• (bkz: lucien favre/#1919220).
    galatasaray ismi cazibelidir, ünal aysal'ın dediği gibi herkesin istediği seksi bir kulübüz. diyelim ki bu adamı ikna ettik ve geldi. bu yönetimin arkasında durmayacağı onu türlü yalanlarla kandırıp buraya getireceği aşikar. eline selçuk, olcan, balta, yasin, semih, umut, sabri gibi adamları verip malzeme bu başarılı ol diyecekler. yaptırmak istediği transferlere kendi menajerleri, para kazanamayacak diye engel olacaklar. sonra türk basınının ulemaları geldiğinde favre mükemmel, favre galatasaray'ın aradığı isim derken; giderken büyük bir küstahlıkla 'favre diyince küfür etme isteği oluşuyor, sonra diyorum la havle' şeklinde kafiyeli yorumlar yapacaklar. sonra rijkaard, tigana, del bosque, aragones defterlerini açacaklar. en son türk futbolunun çok zor olduğundan, ispanya'da, ingiltere'de, fransa'da takım yönetmenin basit olduğundan, türkiye'de tüm faktörlerin yönetilmesinin gerekliliğinden, burda futtbolculara abi yaklaşmanın öneminden, yabancıların görev tanımının dışına çıkmadığından bahsedecekler.

    o yüzden favre, bielsa ya da garcia; aklınız varsa gelmeyin bu kulübe. bu kulüp yönetim bazında yerli guardiola tolunay kafkas'a, yerli mou hikmet karaman'a, yerli mancini cihat'a müstehak. gelip de kariyerinizi harcamayın, burdaki topçular para mevzuuna gelince profesyonel, paranın karşılığını almaya gelince duygusal, insan, hassas, abi desteğine ihtiyaç duyan birer çocuklardır, siz alışamazsınız.
  • muslera-telles-carole-koray-linnes-jose-emre-bruma-wesley-sinan-elmanderimsi forvet ile neler yapar çok merak ettiğim teknik adam. o orta sahayı geçerler mi? geçerler. ama favre'nin de ilginç bir temposu var ve bahsettiğim takım bu tempoya, paslaşmalara uygun. seneye sadece türkiye'de oynayacağız. rakiplerimiz orta sahayı geçmek için önce topu alabilmeli. bahsettiğim takım da favre ile oynarsa topu alması zor olur. ha marvelous nakamba, daniel amartey gibi bir orta saha alınacaksa, iş mükemmele yakın olur.

    carole'da iyi sol stoper, iyi yedek sol bek olur gibime geliyor. deneyeceksin işte, türkiye'deyiz seneye.
  • kopup da gelmesini beklediğimiz hoca.

    hazard yerine sneijder, wendt yerine carole, raffael yerine poldi, xhaka yerine xelcuk, hermann yerine sinan gümüş'ümüz var. stoperde kalırsa denayer ve koray, kalede ise musleramız var. iki veya bir stoper, bir ciğersiz zenci bir adet de gol atabilen takım oyununa yatkın yabancı forvet ile 3-5-2'sini oynarız.
  • wesley sneijder ve aynı sistemde inat etmesi konularında biraz haksız eleştirildiğini düşündüğüm teknik adam. tam aksine sorun sürekli sistem değiştirmesinde olabilir.

