resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 1775
    yeni jupp derwall'imiz olmaya aday teknik direktörümüz.

    olur mu bilmem ama aynı yollardan geçtiği ve aynı zihniyetteki taraftar yapısının eleştirilerine maruz kaldığı kesin.
    hem de büyük umutlarla gelen jupp derwall'in aksine, kendisinden beklentimiz olmamasına rağmen kısa sürede gayet başarılı işler yapmışken.

    konuyla ilişkilendirir misiniz bilemem ancak sevdiğim bir laftır;

    "kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar"
    lev nikolayeviç tolstoy
  • 1354
    (bkz: 24 eylül beşiktaş galatasaray maçı) şu maç sonrası kendisine yapılan, hoca değil, galatasaray ın hocası değil eleştirileri gerçekten insafsızlıktır.
    ilk yarı mükemmel bir futbol oynattı, rakibi iyi analiz edip sanki karşımızda rakip yokmuş gibi rahat bir maç oynadık (sanki 5.ligden bir takımla antrenman maçı yapar gibiydik), ikinci yarı 70. dk. ya kadar maç hala istediğimiz gibi gidiyordu, duran toptan golü yemesek muhtemelen tinerciler reaksiyon bile gösteremeden, ağlaya ağlaya gideceklerdi.
    oyuncu değişiklikleri için çok geç kalındı deniyor , buna hak verebilirim ancak yediğimiz ikinci golden önce sabriyi oyundan almak istemesine rağmen hakem izin vermedi ve sabri efendinin kafaya çıkmaya tenezzül bile etmediği pozisyon ile ceza sahasına saçma sapan bir şekilde girip golü attılar, tabi bu golde ceydu nun inanılmaz hatasını da eklemek şart.

    sonuç olarak dolu trübünler önünde kötü bir hakem ile de mücadele eden takımımız bir puan aldı ve bence takım gerçekten iyi yolda, geçen seneki enkazı bu kadar kısa zamanda ve bu kadar az oyuncu transferi ile gözle görünür şekilde iyi bir takıma çevirmesi çok önemli, akıllı olalım bu adam iyi bir hoca, takımımız giderek daha iyi bir takım oluyor, riekerink bey in tabi ki eksikleri var hataları var, ama olumlu o kadar çok iş yapıyor ki, maçın 0-2 den 2-2 ye gelmesi dışında moral bozucu bir durum söz konusu değil.

    ve diğer bir önemli nokta da şampiyonluk yolunda karşımızdaki takım fenerbahçe değil beşiktaş olacak gibi görünüyor ve bu adamlar galatasaray karşısında çok büyük bir aşağılık kompleksine sahipler, takımımıza ve hocamıza sahip çıkıp bu senenin mutlu sonla bitmesini sağlayalım.
  • 790
    gerçekten merakımdan soruyorum. basında falan da bu adamın altyapıdan a takıma hoca olması garip karşılanıyor. iyi de dünyada pek cok takımda daha önce paf takımın hocası olan adama a takım emanet edilmemiş midir? bugün dünyanın en iyi hocalarından olan guardiola barcelona' da altyapı hocası değil miydi? bunda bu kadar garip olan ne var gerçekten merak ettiğimden soruyorum. bu adam altyapılarda yoneticilik yaparken hoca olsa garip de bir altyapı hocasina a takımı emanet etmenin nesi bu kadar garip?
  • 1701
    hocayı eleştirenlere neden eleştiriyorsunuz demiyoruz!
    hainsiniz demiyoruz!

    sadece şunu hatırlatmakta fayda görüyorum, yedek kulübesinde kim var? kadroda kim var?
    bunları düşünerek eleştirin demek istiyorum. yoksa riekerink de hata yapıyor zaman zaman. bundan sonra da yapacaktır.
    kimse hatasız değildir. dünyanın en önemli teknik direktörleri hata yapmıyor mu?

