resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:63
Uyruk:Hollanda
  • 2911
    sezon başı çok umutluydum kendisinden ancak haftalar geçtikçe hiçbir sorunumuza deva bulamadığını üzülerek görüyorum. öyle veya böyle hala yarışın içindeyiz, ikinci yarıya da iyi bir başlangıç yapmışız. 21 ocak'ta karabük deplasmanından da 3 puanla çıkarsak güzel bir hava yakalayacağız. çok kritik bir döneme giriyoruz ya rüzgarı arkamıza alarak çıkacağız ya da savrulup yıkılacağız ortası yok. elinde muslera, bruma, sneijder, podolski gibi şapkadan tavşan çıkaracak futbolcular var. gözünü seveyim şu takıma artık top oynat. önünde kariyerinin, hayatının fırsatı var bunu heba etme. sıla'dan yan benimle'yle kendisini uğurluyor iyi şanslar diliyorum.

    sevdik seni naif adam
    valla yok hesap kitap
    içimde avaz avaz jan jan jan riekerink
    çöplerde ısrar etmemiş gibi
    bakma öyle yüzüme
    aman mavi gözlüm etme. :(
  • 99
    ya büyük facia olacak, ya da büyük işler yapacak, yani en azından bu sezon adına en büyük farklılığı kendisi gösterecek. ya alıp götürecek ya sıçıp batıracak. ortası olmayacak diye düşünüyorum. yani yarın öbür gün ismi ya sigi held ile beraber kötü şekilde yanyana anılacak, ya da rainer hollmann gibi, cevat güler gibi emanetçi ama hoş bir seda olacak şekilde hatırlanacak.

    sezon sonunda ise neticenin ne olduğu farketmeksizin yerine asli işi a takım teknik direktörlüğü olan biri getirilecektir diye tahmin ediyorum.

    a2'den üç oyuncuya dahil etmesi aslında pek önemli değil, zira 18 kişilik maç kadrosu tamamlanmak için yapılmış da olabilir. malum, 48 tane eksik oyuncumuz var :( he ama maç esnasında bunlardan herhangi biri veya ikisi sahada olurlarsa o zaman kayda değer bir iş olur. ki bunu da yapabilecek biri olduğunu düşünüyorum.

    (bkz: allah kerim, jan olde riekerim) :(
  • 4
    beni hiç ama hiç ama gerçekten de hiç heyecanlandırmayan bir isim. cv'si falan da yetmez beni umutlandırmaya. bence siz de hiç heyecanlanmayın. bu tip haberler ara ara çıkar. antrenör gelir, gider. peki ne farkediyor bu antrenörlerin gelmesi? hiçbir şey. neden? çünkü amaç sadece görüntü yapmak. jan olde riekerink bey buraya gelir. maaşını alır. sözleşmesi biter ayrılır gider. çünkü eline ne adam gibi antrenör verilir, ne adam gibi bütçe verilir. düşün dünyanın en iyi aşçılarından birini getirmişsin ama adama verdiğin bütün malzemeler çürük, kalmış. ne verir bu aşçı sana? hiç. yenir mi şimdi o yemek? yenmez. ben böyle bir hamleyi layıkıyla yapmamızı isterim, boş lafa karnım tok. yoksa ahmet akçan'ın şartlarında çalışacaksa boşuna para ödenmesin adama. boş kalsın altyapı. hiç oyuncu çıkarmayan altyapı daha da mı hiç oyuncu çıkarmayacak başında kimse olmasa?

