış “dışarda aslan yavrusu karşımızda kuzu” diye ifade kullanılmış. aaa ne tesadüf ki; evvelsi gün konuşulmayan sözleşme ve ayrılık birden konu oluveriyor. galatasaray’ın son yükselişinin sembolü, aşkın olayımla çocukları galatasaraylı yapan, belki de yakın tarihin fernando muslera sonrası en büyük efsanesi bir çırpıda böyle önüne atılıyor taraftarın.

    neden? ibrahim hacıosmanoğlu’nun kavgada edilmeyecek laflarına cevap verecek cesareti olmayan, galatasaray’ı saha içi ve saha dışında ezdirmediği gün geçmeyen, mayısa kadar arazi olup mayıs ağustos arası kupa ile türkiye’yi turlayıp güvenlik kamerası görse konuşan, medyada her gün hem kulübe hem takıma hem de sen ben gibi taraftara her türlü hakareti ettiren bir avuç kişi istiyor ki iho’nun açıklamalarını, kadro planlama rezaletini, hakem skandallarını unutup icardi konuşalım.

    işin trajik kısmı şu. ibrahim hacıosmanoğlu için, koltukları uğruna mauro icardi gibi bir efsaneyi feda ediyorlar. galatasaray için bu yönetimden daha büyük bir beka sorunu yoktur, olamaz. burada mevzu icardi kalır ya da gider değil. bu şekilde saygısızca ve birilerinin çıkarları uğruna daha buradayken saygısızca davranılması.

    ne güzel 9 aralık 2025 monaco galatasaray maçından önce “konsantrasyon. cevabı sonra vereceğiz” haberleri, maçtan sonra icardi gidecek muhabbeti. ibrahim kardeşinizle, abinizle şahsi muhabbetinize karışamayız. özel hayatınızda her lafına gülüp geçebilirsiniz; ama galatasaray’ı buna alet ederseniz üstüne bu kulübün yaşayan efsanesini bozuk para gibi feda etmeye kalkarsanız orada da eyvallah etmeyiz.

    neyse. icardi elbette gider. ama hagi gibi, sneijder gibi hatırlanır. sizin nasıl hatırlanacağınız 4 değil 4 tane daha üst üste şampiyonluk yaşayıp 8 sene seri yapsanız dahi değişmeyecek. madem icardi gidiyor, aşkın olayım çalmayacak. artık tarkan’dan kuzu kuzu çalsın stadımızda. sn. tff başkanımızın “dışarda alsan yavrusu içerde kuzu” sözlerini hatırlarız. yakışır birilerine.
  • 15879
    evet bir aşkın daha sonuna geldik. birbirinden düzgün ayrılmayı beceremeyen herkes gibi bir süreliğine bir miktar pislik, duygu sömürüsü, manipulasyon göreceğiz gibi duruyor.

    dün gece yaptığı paylaşımla ortalığı yangın yerine çevirdiği yine gözden kaçırılan futbolcu, aşkımız. gördüğüm kadarıyla kamuoyu desteğini de kolaylıkla arkasına almış. sinan yılmaz'a sallayanlar, "al işte kalbini kırdınız adamın" diyenler vb. benim gördüğüm en güzel paylaşım tekyumruk twitter hesabının, icardinin "beni özleyeceksiniz" demesine karşılık " 1 yıldır özlüyoruz zaten" diye cevap vermesiydi ki her türlü ilişkide manipulasyondan kurtulmanın en doğru yolu budur; kendi samimi hislerine kulak verip onların senin yerine konuşmasını sağlamak.

    galatasaray yönetiminden birileri herhangi bir nedenle, haksız bir nedenle gazetecilere haber uçurup gündem değiştirmek isteyebilir. bence zaten asıl üstü kapatılması istenen gündem monaco mağlubiyeti değil hacıosmanoğlu- kavukçu ilişkisiydi. ancak yaptıkları yanlış, icardi'nin menajeri vasıtasıyla bir ay önce yaptığı "mauro sözleşme yenileme için mayıs ayını bekleyecek bir futbolcu değildir, gerekirse seçeneklerimize bakarız" açıklamasından daha skandal sayılır mı, emin değilim.

