• son günlerde mustafa cengiz'in manchester city ile temas kurduğu ve birlikte bir proje yapılacağı haberleri geçip duruyor.

    hatta başkan manchester'da iken ozan kabak'ın m.united'a transferi ile ilgili de görüşmüş diyorlar. ozan kabak'a ilgilerini kuvvetli duyumları olan bir arkadaşımız da söylemişti.

    neyse konumuz united değil, city.

    sanırım city'de düşünülmeyen oyuncuların bizde oynaması, alt yapılarda ortak çalışmalar gibi bir proje varmış.

    katarlı bir firmanın bize forma sponsoru olacağı haberlerinden sonra biraz bununla da kesişiyor gibi.

    eğer bu ortaklık ciddiye binerse terim ile guardiola buluşacaklar deniliyor ki zaten normaldir.

    her iki tarafın da işine geleceğini düşünüyorum, sonuçta m.city de her aldığı oyuncuyu oynatamıyor, galatasaray gibi ligi'nde şampiyonluk yarışı veren ve avrupa'da mücadele eden bir ekibi rezerve takım gibi kullanmak mantıklı. biz de kaliteli oyuncuları düşük maliyetle takımımızda oynatabilme avantajına sahip olacağız.

    bu ortaklığın ilk meyvesi de sanki eliaquim mangala olacak.

    mangala city'de oynayamıyor, devre arası bize gelebilir, sürekli adı geçiyor.

    denayer ve fernando transferleri ile kurulan iyi ilişkiler belki de bu işin kapısını açtı. mustafa cengiz'in de premier lig'de ilişkileri olduğunu duymuştuk.

    bakalım haberler doğru mu, neler olacak? açıkçası merakla bekliyorum.

    ekleme: rezerve lafına takılanlar olmuş sanırım. bu konuda hepiniz kadar hassas olduğumu az çok entrylerimden anlayabilirsiniz, siz ortak deyin, işbirliği deyin. ben buna hiç takılmam. dünyanın ekonomik ve takım olarak en güçlü 4-5 takımından birinden bahsediyoruz. yoksa kulübümüzü satın almayacaklar.

    ben bu sayede yerel ligde şampiyonluklar alayım, ş.l.'de son 16'ları, çeyrek finalleri göreyim, fazlasını zorlayayım istiyorum.
  • kusura bakmayın ama 90 milyon euro etmeyen güncel piyasa değerimize karşılık adamların +1 milyar euro piyasa değerine bakınca reserve takımları olmanın bile bize kar sağlayacağı ortadadır.

    ayrıca bahsedilen anlaşma yöntemi reserve takım olma üzerine olmayacaktır tabi ki. kiralamayı düşündükleri oyuncuları ilk bize önerseler öpüp başımıza koymamız lazım. ki ben burada m. city ne gibi bir çıkar sağlar onu da çözemiyorum. tamam köklü kulübüz tarihimiz, taraftar sayımız ortada da bunlar adamları bağlamaz ki. onların bakacağı; kaç genç yetiştirmişiz, hangi kiraladığımız oyuncu değerine değer katmış, oyununu bir basamak yukarı taşımışız. benim hatırladığım potansiyelini zirveye taşıdığımız kiralık bir yabancı oyuncu yok.

    sözün özü hiç kezbanlık yapmaya gerek yok. kendileriyle yapacağımız her türlü anlaşma bize kar sağlar. dediğim gibi kiralayacakları oyuncuyu ilk bize önermeleri bile bizim için büyük lütuftur.
  • pep guardiola ile geçen sezon* yaşadığı zorlukların ardından bu sezon premier ligi, hocasının da istediği oyunu oturtmasıyla, domine etmeye başlayan takım. https://pbs.twimg.com/media/DQ_q6xLW4AAeAZI.jpg

