• --- alıntı ---

    mehmet özbek ile konuştum; "5 milyon € pazartesi sabahına oyunculara ödeme yapılması gerekiyor, biz bulmuştuk, yeni yönetim ne yapacak göreceğiz" dedi. mustafa cengiz geldi ama parası var mı? ne yapacak bilinmez. dursun bey planlıydı.

    --- alıntı ---

    kendisine haber vereyim, takip ediyorsa öğrensin, galatasaray'ın 22 ocak pazartesi günü oyunculara 5 milyon eu ödemesi varsa bu ödemeyi dursun özbek yönetimi yapacaktır. e 5 milyon eu'yu da bulduklarına göre ortada sorun yok demektir.

    neticede mustafa cengiz mazbatasını bir gün sonra yani salı günü* alacak ve resmen görevin devir teslimi olacaktır. o ana kadar yetki eski başkandadır. biz levent tüzemen'in mevcut durumuna zırcahillik diyoruz. allah kimseyi ekmek yediği mesleğine bu kadar saygısız ve ilgisiz hale düşürmesin.

    ehil olmayanların mevkileri kapıştığı yeni türkiye'nin medya yüzüdür ve nedense bu çapsızlar birbirlerini çok tutarlar. ancak galatasaray dün de gösterdi ki bu düzene bir yere kadar tahammül edebilen ve sonra da kapıyı gösteren bir camiadır. o bol sucuk ekmekli günlerin sonunun gelmesinin acısı bu sanırım...
  • http://fs2.directupload.net/.../150108/8d7avuxw.swf

    sabahın 4'ünde sıcacık yatağımdan kalkarak 1 dakikalık saygı duruşunda bulunduğum yorumcu. üstelik pez hazzetmem de kendisinden ama gürcan bilgiç sağolsun sevdirdi bana levent abiyi, bundan sonra sıkı takipçisiyim. nedenini ilgili videodaki replikler üzerinden açarak anlatmaya çalışayım. gürcan bilgiç'in elini kolunu sallayarak kendinden emin havalarla, "inter'deyken de yapardı." sıçmığını gayet alaycı bir tavırla, "inter'de yaptığını ne zaman gördün?" diye savuşturması müthiş gerçekten. resmen, "sen edirne'den sonrasını ne bilirsin lan şikeci dalyarak" diye eziyor orda adamı. ancak işin önemli kısmı bundan sonra geliyor. adam gürcan'ın işkembeden salladığını bildiği için sorduğu sorunun cevabını beklemeye tenezzül bile etmeyerek çok daha basit bir soru soruyor, "bütün bir sene içinde sneijder'in böyle bir oyuncu attırdığı var mı?" gürcan ufaktan tedirginleşerek, "vör abe vör abe." diye ıkınmaya başlıyor hemen. örümcek misali ağına düşürdüğü gürcan'ı zora sokacak şu cümleyi söylüyor levent abi: "örnek ver." levent abinin ağına yakalanan sinek gürcan debelenmeye başlıyor hemen. aklına gelen ilk takım olan mersin'i ortaya atarak desteksiz sallamaya başlıyor ziya misali. levent abi ise south park sessizliği eşliğinde yaptığı kısa bir beyin taramasının ardından öldürücü darbeyi vuruyor: "geçen sene mersin 2. ligdeydi yaa." levent abinin aduketini tam karın boşluğuna yiyen gürcan'ın -yüz ifadesinden de anlaşılacağı üzere- gardı hemen düşüyor. can çekişen rakibine karşı en ufak bir merhamet göstermeyen levent abi "bu sene çıktı mersin yaa." diye ekleyerek perfect yapıyor resmen. k.o. levent tüzemen win.

    edit: imla.
  • ben bu adamın yorumlarını izleyip dinleyene kadar hafızamı guvvatlı sanırdım*. lakin ki öyle değilmiş. adamın yarı yaşında bile değilim ama benim hafızam, onun hafızasının karşısında diz çöküp tövbe eder herhalde. herif sadece maç skorlarını da değil, hemen her ayrıntıyı sanki maçı bir saat önce izlemiş gibi hatırlıyor. dediğim maçlar da geçen sezonun maçları filan değil ha, on senelik hatta yirmi ve dahi otuz senelik maçları bile hatırlıyor.

    özellikle gürcan bilgiç'le yaşadığı tartışmaların hemen hepsini bu fil hafızası sayesinde kazanıyor. zaten geçen sezon bir tanesi bayağı meşhur olmuştu: http://fs2.directupload.net/.../150108/8d7avuxw.swf
    hatta bu programı canlı izlerken de "helal olsun!" çekmiştim içimden.

    geçenlerde de şöyle bir diyalog geçti artı futbol'da.