    ki bu yönetim de rüzgar nereye savurursa oraya gidiyorken ne planı, projesi?
  • 2461
    kendisinden sonra gelecek teknik direktör takımı şampiyon yaparsa, sözlükte çok sayıda yazarın "riekerink'in oturttuğu sistemin ekmeğini yedi, riekerink kondisyon yüklemişti" gibi mantık sınırlarını zorlayan güzellemelerle yine bir şekilde övmeyi becereceği adamdır. biz eleştirince de futbol cahili diyecekler büyük ihtimalle. son savunulma taktiği de "daha iyisi mi gelecek". daha iyisi gelir mi bilmiyorum da takımın başına teknik direktör gelse yeterli bence. kendisi teknik direktör değil çünkü.
  • 1071
    bay riekerink'in en önemli şansı galatasaray'ımızın onun için bulunmaz hint kumaşı olmasıdır. nasıl mı?
    1-) bay riekerink ya da diğer tabirimizle riekering bey; daha önce hiç a takım çalıştırmadı.
    2-) riekerink bey, a takım çalıştırmadığından maaşı da hep a takım antrenörlerine göre çok çok düşük kaldı ki galatasaray alt yapısına geldiğinde ayda 10 bin euro civarında bir miktar alıyordu. şuan da ise yılda primlerle 1 milyon euro üzerinde alacaktır.
    3-) riekering bey, bu fırsatı yakaladığından dolayı biz görevine 4 elle sarılmasını bekliyoruz. böylece kendisini ve takımını farklı kulvarlarda temsil edebilecektir.
    4-) riekerink bey, başarıya aç. evet bizde şuana kadar 2 ezeli rakibine karşı galip gelerek türkiye kupası ve süper kupayı aldı. fakat bu onun için yeterli değil. kendisini asıl ispatı lig sonu şampiyonluğuyla ve derbi galibiyetleriyle olacaktır.
    5-) bunların sonucunda da şampiyonlar ligi gibi futbol aleminin kulüpler düzeyinde en üst düzey liginde mücadele hakkı kazanacaktır ki bu biçilmez bir markadır, tanıtımdır.

    tüm bu maddelerden yola çıkarak, bay riekerink'in başarılı olacağını umuyor ve inanıyoruz. bizim artık yeni efsane adaylarına ihtiyacımız ve yeni kulüp yapısına ihtiyacımız vardır.
  • 2913
    2 türlü hoca vardır. birisi kendi sisteminde ısrar eder, bildiğini okur; hiç değiştirmez. diğeri ise rakibini analiz eder, ona göre taktiksel anlayışında esnemeler yaratır.

    günümüzde barcelona değilseniz rakibe karşı taktiksel anlayışta ufak esnemeler yapmamak gibi bir lüksünüz yok. zaten barcelona'nın durumu da teknik direktörlerden bağımsız.

    riekerink ise ikisi de değil. zira rakipler hakkında en ufak bir fikri yok. rakipler en iyi yaptıkları işi hep yapıyorlar bize karşı. kontratak, ters top, hava topu, serbest vuruş, önde baskı, alan daraltma... neyde iyilerse onu çok güzel uyguluyorlar. rakiplerin zayıf yönlerini ise hiç kullanmıyoruz.

    işin kötü tarafı bildiğimiz bir taktik anlayışımız da yok. pas, pas, pas. o kadar. özel oyuncular top ayağına geldiğinde bir şeyler yaparsa gol atıyoruz. bunun dışında herhangi bir taktik disiplinden eser yok. yani çok iyi yaptığımız hiç bir şey yok. bir ara serbest vuruşlardan bişeyler deniyorduk, artık o da bitti. ne defansif ne de ofansif hiç bir elle tutulur taktiğimiz yok.

    kendi alanımızda pas yapmak ve ofsayt taktiği denemek dışında takımın yapabildiği hiç bir çalışılmış durum söz konusu değil.
  • 2000
    ilk iç saha maçımızda kendisi için koreografi yapılacak haberleri çıkmıştı. maçı beraber izleyeceğimiz bir arkadaş 'hamza hocaya bile yapmadılar. neden bu adama yapıyorlar' dediğinde sinirden çıldırdığımı hatırlıyorum. savunması ise iki kupa kazandı diye koreografi yapılıyorsa 3te3 yapan hamza hocaya neden yapılmasındı.