    formasyon/diziliş: https://lh6.googleusercontent.com/...aBi5i2GDPwXdqgdGGAKw

    bu sezon* en çok kullandıkları diziliş 4-3-3. bu diziliş; esnekliği sayesinde geçişleri kolay hale getiren, pep'in felsefesi olan topa sahip olma oyununa en uygun ve topa sahip olmayı kolaylaştıran bir sistem. bu sistem ile stoperler rakipten daha az baskı yiyor ve kolayca beklere oynayabiliyorlar. zaten john stones* ve nicolas otamendi*'nin pas yetenekleri malum. walker* ve mendy* de hücum yönü kuvvetli; rahatça rakip defansın arkasına sarkıp, çizgiye inip tehlike yaratabilen full bekler. fernandinho* ise orta sahada çıpa* rolünde, hatta orta sahanın kalbi desek abartı olmaz. bu tarz oyuncuların değeri genelde pek bilinmez ancak takım savunmasındaki rolü defans hattının önünde kalkan olup, rakip hücumculara ilk darbeyi vurarak, takımın kontra yemesini önlemek, geçiş oyununda da iki merkez orta sahanın* öne çıkmasını sağlayarak, oyun kurulumuna yardım etmek. defansif özellikleri daha çok öne çıksa da, kendisinin pas özellikleri de gerçekten iyi, bu yüzden orta sahada pasör role soyunup kanat adamlarına nokta atışı paslar verebiliyor, hatta bazen pas yolları kapatıldığında direkt olarak delici pas atabiliyor.

    kevin de bruyne* ise pep ile birlikte bir box-to-box oyuncuya dönüştü. daha önce yapmadığı kadar savunmaya yardım ediyor, enerjisi ve temposuyla da takımın oyununda çok önemli bir yere sahip. ek olarak geriden üçüncü bölgeye yaptığı koşularla rakip kale önünde tehlike yaratıyor; rakip defans onun bu koşularını takip etmekte zorlandığı için rahatça pozisyona giriyor. bu sene avrupanın en iyi oyuncularından birine dönüştü resmen. david silva* ise takımın ana playmaker*'ı, pas merkezi. her city hücumu onun üzerinden yönleniyor ve o da kaliteli pasları ile rakiplerin defans setlerini bozuyor. iki kanat oyuncusu* da tartışmasız guardiola'nın oyun sisteminin en hayati parçaları. bazen ''half space'' diye adlandırılan bölgelere koşu atarak rakip defansların dengelerini bozuyorlar, bazen kenarlara açılarak çizgiye basıp oyuna genişlik kazandırıyorlar, bazen de içe katederek beklerin bindirme yapıp çizgiye inmesini sağlıyorlar. forvet oyuncusu ise; agüero* veya jesus*, görevi değişmiyor, city'nin ileri uçta presini başlatan kişi.

    fernandinho ileri pas: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=116

    de bruyne geriden koşusu: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=44

    sterling half space kullanımı: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=409

    sane half space kullanımı ve silva pası: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=87 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=288

    çift forvet: https://lh6.googleusercontent.com/...ghjjtmoNP5ClLdJUonkg

    bu da pep'in denediği bir başka sistem. çift forvet ve baklava orta saha şeklinde. mendy sakatlandığı için bu sistemi uzun süredir kullanamıyor. ancak resme baktığınızda pep'in sistemi için full beklerin ne kadar önemli olduğunu ve neden o bölgeye 150 milyon harcadığını anlıyorsunuz. bu sistemde bekler oyuna genişlik katanlar, ama bazen overload* yaratmak için kanat oyuncuları da kenarlara açılabiliyor. bu şekilde hem forvet oyuncularına kullanabilecekleri alanlar açılıyor hem de de bruyne'nin isabetli ortalarından faydalanılabiliyor. bu sistemde sterling bir zamanlar liverpool'da olduğu gibi forvetlerin arkasında serbest rolde oynuyor. fernandinho ise bu hücuma yönelik sistemde de yine çapa rolünde.

    overload videosu: https://twitter.com/...s/935459901945630721 ve https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=145 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=151

    çift forvet: https://youtu.be/AXwNJqCglYA ve https://youtu.be/AXwNJqCglYA?t=104

    mendy oyuna genişlik katmış: https://youtu.be/AXwNJqCglYA?t=138

    walker çizgiye açılmış: https://youtu.be/AXwNJqCglYA?t=170 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=139

    de bruyne orta: https://twitter.com/...s/937619629614292993 twitter linki istemeyenler için https://www.clippituser.tv/c/edabyv ve liverpool maçında https://youtu.be/AXwNJqCglYA?t=72

    full bek sistemi: https://lh5.googleusercontent.com/...f8GOiKANJ0P_bGr7Hc2w

    bu son sistem de pep'in kullandığı bir sistem. bu ise; orta saha ağırlıklı, topa daha çok sahip olmak için kullanılan, 2-3-4-1 görünümlü bir sistem.

    orta sahadaki 3 kısmının resmi*: https://lh4.googleusercontent.com/...FXyXxQ3WBMgT25dEDpDQ

