resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 2669
    savunmak istenilirken kullanılan argümanları göz önüne alınca hak verir gibi oldum. sonuçta başındaki yönetim yok hükmünde, elinde ise defoları bol olan bir kadro var. ancak madem kendisine bey yakıştırması yapıyoruz o zaman yönetimin maşası olmayacak kardeşim. ekmeğimin peşindeyim mantığıyla yönetimin kurduğu iddia edilen kadroları sahaya sürmeyecek. kim yetersiz ise kesecek takımdan. gerekirse alt yapıdan oyuncular ile oynayacak, kukla olmayacak. eğer böyle yapsa bir tane galatasaay taraftarının sesi çıkar mı? yoksa tam tersine sonuna kadar destek mi olur?

    yok eğer kimsenin maşası değilse ve istediği transferleri yönetim yapmadıysa ya da yapamadıysa çözüm arayacak. biz ondan şapkadan tavşan çıkarmasını beklemiyoruz ama bile bile her hafta lionel carole'ün arkasına atılan topta, arka direğe kesilen ortada gol yedirmeyecek, önlem alacak. takımın kondisyon problemini de mi yönetim ayarladı? hadi yükleme yaptı, oyuncu kendine bakmadı ve hazır değil diyelim oynatmasın. hadi tüm oyuncuar hocaya dinlemedi ve çalışmadı diyelim, her hafta aynı kadroyla çıkma madem yeni bir şeyler dene. taraftar çalışıp çabaladığını görsün. şu selçuk inan önündeki toplara müdahale etmekten aciz. yok mu alt yapıda tekmeye kafa sokacak bir çocuk? hadi o da yok diyelim ama dene bir kere ya? her hafta aynı hatayı yapma, bir hafta da değişik bir hata yap. görelim ve diyelim ki en azından adam deniyor. takım yetersiz, yönetim yetersiz riekerink'in suçu yok adam daha ne yapsın diyelim.

    2015-2016 sezonunda vatandaşı louis van gaal, manchester united'da başarısız oldu. ama ne yaptı adam? marcus rashford gibi, timothy fosu-mensah gibi oyunculara şans verdi. tutup tutmaması önemli değil. en azından denedi. o yüzden boşuna savunulmasın çünkü ya kendisi kukla ya da yetersiz ve cesaretsiz.
  • 3446
    aslında tudor'un başarısızlığı tam olarak kendisinin başarılı olduğunun kanıtıdır. kendisi de tudor da aynı kadro ile mücadele etmişlerdir, kendisinin aldığı sonuçlar oynatmak istedikleri ortadayken tudorun ki ortadadır. kendisi yaşlı takımın koşarak değil koşturarak oynaması gerektiğini farkedecekken kendisinin üstünde tecrübede ve kalitede olduğu iddia edilen tudor'un aynı kadrodan çok daha düşük verim alması durumu ortadadır. kaldı ki tudor başarısız bir antrenör de değildir; bkz; karabükte yaptıkları.
  • 64
    https://img-gs.mncdn.com/...764031a45e2c3ee.jpeg

    şu fotoğrafta "go to the ball" dediği az sağdaki orhan atik'in bakışlarından o kadar belli ki :(

    yani sorun kendisinin bunu demesi değil de yönetimdeki dedemizin de bahsettiği üzere bizimkilerin, yani orhan hocanın anlamaması, zira tüm oyuncular kulak kesilmişken bu kadar gülecek ne vardı ben şahsen çözemedim... neyse ki diğer oyuncularımız allah'a şükür bir miktar ingilizce biliyorlar...
  • 247
    keşke şöyle genç bir takım olsaydık da tereddütsüz riekerink'e evet diyebilseydim. maalesef galatasaray'da çok fazla saha dışı faktör ve tecrübe gerektiren unsurlar var. bunlarla riekerink baş etmeyebilir.