    önceki entrylerde de söylendiği gibi bu adam gerçekten son yıllarda başımıza gelen en güzel şeylerden biri. taraftarımız arasında bile kendisine karşı böyle bir tutum görünce refleks olarak her koşulda savundum.

    ancak oyun olarak çok eksiğimiz var be hocam. kaç hafta geçti oyunu rakip sahaya yıkıp rakibi boğduğumuz bir maç izleyebildik mi? geriye yaslanmış trabzon karşısında 40 bin taraftar önünde bile baskı kuramadık. kanatların yerini değiştirerek baskıyı arttıramazsın sevgili hocam. iç sahada gerideysen podolski gibi bir silahı dk 80 den önce sahaya sürmelisin belki de hocam.
  • 3597
    fatih terim egemen galatasaray futbol hiyerarşisi'nde herhangi bir yeri olamayacak eski teknik direktörümüz.

    şimdi öncelikle her liderin * bir tarzı var. kimi gayet herkesle çalışabilecekken kimi de hiyerarşisinde her bir birime hükmetmek, doğrudan ilgilenmek ister. fatih terim de böyle bir isim. hoca söylendiği gibi aksine evlatçı ya da memleketçi falan değil. ama çalıştığı kişilerle gönül bağı kurmayı seven, isteyen bir adam ve adeta kendisi için çarpışacak, savaşa gidecek adamları yanında ister. * bu tarz insanları ister yani yanında. bunu eleştirirsiniz eleştirmezsiniz katılırsınız katılmazsınız ama bu bir tarzdır, yönetim biçimidir. fatih terim'in de tarzı bu her yiğidin bir yoğurt yiyişi var misali.

    dolayısıyla da jan olde riekerink'in bu hiyerarşi içinde konumlanacağı bir yer yok. bu bir önyargı tabi ama çok farklı dünyaların insanları fatih terim ile.
  • 2445
    kadro dışı bıraktığı yasin, yönetim tarafından zorla kadroya sokuluyor. kendisinin isteği dışında alınan stoper zorla 11'e koyuluyor bence istifa edecekse bu sebeplerden etmeli. zira geçen yıl 6.olmuş bir takıma 2 oyuncu eklemesiyle oynadığını unutmamak gerek.

    skoru tutmaya oynuyor evet ama bir sezon önce 50 gol yemiş bir takıma aynı savunma hattıyla biraz olsun savunma yaptırmaya çalışıyor.

    oyuncu değişikliği konusunda geç kaldığının da farkındayım ama galatasaray'ın ciddi anlamda yedek kulübesinden oyuna sokacağı oyuncusu yok. olsaydı zaten bu adamlar hafta içi elazığ'ya karşı top oynardı.

    sayfalarca övgü entry'si alan adam geçen hafta penaltı yaptırdı bu hafta saçma sapan gol yedirdi. hocalık performansı tam olarak beklediğimiz gibi olmasa da bu kadar eleştiriyi haketmediğini düşünüyorum.
  • 2748
    takımın geri 4'lüsünden kimse okeye 4. olacak kapasiteye sahip değilken, selçuk inan gibi yancı olamayacak bir adam varken başakşehir'in 6 beşiktaş'ın 5 puan gerisindedir kendisi. ha bir de kahvehaneye bile giremeyecek dursun özbek başkan bu takımda, yani karşısında federasyon ve hakemler varken bu durumda. tamam gitsin riekerink ama yerine kim gelsin? kılıçdaroğlu mu? adamda liderlik vasfı yok bi kere.*
  • 2905
    evet takım hiç parlak görüntü vermiyor, evet sene başındaki manchester- besiktas, antalya rize maçları gibi maçların da gerisindeyiz ama bu adam tabelada başarılıdır. hiç öyle aklı sıra ezmeye çalışarak yermeye çalışmayın bedenciymis falan folanmis. efendi olun beyefendi olun.

    bilmem farkında mısınız ama geçen sene nasıl bakıyorduk geleceği takım sanirim 5 ay ligte maç kazanamamisti. geçen sene denizli ve sonrası osmanlı, beşiktaş, konya, gençlerbirliği deplasmanlarina çıktığımızi düşünün direkt 0 puanı yaziyorduk.