    zsa zsa gabor'un galiba bir lafı vardı; "bir adamı tanımak istiyorsanız ondan boşanın" diye.

    icardi, kendisine lütuf olarak bahşedilmiş bir şey bugün verilmeyince her egosu şişmiş insan gibi bocalıyor: isteniyor olmak. icardi istendiği zaman dünyanın en tatlı adamı, istenmediği zaman ilk aklına gelen "başım dik" demek oluyor. "gidince özleyeceksiniz", "ben bitti dediğim zaman biter". bunlar klasik saldırı yöntemleri artık.

    oysa rakamlar ortada. takıma ver(e)mediği katkı gözümüzün önünde. koşamayışına göz yumduğumuz günlerden, koşmayı bile denemediği günlere geldik. ben ikinci senesinde antremansız oynadığı günlerde de hayal kırıklığı içindeydim. ilk büyük hayal kırıklığımsa ali sami yende kaybedip şampiyonluk ertelediğimiz fenerbahçe maçından sonra ortadan kaybolmasıydı. kazansak türlü rezillikler ile rakibe sataşacak icardi, kaybettiği maçtan sonra röportaj vermiyor, ortadan kayboluveriyordu. sonra hiçbir kritik mağlubiyet veya puan kaybından sonra kendisini mikrofon önünde görmediğimizi fark ettim. (sizin de aklınıza aynı kişi geliyor değil mi?) mağlubiyet savunmak veya azar yemek hep başkalarına kalıyordu.

    icardi bugün, kendisine verilmiş olan bir imtiyazdan mahrum kalıyor. bu profil böyle anlarda çok hırçın olur. yine de kendine hakim olmayı kısmen başarıyor, taraftarı ayrı bir yere koymaya çalışıyor, bunu da mutlulukla karşıladım, yalan yok.

    bir aşkın daha sonuna geldik. genelde böyle bitiyor bu işler. aşık olmanın sayısız güzelliğinden biri bu.
  • 15880
    galatasaray'ın kaptanı. kendisine sosyal medyadan saldıranlara bakıyorum ve ne göreyim: 2 tane alkış alıp sözleri 1-2 yerde paylaşılınca kendini galatasaray'ın sahibi sanan sözüm ona yorumcular, yönetim yalakası tipler ve sözde muhabirler. zaten icardi de bu tipitiplere ayarı vermiş. zamanında kendisi arabistan'dan gelen astronomik teklifleri reddetmiş ve galatasaray'a gelmiş, o zamanlar bu hareketini alkışlayanlar şimdi kötülüyor neyse ki galatasaray sözlük dahil bu bomboş yorumlara aldanıp arkalarından gitmiyor. herkes her konuda yorum yapmamalı. vefasızlık galatasaray taraftarına hiç yakışmıyor. zaten kontratının son 6 ayı. tıpkı mertens gibi, muslera gibi güzel bir vedayı hakkediyor kendisi.
  • 15881
    kötü yönetilen bir süreçte, taraftarın hırçınlığı ve kimsenin gözünün yaşına bakmamasının kurbanı olan futbolcu. 2022 kasım ayından 2024 kasım ayına kadar ilah seviyesindeydi. 2025 aralık ayını yaşadığımız entry tarihi itibarı ile tam olarak "götüne teneke bağlanıp gönderilmesi" sesleri baskın durumda ne yazık ki.

    koskoca 2 yılın hatıralarını silmeye 3 maç yetiyor. çünkü 3 maçın oynandığı 3 hafta, sosyal medyada mütemadiyen içerik üretilen ve haliyle bir yerden sonra saçmalanan ortamında belki de sosyal medya öncesi dönemin algısının 10 katı fazla bir zamana denk geliyor.

    inanılmaz gerçekten. tarif edilmesi çok zor. hele de bu konuda kırgınlığım had safhadayken saygı çerçevesi içinde kalmam çok daha zor...