    bu sezon* yeri geldi sneijder'i 10 numaraya koyup 4-2-3-1 oynattı, amiens'den 3 yediler. yeri geldi balotelli'yi kesip klasik 4-3-3 oynattı. 4-4-2, 3-5-2, 4-3-1-2 hatta ve hatta 3-6-1'i bile denedi ama ne yaptıysa olduramadı. kovulduktan sonra frank rijkaard gibi sırra kadem basabileceğini düşünüyorum.
  • borussia dortmund'un teknik direktörü. borussia mönchengladbach döneminden iyi tanır ortamı. bayern'e çok çektirmişliği vardır gladbach döneminde. öyle ki her maçta anasından emdiği sütü burnundan getirmiştir bayern'in o dönem klopp ile birlikte. umarım bu sezon* devam eder bunu yapmaya.
  • alınan sonuçlardan bağımsız konuşuyorum, gladbach döneminde gladbach'a enteresan ve güzel top oynatmış, ancak nice'te bu taktik istenileni veya bekleneni verecek seviyede işe yaramamıştır. bazı hocaların belli ligde kimyası tutar, favre de overrated tuchel sonrasında dortmund'a gelmiştir. favre'nin dortmund'u işbu entry tarihi itibariyle 11 maçta 27 puan ile, 2. gladbach'ın 4, bayern'in ise 7 puan önünde liderdir. yine bu maçlara yönelik istatistiklerden yola çıkarak, an itibariyle ligin en çok gol atan (33) takımı, 12 gol ile de en az gol yiyen 2. takımı (9 gol yiyen leipzig'in ardından mainz ile aynı gol yiyerek) konumundadır.
  • türkiye'de, her sene şampiyon olmak isteyen taraftarlarımız, çalışmak istemeyen oyuncularımız, bir kaç ayda bir plan değiştiren kulüp yöneticilerimiz, dünden bugüne siyasi konjöktöre bağlı şekilde karar alan spor yöneticilerimiz olduğu sürece başarılı olamayacak teknik adamdır. bize kalli gibi gelir gelmez herkesi yola getirecek, hiç bir rüzgardan etkilenmeyecek teknik direktörler lazım.
  • gladbach ile müthiş işler yapmakta olan teknik adam. orta sıra takımı olarak devraldığı takımını önümüzdeki sezon doğrudan şampiyonlar ligi gruplarına taşımayı başarmıştır. çok organize bir takım savunmasına ve ligin en etkili konta atak becerisine sahip bir ekip yaratmıştır. bu taktikle bundesliga'nın zayıf takımlarını yenerek değil, bayern'i deplasmanda yenerek, leverkusen, dortmund, wolfsburg, schalke gibi takımları evinde devirerek üst sıralara yükselmiştir. hedef maçları çok doğru oynuyor yani.

    neyse ki kazayla falan önder özen kendisini slaven bilic yerine beşiktaş'a getirmeyi başaramamıştır.
  • mönchengladbach ile güzel işler yaptı. kontra atak üzerine bir oyun kurmuştu. öyle dediysem de çok oyun zevkini öldüren bir oyun oynatmıyor. oradayken çok iyi hızlı çıkan bir takım vardı lakin burada onu yapacak oyuncu yok. bu takımla öyle şeyler yapamaz.

    sıkıntı teknik, taktik, oyun değil. bu adamı şuan kulüpte bir tane tanıyan olduğunu sanmıyorum. kendisi talip olsa "kimsin sen? çık dışarı tepkisi" alır.
  • mönchengladbach takımında yetiştirdiği/parlattığı futbolcular ve bu adamların güncel piyasa değerleri;

    marco reus- 45 milyon €
    max kruse- 12 milyon €
    ter stegen- 18 milyon €
    luuk de jong- 8 milyon €

    xhaka, hermann gibi şuan kadroda olan adamları saymıyorum bile. 4-4-2 oynatıyor, yetiştirici, tempolu futbol oynatıyor, alman futboluna hakim...adam tamamen aradığımız hoca.
  • kendisi hakkında ki bilgim isim benzerliği olan tarihçi abimiz lucien febvre'den daha az olan teknik direktör, lucien abimiz martin luther'in hayat hikayesini yazmıştır.
    boş beklentilere girmeyiniz, güzel ülkemizde kendisi gibi adamlara teneke bağlayıp gönderme süresi 6 aydan daha kısadır.
    bu tarz denemeleri adnan sezgin çok severdi skibbe'den pep guardiola yapma sevdası vardı, sonuç ortada.
  • dürüst olmak gerekirse kendisinin takımlarını daha önce ciddi gözle izlemedim. sadece bir dönem monchengladbach'ın oynadığı oyun dikkatimi çekmişti. sanırım o dönemde de kendilerini favre çalıştırıyordu. bu sebeptendi ki iyidir-kötüdür diye yorum yapmayacağım. basından takip ettiğim kadarıyla avrupa'nın elit teknik adamlarından kendisi. bu durumda ffp sebebiyle avrupa'dan men yeme ihtimali oldukça yüksek olan ve yine bu sebepten ötürü doğru düzgün transfer yapamayacak olan bir takıma gelmeye sıcak bakacağını düşünmüyorum. gelirse iyi olur mu? söylediğim gibi hiçbir fikrim yok. gelince izler, değerlendiririz.
  • ben pamuk ipliğine bağlı bir yönetimden böyle bir hamle beklemiyorum. kendisi gelsin ben bu sene ligde yaşanacak başarısızlıkları göz ardı ederim, hepimiz etmeliyiz ama yönetimin çapsızlığı nedeniyle kredisi o kadar az ki, bu sezon şampiyonluk gelmezse gideceklermiş gibi bir hava var. bu nedenle risk almayıp mustafa denizli'yi getireceklerini düşünüyorum.