    yeni sezonda altyapıya dönmesi çok önemli. altyapı da olmuyorsa yeni yabancı teknik direktörün yardımcısı olmalı. bunların dışındaki ihtimaller gerçekten kaliteli bir adam olduğu izlenimi veren riekerink'i kaybetmemize yol açabilir. ne olursa olsun genç ve genç sayılabilecek oyunculara verdiği özgüven ve gelişim için kendisine teşekkürü borç biliyorum.
  • 2193
    karakteri müthiş ama kusura bakma senden galatasaray'a teknik patron olmaz, olamaz zaten olmuyorda !

    senin yerin alt yapı ve orada ki çocuklara eğitmenlik müthiş bir alt yapısı insanını 6 ayda harcadılar yazık !

    kendisini eleştirmeyecem çünkü bu kısa dönemde 2 kupa kazandırdı galatasaraya üstüne bazı önemli kararlar aldı.

    ya kendin istifa et, yada gelecek olacak olan hocaya yardımcı ol.
  • 2021
    hala kadro kalitesi öne sürülerek savunmaya çalışılan hocamız. ibb'den 6 puan gerideyiz. hangi futbolcuyu alırsınız onlardan? uğur'u mu ferhat'ı mı batdal'ı mı?

    takımda bruma,tolga ve muslera dışında herkesin formu düşük.
    elinde podolski, sneijder gibi silahların var. rakip 11 kişi defans yaparken 2 şutla gol atabilecek adamlar.
    sen bunlardan 0 verim alıyosun, bu adamların en büyük özelliği uzaktan şut. sen bu adamlara şut pozisyonu oluşturacak taktikleri geliştiremiyorsun. abdullah avcı gibi, ersun yanal gibi adamlar seni nasıl durduracağını buluyor taktik geliştiriyor. ama sen koskoca galatasaray'ın hocası (bkz: at fink'e) 'den başka taktiğin yok.

    ligi geçen sene 6. bitirmişte, oyuncular kötüymüşte. bu sene de 6. değilde 4. bitirsin mutlu mu olcaz? çok mu bişey farkedecek?

    bir karar vermek lazım. hem oyuncular kötü diyoruz hem istikrar istiyoruz. sezon sonu gönderse selçuk'u, sabri'yi, chedjou'yu. yeni bir takım kursa, takım oturana kadar 2 sene daha mı bekleyelim? hoş yenileri gelse de farketmez. çünkü hoca maçı sadece izliyor. geriye düştüğümüz hiç bir maçı çeviremeyiz. bunu görmemek mümkün değil.
    yine söylüyorum hoca oyunculardan verim almasını bilmiyor.
    içerde 6 puan kaybettik, oyuncularımızın hiç biri o takım oyuncularından kötü değil.

    edit: imla
  • 2583
    şu gerçeği kabul edelim, takımımızın şu anki kadro durumu ile teknin direktör hamza hamzaoğlu da olsa, denizli de olsa, mancini, prandelli, ya da riekerink, farketmiyor, bu takım bu kadar oynuyor. daha iyi bir futbol beklemek imkansız. bu saydığım devrimci olmayan, "durum teknik direktörlerinin" içinde, riekerink insani faktörlerle ve ucuz maaşı ile, bana göre, bir adım öne çıkıyor. şu ana kadar da bu segment içinde diğer muadillerinden hiçbir eksiği yok.

    diğer segment ise devrimci teknik direktör. feldkamp gibi. ilk dönem terim gibi. eskileri, yıprananları masanın üstünden süpürüp yepyeni şeyler ortaya çıkaran biri. feldkapm geldi, okan, hakan şükür, papin mustafa çıktı meydana. bülent korkmaz ve tugay iyice parladı. terim geldi, ümit davala, hakan ünsal, emre b. çıktı meydana, arif, suat parladı. takım iki dönemde de ekstra bir motivasyonla oynuyordu ve bu motivasyon teknik direktörün bağırması çağırması değil, değişimin, yeniliğin motivasyonuydu. aynı motivasyon biz taraftarda da vardı tabi.

    sözün özü, şu anda belki de ülkesel koşullardan devrimci teknik direktörler bu topraklarda olmayı pek tercih etmiyorlar, mesela dortmund'a gitmeyi tercih ediyorlar. (bkz: thomas tuchel). ama elbet bir gün başımıza bu tarz biri geçecektir. o güne kadar ise benim riekerink'e desteğim vardır. mükemmel olduğu için değil, bu tarzda başkası da gelse, bu kadroyla aynı olacağını düşündüğüm için.
  • 2053
    kendisinin tanımıyla kulüp yapılanmasını izah edeyim öncelikle.

    en altta oyuncular, teknik adamlar, yani kişiler vardır. üstünde takımlar vardır. şubeler yani... futbol takımı, basketbol takımları vs... en üstte de kulüp vardır. yani aslında her şey galatasaray için...

    bireyler önemli değil hiçbir zaman. bireylere desteğimiz de, eleştirilerimiz de önce takım, sonra galatasaray içindir aslında. bunu kavradığımızdan emin olarak başlayalım.

    bu adam 2011-2012 sezonu galatasaray'ının üzerine gelmedi arkadaşlar. yani mancini eleştirisi yapmakla riekerink eleştirisi yapmak arasında ciddi farklar var. bu birincisi.

    peki 2010-2011 galatasaray'ının üzerine gelmekle bu aynı mı? yani doymuş bir kadro. sorunlu, eksik, bitik. ehh aynı sayılabilir. berbat geçen bir sezondu malumunuz. geçen seneden çok da farklı diyemiyorum. e peki fatih terim ne yaptı? büyük bir bütçeyle geldi bir kere. "bütün" mevkiler değişti. yenilendi. kendi kurdu, ünal başkan kurdu vs. burasında değilim. sonuç odaklıyım şu an. yani o kadroyla devam etse sinyor 2011-2012 sezonu etkisini gerçekleştirebilir miydi mesela? ancak riekerink geldiğinde bütçe filan hak getireydi...

    gelenlere bakalım mı? tolga ile başlayalım. tolga bir parçadır. bütün resmi tamamlayan bir görev adamı. kaldı ki transferi olduğunda hiçbirimizde selçuk etkisi yaratmadı, kabul edelim. aksine "çöp" denildi. de jong için de benzer şeyler geçerli. eren de öyle kimsenin büyük golcü diye düşündüğü oyuncu değildi. geçen seneki tandem bölgesi de "serdar" ile takviyelendi. yani aslında travmatik sezon sonunda kadro değişmedi, sadece takviyelendi.

    peki sezona nasıl umutlu başladık hiç düşündük mü? 40 bin taraftara filan oynamaya başladık. neydi bu heyecan? bu heyecanı öldürmeye bu kadar mı hevesliyiz? kendisi alt yapı hocası olmasa da çok kariyerli hoca olsa, bu eleştiriler bu kadar hızlı yapılmaz. kaldı ki o dediğimiz hocalar da bitik sezonun ardından sadece "takviyelenen" takıma filan gelmez.

    bu takımın çok belli başlı sorunları var. bu da öyle ha deyince giderilmez. tempo sorununu öyle kolay çözemezsiniz. ligin tempolu takımlarından beşiktaş'ın hocasını getirsek takıma hemen tempo mu koyacak ortaya? elimizdeki futbolcu karakteri buna uygun değil maalesef.

    ben sabredeceğim kendi adıma. bu takımı kendi takımı olarak ele aldığında, yavaş yavaş doğru adımları attığında, problemleri de çözmeye başlayacaktır. ben riekerink'i filan tanımam. umurumda da olmaz ne yaptığı, ne yediği, ne içtiği. ben sempatik diye de koca galatasaray futbol takımını emanet edelim filan kimseye demem. elimdeki done, verdiği heyecandır. yapmaya çalıştıklarını net olarak görmemdir.