    gelinen noktada hissenin %51'i yönetimin iletişim fukaralığınınsa %49'u da taraftarın arsız hırçınlığınındır. taraftarın arsız hırçınlığı, ağzıyla kuş tutan adama ya aslında bu cins kuş olmasa diye arıza çıkaran tatminsizliği olmasa belki galatasaray adına işler daha farklı yürürdü. ama bu dizginlenmesi zor olan refleks** böyle sonuçlar da doğurabiliyor.

    kulübün idareci pozisyonunda olan kimseler iletişim konusunda bu kadar fukara, bu kadar aciz durumda kalırsa; bu dizginlenemeyen refleks her türlü manipülasyona açık hale geliyor. kaldı ki, dışarıdan bir manipülasyon olmasa bile, idare edilmesi zor bir karakter ve süreç yaşandığında zaten kendi kendine abuk sabuk yerlere çok kolay gidebiliyor.

    bu kontrol edilmesi gereken bir şey.

    kötü oynuyor, formsuz, sezon sonu veda edilmeli, hemen kovulsun, gitsin karı kız kovalasın, siktirsin gitsin...

    bu lafların hepsi, aynı maçtan sonra önümüze düşüyor, her platformda.
    ancak hepsi aynı şeyi anlatmıyor. hepsi çok farklı şeyleri anlatıyor.

    umarım bir gün bunun da farkına varırız...
  • 15882
    icardi ocak ayında ayrılmak isterse, buna yönetim ve okan hoca dahil kimse müsaade etmemelidir.

    sene sonu şampiyon olalım. son kupasını bizimle birlikte kaldırsın ondan sonra onu havalimanına birlikte güzel üsturuplu bir şekilde yolcu edelim.

    icardinin bu yazıyı atması maalesef tesadüf değil. devre arası onu yollayıp maaş bütçesi açılsın gibi bile düşünülüp onu tezgaha getirme işi olabilir.
  • 15884
    hakkında uzun uzadıya yazmayacağım. ne kaybettirdi size de bu sabırsızlık, ne kaybettirdi de adamı bu noktaya getirdiniz.
    değil bir, iki şampiyonluk üst üste kaybettirse mesela ne olur ? ben söyleyeyim yinede bunları haketmez.
    çünkü icardi bize şampiyonluklardan daha fazlasını kazandırdı.
    tekrar bir kimlik kazandırdı.
    tekrar büyük takım olduğumuzu hatırlattı.
    büyük maçlarda bir makina olduysak bu en çok da kendisi sayesinde oldu.
    bu gün osimhen’i sane’yi alabildiysek kendisi sayesinde aldık.
    bir düşünün daha neler sayılabilir.
    ve bu adamı isyan ettirdik yazık.
  • 15885
    samiyen'de atacağı ilk golde sesimiz kısılana kadar yine bize aşkın olayımı söyletecek efsanemizdir.

    çok tutkulu büyük aşkların, tartışmaları kavgaları da büyük olur.
    kendisi ile aramızdaki durumu biraz böyle yorumluyorum.

    futbolun doğasında böyle şeyler var, üst üste alınacak galibiyetlerden sonra bunlar geçer gider. takım olarak zor bir dönemden geçiyoruz ve bunun etkileri her alanda oluyor çok normaldir, tıpkı salah-liverpool iletişimde olduğu gibi.
  • 15886
    galatasaray kulübünün ve taraftarının geldiği noktaya artık şımarıklık mı deriz, vefasızlık mı deriz. bu adamın bize ve ülkeye yaşattığı şey sadece attığı goller ve kazandırdığı kupalardan ibaret değil. futbolla hiç ilgilenmeyen insanlara bile dokunup bir trend bir ikon haline geldi. kağıt üstünde kazanılamayacak bir değer kattı ıcardi bu kulübe. bunun etkilerini yıllar boyunca göreceğiz. ıcardi'den bile daha kaliteli birçok futbolcu geldi bu ülkeye ama bu ülkeye ve insanına bu kadar dokunan bir adam uzun zamandır gelmemişti. galatasaray forması gierken sakatlandı. evet, hala daha tam dönebilmiş değil ama bu oyunda bunlar da var. kendisinden daha önce sakatlanıp dönemeyen oyuncular da var misal rodri gibi. ayrıca da kendisinin sözleşmesi sene sonu bitiyor. afrika kupası'na gidecek bir osimhen de varken önümüzdeki dönemde kendisine çok ihtiyacımız da olacak. sene sonunda oturursun, seneyi değerlendirirsin, kendisiyle de görüşürsün, şartlar ortaya konur sonrasında yola devam edilir ya da edilmez. galatasaray'a çok büyük futbolcular geldi ama bir o kadar da bu kulüpten çok büyük futbolcular gitti.