    mourinho, wenger, terim, mancini ve daha niceleri...
    bu adamlar hata yapmıyor mu?
    onlar da yapıyor. ve hata yaptıkları ölçüde de eleştirilmeleri normal.

    ama tekrar söylüyorum, şu anda galatasaray takımında gençlerbirliği maçında kadroya giren veya giremeyen tüm oyuncuları ele aldığımızda riekerink'in çok fazla elinde alternatifi yok. bu bir geçiş dönemidir. lütfen biraz daha sabırlı olalım. hatırlarsanız yaz transfer dönemi kapandıktan bir kaç gün sonrasıydı, galatasaray'da kadro revizyonuna devam edilecek haberleri yapılmıştı. mevcut ekonomik koşullarda zaten şu anda birkaç hata hariç yapılabilecek olanın en iyisi yapıldı.

    bakın 65 milyon euro maaş bütçesini aşmamak zorunda olmamız sebebiyle bruma'nın kontratını dahi uzatamıyoruz.
    yani biraz elimiz kolumuz bağlı durumdayız. kulübün durumu ne ise, riekerink'in şu anki durumu da aynı.
    riekerink de iskelet kadrodaki oyunculardan maksimum fayda sağlayarak bu dönemi kayıpsız atlatmaya çalışıyor, yoksa o da kimin yararlı, kimin yararsız olduğunu görüyordur, buna emin olun. sadece biraz daha sabredelim ve ara transfer dönemini bekleyelim. o zamana kadar da riekerink'e yüklenmek yerine asıl işini düzgün yapamayan futbolculara dikkat kesilirsek daha iyi olur.

    illa eleştiri yapacaksak; işini hakkıyla yapmayan adamları eleştirelim, takım kadrosunda bulunan veya galatasaray'ın sözleşmeli futbolcusu olup da galatasaray'a faydalı olamayan oyunculara dikkat kesilelim ve eleştirilerimizi buna göre yapalım. eleştirilerimizi buna göre yapalım ki, bu oyuncular galatasaray kadrosunda barınamasınlar ve devre arası transfer döneminde gönderilsinler ve yerlerine faydalı olabilecek oyuncular gelsinler...

    umarım bu önemli noktayı net bir şekilde anlatabilmişimdir...
    eleştiri sırasının riekerink'e gelmesi için daha çok var. önce şu faydasız futbolcuları gönderip, yerlerine riekerink'in elini güçlendirecek oyuncuları bir transfer edelim.
    geçen sene felaket bir sezon geçiren takımı bir kaç takviye ile ayağa kaldıran riekerink'in daha çok kredisi var...
    ben riekerink ile şampiyon olabileceğimize yürekten inanıyorum.
  • 149
    takımın halini bildiği için fener'e karşı alınan beraberliği maksimum sonuç olarak görmüştür riekerink. görünen gerçek bu olsa da deklare etmek bizde yanlıştır.

    bizim mentaliteyi henüz çözememiştir. o nedenle mazur görmek gerek. ancak önümüzdeki sezon bu tür acemilikler yapmamalı.

    ben kendisinden ziyade sneijder'e güveniyorum. resmen olmasa da fiilen yardımcı antrenör statüsünde hareket etmeli ve transferlerde, takım tertibinde ve galatasaraylı mentalitesi konusunda kendisine yardım etmeli.

    haydi rastgele...
  • 2678
    boş bir şekilde savunulan hoca.

    osmanlıspor maçında rakibin orta sahası musa çağıran ve mehmet güven'di. savunmasında numan çürüksü, muhammed bayır gibi adamlar oynuyordu.

    bana malzeme bu demeyin sakın. deplasmanda bir boka yaramayacağı bariz eren derdiyok alındığında, amerika'da emekliliğini bekleyen de jong geldiğinde halaya duranlar şimdi malzeme bu diyemez.
  • 2063
    leş kargalarını ortaya çıkaran teknik direktörümüz. elin kanatlıları iyi de gitse kötü de gitse advocaat için futbol takımının obrası falan derken biz iki mağlubiyette yine kelle istemeye başlamışız.