    üstteki resimde silva fernandinho'nun önünde ve de bruyne de sağ kenarda. city orta sahasının en kalabalık kısmı direkt chelsea defans hattı ile orta saha hattı arasındaki bölgede, rakip defansa baskı kurmuş ve orta saha ile bağlantıyı kesmiş durumda.

    manu maçında: https://pbs.twimg.com/...-OoWAAAwVFt.jpg:orig ve https://pbs.twimg.com/..._O1XcAArrJk.jpg:orig

    bu sistemde kanatların durumu: https://lh3.googleusercontent.com/...KnNDQv2TZTrT9RxmnRhA

    bu sistemde kanatlar sürekli çizgide kalıp rakip beklerin ileri çıkmasını engelliyor. üstteki resimde gördüğünüz gibi walker içeri girmiş ve bek dahil rakip oyuncuları üzerine çekmiş. böylelikle sterling de çizgide çakılı durduğu için önünde kullanabileceği geniş bir alan var. bu sistem kanat oyuncularının önlerindeki alanları hem dikine hem de enine kullanabilmelerini sağlıyor.

    kanat adamı alanı: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=309

    kanat adamı çizgide: https://www.clippituser.tv/c/edvlma ve https://www.clippituser.tv/c/mleqay

    oyun kurulumu: https://lh4.googleusercontent.com/...974MvEQd4_hQRFfP3cHw

    pep'in city'si doğal olarak oyun kurarken topu oyuna degajla değil pasla sokuyor. sabırla pas yaparak rakibin baskısını kırıyorlar. iki stoper kenarlara doğru açılıp rakip hücumcuları üzerlerine doğru çekiyorlar ve fernandinho da aralarına girip defans hattını 3l'üyor. iki full bek ileri çıkıp silva ve de bruyne ile aynı çizgiye geliyorlar. kanat oyuncuları ise içeriye girip forvet oyuncusuna yaklaşıyorlar.

    arkayı 3'leme: https://lh3.googleusercontent.com/...yTBEj2udOv4RAkz6n79w

    yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi arsenal hücumcuları ayağında top olan city oyuncusuna baskı yaparken fernandinho defans ve orta saha arasındaki ''half space'' denen bölgede demarke vaziyette bulunuyor. bu sayede de fernandinho topu istediği gibi oynayabileceği zaman ve alana sahip oluyor; isterse topu derinlemesine ilerideki kanat oyuncularına atar, isterse yakınındaki merkez orta saha oyuncularına kısa pas verir. city çok baskı altında bile kalsa nadir olarak uzun top oynuyor. çoğu zaman rakip takımın presini pasla kırmayı tercih ediyorlar, zaten pep'in takımlarının genel felsefesine uygun olan da bu.

    pasla baskı kırma: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=93 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=113 ve https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=473

    yukarıdaki resmin video hali*: https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=97

    nadir olan uzun toplardan biri*: https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=486

    oyun kurulumu ve geçiş oyunu ile pozisyona girme video: https://twitter.com/...s/941396118331707392

    hücum: https://lh5.googleusercontent.com/...PgirKaul9SW32V1ECNcw

    manchester city premier ligin en iyi hücum organizasyonuna sahip takım ve sezon sonuna kadar bütün gol rekorlarını kıracaklarmış gibi görünüyor. topa sahipken takımın aldığı şekil hücumda bolluk yaratıyor. iki merkez orta saha; david silva ve kevin de bruyne öne çıkıp kanat oyuncularıyla aynı çizgiye geliyorlar. ikisi de eskiden 10 numara oynadığı için, kanat oyuncularının önlerine koşu atıp, oradaki half space'i rahatça kullanabiliyorlar. fernandinho da ikisinin boşalttığı alana girip öndeki 4'lünün arkasına yerleşiyor. defans hattı da onu takiben öne çıkınca takım 4-1-4-1 şeklini alıyor. bu city'nin rakibini kendi yarı sahasına sıkıştırmasını ve orada hep ekstra adamla bulunduğu için rahatça top çevirmesini sağlıyor.

    silva half space koşusu: https://youtu.be/9fZjJbPsfso?t=202 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=244

    de bruyne, jesus'un ilerisinde ama hala alanlara hakim olan city: https://lh6.googleusercontent.com/...Yu5M9uXlpP6WPNdd1TKg

    üstteki resimdeki gibi kanat oyuncusu çizgide: https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=133 ve https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=163

    pres: https://lh6.googleusercontent.com/...XLWOig5ZcWY8NI_Moltg

    agresif pres city'nin oyununun en önemi parçalarından. gök mavililer öndeki üçlünün* liderliğinde, adama baskı uyguluyorlar. bunu yaparken de rakibe olabildiğince ileride basıp onları kendi yarı sahalarına sokmamaya çalışıyorlar. bu forvet hattıyla başlayan pres defans hattının da iyice öne çıkmasıyla destekleniyor.