    fakat ben artık bu taraftarın şımarıklığından, nankörlüğünden, çok bilmişliğinden ve kalıplaşmış cümlelerle bir şeyleri savunmalarından çok sıkıldım artık. hayat ve futbol bu kadar vefasızlığı affetmez. futbol dediğimiz oyun maçtan maça 11 tane futbolcunun sahaya çıkıp oynadığı bir olgu değil. fifa ya da fm gibi oyuncuları alalım, gönderelim, kadroya koyalım gibi mekanik bir olay hiç değil. bu futbolcuların hepsi birer insan. taraftarlık olgusu dediğimiz şey sadece kulüp armasına destek değil, bu arma için mücadele edenlere de sahip çıkmaktır. ıcardi gibi bir adam, bir tökezledi diye bu muamele görüyorsa ben başka herhangi bir oyuncu olsam çok ciddi düşüncelere dalardım. galatasaray'ın 3 senedir şampiyon olmasının tek sebebinin kaliteli bir kadrosu olmasından dolayı değil, oluşan aile ortamı ile beraber statta oluşan arkandayız hissiyatı ile gelen rakipten daha çok koşma daha çok mücadele etme daha çok isteme arzusudur. siz manevi değerlerinizi kaybettiğiniz anda o çok eleştirdiğiniz rakiplerinizden bile beter olursunuz.

    işte biz galatasaray'ız, galatasaray'da kimse yatamaz. galatasaray ne zaman hakkını vermiş bir adamı 2-3 ayda illallah ettirecek noktaya getirmiş? biz diğerlerinden farklıyız deyip eleştirdiğiniz her nokta aslında eleştirdikleriniz gibi olma yolunda emin adımlarla ilerlemeniz demektir. bunun adı eleştiri kültürü değil, oburluktur. hala galatasaray'a dair inancımın olmasının yegane sebeplerinden biri sosyal medya ile statın tepkilerinin hala farklı olmasından kaynaklıdır. stattaki insanların çoğunun bu sosyal medyada yazılanlar umurunda bile değil. çünkü orada galatasaray'a temas edebiliyoruz, görebiliyoruz. ıcardi gözüktüğü andaki coşku ve sevgi seli, galatsaray'ı galatasaray yapan değerlerindendir. galatasaray'ı ve futbolu bu kadar mekanik görüp sadece kazanma üzerine taraftarlık hikayesi yazanların çoğunun sokaktan, stattan ve gerçek hayattan kopuk olduğunu çok daha net anlayabiliorum. zaman zaman bu sosyal medya saçmalıkları kulübe de yansıyor fakat geçtiğimiz senelerde olduğu gibi yine bunu aşacağız. hocaya, takım kaptanına ve oyunculara güvenim sonsuz. vura vura geçirdiğimiz bu dönemin tadını çıkarıp yeni hedeflere yönelebilmek hala bizim elimizde. ıcardi gibi bir adama 6 ay daha sabredemiyorsanız bence taraftarlık kisvesini geçtim, hayata dair birçok bakış açınızı değiştirmeniz gerekir.
  • 15888
    galatasaray tarihinin en ikon oyuncularından biri. 6 ay sözleşmesi var ve burada 6 ay daha kalmak zorunda. bize prestij kazandıran, sahaya çıktığında rakibe korku salan, en büyük rakibinin çocuklarına bile 50 saniye de tıklayan adamdan bahsediyoruz. bu adam bize bir jenerasyon kazandırdı. yedekte dursa ne olacak?
    ancak bu yönetimin şiarı bu. sneijder zamanından biliyoruz bunları biz. basına yıprattır, bir maşa bul takımdan göndert.
    icardi en az sezon sonuna kadar kalmak zorunda.
  • 15889
    galatasaray'ın en unutulamayacak forvetlerinden biridir. şuan için ya kendisine çeki düzen verir, mevcut durumu (rotasyon forvet) kabul eder ve mesleğine saygısını göstererek işini yapar.. ya da öpüşülerek yollar ayrılır.