    osmanlı zamanında da varmış böyleleri. çok kirli olan, yağlanmış kazanlarda yemek yedikleri için hoşaf bile yağlı olurmuş. sonra yanılmıyorsam 2. mahmut mutfağı temizletince, "hoşafın yağını kestiler." diye yüksek sesli konuşmaya başlanmış falan.

    ne diyelim. bekleyip görmek lazım.
  • 248
    üzerinde hiç bir baskının olmadığı tüm iddiamızı kaybettiğimiz ligin son haftalarında göreve gelmiştir. kanımca emaneten idare ettiği bu görevi kalıcı hale getirmesi için parlaması gerekiyordu. ligi beşinci bitirsek olabilirdi. derbi kazansak o da olabilirdi. fakat henüz parlamadı. belki kupayı alırsa bir şansı olabilir.

    yine de benim kanaatim teşekkür edilip tekrar altyapıya getirilmesi. henüz sınanmadığını düşünüyorum. hikmet karaman bile daha sınanmış bir teknik direktör. neyse kendisinin bize olumlu katkıları oldu. ancak zaten bu takım bu kadar demoralize olmasa her şeye rağmen ligi her türlü ilk dörtte bitirecek kaliteye sahipti.
  • 1057
    isimlere bakmadan sadece antrenman performansına göre forma verileceği, kimseye yerim garanti hissiyatı vermemeyi amaçladığını yazılıyor. doğrusu budur; ne de jong, ne sneijder, ne selçuk, ne eren, ne de bir başkası yerini garanti görsün. çok güzel işler olacak, iyi bir yapılanma içerisindeyiz; lütfen ama lütfen sabırlı olalım!!!
  • 1717
    15 ekim 2016 gençlerbirliği galatasaray maçındaki hamlelerini gözden geçirelim:

    sabri -> cavanda
    sabri'nin ilk yarıdan sarı kartı vardı, pek aksadığı söylenemez ama lanetli sağ bek mevkisinin selameti için her maç oynaması şart zaten. maç öncesi burada sabri mi cavanda mı oynasın denilse %95 falan cavanda çıkardı, doğru değişiklik.

    josue -> podolski
    podolski'nin yavaş yavaş süre alması lazım, önde de geride de olsak her halükarda 30 dakika oynayacaktı. kanattan birini alıp da fit olmayan podolski yüzünden kanat savunmasını zayıflatmaktansa podolski'yi forvet arkasında, ileride top tutması için görevlendirmek başarılı bir mantıktı, doğru değişiklik.

    yasin -> hamit
    baskı yerken yorulan kanattakinin yerine orta sahaya +1 almak aktif teknik direktörlerin %99unun falan yapacağı bir iş, tartışmak abes. bu değişiklikte hamit mi de jong mu girsin tartışılır, bence skor 2-0 veya daha fazla olsa de jong girerdi ama jor bey maç hala ortadayken sakatlıktan yeni dönen de jong'a güvenmemiş olabilir. yani yine doğru değişiklik.

    adam 2 maç geç oyuncu değiştirdi diye üstüne garip bir şekilde hamleleri zayıf etiketi yapıştı kaldı, oysa maçı gayet iyi yönetiyor görebildiğimiz gibi.
  • 1225
    allah hayıra çevire, önceki gece rüyamda gördüğüm teknik direktörümüz.