    öndeki üçlü: https://lh5.googleusercontent.com/...T-K_Oi-hjfmfTA0Q6gtw

    resimde gördüğünüz gibi jesus kaleciye basarken iki kanat oyuncusu da rakip stoper ve beklerin arasındaki alanı tutuyor. öndeki üçlü bunu yaparken de silva ve de bruyne de öne çıkıp baskıyı destekliyorlar. bu pres daima en öndeki forvet tarafından başlatılıyor ve en agresif şekilde basan da o oluyor.

    city baskı videosu: https://twitter.com/...s/940283104828231680 ve https://youtu.be/CTIjkZH7TE0?t=84

    city kaptırılan topu geri alma: https://twitter.com/...s/940158386494197761

    defans: https://lh3.googleusercontent.com/...UpDxY1xy_xm5eXaNQbXA

    eğer rakip takım city'nin presini aşmayı başarırsa, takım 4-2-3-1'e dönüp, kompakt bir şekle bürünüyor. bu şekilde bloklar arasında çok az alan bırakıp, topu kaptıkları gibi hücuma geçebiliyorlar. çoğu takımın city'e karşı kapanmasının sebebi kontralarının çok tehlikeli olması.

    kontra: https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=312 ve https://youtu.be/s4WnZYcXLD4?t=361

    city bu sezon* avrupanın en iyi takımlarından birisine dönüştü. bu hem pep'in taktiksel zekası hem de oyuncuların yetenekleri sayesinde. cephanesi çok geniş, rakibi her yoldan vurabilecek bir takım.

    taktiksel olarak esneklikleri de city'e karşı önlem almayı ve onları durdurmayı zorlaştırıyor. her sisteme, şekle ve oyun stiline kolayca adapte olabilecek bir takım city.

    pep'in yarattığı bu manchester city önceki pep takımlarının aksine sadece pas oyununu değil diğer tip oyunları da oynamakta oldukça iyi.

    bu yıl sonunda city bir pep guardiola takımı gibi sezonu rekorlarla ve kupalarla kapatacak görünüyor. zaten ilk rekor da geldi: https://pbs.twimg.com/media/DQ9PxgnXcAEUJhD.jpg

    son olarak buraya kadar sıkılmadan okuyan herkese teşekkür ederim.
  • galatasaray ile manchester city anlaştı.

    guardiola'nın kiralık gitmesine onay vereceği isimler, fatih terim'e bildirilecek.

    kaynak: trtspor

    https://twitter.com/...546497?utm_campaign=

    şu kimsenin rezerv takımı olmayız mantığını da anlamış değilim. yaz transfer döneminde yaşadıklarımız çabuk unutuldu sanırım. ve de ffp'den dolayı hangi şartlar altında transfer yapmaya çalıştığımız.
  • hayvan gibi şey yapıyorlar... an itibariyle watford'u bafilemekle meşguller. adamlar utanmadan gidip bir de kevin de bruyne'ü aldılar iyi mi? bu sezon rahat şampiyon olurlar gibi.

    kadroya gel:

    ------------------------------agüero--------------------------

    sterling-----------------------silva-------------umut bulut

    şaka lan şaka.

    ------------------------------agüero--------------------------

    sterling------------------------silva---------------de bruyne
  • galatasaray için oldukça hayırlı olacak bir ortaklık için adı geçen kulüp.

