• arkadaş tanıdık adamlar bile girmiş bu işe 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçı için.

    lan bizimle birlikte gezmiş tozmuş oturmuş kalkmış yemeğimizi yemiş çayımızı kahvemizi içmiş bir insan var. twitter'da yazmış devrediyorum diye aha dedim işi çıkmış galiba güzel ondan alırım ben o kadar hatrımız vardır. 8. kategori 250 lira olan bilet normalde. sordum, eleman "abi normalde 750 diyorum sana 550 yaparım" dedi. dedim "oğlum biletin fiyatı 250 lira, 550 ne verirsen 250'den diye" "o kadar arayan eden var abi zaten" diyor. en son "tamam veremezsen birine cumartesi akşama haberleşelim en azından boş kalmasın" diyorum "yok boş kalmaz en olmadı ben gidicem" diyor.

    bak, görüyor musun? galatasaray'lı kimliğinden şüphem olmayan tanıdığım bir insanın bana yaptığı bu. biz daha önce bu çocuklar rahat bilet alsın diye gs bonus kullandırmış, gs store varken indirim yapmışız. adam bana 550 yapıyor 250 liralık bileti. 300 lira kar.

    seneye sırf bu olayları engellemek için 3 adet kombine ayarlıycam taa çorum'dan. diğer tüm maçlarda buradaki yazarlara devrederim bedavaya. ayıp ya.
  • 9 şubat 2008 galatasaray vestel manisaspor maçı oncesinde ali sami yen yeni acik onundeki kulubeden mac bileti alacakken bu adamlarla bir sicak temas hadisesi yasamistim.

    sira falan yoktu, kulubenin etrafinda bu garip tipler vardi. ben kulubeye yaklasirken etrafimi sardilar. ozellikle bir tanesi israrla bilet satmaya calisiyordu. tek kelime konusmadan cama dogru yaklastim, param elimde. uzattim parayi "iki tane kapali ust" istedim ve daha biletleri almadan bana bilet satmaya calisan karaborsaciyla aramda su sekilde bir diyalog gelisti:

    k= karaborsaci
    b=ben

    k- sana diyorum niye cevap vermiyosun
    b- ne diyorsun kardesim?
    k- bilet diyorum, kapali var acik var....
    b- sagolasin kardes, bak ben buradan aliyorum su an.
    k- bir saattir niye cevap vermiyorsun?
    b- birader uzatma, uza hadi!
    k- (geri donup giderken yanindakine) konustu amina kodumun ayisi, ehehehe....
    b- lan bana bir baksana sen!

    adam bana doner donmez kafayi yapistirdim ve eleman direk yere yikildi. digeri bana yumruk atamadan cenesine oldukca kuvvetli bir krose cikarttim, bir ikinci yumrugu da hemen burnunun ortasina yapistirdim. ikinci karaborsaci dusmedi ama bayagi sendeledi. nereden ve nasil geldigini anlamadigim ama kendi eksenim etrafindaki her yerden tekmeler yumruklar gelmeye basladi. bir sure ayakta kalmayi basarabildiysemde yere dustum / dusuruldum haliyle. kapandim hemen. yerde tekmelemeye basladilar. ve aniden her sey basladigi gibi sona erdi. resmi giyimli polisler beni ayaga kaldirdi. bir tanesi "uzerini ara" falan dedi. ben ise, "noluyor arkadasim, gormuyor musun dayak yedik burada?" dedim.

    uzatmayayim, ikinci bileti aldigim kisiyi aradim hemen. kendisi kan kardesim ve ayni zamanda avukatim olmakta. beni alikoymalarini ya da merkeze goturmelerini engelledi. ben ise, "ya arkadas, magdur olan benim tekrar magdur edilen benim, sizler buradasiniz neden ve nasil oluyor bunlar?" diye atarlanirken polisten aldigim cevap yedigim dayaktan daha aciydi:

    "30 bin kisi geliyorsunuz, her birinizin basina polis dikemez devlet, burasi stadyum, olur boyle seyler!"