    --- alıntı ---
    turgay demir: kuddusi müftioğlu şöyle kötüdür böyle kötüdür, bjk'yi 2003'te doğramıştır, bla bla...
    gürcan bilgiç: asıl fener'i doğramıştır. taraftar kendisine her maç küfürlü tezahürat yapmıştı, bla bla...
    levent tüzemen: bir dakka beyler! ismet arzuman, hatırlayın*, 2002-2003 sezonunda ali sami yen'deki galatasaray-bkj maçında ali eren beşerler'in hasan'a yaptığı net penaltıyı çalmamıştı. hemen gözünün önünde olmuştu hatta olay... lütfen yani.
    --- alıntı ---

    e şimdi ne oluyor? gürcan'la turgay afaki konuşurken levent abi spesifik bir ayrıntı veriyor ve ortamdaki saygı duyulan, bilirkişi oluyor. küsuratlı sallayayım da belli olmasın, deriz ya hani; bu adam o küsuratları* sallamadan verebiliyor. gene aynı programda yaşanan bir başka diyalog:

    --- alıntı ---
    turgay demir: bkj'nin bu sezon şöyle hakkı yendi böyle hakkı yendi...
    gürcan bilgiç: yok ya! hakemler bjk'yi şöyle korudu böyle korudu. antep maçında penaltısını vermediler antep'in*.
    turgay: verseler ne olacak ya. zaten 2-0'dı maç.
    levent tüzemen: bir dakika turgay, eğer hatırlarsan o maçtaki penaltı pozisyonu maç 1-0 giderken gerçekleşti. bjk 2. golü 85'ten sonra buldu! (thug life)
    turgay: ?1%^11...
    (muhabbet devam ediyor)
    turgay: fener'in aleyhine çıkmayan kırmızılar var, onları ne yapacağız?
    gürcan: yok ya, dediğin pozisyonda adam kaleye çok uzaktaydı...
    turgay: değildi!
    gürcan: uzaktaydı!
    turgay: değildi!
    gürcan: uzaktaydı!
    turgay: değildi!
    levent tüzemen:* bir dakka beyler! o pozisyon; santra çizgisinin sol çaprazında, yedek kulübesinin önünde, taç çizgisinin 2,5 metre uzağında oldu!
    turgay: ???
    gürcan: !!!
    --- alıntı ---

    bundan birkaç ay önce de gürcan'la adını hatırlayamadığım bir konuğun anlaşmazlığa düştüğü bir konu olmuştu. fatih terim'in bir milli maçta takımın başında olup olmadığıydı konu da. tabii ne oldu dersiniz? levent buba mesaj attı: gürcancığım hoca o maçtan iki hafta önce başladı milli takımda çalışmaya, iyi programlar :) *

    hadi bunlar neyse. eminim sözlükten de çıkar bu ayrıntıları hatırlayabilecek kadar hafızası güçlü yazarlar. amma, bu adamın erman toroğlu'yla yaptığı programlarda bazen öyle muhabbetler dönüyor ki, "yuh bea!" demekten de kendimi alamıyorum.

    --- alıntı ---
    erman: bizim zamanımda hocalar karışırdı bize abi. maç içinde çeneleri durmazdı...
    levent: 78'de inönü'deki maçta sana da az fırça kaymamıştı hocan, değil mi erman abi :)
    erman: ben öyle bir şey hatırlamıyorum...
    ----
    erman: eskiden denk getirdi mi yapıştırırlardı abi. kimse bana masal anl...
    levent: ankara'daki keçiörengücü maçında sen de yapıştırmıştın öyle bir tane hocam, top taca çıkmıştı :)
    erman: ben hatırlamıyorum öyle bir şey...
    ----
    erman: 20-30 sene evvel çok daha sertti hakemler. şimdi hepsi prenses gibi... geçecekler bunla...
    levent: sen hakemken gözünün önünde ragıp'ın ayağını kırdılar, sen devam ettirdin hocam, ben de tribündeydim o maçta :)
    erman: hay amua go...
    --- alıntı ---
  • bugün dursun'un düzenlediği iftar yemeğine katılmış ve aspor'da üstü kapalı dursun'u övmeye çalışmaktadır. iftarına 700 küsur kişi katılmış, dursun'un üye yaptığı 300 küsur kişi bu seçimde oy kullanacaktır falan diye güzellemeler yapıyor. sorsan galatasaraylıyım der kendine.

    allah büyük, kişilere değil allah'a güveniyoruz.
  • levent tüzemen, hıncal uluç, ahmet çakır, beyin ölümleri çoktan gerçekleşmiş ve dinazorlaşmış yorumculardır. (yazar demiyorum çünkü yazar değil, yazdırılandırlar)

    daha birçok yorumcu vardır böyle ama ben galatasaray'dan ekmek yiyen dinozorusları yazdım. diğerlerini kendi sözlükleri yazsın!

    bu ve benzeri yorumcular, gerek td, gerek yönetici ve gerekse futbolcularla ikili ilişkileri nedeniyle, kurdukları çilingir sofralarındaki muhabbetleri nedeniyle gerçekleri göremezler, görselerde söyleyemezler. (yazmalarına zaten izin verilmez)

    şimdi gelelim tolga ciğerci ile ilgili söylediklerine levent tüzemen'in.

    https://twitter.com/...s/774314003682263040

    her maç 12-13 km koşuyormuş, bana ne ben icraata bakarım demiş. bunu söylerken iki yanlış yapıyor tüzemen.

    birincisi her maç 12-13 km koşmak bizatihi zaten bir icraattır. çünkü bu koşu ile rakibe oynayacağı alan bırakmazsın ve kilit ara pas yapıp forvetin muslera ile karşı-karşıya kalmasını önlersin. bu icraatın babasıdır.

    ikincisi, selçuk inan o kadar koşamıyor ama icraatı var demek istemiş. (bu tabi satır arasında gizli) allah çarpar sayın tüzemen, biz o icraatı son üç yıldır neden göremiyoruz selçuk'ta. selçuk yüzünden rakipler finiküler ile geçer gibi geçiyor orta sahamızı ve doğruca iniyorlar kalemizin önüne. bunu nasıl gör(e)mezsin.