    "kulübü 2 sene şampiyon yaptım ben oynamak zorundayım." mantığı kabul edilemez. bir kendine bak çeki düzen ver önce. olmaz abi olmaz. burası arjantin'de at koşturabileceğin kulüpler gibi bir kulüp değil. bu taraftar seni bağrına bastı, sana mükemmel yıllar yaşattı sen de prime döneminde geldin ne yalan söyleyeyim. ya o eski prime dönemine geri dön, en azından %80.. ya da hoşçakal.
  • 15890
    kendisi hakkında, takıma yaptığı olumsuz etkileri en çok dile getiren kişiyim ama stadyuma gittiğinde en yüksek sesle icardi için bağırırım.

    sapla samanı ayıralım, kendisinin günümüze ve geleceğimize yaptığı katkıları nice efsaneler yapmamıştır. ben sahada icardi'yi o halde gördüğümde en çok eleştirenlerden birisi olurum ama dışarıya da en çok savunanlardanım.

    gidecekse de güzel gidecek futbolcumuz. bu rezil yönetime ve maşa muhabirlere yem etmeyiz.
  • 15891
    kendisine yapılan şey vefasızlığın örneğidir.

    oynamıyor diye ben ne bir konuşma ne kavga ne de tartışmasına şahit oldum. böyle bir şeyin sadece kokusu olsa tüm medya üzerimize çullanmıştı bu sürede. adama yedek otur diyorlar oturuyor, gir diyorlar 5-10 dk giriyor. şimdi adama mobbing yapıp kulüpten uzaklaştırmaya çalışılıyor.

    anlamadığım bu adamın sözleşmesi sezon sonu bitmiyor mu? eeee o zaman ne isteniyor ben anlamadım ki? kulübü tehdit ederek sözleşme mi imzalanacak? rahat bırakın adamı kardeşim. sezon sonuna kadar galatasaray'ın oyuncusu. kabul etseniz de etmeseniz de. isterse de kendi gider.

    bıktım artık bu yeni yetme taraftarın futbolculara yaptığı kaprislerinden. her kaybedilen maçtan sonra birilerini çarmıha germe çabalarından. sizin stres topunuz değil hiç kimse. karşınızdaki kişinin de sizin gibi insan olduğunun farkına varın biraz. hatalar eksiklikler olacak. bunlar eleştirilecek ama tehdit eder gibi "yok öyleyse şöyle olur gibi" söylemler sadece hava. hiçbirimiz karar verici değiliz.

    hele ki galatasaray'ın oyuncusuna küfür etmek ise bambaşka bir boyut. valla sırf bu sebepten monaco maçı bittiği andan itibaren sözlüğe girmedim. çünkü biliyordum yazılanları. şimdi girdim ve hiç şaşırmadım.

    kusura bakılmasın belki de yeri değildi sadece artık daha fazla tutamadım içimde.
  • 15892
    hepimizin sevdiği ikon futbolcumuz. kendisine şükranlarımı sunuyorum lakin bazı şeyleri de yerine koymak lazım. onun bize verdiğinin belki mislini de biz ona verdik bize gelmese kendi içinde büyük bir düşüş olacaktı kazan kazan yaptık bu ilişkide. galatasaray'da her zaman büyük golcüler olmuştur oynamıştır şampiyon olurduk olmazdık onu bilemeyiz. çocukları galatasaraylı yaptı bu da çok doğru önerme değil bu iş genelde babadan oğula geçer tabii ki etkisi olmuştur da sınırlıdır gören de 3. büyüktük de 1. büyük olduk sanacak. hayatın gerçekleri şu ki artık verimsiz bizim için gömmeye, yermeye gerek yok hala bizim için konumu aynı hakkında saçma sapan haberler yapanlar bir yana performans olarak eleştirmek çok doğal dediği gibi kendi de isterse sezon sonuna kadar baş tacıdır ama rolü şu an için rotasyondur.
  • 15894
    aklı başında olan galatasaray taraftarı sahip çıkmaya çalışıyor. icardi bunun farkında olacak kadar zeki bir adam. o konuda içim rahat. şu kulübe gelen ve değer katan oyuncuları küstürmeden ayrılmayı öğrenmek lazım.