    daha doğrusu; mevcut dursun aydın özbek yönetiminin bilinçaltıma yerleştirdiği vizyonsuzluğun ve güvensizliğin bir yansıması olarak rüyamda gördüğüm şey, ona yapılan ve dolayısıyla galatasaray'a yapılan haksızlıktı. uyanıp bütün bunların bir rüya olduğunu anladığım andaki rahatlamayı tarif etmem mümkün değil. ben ki, psikoterapi alanına gönül vermiş; jeffrey young'lar, aaron beck'ler, david burns'ler, melanie fennell'ler gibi dünyaca kabul gören bilişsel davranışçı terapistlerin kitaplarını hatim etmiş biri olarak dursun aydın özbek isimli zatın, bilinçaltıma böylesi bir bombayı mecazen de olsa bırakmasına engel olamadıysam ve rüyamda kendimi parçalarcasına ağladıysam, ortada gerçekten büyük bir sindirememişlik var demektir. evet, galatasaray gibi gerçek anlamda bir dünya markasının böyle bir yönetime maruz bırakılmasını içime sindiremiyorum.

    rüyama gelince...

    evimin giriş tarafında bir bahçe vardır. mutfak penceresi de bu alana bakar. evin içinde içmediğim için, sigaramı bu alanda içerim. rüya bu ya, evde dursun aydın özbek, yönetimden bir kaç kişi, fatih gökşen, riekerink bey, ben ve kim olduğunu hatırlayamadığım bir arkadaş toplanmışız. neden biraraya geldiğimizi hatırlamıyorum. zaten olaylar, benim ve jor'un sigara içmek için dışarıya çıkmamızla başlıyor. biz sigaralarımızı ateşlemiş muhabbetimize devam ederken, birden evin kapısı kilitleniyor ve fatih gökşen elinde tuttuğu beyaz bir pankartı mutfak penceresinden bize doğru tutuyor. pankartın üzerinde yazan cümle şu: "artık ayrılmalıyız." meğer bizim çapsız yönetim, jor'u adam gibi mertçe göndermek yerine, korkakça böyle bir tuzak kurmuşlar. ben sinirden deliye dönüyorum. bağırıp çağırıyorum. ve sonunda anlıyorum ki, bunların saklı tuttukları planı fatih terim'i takımın başına getirmek. riekerink bey ise gayet sakin. "ben zaten bu tip kemiksizlerle çalışamam" havasında. bu olay gündeme bomba gibi düşüyor. benim gibi bütün taraftar da çıldırmış vaziyette. yönetim bu haince hareketten sonra insan içine çıkamıyor. kimse nerede olduklarını bilmiyor. dahası fatih terim de korkudan ortaya çıkamıyor. takım resmen teknik direktörsüz kalıyor. yapılan büyük hatanın ve kurgulanan adiliğin herkes farkında. sonuç olarak galatasaray riekerink bey gibi bir değeri kaybediyor. ve bu olaylardan sonraki ilk iç saha maçı... taraftar ali sami yen arena'yı tıklım tıklım doldurmuş. oynanacak futbol veya alınacak galibiyet kimsenin umrunda değil. oradaki hiç kimse maç için gelmemiş. herkes yönetime kin kusuyor. yönetimden birini görseler linç edecekler. sinirden ağlayanlar, küfürler savuranlar, giysilerini parçalayanlar... tam bir sinir patlaması yaşanıyor. ve maç başlıyor. ilk düdük duyulur duyulmaz 52.652 kişiden çıt çıkmıyor. tek bir kelime, tek bir ses, bir fısıltı bile. hiç bir şey yok. hayat duruyor. yapılan haksızlığa, kaypaklığa ve hatta yavşaklığa karşı bir tepki bu. ve tribünler bu duruşla bir mesaj veriyor bütün dünyaya: "bu takımın adı galatasaray ve teknik direktörü jan olde riekerink'tir."

    uyandığımda ağlamaklıydım. kendime geldiğimde ise rahatladım.

    her ne kadar bu bir rüya olsa da, hala yönetimin fatih terim'i takımın başına getirmek gibi bir gizli gündemi olduğunu düşünüyorum. medya'nın son günlerdeki ortalığı karıştırma girişimlerine gönülsüz tepki verdiklerine inanıyorum. sebebi ise henüz ağızları kapatıcı tok ve sert bir açıklamanın yapılmamış olması.

    dilerim bu düşüncem boşa çıkar da, sadece bir kuruntu olarak kalır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın