• muhteşem bir ortam oluştu kendisi için. kaos var, hiçbir şeyden memnun değil. eleştirmek için her şey müsait. örneğin dün "andreas cornelius gelirse çok küfür yiyecek" yazmıştı. ulan hadi yönetim beceriksiz, transfer saçmasapan da gelen oyuncunun ne günahı var. aman kazansever sinirlenir ben gelmeyeyim mi diyecekti adam. neyse cornelius ile olmadı, şu an kazansever için hayatının en tatlı dakikaları yaşanıyor.

    süper adam ama ben seviyorum.

    mesela geçen hafta anthony modeste tam galatasaray'a transfer olacakken "bizim aradığımız forvet değil, modern futbolda yeri yok, bu yüzden çin'de" gibilerinden bir şeyler yazmıştı. bu yazısını sildiği için refere edemiyorum ama dün aynı anthony modeste için "haydi gel artık anthony modest(e)" diye dörtlük yazmış :) (bkz: anthony modeste/#2495140)

    abi adam tam transfer olacakken bizim topçumuz olamaz diyorsun, transferi yattıktan sonra da "gel artık".

    bugün kaos olduğu için hemen hemen her başlık altında entrylerini okuyorsunuz. ondan mutlusu yok. mesela akşam üstü birhan vatansever'in kiralanmasına sinirlendi, kızdı. kimse neye ve niçin kızdığını anlamadı :)

    yani kısaca ortamda en olumsuz söylenmesi gereken neler varsa onları söylüyor adam. bugün durum siyahsa o beyaz diyor, birgün sonra durum beyaz oluyor o bu sefer siyah diyor. sözlük serüveni böyle geçiyor.

    diyorum ya ben seviyorum kendisini. ama gram kadar ciddiye almıyorum. gülüyorum geçiyorum.
  • 14 eylül 2018 galatasaray kasımpaşa maçı için konuşuyorum.

    - maç öncesi rotasyon yaptığı için fatih terim'e sallayarak başladı. fatih terim'e klasik "ben yaptım, oldu" anlayışı üzerinden vurdu ama fatih terim yaptı yine oldu :) "ben yaptım, oldu" diyen fatih terim'in bugün florya'da tüm altyapı takımlarının antrenmanını takip ettiğinden haberdar değildir elbette.
    - ikinci yarının başında garry rodrigues'e salladı. kendisi salladıktan hemen sonra garry iki tane çok güzel gol attı.
    - neden bilinmez; attığımız ikinci golde ndiaye'nin attığı pasın harika bir pas olmadığını, basit bir pas olduğunu ve kaygan zeminden dolayı asist olduğunu iddia etti :(

    hakkını da verelim;
    - serdar'ın attığı golü övdü. video hakeme ve bülent yıldırım'a salladı.

    kısacası kaos olmadığı için kendisi için kötü bir akşam oldu. elbette düşüncelerini yazmakta özgür lakin sürekli karamsar olmak, sürekli bardağın boş tarafını görmek ve sürekli "ben dedim demek" için eleştirmek gerçekten çok çok saçma ve bu yazarlık değil.
  • (bkz: #2338373)
    (bkz: #2338345)
    (bkz: #2338370)

    aynı şeyi benim denk geldiğim 3 farklı başlığa yazan yazar. henüz bir şeyi beğendiğine de denk gelmedim. okaka götlü göbekli, fatih terim egoist, mustafa cengiz plansız, tolga dengesiz. yahu tamam kimse kimseyi beğenmek zorunda değil de beğenmediğiniz birini de her fırsatta beğenmediğinizi söylemenize gerek yok. ezberledik zaten sözlükçe.
  • galatasaray'la ilgili hiçbir şeyi beğenmeyen, hiçbir şeyden memnun olmayan yazar. sanki kendisi galatasaray taraftarı değil, galatasaray onun taraftarı. galatasaray'ın tek gayesi onu memnun etmek olmalı. ama o hiçbir şeyden memnun ve mutlu olmaz. muhtemelen yaşadığı mutsuz hayatın tüm hıncını galatasaray üzerinden çıkarıyor.

    esasında eleştiri iyidir. hatta çoğu kişi iyileri görürken çıkıp yanlışları görüp söylemek büyük bir meziyettir. ama kendisi bu profilde değil. adam her şeyi eleştiriyor. henüz kimsenin anlayamadığı ütopik bir dünyası var. bir de bu adamların geliştirdiği komik bir savunma var: "biz galatasaray'ın iyiliği için konuşuyoruz"

    şöyle durup dünya tarihine baktığımızda farklı düşüncelerini ortaya koyan insanların hepsi cidden farklı, özel insanlar. fakat bir düşüncenin boktan olması sırf farklı olduğu için onu kutsal kılmaz. üzgünüm. kimse bana "ama düşünce özgürlüğü" demesin. tam olarak bu tarzdaki adamlar aslında farklı düşüncelerin önünü tıkıyor. farklı düşünceleri öyle çekilmez hale getiriyorlar ki; bir sonraki farklı düşüncelere var olma imkanı tanımıyorlar. peki neden? çünkü bencillik...

    ulan atıyorum bir baba kendi çocuğunun iyiliği için sürekli onla ilgili olumsuz şeyler mi söyler? söylerse neyi düzeltebilir?

    bak mesela uefa kupası zamanında sözlük olsaydı bu adam aynen şunları yazardı;

    "tamam uefa kupasını kazandık iyi güzel de şampiyonlar ligi'nden neden elendik? kimse bana masal anlatmasın, biz o treni şampiyonlar ligi'nden elendiğimiz gün kaçırdık. kimse kendini avutmasın... hadi siz kazandığınız teneke kupaya sevinin. biz galatasaray'ın iyiliği için konuşuyoruz. çelsi 5-0"
  • (bkz: kamajikaciya)

    kim olduğunu bilmeyenler varsa; kendisi sözlükteki huzuru katlettiği için uçurulmuştu. daha sonra aynı zamanda yazar olduğu ekşi'de, eleştirdiği ve çok da meraklısı olmadığını söylediği yere kazansever nickiyle çaktırmadan geri döndü. çaktırmadan diyorum çünkü başta kimse anlamadı, sonra yavaş birçok yazar arkadaş, gerek yazı tipinden, gerek saçma sapan agresifliğinden kim olduğunu kısa sürede anladı. hatta ekşi'de yazdığı bir entry'yi burada da girince yakayı ele verdi ama inkar etti. evet, adam kendini inkar etti. normal karşıladım, kamajikaciya başlığının altındaki entryleri okursanız dünyanın en büyük tutarsız adamı olduğunu anlarsınız. örnek olarak buyrun; (bkz: #1952853)

    geçtiğimiz ay, bir iki başlıkta yazdığım yorumlara garip cevaplar yazdı. kendisine mesaj attım. kamajikaciya olduğunu bildiğimi ve psikolojik sorunları olduğunu düşündüğümü söyledim. inkar etti yine.

    geçtiğimiz günlerde yine başlığı böyle hareketlenince twitter'da kendisini arattım. karşıma şöyle bir tweeti çıktı; https://twitter.com/...s/789885113765167105

    ne gariptir ki aynı gün yakın saatlerde sözlükte de şöyle bir şeyler karalamış; (bkz: #2048800)

    ekşi'de de şöyle yakalanmıştı; https://eksisozluk.com/entry/65971093, sözlükteki entrysi de buydu; (bkz: #2110793)

    soru şu; uçan adamların geri dönmesi serbest mi? serbest ise uçurmanın anlamı ne?
  • adam negatif. çok net. inanılmaz pesimist bir adam. mutlu olamıyor. ya da bu şekilde olmak mutlu ediyor kendisini bilemiyorum.
    bugüne kadar nedense hiç pozitif bir yazısına denk gelmedim. ya da denk geldiysem de algıda seçicilik olarak hep karamsar yazıların altında görüyorum kendisini.
    benden kendisine gelsin:

    "mutlu uyumak lazım azizim
    madem uyku yarı ölüm halidir
    o halde mutlu ölmek lazım her gece." cemal süreyya
  • her entrysinde yazarları şımarıklıkla suçlayan yazar. beğendiği topçuları beğenmeyen varsa şımarıktır, eğer kendisi beğenmiyorsa da o adam topçu falan değildir. ama bu yüce futbol bilgisi geçen sene bu zamanlarda terim eliyle şampiyonluk verdi, feghouili ile şampiyon olunmaz vs bir dolu olumsuzluk da içeriyordu. mayıstan sonra 'ben bir yerde yanlış mı yapıyorum' diyeceğine kötü her zamanda hocadan malzemecisine herkesi eleştirmeye devam etti. sözlükte bir şımarık arıyorsa 2 yıl önceden başlayıp entrylerini okumakla cevabı bulur.
  • sürekli negatif yazılar, sürekli komplo teorileri, sürekli insanlara sataşmalar. zannediyorum ki sosyal hayatında çok çok mutsuz bir kişi. bu mutsuzluğunu da sürekli sözlüğe yansıtıyor. hiçbir şeyden memnun değil, her şey negatif ve olumsuz ve en önemlisi hiç kimse kendisini anlamıyor :(

    bence bu kadar negatiflikten dolayı kalbi kurur insanın. biraz salması lazım, rahatlaması lazım, gevşemesi lazım. istisnasız her gün her konuda olumsuz bir fikri var.

    ben artık sadece bu adamın olumsuzluklarından dolayı bile içim kararmasın diye engelliyorum kendisini.
  • tamamen kişisel görüşüm saygısızlık da etmek istemem ama sözlük tarihinin en negatif ve boş yazarı. bu ülkeye bir tane hıncal yetiyor. yapma allah aşkına.

    edit. bugün oynanan 14 eylül 2018 galatasaray kasımpaşa maçı özelinde değil eleştirim neden bu şekilde anlaşıldı anlamıyorum tabi oynanan futbolu sevmemek hakkı ama ben ağzından olumlu bir şey çıktığını duymadım görmedim.

    hem kendi için hem okuyan için yorucu bir tavır bu hayat bu kadar karamsar veya kendi dediği gibi realist olacak kadar ciddi değil az keyif alın şu hayatttan.
  • (bkz: ajdin hasic/#2711454)

    efsane bir entry ile sözlüğümüzü şenlendiren "bay muhalefet"...

    sıkça mesajlaşıyoruz kendisiyle.
    dünyaya farklı pencerelerden bakıyoruz.

    o diyor ki "kardeşim genç isimler yerine ne yaptığı belli olan oyuncular alınsın. isterse yaşı 40 olsun fark etmez"...

    bir noktada haklı.
    neden haklı? çünkü edirne ötesini düşünmüyor. kendisini bizim lige adapte etmiş. dünya nerede? ne yapıyor? umurunda değil. çok normal bu şekilde düşünmek. "mars da su bulmuşlar" deseler "içemedikten sonra bana ne?" der. haklıdır da. bana hayrı olmayan kilisenin papazını gondiklesinler sözünün vücut bulmuş halidir.

    tüm bunların ışığında kafayı biraz edirne dışına çıkardığında dünyanın artık 30 yaş üstü oyunculara olan ihtiyacı bir ronaldo, bir messi, bir zlatan değilse kalmadı.

    bugünkü dünya futbol konjonktürü, ucuza al -> oynat -> sat üçgeninde dönmekte.

    neden?
    ekonomik olarak hayatta kalma şansın yok çünkü.
    bugün lig şampiyonunun kazandığı para ;

    katılım payı: 38.5 milyon lira
    performans primi: 68.6 milyon lira
    sıralama: 36.2 milyon lira
    şampiyonluk primi: 69.3 milyon lira

    toplam: 212.6 milyon lira
    euro = tl olsa çok deli para* ama euro = 6.3xtl olunca 33 milyon euro oluyor.

    stat geliri = 128 milyon lira / 20 milyon euro...

    yani şampiyon olunan bir sezonda kazanılan para 53 milyon euro ki giderler burada yer almıyor. personel gideri, ssk, vergi, stat bakım masrafları filan... bu tabi şampiyon olduğun sezon. kötü bir sezon geçir derbirlede doluyor stat..

    bir sezonda 50 milyon euro anca kazanıyor takım.
    geçen sezon yanlış bilmiyorsam 47 milyon euro ödemişti maaşa. yani 3 milyon euro artıda kulüp. o da saydığım giderlere gidince elde kalıyor sıfır... nasıl oyuncu alacaksın? kariyerli oyuncuların maaş yükü kol gibi.. luyindama - marcao ikilisinin maaşı 2 milyon denilince yüzün gülüyor mesela.. ama banega'yı alırsan 4 milyon euro + vergi olarak artıveriyor bir anda giderin...

    uzun lafın kısası senin satış yapman lazım.
    burası arap yarım adasına giden otobanın son avrupa çıkışı olarak görülmemeli. öyle olursa şampiyon olmadığın bir sezonda 35-40 milyon euro gelir elde eder maaşları ödemeyemez hale gelirsin. tabi yukarıdaki tüm hesap borcun filan yoksa geçerli. borcun varsa zaten ne yaparsan yap boş..

    ya her sezon şampiyon olacaksın (bu imkansız) ya da oyuncu satacaksın. ama katar'a filan değil...
    direkt avrupa'ya..

    bugün burun bükülen genk, sassuolo, caglari bile 20 milyon üzerinde oyuncu alabiliyorken senin böyle uzaktan kemal sunal'ın açlıktan tavukları cam üzerinden ekmek bandığı gibi bakarsın..

    ben sayısını unuttum, yaşlı ama kariyerli oyuncular alan her takım şampiyon olur intibası var.. ama fenerbahçe bir kaç sezon önce bunu denedi... bizde denedik..

    van persie, nani'yi alıp şampiyon olamayan fenerbahçe buna en yakın örnek.
    o takımın borcu 600 milyon euro.. neden ki??? adamlar güzel güzel adamlar almışlar. van perise almışlar, nani almışlar.. daha ne yapacaklar?

    ama ozan 11 milyon artıya geçiriyor seni.

    şu yazdıklarımdan şu anlaşılmasın.
    tüm takımı 23 yaş altı adamlardan kuralım... hayır en çok efor harcanan mevkilerde gençlerden faydalanalım... her genç oyuncu için iyi şeyler söylenince olayı fetişizme getirmeyelim. yani gustavo nonato santana'yı sırf 21 yaşında diye almayıp 32 yaşına gelince mi "sen gel birader diyeyim? "...
  • en sevmediğim şeyi yapacağım nickalti gireceğim.

    inatla takımın plansız olduğunu bulduğu her başlıkta yazıyor. israrci bir şekilde analiz yapmak yerine 'ben görmüyorsam yoktur' kafasında 'bir taktik çalışıldiysa hemen yapılabilir' kafasında yorumlar yazıyor.

    1. si sen bir hücum planı görmüyorsan bu senin göremediğin anlamına gelir. takımın ilk yarıdaki planı da, emre çıkıp adem girdikten sonraki planı da çok açık ve netti.
    2. bu açık ve net sözünün arkasından her şeyi güzel yaptık demiyorum. bir plan vardı, ilk yarıda işlemedi ikinci yarıda gole kadar harika işledi. seri kırmızı kart sonrası ise eleştirilmesi gereken kısım.

    bakın terim'in en çok eleştiri almasi gereken gün bugün ama yapacağınız eleştiriyi bulduğunuz her başlığa yazmayın, aynı ana fikri aynı yazardan 4 5 başlıkta okuyorum. katılsam bile 4. kez okuyunca 'eeeh yeter artik' diyorum.
  • (bkz: #2393717)

    büyük ihtimalle hocayla birlikte idmanlara katılıyor ya da kapalı idmanları izliyor. bu doğrultuda "hücum seti çalıştırmayan teknik direktörümüz" yazarak bilgi vermiş.

    ya "hücum seti çalıştırmadığını düşündüğüm teknik direktör" yazarak görüş belirtirsin, ya da hücum seti çalıştırmayan teknik direktörümüz" diye bilgi verdiysen, bilginin kaynağını açıklarsın. adama "yanında mıydın, idmanda mıydın, nereden biliyorsun çalıştırmadığını?" diye sorarlar.

    ya önce düşünün, sonra yazın, tarttıktan sonra gönderin; ya da yazmayın.
    insanlar okurken küfür ediyor. yine ediyor, yine ediyor. bir yerde artık kendini tutamayıp alenen küfür edince pilot oluyor.
  • sağa sola done olmadan ve laf olsun diye sallayan,
    karşıt görüştekilere dayanamayan,
    kendisine zıt fikirleri saygı çerçevesinde anlatmama rağmen; cevap veremeyecek duruma gelince çocuk gibi engelleyen yazardır. bu entry’i okuyacak cesareti de yoktur:)

    trollük ve dikkat çekmeye çalışmak bu arkadaşın sözlükteki asli görevidir.
    bir çoğunuzun zaten hakim olduğu bu olguları tekrar hatırlatmak istedim.

    edit: imla