    "galatasaray kimsenin rezerv takımı olmaz." gibi beylik laflara gerek yok efendim, bal gibi de oluruz. futbol eski futbol değil artık. city ile şu andaki şartlar altında 100 kez karşılaşsak 95 maçta ayağımıza top değmeden maç biter.

    futbol endüstriyelleşti, bu pazara akan paranın haddi hesabı yok. belhanda için, maicon için verilen ve bizim gözümüzde "pornografik" olan o paralar bu arkadaşlar için çerez parası. makasın açılmasından en iyi bu şekilde -anlaşma bularak- faydalanılabilir. anlaşma zeminini yakalayacaksın ve hem maliyetten hem kalitesizlikten kurtulacaksın.

    fenerbahçe bunu barcelona ile yapacak deniyordu, olmadı. bizim de böylesi güzel bir anlaşma yakalayabileceğimizi zannetmiyorum. olursa ffp kıskacında, borç batağında gezen kulübümüze ilaç gibi olur.

    oynamadığında takımın kalitesinin 2 gömlek düştüğü fernando, city'de ne kadar şans buluyordu? yedek oyuncuydu. efsane top oynayan melo kiralık gelmedi mi? nagatomo peki? denayer?

    bu kulüplerin çöp dedikleri bile bizi farkla şampiyon yapacak kalibrede adamlar. evet, ne yazık ki makas bu kadar açık. şampiyon olup şl'de düzenli boy göstermedikçe daha da açılacak. umarım bu tarz bir anlaşma gercekleşir, hem city hem de biz faydalanırız.
  • --- alıntı ---

    tıpkı büyük şirketlerin onlarca alt markası olduğu gibi cfg'nin de markaları ve bu markaların kar'ı veya zarar'ı var. fakat bu kulüplerin hesap kitapları ayrı. zira manchester city'nin hisselerinin %100'ü cfg grubunda değil. bu arada cfg grubunun %100'ü de dubai'lilerde değil.

    --- alıntı ---

    amerika birleşik devletleri'ni donald trump'ın yönetiyor olması gibi teknik olarak doğru, fakat inanmak için naiflik gerektiren bir bilgi. olayların sonucuna değil de tarihsel gelişimine baktığımız zaman, şeyh mansur'un öncelikle manchester city'i satın aldığını, city football group'un sonradan kurulduğunu, new york city ve melbourne heart'ın (ismi sonradan melbourne city olarak değiştiriliyor) manchester city'nin yönetiminde kolaylık sağlaması için satın alındığını görüyoruz.

    manchester city'nin, yani city football group'un hisselerinin %87'si şeyh mansur'a ait. %13'ü ise politik sebeplerle mansur için çerez parası sayılabilecek bir bedel karşılığında çinlilere satıldı. üç kulübün sahipleri, ceo'ları, sponsorları, formaları ve amblemleri bile* aynı. bir de pep guardiola üzerinden incelenmesi gereken girona fc var.

    http://gss.gs/hXz.jpg

    birleşik arap emirlikleri - el nehyan ailesi - şeyh mansur

    birleşik arap emirlikleri, abd'nin 53. eyaleti olarak bilinen, yönetimini 1800'lerin başında ingilizlere kaptırmış, sınırları kanla değil cetvelle çizilmiş bir kukla devlettir. petrol ve doğal gaz varlıklarını para karşılığında batı devletlerine satmak, kazandıkları parayla da aynı devletlerden savaş uçağı, savaş gemisi, silah vs. almak gibi saçma bir sirkülasyonları vardır. boş zamanlarında da darbe finansörlüğü yaparlar.* ülke abu dabi merkezli 7 emirlikten oluşur ve vali olarak el nehyan ailesi atanmıştır. şeyh mansur, bilinen serveti 1 trilyon dolar'dan fazla olan bu ailenin mensubudur.

    şeyh mansur'un politik gücü, uefa icra kurulu'nun karşısına geçip; "ffp'yi deldik ama delmemiş gibi göstereceğiz, siz de göz yumacaksınız, iyi günler" demek için fazlasıyla yeterli. adamın ailesinin orta doğu'nun yeniden dizaynında önemli bir misyonu var.

    girona fc - pep guardiola

    guardiola idealist politik görüşleri sebebiyle manchester city'e soğuk bakıyordu fakat, ikinci che guevara olacakken bugün "çakal" olarak andığımız carlos* gibi hırslarına yenik düştü. şeyh mansur, girona projesi, kovulmama garantisi ve sınırsız harcama yetkisiyle guardiola'yı ikna etti.

    bugün girona'nın hisselerinin yarısı şeyh mansur'a, yarısı da guardiola'nın kardeşi pere guardiola'ya ait. kulübün renkleri kırmızı-beyaz olmasına rağmen mavi formaları var. manchester city'nin potansiyelli genç oyuncuları girona'ya kiralanıyor.