    şimdi neden tolga'ya salladığını da izah edelim tüzemen'in. çünkü selçuk'un nigel de jong'u kesmesi imkansız. üçlü orta saha da olmayacağına göre kesme ihtimali olan tek oyuncu tolga ciğerci. tolga'nın en iyi özelliği ise çok koşması olduğundan onu değersizleştirmek için ordan giriyor olaya. işte bu hinliktir ve ahlaksızlıktır.

    j. olde riekerink için söyledikleri zaten ahlaksızlık sınırlarını da aşan bir
    terbiyesizlik. fatih terim'i meze yapması da ayrı bir terbiyesizlik. buna cevap vermeye bile değmez. ancak galatasaray riekerink ile kazandıkça tüzemen ve onun gibilerin yüreklerinin sızlayacağı çok açık. yazık...

    sayın tüzemen gibiler azala azala tükenecek inşaallah. ezbere değil, bilgiye ve fikre dayalı yorum yapan yazar ve yorumculara kavuşmamız dileğiyle...
  • televizyondan spor programı izlememekle ne kadar haklı olduğumu tekrar tasdik ettiren yorumcu.

    buradaki, internetteki adamların futbol bilgileri bunlardan çok daha yüksek...

    10 dakika a spor izliyim dedim... malum asamoah, denayer...

    önce denayer'i hollandalı yaptı, sonra sol stoperde hakan balta oynamalı dedi, sonra da galatasaray dembele'yi almadı önce celtic'e, ordan dordmund'a, ordan da barcelona'ya gitti dedi. şimdi de eren'in sion'a transferini sanki olmuş gibi tartışıyolar. ve evet hepsi 10 dakika içinde oldu!

    işine saygısı yok bu adamların.
  • (bkz: #2289449)

    galatasaray'ın düşmanı galatasaraylılardır sözüne cuk oturanlardan yanlızca biri. 6 puan geride olan bizmişiz gibi haberler yapanlar hala bu galatasaraylı görünüp bize zarar verenlerdir. dünya futbolunda kafaya oynayan takımlarda her teknik direktör seviliyormuş gibi yok caycısı, yok malzemecisi sevmiyormuş ta... ulan yatacak yeriniz yok yemin ederim.

    edit: beşiktaşlı, fenerbahçeli spor yazarları, yorumcuları yaşanan olayları kapatmaya çalışırken bizim basın mensupları sürekli kaos peşinde. talisca- caner kavgasını nasıl sümen altı ettiklerini gördük.
  • bu adam ' ın galatasaraylıyım diyerek spor yazarlığı yapması ve bu işten yani galatasaray üzerinden para kazanması helal değildir.

    kendi adıma camianın adını kullanarak kazandığın tüm paralar haram olsun.

    14 ağustos 2017 aspor takım oyunu programını youtube üzerinden izliyorum. çıkmış halen selçuk efendinin tetikçiliğini yapıyor. erman toroğlu selçuk ne oynadı iki senedir top oynamıyor dediğinde, utanmadan arlanmadan geçen sene iki tane maçta süper oynadı diyecek kadar utanmaz arlanmaz ve erman hoca iki maçmı deyince bu sefer iyice sallamaya maç sayısını 7 - 8 e çıkarmaya çalıştı. vay efendim antalya maçında frikik atmış maç kazandırmış.

    allah tependen baksın.
  • --- alıntı ---

    mehmet özbek ile konuştum; "5 milyon € pazartesi sabahına oyunculara ödeme yapılması gerekiyor, biz bulmuştuk, yeni yönetim ne yapacak göreceğiz" dedi. mustafa cengiz geldi ama parası var mı? ne yapacak bilinmez. dursun bey planlıydı.

    --- takım oyunu/a spor ---

    internet öncesi dünyada kalanlardan. bunun ve bunun gibilerin adapte olamadığı, bir türlü anlayamadığı bir şey var; sosyal medya sayesinde insanlar doğru bilgiye ulaşabiliyorlar artık, olanı biteni rahatlıkla kendi mantık süzgeçlerinden geçirip yorumlayabiliyorlar. bilginin, haberin yalnızca gazeteciden, haberciden alındığı günler eskide kaldı. dolayısıyla insanlar kimin kime hizmet ettiğini, kimin ne mal olduğunu biliyorlar. kimin dün akşamdan beri sinir küpü olduğunu görüyorlar.

    bu, mehmet ayan, nevzat dindar... koyduk mu!