    öyle ya da boyle 2 kupasi da var adamin ve ligte bizi hala şampiyonluk potasında tutuyor. he dersen hamza da aynı misal ama hamza gibi hainlik yapmadı bu takıma elin hollandalisi. ayrıca sozlugumuzun güvenilir kaynağı quakerboy da bu sezon için 1 euro bile almamistir dedi.

    evet bu oyunla avrupaya gitsek prandelli döneminden beter bile olabiliriz realist olmak gerekirse galatasaray kariyerini 1 yıl ile kısıtlı görüyorum. ancak demek istediğim yapıcı elestiriden çok, çocuk gibi değişik değişik betimlemeler yaparak bu adamı ezmeye çalışmayın. hiç yılmadan bu kişilerle bu mecrada sözlük kuralları içerisinde ugrasirim. rikerink bey demeseniz de olur saygı duyun yeter.
  • 2446
    (bkz: #2073658)

    maçtan önce girdiğim entrydeki gibi muslera tutup, bruma da atınca kazandık. merak ediyorum sahadaki futbolcu grubu oynadığı oyundan sıkılmıyor mu? sayın hocam merak ediyorum bizim beklerin sıfıra inmeye ramak kalmışken topun üzerine basıp durmalarına sebep olan gerekçe nedir? mayınlı bölge falan mı var orada? selçuk inan neden bu kadar görünmez ve takımı yavaşlatıcı oynar? kankası burak gittiğinden beri savunma arkasına attığı top sayısı bir elin parmağını geçmez, kariyerin bittiğinde yan pas selçuk olarak mı hatırlanmak istiyorsun arkadaş? nedir kendi potansiyeline olan bu düşmanlığın, eziyetin bize mi, kendine mi, artık efsane mi, yoksa kestane mi olacağına karar ver bir zahmet. podolski iki haftadır verkaçları çok iyi yapıyor ama gol dışında kafasını eğip oynuyor. drogba'lı takımın on birine dahi giremezdi ama şimdi bulunmaz hint kumaşımız oldu. sneijder ise en azından isteklenmiş, son bölgede gol tehlikesi yaratan ve golle sonuçlanan atakları başlatan isim olması, en kayda değer gelişimimiz son iki haftada, aman allah bozmasın.

    onun dışında şu 4-2-3-1 illeti bize bulaştığından beri bir türlü kendimize gelemiyoruz. riekerink de böyle gelmiş, böyle gider misali aynı düzeni devam ettiriyor. artık daha farklı şeyleri denemenin zamanı geldi diye düşünüyorum. çünkü o kadar ezbere bilinen bir takımız ki, hasbelkader galip gelebiliyoruz. bastıra bastıra yenen eski galatasaray nerede, şimdiki kılıbık takım nerede?

    tt arena'da oynadığımız trabzonspor maçının son 10 dakikasıydı yanılmıyorsam, riekerink savunmadan bir oyuncu eksiltip, joseu ya da sinan'ı almıştı oyuna ve bir anda 3-6-1 gibi bir düzene dönmüştü takım. nedense o 10 dakikalık bölümde topu daha iyi karşı kaleye taşıdık ve sonunda da eren'in röveşatasının direkte patladığı pozisyon gerçekleşti. hatta o maçtan sonra trabzon'un bizi yenmiş olmasına rağmen jor'un son 10 dakikada denediği taktiği daha da geliştirip önümüzdeki haftalarda kullanabileceğini düşünmüştüm, ama yanılmışım.