    guardiola ilk sezonunda chelsea'den 15, tottenham'dan 8 puan fark yedi. şampiyonlar ligi son 16 turunda monaco'ya, fa cup'ta wenger'e, lig kupası'nda mourinho'ya elendi. kovulması söz konusu olmadığı gibi 315 milyon euro'luk daha harcama yapmasına izin verildi.

    düşünün ki kulüp başkanına; "3 stoper, 2 bek, 1 kaleci -ayağı iyi olsun-, 2 kanat, 2 paket de camel" şeklinde transfer listesi verebiliyorsunuz, taktiğinizi oturtmak için sınırsız zamanınız var ve gelecek vaadeden oyuncular transfer ettirip bunları abinizin kulübüne bedelsiz kiralayabiliyorsunuz.

    https://www.forbes.com/...nd-melbourne-city-fc

    önceki entry'de paylaştığım haberde, forbes yazarı bobby mcmahon, city football group'un açıkladığı finansal raporlarda "çelişkiler" olduğunu söylüyor ve soruyor; "manchester city, ffp'ye takılmamak için 100 milyon dolar masrafını pilot kulüplerine mi yükledi?" bu soru aslında temmuz ayının ortasında laf olsun diye sorulan "havalar da ısındı mı ne?" türünde bir soru.

    uefa'nın galatasaray'dan ffp kurallarına tam riayet etmesini isterken manchester city'nin delmesine göz yumması, guardiola'nın half-space'leri ne kadar iyi kullandığından bağımsız olarak beni her zaman rahatsız eder.
  • eğer böyle bir anlaşma yapılıyorsa ben bu anlaşmanın çok doğru olacağını düşünüyorum. anlaşmanın bizim açımızdan etkileri şunlar olacaktır:
    1- transfer dönemlerinde absürt paralar saçıp getirdiğimiz ve tutmayan oyuncu sayısı çok azalır.
    2- altyapı sistemimiz çok gelişir. çünkü bu şekilde yapılacak anlaşma demek genç oyuncuları daha fazla ön plana çıkarmak demek. örneğin gidip city den genç bir topçu alıyoruz. adamlar bu oyuncunun gelişimi için gereken sistemi bizde de görmek isteyeceklerdir. bunun için gerekli yardımlarda bulunacaklarına eminim. bu sayede kendi gençlerimiz de daha yarışmacı bir kadro içerisinde olacaklar ve en önemlisi takım yaşlı oyuncu ordusu olmayacağı için herkesin her an forma şansı bulabilecek olması anlamına gelir.
    3- eğer bu anlaşma sonucu birkaç tane topçu parlatabilirsek genç oyuncuların bize gelmesi için çok büyük bir avantajımız olur. normal şartlarda geleceği parlak olan bir oyuncu türkiyeye gelmek istemezken bizim takımımızda olumlu bir performans göstermesi demek onun açısından doğrudan citye geçiş bileti olur. bu bence bu anlaşmanın bize sağlayacağı en önemli noktalardan biri.
    4- en basitinden kadro kalitemiz her zaman belli bir seviyenin üstünde olmuş olur. daha geçen sezon fernando geldiğinde sakatlığına kadar son zamanlarda türkiyede izlediğimiz en iyi performanslardan birini izlettirmişti (sakatlığı işi çok bozdu). city nin oynatamadığı birçok oyuncu şu an halihazırdaki türkiye liginin en iyi 11 inden bile değerli oyuncular barındırıyor. yani bu sayede türkiyede başarı sürekliliği sağlanabilir.
    5- beni en çok korkutan nokta ise bu proje sonunda kendimize ait takım kavramından uzaklaşmak olur. eğer ayarında kararlar verilirse çok ama çok işimize yarayacak bir anlaşma iken sen gidip city den aldığın 4 5 oyuncuyu bir sezon içerisinde parlatıp daha sonra bu oyuncuların city e geri dönmesiyle bu boşluğu dolduramayabilirsin. bu yüzden bu dengenin çok iyi ayarlanması ve altyapımızın sürekli kaybedeceğimiz oyuncuların yerine koyabileceğimiz yeni oyuncular yetiştirmesi gerekiyor. daha önce de bahsettim eğer bunu sağlayabilirsek inanılmaz bir ortaklık yapmış oluruz.
    6- beni korkutan bir diğer husus ise bu anlaşma koşullarında bizim takımımızdan çıkmış genç yıldızların citye daha uygun fiyatlara verilmesi. tabiki anlaşmanın bazı sonuçları olacak fakat örnek veriyorum ozan 20-25 m euro edecekken city istedi diye 10-15 bandına satılırsa gerçekten üzücü bir durum olur.
    gelelim bizimle niye böyle bir anlaşma yapsınlar sorusunun yanıtına.
    türkiye'de futbol gerçekten kötü durumda. özellikle büyük takımlar inanılmaz bir çöküş yaşıyor fakat bunun tam tersi olarak küçük takımlarda da bir kıpırdanma söz konusu. aynı zamanda ülkenin her yerinde iyi stadlara ve futbol coşkusu olan taraftarlara sahibiz. yani aslında gerçekten önemli bir ligimiz var. fakat oyuncu parlatmak için uygun bir lig değil. burada bence asıl olay city de bitiyor. mesela adamlar 28-29 yaşlarında çöküşteki oyuncuları bize kiralayarak hem oyuncusunu formda tutmuş olacaklar hem de maaş yüklerinde hafifleme yaşayacaklar. aynı zamanda bahsettiğim şekilde oluşacak bir alt yapı sistemi ve takım dinamiği kurulursa sürekli avrupada göz önünde olan bir galatasaray sayesinde oyuncusunu sürekli göz önünde bulundurmuş olacaklar. işte bizle anlaşma yapmalarının en büyük sebebi bu olur. sen her sene avrupaya giden herhangi bir kulüple bu şekilde anlaşma yapamazsın ancak ve ancak bir türk kulübüyle bu anlaşmayı yapabilirsin. çünkü ülkenin ekonomik durumu ortada her kulüp borç batağında ve taraftarları mutlu etmek için çıkar bir yol bulmak zorunda türk kulüpleri.
    sözün özü eğer biz bu anlaşma sonucu doğru hamleler ve doğru işler yaparsak inanılmaz bir karımız olur. aynı şekilde hem city hem biz kazanırız. umarım hayırlısı olur, anlaşmanın gerçek olmasını çok isterim.
  • mart 2018 ayına kadar iki yenilgi (bpl'de liverpool, fa'de wigan) ile rekorlar kıran ekip nisan 2018 ayında üç maçının üçünü de kaybetti. ikisi şampiyonlar ligiydi, oraya veda ettiler. diğeri de etihad'da ezeli rakipleri manchester united'ı yenip şampiyonluğu ilan etmek idi, ama orada da maçı 2:0'dan vermeyi başardılar.

