• 29
    lan arkadaş ciddi ciddi bu tarz sistem adamlarının bu ülkeye gelip başarılı olacağını beklemek, otobüs durağında vapur beklemekle eş değerdir gözümde.
    oldu ki geldi. 5 haftada ismi lazım değiller tarafından yollanır. bize eli sopalı adamlar lazım ama taktik tahtasına vuranlardan değil.
  • 31
    ortahasahasında en son ne zaman topu tek vuruşla bir sonraki futbolcuya aktardığını hatırlayamadığım selçuk'un olduğu takımda istediklerini yapamayacağı aşikardır. selçuk dediğin topu alacak yavaştan 2-3 temasla topu kontrol edip atacak adam bakıncak o sırada. sonra da rakip geliyor zaten hemen sırtını dön, faul amaya çalış. o nedenle video filan izleyip keşke bile dememek lazım.
  • 33
    yüksek sesle dillendirilmeye başlamıştır. benim fikrim de tartışmasız şekilde kendisinin getirilmesi yönünde ki teklife gelirim dediği söyleniyor.

    şampiyonluk önemli değil, zihniyet değişmeli. zihniyeti denizli değil, favre değiştirir.

    son olarak, thomas tuchel'i maalesef alamamıştık ve futbol kalitesi anlamında bir türlü belimizi doğrultamadık. aynı hataya düşmeyelim bu sefer. çare lucien favre.
  • 34
    boştaki teknik direktörlere baktım, ancelotti ile bizim dokumuz tutmaz, büyük bütçelerin adamı o. onun dışında bize en uygun adam favre. hücum futbolu oynatan, başarıya aç ve gerçekten potansiyeli yüksek bi td. iki defa isviçre'de, bi defa bundesliga'da yılın teknik direktörü seçilmiş, bu da önemli veri.

    getirin favre'yi iyi bi forvet transferi yapın bu takım her türlü ilk ikide bitirir bu sezon. seneye de kendi takımını kurar.
  • 35
    proje adamlarını severim, büyük saygı duyarım. çünkü uzun vadede düşünürler. takımla alakalı kararlarını, transferlerinin bir çoğunu, hatta sözleşmesini bile buna yönelik ayarlamaya çalışırlar. proje adamlarının ortak yanı, sabırlı ve zeki olmalarına dayanarak ileri görüşlü olmalarıdır.

    tabi uzun vadede düşünen ve buna göre hareket eden herkes ama başarılı, ama başarısız bir şekilde bir 'istikrar' tutturur. bunu sadece futbolla alakalı söylemiyorum, hayatımızda her şey için geçerlidir bu. mesela zayıflamak isteyen bir insan, günlük idman temposunu çok yüksekte tutmaz. çok sayıda güne, hafif tempolu koşular, ağırlık kaldırmalar, vücut egzersizleri koyar. artık belirlediği periyot ne kadarsa aşağı yukarı bulunduğu tahminde de o derecede kilo verir. eğer kilo verememişse ya sabırlı davranmayıp antrenmanını aksatmıştır, ya da idmandan sonra tereyağlı bir buçuk porsiyon iskenderi de görmüştür. yani bir her iki halde de programının dışına çıkmıştır. nitekim o programda yağlı yiyecekler yoktur.

    burada en önemli kıstas süreklilik ve sabırdır. sabırla belirlediği çalışma haritasını işleme döken herkes uzun vadede istediği şeye ulaşır. ama er ama geç ulaşır. burada önemli olan husus sürekliliktir. sürekliliği de sağlamak için sabırlı hareket etmek lazım.

    bizim de ihtiyacımız olan şey bu aslında. teknik direktör lisansı almış herkes bizden daha fazla biliyor bu işi. bizim burada yazdığımız her şey eksik. her ne kadar yazsak da çizsek de eksik. hiçbirimizin daha önce takım yönetmişliği, velev ki heyecan edip bu işe kalkışmışsa da bu derece önemi yüksek seviyelerde tecrübesi yok. bu nedenle sen de, ben de, o da teknik direktör olmadığı için bu işin muhakkak bir yerlerini bilmiyoruz.