    büyüğünden küçüğüne bu kadar insanın sempati ile yaklaştığı hatta rakip taraftarlarca imrenilen bir futbolcuyu, medyaya malzeme yapmak, en hafif tabilerle alçaklıktır.

    ayrıca maşalı gazetecilerin, yönetim vasıtasıyla yaptığı saçma sapan haberler terbiyesizlikten öte bir şey.

    siz ve sizin gibiler galatasaray'ı değil, cebinizi ve bürokratik işlerinizi düşünüyorsunuz ve galatasaray'a ihanet ediyorsunuz.

    mauro,

    seninle olan bağımız hiçbir zaman kopmayacak.

    insan yalnız doğar da..
  • 15895
    dünya üzerinde, hatta küçülteyim şampiyonlar ligi takımlarının hangisinde temmuzda sakatlıktan dönmüş ve temmuzdan beri profesyonel takımla antremanlara, maçlara çıkmasına rağmen, 87 de oyuna girse bile koşmaktan aciz bir fiziksel durumda olan kaç futbolcu vardır?

    hangi ucl takımında ilk 11'de değilse maç önü ısınmasına çıkmayan kaptan vardır?

    hangi ucl takımında kaptan olup da takında sakatlıktan adam kalmadığı halde 1 gün bile izninden önce gelmeyen adam vardır?

    hangi ucl takımında bu kadar müsamaha gösterilen kaptan vardır her anlamda?

    icardi'den başka bu kadar rahat profesyonel seviyede takılan başka oyuncu olduğunu hiç görmedim. saygı karşılıklıdır. icardi uzunca bir süredir ne bu taraftara ne de takım arkadaşlarına saygı göstermiyor. kendisine de saygı göstermiyor.

    kendisi geldi 2 sene muazzam katkı verdi, karşılığını da hem kontrat olarak hem de sevgi olarak fazlasıyla aldı. ama icardi uzun süredir ne kendisine saygı duyuyor, ne de onu çok seven taraftara, ne de yasal olarak yükümlü olduğu takımına. yukarıda kendi takımdaşlarına vefasızlık sıfatına uygun görenlere biraz da o savunduğunuz vefa kavramına icardi tarafından bakılmasını öneriyorum. kimse durduk yere icardi'ye bir şey söylemiyor. icardi'nin neden hala bu fiziksel durumda olduğunu anlamıyor ve kızıyor insanlar çok doğal olarak.

    son olarak ben kendisini özleyenlerden olmayacağım. zaten icardi gibi icardi'yi çok uzun zamandır özlüyorum ve özlemim bitti. umarım en kısa sürede kızlarına kavuşur ve çok sevdiği çocuklarıyla sağlıklı mutlu bir hayatı olur. yaşamında en iyisini diliyorum kendisi için.
  • 15897
    icardi, “galatasaray zaten büyük ama biz daha da büyük yapacağız” dediğinde aslında bugün yaşanan tartışmaların hiçbirine gerek kalmayacak bir aidiyet göstermişti. bizim ona gösterdiğimiz sevgi ne kadar içtense, onun da bu forma için ortaya koyduğu fedakârlık bir o kadar gerçekti. ama şimdi, “kimse galatasaray’dan büyük değildir” cümlesinin arkasına saklanıp eleştiri adı altında nefret kusanlar, belli ki bu geçmişi çabucak unuttu.