    bpl şampiyonlukları kesin, league cup'ı da aldılar fakat nisan ayındaki travmaları şampiyonluk kutlamalarının coşkusunu gayet etkileyecek diye düşünüyorum.
  • ortaklık tarzı proje mantıklı gözüküyor. reserve takım olma gözüyle bakmak da saçma geliyor bana. avrupa'da kalburüstü takımların hangisinden ilk 11'in değişilmez ismini aldık daha önce hatırlamıyorum. adına şiirler yazdığımız fernando m.city'de 38 lig maçının 8'inde kadroya girememiş, 15 maçta kadroda olup oynamamıştır. sonradan girdiklerini saymadım. bu yazdıklarımda amaç fernando'yu kötülemek değil realist yaklaşmaktır. yayın geliriydi şusuydu busuydu artmadan etmeden tüm türk takımları o takımların kadrosunda düşünmediği oyunculara mahkumdur*. o yüzden hiç cebimizde para yokken "ben en iyi lokantalarda yemek yerim." triplerine girmeye gerek yok.
  • he he kimsenin kendi takımında oynatmadığı, pişmemiş adamı oynatmayız. milyar eurolar var kasada, fenerbahce’ye, beşiktaş’a borç falan veriyoruz, batmadık, batmayacağız da. 3 milyar lira borç da benim bakkala borcum, ay sonunda öderim.

    hemen etiketi koyduk “rezerv takım” diye. sonra cem yılmaz’ın götünde gofretle eve giren sarhoş adamı gibi “ben galatasaray’a iki forvet alamayacak mıyım” der, bir tane bile alamazsın.
  • manchester city hakkında yanlış bilinen bazı konular var. city'nin oynattıkları oyuna saygı duymakla beraber haksızlıklığa karşı bir ses vermem gerektiğini hissettim. bu arada city sempatizanı kesinlikle değilim. allah'ın belası arsenal'e karşı bir sempatim var sadece maalesef onu da belirteyim.
    city'i başakşehir'le lütfen karıştırmayın. city dediğimiz kulüp 1880'de kurulmuş araplardan önce de ciddi seviyede ve tutkulu kemik bir taraftar kitlesine sahip bir takımdı. ingiltere'nin en sadık taraftar grubu olarak bilinir. bir anda çıkmadı yani bu adamlar taraftar olarak. plastik taraftarlar da var elbette de araplardan önce sadece 2 kere şampiyon olmuş senelerce düşmemeye oynayan bu takımı destekleyen taraftar grubuna haksızlık yapılmamalı bence. adamlar 3.ligteyken 30000 ortalamayla tribün dolduruyordu. araplardan önce 2005'te ingiltere içinde 1 milyon kişiye yakın dünya çapında ise 3 milyon civarı bir taraftar grubu olduğu tahmin ediliyordu araştırmalara göre..