    bu oyuncu grubuyla (yerli tayfası) sezon sonunu zor görür. arkasında kuvvetli bir yönetim olsa eyvallah ama çok zor.
  • oynatacağı oyunu ve oyuncuları az çok tahmin edebileceğimiz hoca. defansta denayer'i, chedjou ile beraber mutlaka kullanır, selçuk hemen önlerinde oynar, 3'lü ya da 2'li olarak defanstan top çıkarırlar (özellikle kanatlara - kanattan jose-poldi-sneijder üçgenine). selçuk'la, sneijder'in arasındaki bağlantıyı rodriguez'le kurar. sinan'ı kanatta mutlaka tutar, hem patlama gücünü hem de dinamizmini oyunun içinde aktif kullanır. sabri forma göremez bence, yerini çok kaybediyor; mevkisinde kevin olur.

    galatasaray, zeki oyunculara sahip, winner bir takım. belirli bir oyun şablonu-sistemi olan her hoca başarılı olabilir bence. esas problem yönetimde; favre'den haberleri bile olduklarını sanmıyorum.

    edit: menajeri "çıkan haberler saçmalık; galatasaray ile kesinlikle hiçbir görüşmede bulunmadık" demeyeydi, iyiydi.
  • türkiyedeki gerçeklerini bilmiyormuş gibi gelsin, takımı düzene soksun, yeniçerileri yollasın falan deniyor ya ve bu sürekli her teknik direktör değişikliğinde söyleniyor ya işte bu gerçekten şaşırtıcı oluyor kendi adıma.
    muhteşem bir teknik direktör, çok iyi bir taktisyen, kusursuz bir yetiştirici olsa bile sürekli gözardı edilen burası türkiye arkadaşlar.
    bu adam almanyadan sonra isviçrede çalışsa, fransada çalışsa, norveçe falan gitse elbet başarılı olur. ve fakat türkiye çok çok çok farklı arkadaşlar. neden bunu anlamak istemiyorsunuz? tropikal ormanda gayet güzel açmış yetişmiş bir meyveyi alıp sahra çölüne dikip neden kurudu diye düşünüyoruz sonra. sibirya kurdunu alıp antalya sahilinde karı kıza hava atmak için dolaştırıp sonra ya bu köpeğin nesi var gözünün feri gitti diye sızlanıyoruz.
    adam belli ki dünya kadar futbolcu yetiştirmiş. yahu bunun nesi ilginç. almanya gibi futbol altyapısı oturmuş her şeyin tıkır tıkır işlediği yerde payına düştüğü kadar futbolcu yetiştirmiş işte. allah rızası için bir allahın kulu çıksın desin ki tüm türkiyenin son 5 yılda yetiştirdiği iyi futbolcu sayısı şu desin. adam gelip yeni bir nesil mi yaratacak anlamadım ki. yanlış anlaşılmasın bu adam çok yetenekli olabilir ama türkiyede maalesef ki maalesef böyle leş bir ortam var.24 lü yaşlarda emre çolak atlethico maçında 4 pası üstüste yanlış verdi diye adama saha ortasında tecavüz edecektik neredeyse. bu adam gelecek o sahaya 18-19 yaşında adam çıkaracak.adamın eli ayağı birbirine girecek haliyle.uğultu muğultu.dışarı diye tempo tutmalar. sonra dicez ki hep beraber yahu bu favre bu adamları nasıl yetiştirmiş.
    biraz mantıklı olalım arkadaşlar. rica ederim.
  • gerekirse kapısında yatmak lazım. seneye anadolu takımları daha da güçlenecek, herkes at gibi koşan zencileri, süratli kanat oyuncularını bulup bulup getiriyor. seneye daha da geriye düşmek istemiyorsak, uluslararası ufku ve futbolcuları adapte edeceği bir oyun planı olan hoca bulmak mecburiyetindeyiz.

    artık bizim için süper lig'de başarılı olmanın tek yolu gerçek bir proje takımı olmak. "projeye falan gerek yok, parayı basar kafamıza göre futbolcu alırız, sonra başlarına bir hoca dikeriz, şampiyon olamazsa kovar yenisini getiririz" dönemi bizim için kapandı. ki fenerbahçe'nin de bunu sonsuza kadar sürdürebileceğini sanmıyorum.