    önce sabır demiştik ya. artık bir teknik adamda ısrar etmek gerek. israr edeceğimiz kişide aradığımız tek ölçüt sadece ve sadece uzun vadede bu takım teknik direktörlüğü yapmak istemesi olmalı. hamza hamzaoğlu'nun bilhassa son zamanlarda yaptığı açıklamaları ve saha içerisini etkileyen kararlarını eleştiriyor, hatta saçma ve gereksiz buluyordum. fakat aklımda istifa kelimesi hiçbir zaman olmadı. zira istifa yerine istikrar istiyordum. don değiştirir gibi teknik direktör değiştirmek, temcit pilavı gibi her seferinde aynı şeyleri yaşamaktan ciddi derecede usandım. geçen bir yazı gördüm, ne kadar doğru bilmiyorum, 2000'den bu yana 17-18 teknik direktör değiştirmişiz. rakam inanılmaz derecede ürkütücü.

    artık iyi veya kötü, yabancı veya yerli, ismi olan veya daha yolun başında, birisinde ısrar etmeliyiz. inanın bana şu anki tramvanın daha kötüsü olmayacak. ha elbette dünya üzerindeki her teknik direktör olamaz, buna da katılıyorum. fakat artık yeter be kardeşim. 2 seneden fazla takımda çalışan bir teknik direktörümüz yok. o da üçüncü sefer geldiği galatasaray'ın en çok şampiyonluk görmüş teknik direktörü.

    lucien favre de kesinlikle uzun vadede güvenilebilecek, arkaya bakmadan takım emanet edilebilecek bir insan. uzun vade demek, bir proje demekse ve hepimiz bu projede mutabık kalıyorsak bazı şeylerden feragat etmesini de bilmeliyiz. bu sene şampiyonluk gelmeyecek mi, proje adına eyvallah. kendi sistemini oturtması için zamana ihtiyacı mı var, okey. yaza kadroyu gençleştirip temizlik yapılacaksa bu sezon geçiş dönemi olarak mı gözüküyor, ona da tamam.

    fakat bu projenin meyvesini alacak mıyız? sadece bu sorunun cevabını istiyorum. aynı şekilde de bu soruya 'evet' şıkkını işaretleyip, bir hışımla başlayıp da sonradan mızıkçılık yapılacaksa ne anladım peki o işten?

    prandelli de, mancini de, rijkaard da, fatih terim'in son dönemi de, hatta hamza hoca ile olan serüven de uzun vadeli düşünülmedi mi? hepsinde de bu uzun vadeli sistem ama başarısızlık, ama başka şeylerden dolayı birkaç günde, hatta birkaç saatte bozulmadı mı?

    bu adamı gerçekten istiyorum. gelip de bu sezon şampiyon yapamayacaksa, ama sezon sonunda kadronun yarısını temizleyip, yerlerine daha genç ve daha gelecek vadeden isimler getirecekse ve bu hocaya ve ekibine sonuna kadar sabredilecekse, istikrar denilecekse istiyorum. ve inanın bana, 1.5 - 2 seneye de bu adam uygun gördüğü mantaliteyi tıkır tıkır ilerletir. hatta bu süre zarfında da gerçekten kısa dönemli bile olsa gelecekte yapmak istediği şeylerin fragmanını da izletir. izletir ki, sonunda vizyona gireceği yeni filminin reklamını yapsın. bu fragmanda avrupa maçları da olur hatta, inanın buna. ben buna razıyım.

    peki siz razı mısınız? galatasaray yönetimi hazır mı? ota boka zırtlayan, anlık fevri hareketler sergileyen hoppa taraftar hazır mı? galatasaray'ın derin kesimi bu hocayı sever mi? tabiri caizse sahibine göre kişneyen sözüm ona profesyonel futbolcularımız hazır mı?