    araplar sadece param var yatırım yapayım can sıkıntısına diye düşünmüyor. muhtemelen city'e yatırım yapmalarının sebepleri
    ingiltere'nin en popüler takımı manchester united'a karşı hem bir derbi olması(keza araplardan önce de manchester derbileri ateşli geçerdi. ), hem çok başarılı bir tarihi olmadığı için fiyat olarak daha uygun olması ama aynı zamanda bu kemik ve başarıya aç taraftar grubunun olması gibi etkenlerden yatırıım olarak manchester city'i seçtiler.

    şampiyonlar ligi'nde başarılı olamamaları gerçekten gülünç tabii. bu belki gerçekten de o başarı ve avrupa kupaları kültürü olmamasıyla alakalıdır. ama ileride bir gün bunu da başaracaklarını düşünüyorum.
  • http://www.youtube.com/watch?v=MVS6SrNSH5o

    neden avrupa takımları gibi top oynamadığımızı gösteren bir video paylaşmışlar youtube'da. adamlar kurayı izlemek için mekan olarak spor salonunu seçip bir yandan çalışarak bir yandan kurayı izlemişler. barça çekildiği andan itibaren "ouuuv" diye tepkilerini verip antrenman sahasına çıkıyorlar.

    bu adamlar matbaa gibi amk. bize gelmeleri 300 seneyi bulur.
  • çöpü olduğu söylenen denayer'i hasretle andığımız, fernando'su takımımızın vazgeçilmezlerinden olan premier lig takımı. bu adamların yedekleri ve altyapıdan çıkaracakları oyuncuları bile bizim ligi sallar. adı rezerv takımlıksa varsın rezerv takım olalım. bu takım alelade bir arap parasıyla kurulmuş bir takım değil. altyapı ve scout sistemleriyle bir süre sonra barcelona gibi kendi üst düzey oyuncularını yetiştirecekler. zaten futbol aklı barcelona'dan getirilmiş bir ekip.

    neyse uzun anlatmaya gerek yok; 8 bölümlük "all or nothing: manchester city" belgeselini izleyin dizi sitelerinden.
  • dünyanın en zengin kulüplerinden olan arap sermayeli ingiliz takımı.

    tanımı geçtikten sonra günün konusu olan anlaşmaya gelebiliriz. ben anlaşmanın bizim açımızdan oldukça etkili olacağını düşünüyorum, manchester city'nin beğenmediği adamlar fernando, mangala gibi bize seviye atlatacak adamlar. üstelik kiralık olarak göndermeyi düşündükleri isimler o sene dünya piyasasından topladıkları en çok gelecek vaat eden genç isimler. kısacası istemedikleri oyuncuları da alsak, kiralık yollayacakları gençleri de alsak bence olumlu bir sonuçla karşılaşırız.

    ayrıca sahibinden dolayı katar'dan sponsorluk alma şansımız varmış ki bu da ekmek kadayıfının üstünde ki kaymak olur.

    diğer konuya yani biz büyük takımız manchester city'nin reserve takımı olamayız söylemlerine gelirsek, ne 2000 senesindeyiz ne 2012 ne de 2013. acı bir gerçeği üzülerek söylemek gerekirse geçmişte ezip geçtiğimiz/geçeceğimiz porto, schalke hatta lokomotif moskova gibi takımlara bile şuan diş geçiremiyoruz. artık önümüze bakmamızın zamanı, şuan avrupanın formda kulüpleri arasında değiliz, evet bir markayız ama formda değiliz. eski formumuza gelmek için bir yerden başlamak gerek. bu anlaşma yapılırsa bana göre son yıllarda ki en vizyonlu hareket olur ve bu da mustafa cengiz yönetimine ciddi bir artı puan olarak yazar.