    evet, icardi her zaman sansasyonel bir futbolcuydu. magazin hayatı çoğu zaman futbolunun önüne geçti, hatta belki de galatasaray’a gelmesinin en büyük sebebi buydu: bu kadar yetenekli olup, düzgün bir yaşam tarzı ve sporcu profesyonelliği olsa çok daha büyük kulüplerde oynardı. fakat o, tüm bagajıyla birlikte geldiğinde biz bunları biliyorduk. bunları göze alarak icardi’yi galatasaraylı yapan yolculuğun başlangıcını kabullendik.

    ve o, geldikten sonra yalnızca gol atmadı—bir nesli galatasaraylı yaptı.
    attığı gollerden sonra sevincini binlerce taraftar ile yaşadı, şarkısı statları inletirken hep beraber söyledik, insanlar saçlarını onun gibi sarıya boyadı hatta bir çoğu ileri gidip bizi g.y yapacaksın bile dedi :) bir futbolcu ile taraftar arasında kolay kolay kurulamayacak kadar güçlü bir bağ oluştu. bu bağ sadece saha içinde değil, saha dışında da vardı: arap kulüplerinin astronomik tekliflerini reddedip galatasaray’da kaldı. evet, biz de yüksek bir maaş verdik ama oluşturduğu etki, yarattığı sinerji parayla satın alınamazdı.

    sonra işler değişti…
    topuğundan sakatlandı, aylarca iğneyle oynadı. ardından evliliği dağıldı, çocuklarından uzak kaldı. avrupa maçında yaşadığı sakatlık onu uzun süre sahadan kopardı. döndüğünde ne fizik olarak ne de ruh olarak eski mauro değildi. yine goller attı ama “o icardi” artık yoktu, bunu hepimiz gördük. yaş, yaşam tarzı, mental yük… beklediğimiz seviyeye çıkmasını zorlaştırdı ve belki de artık hiç çıkamayacak.

    ancak tüm bunlar, bugün ona yöneltilen ağır sözleri haklı çıkarmaz.
    eleştiri olur, performans eleştirilir—doğrudur. ama bir insanın kulübe kattığı geçmişi, yarattığı etkiyi, fedakârlıklarını yok sayıp ona nefret kusmak nankörlüktür. “kimse galatasaray’dan büyük değildir” demek, kimseyi haksız yere linç etme hakkı vermez. geçmişe ihanet etmeden, insana saygıyı unutmadan konuşmak gerekir. (bkz: #4331134)

    muhtemelen sezon sonunda yollar ayrılacak. bu normaldir. futbolda vedalar olur, zaman geçer, isimler değişir. ama önemli olan, bu veda galatasaray’a yakıştığı gibi olsun: iki tarafı da kırmadan, emeğe saygı duyarak, geride güzellikler bırakarak.

    icardi bugün belki eskisi gibi olmayabilir ama bir gerçek değişmez:
    bu taraftar onun adını yıllarca unutmayacak. ve biz ona nasıl veda edersek, bu yarın gelecek futbolculara da referans olacaktır.
  • 15898
    takımımızın üst üste kazandığı 3 şampiyonluğun 2 tanesinde başrolde bulunan oyuncudur. ek olarak özellikle genç yaşlardaki insanların ağırlıklı galatasaray'ı destekleme sebebidir. kendisinin yaşattığı duyguları başka bir oyuncunun yaşatması pek mümkün de değil. bunlara kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyorum.

    benim itiraz edeceğim konu bu olaya çok tek taraflı bakmıyor muyuz? icardi bizde gördüğü sevgiyi, saygıyı dünya üzerinde hangi takımda bulabilirdi? italya liginde ve arjantin milli takımında zaten istenmeyen adam ilan edilmişti ve fransa'da da takım planlarının dışında kalmıştı. ikinci baharını yaşadı deyim yerindeyse bizdeki atmosfer sayesinde. arabistan'ı reddederken çok büyük karakter gösterdi. gösterdi de özel hayatındaki sansasyonlarla arabistan'da ne kadar kalabilirdi? arabistan dışında bir takımdan özellikle de büyük hedefleri olan bir takımdan teklif aldığını da hiç sanmıyorum.

    ayrıca galatasaray sanki alt liglerde sürünen bir takımken icardi geldi ve şampiyon yaptı gibi yorumlar görüyorum ki şok geçiriyorum. yahu önceki sezondaki başarısızlık belki yüz yılda bir gerçekleşecek bir olaydı. icardi gelmese de bir sonraki sezon kurulan kadro yüzde doksan dokuz ilk ikide ligi bitirecekti. iyi ki geldi de ezici şekilde şampiyon olduk orası ayrı ama galatasaray'ı icardi var etmiş gibi yorumlara şok geçiriyorum.