    üçlü savunma türk takımlarının çok da becerebildiği bir şey değil. ama bana göre şu anda dörtlü savunmada yeterli derecede verim alamadığımız, ancak üçlüde verim alabileceğimiz bazı oyuncular bulunuyor elimizde. bunların başında seri ve çabuk olmasından dolayı cavanda var. orta sahanın sağında değil, üçlünün sağında iyi bir ivme yakalayabilir diye düşünüyorum. keza lionel carole de, sol stoper bölgesinde sırıtmadan oynayabilir. o da çeviklik anlamında o bölgeye dinamizm katar. ortaya da serdar'ı koyduğumuz zaman çok müspet bir sonuç alabiliriz gibi geliyor bana. bu savunmanın sağlamlığı konusunda esas kritik oyuncumuz ise de jong bana kalırsa. kendisini savunmanın önünde, ön stoper gibi oynatabiliriz. yani top rakipteyken savunmamıza derinlik katan, birinci önceliği daima savunma olan bir dmc olarak kullanabiliriz. şu anki fiziği ve oyun temposu göz önüne alınırsa bunu rahatlıkla yapabilir diye düşünüyorum. mehmet topal'ın, kjaer ve skirtel'in arasına konumlanması gibi yani... esas sorunumuz savunmada olduğu için daha açıklayıcı olarak yazdım o bölgeyi ama bahsettiğim düzende bir kadro oluşturulmak istenirse de şu kadroyla sahaya çıkılabilir diye düşünüyorum:

    ---------------------------muslera-----------------------
    ----------------cavanda --------serdar -------carole
    ---------------------------de jong-------------------------
    linnes-----------tolga------------------selçuk-------------bruma
    --------------------------sneijder----------------------------------
    ---------------------------podolski-----------------------------------

    en azından yeni bir şeyler dene sayın hocam. şu bahsettiğim düzende tolga, selçuk ve de jong'un bir arada oynaması savunmada daha az pozisyon vermemizi sağlar ve orta sahada daha sağlam dururuz. defansı nasıl istersen öyle kur, bunlar bir galatasaray taraftarı olarak benim şahsi görüşüm, bana uygun gelen bu, ama sana başka üçlü uygun gelir, o da olur. yeter ki şu takımı tekrardan canlandır, yoksa rierekink bey değil, riekerink bye olacaksın. bu takım mancini'nin, hamzaoğlu'nun, denizli'nin başını yedi. kendini ortaya koymazsan üç vakte kadar seni de yiyecek, bilesin güzel hocam.
  • 204
    bu sezon sonuna kadar arkasında olduğum adam gibi adam. 29 nisan 2016 bursa deplasmanında yasin sığırı poldi'ye o pası verebilse üç puanla dönecekti bu adam bursa gibi bi deplasmandan. kaç maç sonra gözümüz adam gibi futbol görmeye başladı lan. bu adamdan ne istiyorsunuz? aklınızı başınıza alın. sizin gibi balık hafızalılar yüzünden sahtekar futbolculara ve yöneticilere bişey olmazken arada hep gariban hocalar kaynıyor, 2 senedir böyle oluyor bunu yaşıyoruz abicim yeter.

    finalde koy fenere siktiğimin kupa 2'sini getir bize dediğim adam gibi adam. takıma fenerbahçe'den daha olumlu futbol oynattığı şu an için kesindir.
  • 769
    savunma yönünden takımımız gerçekten de saatli bomba olsa da, sanki geçtiğimiz seneye göre takım alan parselasyonunu daha iyi yapıyor. bunda şüphesiz bruma ve sinan'ın geriye mümkün olduğunca dönüp beklerine yardım etmesinin de etkisi var. en azından orta saha zaafımızı bu şekilde minimize edebilmeye başladık. yine de büyük resme bakıldığında, takım geçen seneye göre ne yaptığını bilerek oynuyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın