• 4
    (bkz: (#1680244))
    fatih terime galatasaray ın en büyük düşmanı diyebilecek kadar yüreği olan büyük galatasaraylı. merak ediyorum fatih terim olmasaydı böyle adamlar çıkıp ortalıklarda türkiyenin en büyük takımıyız diye hava atabileceklermiydi. muhtemelen 15-16 yaşında patric young gibi basketbolcuları galatasaray ın en büyük efsanesi zanneden yeni nesil taraftarlardan biridir.
  • 5
    "fatih terim olmasaydı galatasaray büyük takım olamazdı" kafasındaki yazarlar tarafından eleştirilen kişi. o işin doğrusu şu "galatasaray olmasa fatih terim anca adanalı sade bir vatandaş olurdu"

    ayrıca transferini istemediği hagi olmasa f.terim şu an bu konumda olur muydu?

    çoğu konuda kendisi ile fikir ayrılıkları yaşasam da fatih terim konusunda haklıdır. ayrıca "galatasaray'ın bir numaralı düşmanı, tüpçünün kader ortağı" şeklindeki ifadesinde bence virgül hatası nedeniyle anlam karışıklığı olmuştur. bence "galatasaray'ın bir numaralı düşmanı tüpçü" demek istedi. f.terim'i düşman olarak görmüyorum ama kesinlikle bir daha bu kulübün kapısından içeri girmesini istemem. milli takımda süt dökmüş kedi gibi olan adam, galatasaray'a gelince ayar, tavır, kapris makinasına dönüşüyor. her dakika tatsızlık , her dakika husursuzluk yansıtıyor dışarıya. paranoyalarından sıtkım sıyrıldı. her allah'ın günü birilerine ima veya göndermede bulunuyor. ciddi bir ego patlaması yaşıyor bu kulüpte. bence bunları galatasaray camiası tarafından çok fazla yüz verildiği için yapıyor. ayrıca f.terim'in ciddi bir "duruş" problemi var. eylemleri ile sözleri birbirini tutmuyor. yanar dönerli bir teknik adam.
  • 7
    sabri'nin hareketlerini sneijder üzerinden savunup sapla samanı karıştıran yazar.

    adam gelmiş sneijder de üçlü çektiriyor diye sabri'yi savunuyor. ulan sneijder kaç senedir bu ülkede? çektirdiği üçlü sayısı sabri'ninkiler yanında devede kulak. sabri'nin bu kulüpteki tek misyonu üçlü çektirmek. başka bir işe yaradığı yok ki. üçlü çektirmek kötü bir şey değil ki zaten. sabri yapınca göze batıyor hepsi bu. ayrıca snejder'in üçlü çekerkenki karizmasına bak. üstünde forma, gayet ciddi bir şekilde, fazla uzatmadan, sabri gibi ergenlik yapmadan çok şahane bir üçlü çektiriyor. sneijder'in takımı için yaptıkları ortada, katkısı ortada, büyüklüğü ortada. böyle bir ortamda sneijder'in çektiği üçlünün başımın üstünde yeri var. üçlü çektirmek de en doğal hakkı.

    ama öteki yanda takımın demirbaşı gibi kulübe kazık çakan, kafası çalışmayan, zerre karizması olmayan, oynadığı futbolla insanları futboldan soğutan, 31 yaşında defans yapmasını, orta açmasını, geriye dönmesini bilmeyen bir sabri. ülkede dalga konusu olan bir sabri. hatta bu dalga konusunu reklamlarda kullanıp para kazanan bir sabri. her kutlamada, her başarıda en büyük pay kendisininmiş gibi en ön sırada olma gayreti içinde olan bir sabri. zorla kendisini insanlarının gözüne sokmaya çalışan bir sabri. formasını çıkarıp, 15 yaşındaki ergenler gibi hoplaya zıplayarak takımın maskotu gibi cıvık bir şekilde üçlü çektiren sabri. (bkz: cıvık müdürüm afedersin)

    neymiş sabri aynı sneijder gibi volkan'a atarlanıp susup pusmamış. sneijder kafası çalışan akıllı bir oyuncu. her hareketi kontrollü ve sınırlar içinde. sneijder, sabri gibi "olay mı var lan burda" deyip kavgaya dalan mahalle artisti değil. bir kaptanın görevi kırmızı kart görüp takımını 10 kişi bırakmak mıdır? yoksa soğukkanlılıkla olaya, kavgaya müdahale etmek midir? sneijder'in olayı diklenmedir. bir nevi "ayağını denk al" diyor volkan'a. volkan'a herhangi bir müdahalesi, kartlık teması yok. doğal olarak kırmızı kart görüp takımını 10 kişi bırakmıyor. yani elmayla armutu, sapla sapanı karıştırıp kafa ütülememek lazım.

    butün bunları beyin süzgecinden geçirmeden paldır küldür aklına ne geldiyse yazıp sonra "ama sneijder de aynı sabri gibi yapıyor" deyip sabri'yi sneijder üzerinden savunmak düpedüz demogoji yapıp, yazmış olmak için yazmaktır. ulan takımda iyi ki sneijder var. her kıyaslamayı, her mantıksızlığı onun üzerinden savunun. sneijder olmasa bazı yazarlar neyi nasıl savunacak merak içindeyim. ulan sıradan bir futbolcunun yaptıklarıyla, sneijder'in yaptıklarını aynı kefeye koymak için önce o kişi ile sneijder'in birbirlerinin dengi olması lazım.
  • 8
    olaylara at gözlüğüyle bakan yazar. ona göre ergin ataman'ın istifa etmesini isteyen insan ya fenerlidir, ya da galatasaray'ın başarısını istemiyordur. veya yine ona göre şampiyonlar ligine laf olsun diye katılıp 19 gol yemektense öncelliğiniz iyi futbol seyretmekse yine galatasaray düşmanı oluverirsiniz. bütün dünyası siyah ile beyaz galiba bu arkadaşın. haberi olsun gri diye de bir renk var hayatta. herşey siyah-beyaz değil. fikir özgürlüğü üzerinden bok atıp kendisi gibi düşünmeyenlere laf sokmak da işin ironisi herhalde.
  • 11
    pilot olmuş yazarımız.
    --- alıntı ---
    beyler hepiniz hakkınızı helal edin, önce 1 ay ceza almıştım, ne olduysa cezalıyken bugün pilot olduğumu gördüm. söyleyecek pek bir söz yok, pek de fayda etmiyor zaten.
    bu ortamı, sözlüğü, sizi, hepinizi çok sevdim. elbette zamanında kırdığım birileri olmuştur. kusura bakmayın, benim hakkım hepinize helal.
    hoşçakalın.
    (bkz: mancini beresini ariyor)
    --- alıntı ---
  • 13
    mancini'yi insan olarak severdim ama ama bu pilot arkadaşı bir türlü sevemedim. ne zaman hangi başlığa işine gelmeyen bişey yazsam bana cevaben olduğunu bildiğim tahrik dolu entry yazardı aynı başlığa. aynı şeyi başka bir yazara daha yaptığını fark ettim. pmden yaptığı ukalalıkları tahrikleri anlatmaya bile gerek yok.

    şu sözlükte fikir ayrılıklarım olan birçok yazarla insan gibi konuşup tartışabildim. düşüncelerimiz zıt olmasına rağmen ortak bir paydada buluşabildim. çünkü öyle yada böyle hepimizin kavgasının galatasaray olduğuna, galatasaray'ın ortak paydamız olduğuna inandım hep. bu yazarla galatasaray bile ortak paydam olamıyordu. cidden çok provokatif bir tutum sergiliyordu. pilot olmasına hiç ama hiç üzülmedim.