    cevap hayırsa o zaman kalsın. yok o zaman adama da yazık, bu işe başlarken girişeceğimiz emeğimize de.
  • 42
    sezon sonu olsa gelmesini çok isterdim. ancak şimdi gelirse başarısız olacak, sezon sonu gönderilecektir. favre akılcı, yenilikçi bir hoca; onun başarısızlığı bizi yine türk futbolu denen çöle mahkum eder. bu nedenle şimdi mustafa denizli, sonra lucien favre (ve benzeri isimler) diyorum. yoksa şimdi favre'nin gelmesi demek, sezon sonu ersun yanal mı mustafa denizli mi diye tartışırız demektir.
  • 44
    sabredilecekse, istediği transferler yapılacaksa gelmelidir. aksi takdirde örneği onlarca olan yabancı teknik direktörler gibi başarısız olacak, yerine de türk biri getirilecek. ayrıca prandelli için de yetenekli diyorduk ancak sonunu biliyoruz. benim için bir soru işareti ise şampiyonluğa oynayan biri olmaması. galatasaray için bu çok önemli. orta dereceli takımları yükseltmek güzel bir şey ama ayrı bir olay. iyi bir kontraatak takımı kurarsın, başarıya ulaşırsın. galatasaray ise her maç baskılı oynayacak, beraberliğe razı olmayacak bir takım. çünkü bizim ligimiz böyle. sen deplasman beraberliği için olumlu bakarsın ama fener koyar geçer o maçları, geride kalırsın. zaten istediği transferler yapılmazsa türk oyuncular ile gelebileceği yer oyuncular tarafından kazan kaldırılıp gönderilmesi olacak işte. hep aynı senaryoyu izliyoruz.
  • 45
    dürüst olmak gerekirse kendisinin takımlarını daha önce ciddi gözle izlemedim. sadece bir dönem monchengladbach'ın oynadığı oyun dikkatimi çekmişti. sanırım o dönemde de kendilerini favre çalıştırıyordu. bu sebeptendi ki iyidir-kötüdür diye yorum yapmayacağım. basından takip ettiğim kadarıyla avrupa'nın elit teknik adamlarından kendisi. bu durumda ffp sebebiyle avrupa'dan men yeme ihtimali oldukça yüksek olan ve yine bu sebepten ötürü doğru düzgün transfer yapamayacak olan bir takıma gelmeye sıcak bakacağını düşünmüyorum. gelirse iyi olur mu? söylediğim gibi hiçbir fikrim yok. gelince izler, değerlendiririz.
  • 46
    turkiye'de aradigi ortami, altyapiyi, ve sistemi bulamayacagi icin hic bulasmasa yeridir. bir de terim sonrasi goreve gelen mancini gibi baski altinda bir ortamda calisacak, hamzaoglu olayi sonucu profesyonellikten zerre nasibini almamis bircok oyuncu kendisine cephe alacak ve daha birsuru seyler.

    ayrica daha transfer yapmayi beceremeyen capsiz yonetim ve tek pasa tepki olarak dogmus orta saha oyuncularimizla (sino haric) falan hic olmaz. o yuzden oyle yutubda bmg videolari izleyerek gaza gelmek bence yanlis...
  • 47
    turkiye'de aradigi ortami, altyapiyi, ve sistemi bulamayacagi icin hic bulasmasa yeridir. birde terim sonrasi goreve gelen mancini gibi baski altinda bir ortamda calisacak, hamzaoglu olayi sonucu profesyonellikten zerre nasibini almamis bircok oyuncu kendisine cephe alacak ve daha birsuru seyler.

    ayrica daha transfer yapmayi beceremeyen capsiz yonetim ve tek pasa tepki olarak dogmus orta saha oyuncularimizla (sino haric) falan hic olmaz. o yuzden oyle yutubda bmg videolari izleyerek gaza gelmek bence yanlis...
  • 48
    ben pamuk ipliğine bağlı bir yönetimden böyle bir hamle beklemiyorum. kendisi gelsin ben bu sene ligde yaşanacak başarısızlıkları göz ardı ederim, hepimiz etmeliyiz ama yönetimin çapsızlığı nedeniyle kredisi o kadar az ki, bu sezon şampiyonluk gelmezse gideceklermiş gibi bir hava var. bu nedenle risk almayıp mustafa denizli'yi getireceklerini düşünüyorum.

    bu oyuncu grubuyla (yerli tayfası) sezon sonunu zor görür. arkasında kuvvetli bir yönetim olsa eyvallah ama çok zor.
  • 49
    daha dun aksam asporda mehmet menejeriyle gorustugunu ve teklif olmadığını soylemisti. ne değişti dun aksamdan beri de 1 numarali adayimiz oldu?

    kalli gibi bir adamsa ben gideyim almaya gelir gelmez sabri umut falan bir daha forma giyemez adil olur. o da bana yeter zaten. skibbe gibi yumusak basliysa hic ugramasin mumkunse.

    bize eli sopali adam lazim. ah kalli ah.