    özetle; galatasaray-icardi ilişkisi 2.5-3 yıl çok güzel çalıştı ve iki taraf için de aşırı verimli oldu bu ilişki. bugün yaşanan süreçte ise -söylenenler doğruysa- galatasaray yönetimi suçlu olduğu kadar icardi de suçludur. geçirdiği sakatlığın ağırlığına sözüm yok ama ilk maçına temmuz'da çıkan adamın aralık sonunda hala ayakta duramamasını konuşuyorsak bütün suç da taraftarda olmasın bir zahmet.

    bütün bunları kendisine saldıralım veya hemen gönderelim anlamında kesinlikle söylemiyorum. kendisi güzel bir vedayı kesinlikle hakediyor. bunun ötesinde sözleşmesini uzatma veya haksızlık yapıldığı gibi yorumlara ise kesinlikle katılmıyorum. basında çıkan iki tane haberi tüm camianın düşüncesi gibi yansıtmak işi sulandırmaktan başka bir şey değil.
  • 15900
    bi kaç yeni yetme paraya acil ihtiyacı olan vasat youtube şarlatanı izlenme ve abone sayısını arttırabilmek için sürekli olarak yenilen her golde icardi forvette duruyordu, defansa gelip stoperlik yapmadı, ondan gol yedik yoksa yemezdik diye diye 107 maçta 68 gol 22 asist üretmiş galatasaray kaptanını haftalardır hedef gösteriyordu.

    sen şampiyon olabilmek için bu adamın 2. senesinde 102 puan toplamak zorundaydın, bu herif sakat sakat ligin son 3 ayında çıktığı her maçta gol attı. bakın neredeyse her maçta. hatta çıktı iş son maça kaldığında gitti son maçı da aldı.

    ertesi sene bir avrupa maçında kaleciye pres yaparken sakatlandı. döndüğünde bitti diye diye bitirdiniz. ondan osimhen olmasını beklediniz.

    rodri? militao? hepsi geçen sene icardi ile aynı sakatlığı yaşadılar. ve hala sakatlıkla mücadele ediyorlar. hele rodri'nin çapraz bağ sakatlığı öncesinde kariyerinde sakatlıktan kaçırdığı maç sayısı 5. öyle bir adam dönemedi daha.

    rodri 2 aydır hamstring yüzünden oynayamıyor.
    militao kas sakatlığı yaşadı 4 ay daha yok.

    sane ile osimhen gibi futbolcular bu kulübe geliyorsa galatasaray bir his takımı olduğu için geliyor. meselenin sadece para olmadığını erden timur da defalarca kez hatırlatmıştı. icardi'ye 40 milyon euro'yu reddettirip takımda tutan da buydu. osimhen'i almamızı sağlayan da. sane ne için geldi sahi sadece 9 milyon euro için mi?

    koy icardi'yi bir kenara sen o hissi kaybettin. git bak bakalım maç sonlarına üçlü çektirirken eski aura var mı?

    icardi gider kalır bilemem. bu kulüp suyun karşı tarafının sahip olduğu toksiklik seviyesine çekildi ve böyle olunca iyi şeyler olmaz. 18 yaşındaki futbolcuyu ıslıklayan, 15 senelik efsanesi muslera'yı dahi ıslıklayan bu kitle yakın zamanda başarısızlığı görecektir.

    hoş başarısızlık gelmeden de dursun aydın özbek yönetiminden kurtulmak zor olurdu. tek iyi yanı o.
App Store'dan indirin Google Play'den alın