    peki ne yapmaya çalışıyor? öncelikle topa sahip olup oyuna hükmetmek. bunu da savunma ile hücum arasındaki mesafeyi kısaltarak yapıyor. oynatmaya çalıştığı oyun, güçlü bir oyun. eksik ne? pozisyon kısırlığı... ceza sahası içinde çoğalamamak, yavaş paslar, temposuzluk. bunlar oyuncu karakteri maalesef. selçuk ceza sahasını çok zorlamaz. yavaş ve temposuz. sneijder keza ayağına isteyen oyuncu. kanatlar da ayağında topu tutan, orta kalitesi az ve en önemlisi gole yakın oyuncular değil. bu eksikleri gidermek için de takımı iyice eline alması gerekiyor. kendisini kabul ettirdiği anda kafasındakileri uygulayabilir ve bizi istikrarlı bir başarıya götürebilir.

    bunlar da kulübün kendini toparlamasıyla mümkün olacaktır. yani riekerink'in galatasaray'ı şahlandırması beklenmeyecek. kulüp doğru adımları atacak, riekerink sonra devreye girecek. umarım sürdürülebilir bir başarı yakalarız dileklerimle...

    başta dediğim gibi, daha doğrusu hocanın dediği gibi, bireyler en alttadır. her şey galatasaray için...
  • 1271
    bizler için yeni bir akım, ikon ve sevgi ögesi olan kaşlara sahip insandır. *

    sözel olmayan davranışlar bütününde yani kısaca beden dilinde ''kaş kaldırma'' genel olarak bir beğeni, mutluluk, sevinç göstergesidir. riekerink bey'in gol sevinçlerinde itinayla kaşlarını kaldırması -her ne kadar bilinçsizce yapılsa da- ve bunu düzenli olarak yapışı riekerink bey'in bir beden dili uzmanı olduğunu veyahut bu konuda iyi bir eğitim aldığını düşündürüyor bana.

    teknik taktiğin yanında beden dili becerisi de şüphesiz bir teknik direktöre artı değer katacak özelliklerdendir. tebriği hak ediyor sırf bu özelliği bazında dahi.

    karşınızda saygıyla eğiliyorum riekerink bey!
  • 484
    işi çok zor futbolcuların karşısında tutumu ve otoritesi çok önemli nasıl kaldırır onu hele bazı şişik egoları ne yapacak göreceğiz. transferi kendisi yönlendirirse önemli kazanç olur ucuza ve kaliteli adamları alacağına inanıyorum. taktik açısından pozitif yönleri fazla ancak bazı maçlardaki hatalarınıda gözden kaçırmamak lazım beşiktaş maçındaki donk hamlesi ve kupa finalinin ikinci yarısında sneijderin oyundan çıkışından sonra tamamen geriye yaslanması problem olacak. lige hazırlarken kondisyon çok önemli hamzanın yaptığı gibi laçka bırakırsa yine sakatlıkların önünü alamayız. umarım başarılı olur, kişiliği ile galatasarayımıza yakışan bir hoca olacak. kalbimiz seninle hocam.
  • 2034
    yönetim bir stoper alabilmiş olsaydı belki şu an liderdi bu adam takımıyla. hani tamam belki o zaman da yine bunun gibi bölük pörçük hücum ederdik ama en azından bu kadar salak salak goller yemezdik, o kafaları vurdurmayacak bir adamımız olurdu defansta. kendisini organizasyonsuzluğumuz sebebiyle eleştirmekle beraber asla tüm suçu ona yüklemiyorum, buna ne benim ne başkalarının hakkı var. tek bir suç varsa o da yönetimindir, tek bir suçlu varsa o da mr. gözlemedir.
  • 1563
    haber bültenlerinde antalya maçı sonrasında "rakipler sistemimizi ezberledi ve önlem alıyorlar, 4-4-2 ye dönüp podolski'yle eren'i beraber oynatınca rakip afalladı, hem eren, hem podolski hem de sneijder'in bir arada oynadığı bir 4-4-2 ye geçebiliriz" dediği konuşuluyor, gerçekse çok heyecan verici ve akılcı bir yaklaşım.

    galatasaray gibi bir takımın tek bir diziliş ve kurguyla oynanası düşünülmemez, modern futbolun en çok tercih edilen 2 dizilişi olan 4-2-3-1 i de 4-4-2 yi de oynayabilmeliyiz.
  • 3027
    türkiye liginin en beleş sezonlarından birinde şampiyon olamamamızın temel sebeplerinden olan altyapı antrenörü. bu tür fırsat sezonlarında şampiyon olunup momentum kazanılması gerekir. ama bunu ne kendisini görevlendirenler ne de kendisi biliyor. yaptığı hesap içerde kazan dışarıda berabere kal üzerinedir. ama evdeki hesap asla çarşıya uymaz veya o haftaki maçın özel durumlara göre değerlendirilmesi gerekir. osmanlı deplasmanından gelen beraberlik doğrudur. karabük tam kadro olsa belki yine derim ordan gelecek 1 puan doğrudur. ama karabük takımı o kadar eksiğine rağmen sen o deplasmandan 1 puan hedeflersen sana sektire sektire yolun karşısına geç derim.

    romantik değilim, galatasaray her maça kazanmak için çıkar diye bakmam ben. sezonluk değerlendirilmeli maçlar. yeri geldiğinde rakipten alınacak 1 puan gayet tatlı gelebilir veya kendi fikstürün sana o kaybı tolere ettirebilir. ama sen bu durumlar yokken beraberlik kovalarsan senden antrenör olmaz. korkak olur. korkakla da büyük takımın işi olmaz işte. rasyonel bir şekilde değerlendirme yapmak gerekir. 21 ocak 2017 günü yapılan maçta oynanan oyun senin içine sindiyse sen zaten bitmişsin demektir.

    mancini'yi bulduğu ilk fırsatta yuhalayanlar kendisine tek laf etmiyor. sucukçulardan bahsediyorum. mancini tercihi olabilir, tez canlı bir ülkenin insanlarıyız. ama ite kaka gittiğimiz ortadayken bu adamın bir kere bile istifaya davet edilmiyor oluşu skandaldır. galatasaray'ın büyüklüğünden bir haberi olmayan bir adamı koruyan 'paralı köpekler' sebebiyle bu arkadaş 1 puan alabilirdik diyebiliyor.

    beysin, o pankart bizim onurumuzdur. galatasaray antrenörüne bu şekilde sorular soramazsınız. ancak sen galatasaray antrenörü olmak için gerekli bilgi birikimine ve ondan önemlisi cesarete sahip değilsin. sezonun kaybını bu adama yıkacaklar ve hayat devam edecek. kalmasının tek sebebi günah keçisi olması ve kukla olması.

    he bir de the most important thing ile başlayan cümlelerinden gına geldi adam. gereksiz konularına bile takar hale geldim.
  • 2492
    hoca'nın futbol ile ilgili konuşmaları kendini saatlerce dinletse de beğenmediğim bir tutumu var: öte öt demek

    örneğin kasımpaşa maçında * iyi mücadele ettiğimizden bahsetti. hocam sağ bekimiz aksadı de. şu bölge ya da oyuncular yeterli eforu göstermedi de. bir şey de. gökyüzündeki prandelli bile agresif olmalıyız filan geveliyordu bir şeyler oyunculara gözdağı vermek için. sabri'nin kanadı bayram yerine döndü o maçta. orta sahaya 3 şerit çekti kasımpaşa. kim 11 kişi kim 10 anlayamadık. hangi mücadale allasen?

    kötü oynadığımız pek çok maç ile ilgili de takımı savunan ifadeler kuruyor. takım görüşümü paylaşıyor, izimden geliyor, hedefe gidiyoruz vb. gibi. oyuncuları sürekli korumaya çalışan bir tavır içerisinde. bilmiyor ki aynı oyuncular işlerine gelmediği ilk an kendisini yollatacak. ya da biliyor fakat kendince bir çözüm arıyor. ya da doğru zamanı bekliyor ki inşallah öyledir. bizim takımda hatta ülkede oyuncu odaklı çalışan her antrenör gitti. bu hep böyle oldu. denizli gibi ülke dinamiklerini iyi bilen "kurt hoca" bile budayacağım, budayacağım diye diye bir şey budayamadan ilk kendi gitti.
App Store'dan indirin Google Play'den alın