    siktirip gidip maca girdik, cim bomum 6-3 koydu, kral ucledi, acim hafifledi.... tabi ertesi gun acilar icindeydik orasi ayri.

    ha biz bu elemanlari bulduk mu? bulduk. bir bok oldu mu? hayir. sadece iki kisi benden ozur diledi, o kadar. tribunde cok taninan meshur birisi asla degilim ama benimde kendime gore bir cevrem var tabi....

    olaydan bana kalan tek teselli su oldu; "reis, sen de iki kisinin burnunu kirmissin ha!" ama yalan ama dogru, orasini bilmiyorum tabi.

    benim bu rezalet otesi aniyi anlatmamdaki sebep su;

    1- sakin ha sakin ola oyle tek basiniza falan bunlara * atar gider yapmayin
    2- inanin bana emniyet kasitli olarak bu yavsaklari gormezden geliyor
    3- tribunden cok onemli -afedersiniz dassakli- kisiler zaten olayin direk icinde
    4- oradakilerin cogu cakal, satana degil sattirana bakmak lazim
  • bir de bunların direkt sana soranı vardır.

    +kardeşim maça bilet var düşünür müsün?
    -(içinden dersin ulan işi gücü cıktı da hayrına veriyor mu yoksa gişe fiyatından mı diye....) olur niye olmasın.
    +500 liraya veriyorum ilgilenirsen beklerim.
    -yok kanka sağol. (bir de ulan bedavacı gibi gözüktük diye kendi adına utanırsın)

    gerçi artık passolig geldi böyle bir derdim kalmadı. passolig kullanmadığım için dolayısıyla maça da gidemiyor, yukarıdaki muhabbetlere maruz da kalmıyorum. teşekkürler passolig!
  • buraya sıfat eklesem pilot olucam ama sinirlerim zıpladı, az önce birini gördüm kombinedevret uygulamasında;
    bilet aranıyor kısmına doğu, batı, kuzey, güney 300 tl alınır yazmış.
    bilet verilir kısmında aynı adamı tekrar gördüm, 400 tl kuzey üst satıyor.

    oturduğu yerden al ver yapıyor adam

    edit: hırsımı alamıyorum tekrar tekrar yazasım geliyor, karaborsacılık yasak değil mi ? kulüp adam tutsun sosyal mecralardan, uygulamalardan bulup kombinesini iptal etsin bu insanların. kale arkası iki tane 1000 tl diye mesaj attı bi tane iyi aile çocuğu.

    not: kulüp adam tutsun, sosyal mecralardan, uygulamalardan bulup kombinesini iptal etsin bu insanların --> kulüpden okuyan varsa bunu ücretsiz yapmaya varım, ben isim, blok, koltuk numarasına kadar temin eder veririm.
  • 22 şubat 2012 galatasaray anadolu efes basketbol maçından önce topkapı metrobüs durağı'ndan abdi ipekçi'ye kadar en az 10 tane vardı yine bunlardan, salonun önündekilerini saymıyorum bile. adamlar olayı aşmış artık, messi & ronaldo baskılı kartvizitler falan dağıtıyorlar.

    hepsine tek tek tepki gösterdim fakat bireysel tepkilerle çözülecek bir olay değil bu. taraftarların organize olup maç günü ali sami yen'in çevresinde fenerli görmüş gibi tepki göstermesi lazım etraftaki karaborsacılara. evet burada bu fikrin temellerini atarak an itibariyle karaborsacı çökertme timini kurmuş bulunmaktayım , ilgilenenler cv'lerini yollasınlar.

    tanım: şerefsiz
  • https://twitter.com/...s/722130831783931904

    şimdi giriyorsun arkadaşın profiline; sarı kırmızı tesbih, 'deli gibi sevmek ruhumuzda var' aforizmaları, bol bol fanatizm içerikli tweetler gırla gidiyor. ama aynı zamanda koymuş 15 tane biletin fotoğrafını, 'ne vereyim abime' diyor.üstelik bunu daha biletler satışa çıkmadan 1 gün önce yapıyor. sorsan kendisinden büyük galatasaraylı yoktur ha, ama galatasaray üzerinden vurgunun büyüğünü yapmakta da hiç bir beis görmüyor, yüzü kızarmıyor.

    umarım azalarak bitersiniz lan hepiniz.
  • 27 nisan 2016 galatasaray strasbourg basketbol maçı için istediğiniz kadar bilet ayarlayabileceğini söyleyen bir fenerbahçeli:
    https://twitter.com/...s/723140139594223616
    https://twitter.com/...s/723858171543085058

    elinde patlayacak her halde arkadaşın ya da yalandan bilet bastırdı, hani merak edenler olursa diye yazayım, 60tl.lik yerleri en az 300tl.ye satmaya çalıştığını daha evvel yazmış olduğu bir yorumdan biliyorum. şu an o yorum silinmiş.

    haydi onu geçtim, suyun karşı tarafının eline bilet geçmiş, belki bir galatasaraylı yakınına, akrabasına, komşusuna vermek yerine böyle karaborsa yaparak para kazanmaya çalışıyor. peki içimizdeki irlandalıları ne yapacağız sözlük? asıl çözülmesi gereken sorun bu;
    http://i.hizliresim.com/QBjp7G.jpg
    http://i.hizliresim.com/BPjyyD.jpg
    http://i.hizliresim.com/8ZjNzd.jpg

    bunun hiç bir şekilde izahı yok bence, "böbreğim iflas etti", ne bileyim "kalbim durdu, akciğerim patladı, acil para gerekiyor" bile dese benim için düzgün bir açıklama değil, bedavaya alıp bir gün sonra 80tl.ye satmaya çalışmak nedir ya nedir ? insanlar orada bedavaya, maddi durumu zorda, sıkıntıda olan insanlara, hatta daha çok üniversite ve lise öğrencilerine yardım etmeye çalışıyor, bazı kendini bilmezler ise böyle bir şekilde para kazanmaya çalışıyor. yuh kere yuh...
  • dün geceyi yaklaşık 30 tanesiyle birlikte geçirmek zorunda kaldığım*, canlı eşkal listesi formundaki sürüler halinde gezen; ne kadar hakaret etsek az olacak tiplerin genel adıdır. dış görünüşleriyle bile bariz bir şekilde bilet kuyruğu ve stad çevresinde farkedilebilirler. sıranın yeni yeni oluştuğu, milletin beklemeye çekilmeye başladığı bir anda 30-40 kişilik bir grupla bağıra çağıra gelip kapabildikleri sırayı kapmaya çalışırlar. izmir'de gözlemlediğim kadarıyla en basit numaraları liste oluşturmak, bu sayede hem ne mal olduklarını gizlemye çalışmak hem de sıralamada ufak oynamalar yapmaktır. onlarca nüfus cüzdanı ile bir kişinin bir tomar bilet almasından tutun insanları döve döve sıradan atmaya, kendi sıralarını 3-4 tur döndürmekten kuyruğun ucundaki insanlara bilet satmaya kadar birçok numaraları vardır. hiçbirşey yapamazlarsa içki içer, olay çıkarır; tek derdi takımının bir maçını stadyumda izlemek olan insanları huzursuz ederler ki bunun için orda bulunmaları bile yeter de artar. çünkü kendilerini insan sınıfına sokmak * çok çok zordur. konuşmaları, tavırları, davranışları hatta bakışları bile insanları tedirgin etmeye yeterlidir. belli bir takıma bağlı değildirler, her maça giderler. vakti zamanında telegol programının yaptığı gizli kamera kayıtlarında aynı adamlar hem inönü hem de sükrü saraçoğlu stadyumu önünde görüntülenmişti. sadece bir gece, durumuna göre 3-4 saat bekleyişten sonra elde ettikleri rant inanılmaz boyutlardadır. çok değil, 4-5 büyük maçta köklerinden kazınabileceklerken kimse bu hırsızlara gıkını çıkarmamaktadır/çıkaramamaktadır. kuyrukta beklerken bile "acaba bunlar bize birşey yapar mı" şeklinde bekleyen insanların birşey yapamaması bir yere kadar anlaşılabilir de üniformalı memurların, mali polislerin, çevik kuvvetlerin 15-20 metre ötesinde çatır çatır satış yapan bu insanlara kimsenin dur diyememesini anlamak mümkün değil..
    (bkz: o.. çocukları)
  • zamanında asy etrafında az dialoga girmedim kendileriyle. biletim olsa da gidip piyasayı ölçerdim. çünkü şehir dışından gelip maça girmeden dönmemek için bazen bu adamlara muhtaç oluyorsunuz. *. fiyatlar ne zaman, neye göre değişiyor diye. bu konuda master'ımı tamamladığımı düşünüyorum. gişe fiyatına en yakın nasıl alınacağını biliyorum artık. nereye bağlayacağım? bu tarz dialoglara polisin gözü önünde de defalarca girdim. adamlara hiç bir şey olmuyor. çünkü adamlar yanında taşımıyor bileti. reislerinin ellerinde biletler. anlaşırsanız, yanına gidiyorsunuz reisin. ondan alıp getiriyor size.

    bir kez polisin biri şöyle demişti: " hocam emniyete götürüyoruz, arıyoruz adamı, bilet çıkmıyor, ifadesini alıp salıyoruz. biz de bıktık bunlarla uğraşmaktan." bu sözün üstüne söylenecek ne var. kimsenin umrunda değiller ve tahminim bazıları başka hiç bir şey yapmasa yıllık kazancı benimkinin 2 katı falan olabilir. sosyal bir hukuk devleti olan ülkemde böyle şeyler oluyor işte. lanet olsun hepsine.

    son olarak ekleme: biletleri yanında taşıyanların çoğu donlarında taşıyor. ***
  • 31 mart 2012 galatasaray orduspor maçında beni dolandırmaya çalışan insanların yer aldığı topluluğa verilen ad.
    olay şöyle gelişti;
    haftasonu izmir'den şirketimizi temsilen tüyap'da yapılan fuarda bulunuyordum. normalde şirket yemeği olduğu için maça gitmeyi planlamıyordum. ancak son anda yemek iptal edildi.
    yemek iptal edilince biletix'e girdim bir umutla bilet bulurum diye, ancak maalesef tükenmişti. stada gidersek buluruz diye düşünürken bi telefon geldi şirketteki arkadaşa.
    ilahi bir güç bizim maça gitmemizi istiyordu! telefondaki eleman elinde batı üst tribün 2 adet kombine kart olduğunu ve maça yanında gidecek 1 kişi aradığını söyledi.
    ancak biz 2 kişi olunca her şekilde 1 bilete ihtiyacımız vardı. saat oldukça geç olmuştu. 16:00 gibi tüyap'dan ayrıldık.
    ancak o ne trafik!
    önce halkalı'ya gidilecek takım elbiseler çıkarılacak ve kombinesi olan arkadaş alınacak, oradan da kombine kartlar için mecidiyeköy'e ofis'e uğranacaktı. emniyet şeridinden yardıra yardıra, küfür yiye yiye 17:00 gibi halkalıya vardık. çok kısa sürede hazırlanıp yola koyulduk. mecidiyeköy'e varmamız takribi 18:00 civarıydı.
    kartları alıp stada doğru yola koyulduğumuzda stad trafiğinin akmadığını gördük. ben yakın bir noktada arabadan inip bilet almak için yürümeye başladım. 18:30 gibi gişelerin önündeydim. inanılmaz bir kuyruk vardı ve hiç ilerlemiyordu.
    bir ara önlerden bilet bitti sesleri duyulmaya başladı. izmir'den gelip ilk kez arena'da maç seyredecektim ama şans bu ya bilet alamıyordum. moralim çok bozuldu. tam o sırada bir ses duydum "batı üst tribün bilet var!"
    dedim bu bir işaret!! önce havadan gelen kombine kartlar, sonra bilet bulamazken gelen bu ses.
    - ne kadar bilet?
    - 70 tl birader
    - ver bakalım

    bileti almıştım, şöyle bir baktım sahte falan mı diye ama herşey normal görünüyordu. arkadaşları aradım, size yakın bir yerden bilet buldum bekliyorum dedim. ama onlar sen gir maça biz daha arabayı bile park edemedik dediler.
    turnikelere geldiğimde bileti görevliye verdim.
    - dıttt kullanılmış bilet!!!
    - o ne demek ya???
    - abi bu bilet kullanılmış karaborsadan mı aldın?
    - valla öyle oldu.
    - abi okutulup yırtılmamış biletleri alıyor bu pezevenkler, sonra senin gibi garibanlara satıyorlar.
    - ha....tirrr yaa, ben maça giremeyecekmiyim şimdi??
    - adamları bul abi belki alırsın paranı.

    salak salak etrafa bakınırken karşıma bu iki eleman çıktı.
    - birader baksana bi!
    - hayırdır abi?
    - senden aldığım bilet kullanılmış!
    - olurmu ya hata vardır, gel sen benle.

    gittik turnikeye diğer görevlinin yanına

    - bak birader bu abiyi maça sokacaksın!
    - abi gidin başımdan, işimden olucam sizin yüzünüzden.
    - oğlum bu adamı al dedik içeri o kadar!

    çocuk korku dolu bakışlarla etrafını süzüyordu. ben dayanamadım.
    - ver paramı geri ben maça girmeyeceğim.
    - olurmu abi dur ya sokacağız.

    çabaları sonuç vermedikçe sinirleniyordu. arkamızda polis minibüsü vardı. yoksa çocuğu dövecekti şerefsiz.
    - ver paramı yoksa polise gidiyorum şimdi!
    - tamam al al paranı, başımızı yakacaksın şimdi.

    parayı kurtardım ama maça giremiyorum diye moral dip seviyede. stad etrafında amaçsızca dolanıyorum.
    arkadaşlar otoparktan koşa koşa geldiler. maç başlamıştı. dedim siz girin ben giremiyorum. olmaz falan filan derken necati golü attı, bizim elemanlar bana baktılar.
    - girin beni düşünmeyin, ben maç sonuna dek buralardayım.

    içine giremedik bari etrafını dolaşayım dedim stadın. baktım bir noktada vip salonu penceresinden monitörde maç yayını var. dikildim oraya maçı seyrettim. polisler stad etrafında dolanan herkesi kovarken sanırım beni sivil polis zannettikleri için veya acıdıklarından dokunmadılar. doksan dakika boyunca stad'ın dibinden tv'de maç seyreden nadir taraftarlardan biri olarak tarih kaydımı düşsün lütfen.
    acısını bu haftasonu manisa deplasmanında çıkarmayı düşünüyorum. ama bende bu şans varken kesin o gün başıma birşey gelir!

    bu kadar uzun yazımı sonuna dek okumayanlar için alınacak dersleri özetleyeyim.
    - asla ama asla karaborsadan bilet almayın.
    - stada kendi aracınızla gitmeyin.
    - kapı görevlilerinin biletleri yırtmasını özellikle isteyiniz.

    ayrıca şu stad dışına bir tuvalet yapın, doksan dakika sonunda patlayacaktım!!
  • spor kulüplerinin herhangi bir yaptirim uygulayabilecegi kisiler degil. ne yapacak ki kulupler? yoneticiler sokakta karaborsaci mi kovalayacak?
    harekete geçmesi gereken devlet. ancak bizim ulkemizde haksiz kazanç elde etme durumunda yargi harekete geçsin derseniz, yargi size karsi harekete geçer. dolayisiyla hiçbir sey degismeden boylece surup gider bu duzen.