resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:Tottenham
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 4153
    tolga'ya yüklediği kilit misyon ile kendi ayağına sıktı. hücum kurgusu bile o pozisyondan yürüyor yani herkesin gördüğü sıkıntıyı kavrayamayan bir hoca, üzerine konuşulacak teknik taktik bir yapısı yok. zaten mancini'den sonra taktik bilen hoca gelmedi. gelenlerin hepsi yürü evladım bas evladım diyen oyuna müdahale etmeyi bilmeyen tipler tudor'da o prototipin devamı, kör gözler 25. haftaya kadar kapalı kalacak o kesin.
  • 4154
    işleyen takıma çomak sokup, zaten fark açılmasın diye birlik olmuş herkesin işini kolaylaştıran hocamız. işleyen düzeni bozdu, yetmedi eren gibi zerre bir şey vaadetmeyen adamı gomis'in yerine sokarak havluyu attı zaten. ama yine yetmedi bir de yasin'i alıyor sahaya. şu fikstür saçmalıklarını doğru çıkarttırıyor ya kendi eliyle inanamıyorum. şu trabzonlu gevşekleri şöyle bağırtıyoruz. 2 iç sha maçında 10 gol yiyen takıma şut atamadık. (bkz: 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 4161
    kendisi galatasaray hocası değildir. galatasaray büyük maçlar kazanır. bu arkadaş ise hayatında başka bir takımla büyük maç oynamadığı için takımı da büyük maçlara hazırlayamıyor. lider olan herkese 3-4 atan bir takımı büyük maçlarda kaleye ilk şutunu 62. dakikada çekebilen bir takıma çeviriyor. kendisi hiçbir zaman büyük takım hocası olamayacaktır. nedenini anlamadığım bir şekilde 8 maçta 7 galibiyet almış bir takımın oyun şablonunu tamamen değiştirmiş ve dahi rodrigues ve linnes’i de takıma küstürmüştür. şayet bir an önce gönderilmezse bu sezon galatasaray şampiyon olamayacaktır.
  • 4162
    şimdiye kadar hiçbir ofsayt entryme isyan etmedim. çoğunu da hak ettim zaten. ama geçen hafta bu pısırık herifle ilgili yazdıklarımı ofsaytlayanlara bir diyeceğim var. o ofsaytları geri alın. çünkü 8 puan fark var diye cahilin birinin peşine düştünüz. gerçekleri göremediniz. umarım artık görmüşsünüzdür. sonra onları tekrar ofsaytlayın. çünkü az bile yazdım.
  • 4165
    kendisi en ofsayt entrylerimin sahibidir, testi kırıldıktan sonra söven çok olur bizler testi kırılmadan uyarmıştık. çol çocuk tayfası da aklınca bize laf sokuyordu. kendisinden bir halt olmayacağını bu akşam itibariyle* en koyu şakşakçıları bile artık anlamıştır sanırım. şimdi de yapın bakalım tudor güzellemelerinizi. haydi hayırlı traşlar...

    (bkz: #2246009)
    (bkz: #2252934)
  • 4167
    22 ekim 2017 galatasaray fenerbahce macinda savundum. ustune gereksiz gidildi.

    gelelim bugune. (bkz: 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçı)nda cikip sunu anlatmasi lazim; galatasaray'in 80'e kadar nasil 1 sutu olur? ulan kaleyi bulan ilk sut gol oldu. orta sahada top cevirmekten ceza sahasina gidemedi gittiginde de yine paslasmaktan ya da isabetsiz ortadan sut cekemediler.

    halis ozkahya maci katletti; ama senin yaptigin da is degil. riekerink doneminin kabiz futbolunu iki haftadir oynatiyor. iki haftadir takim gol atmamak icin orta sahada cirpiniyor.

    sanirim, yol beklenenden erken ayrilacak. olay puan kaybi, maglubiyet falan degil. 80'e kadar 0/1 su oraniyla oynaman sorun.
  • 4169
    takım içindeki en büyük hatası fernando'ya markaj yapan rakiplere karşı derhal bir çözüm bulamaması. fernando takımda yoksa takım da yok resmen.

    kulübede oyuna etki edecek tek bir futbolcu yok. yapabileceği hamleler 2. ligde oynayamayacak yasin ile eren ile sınırlı. takımda oyuncu eksik olduğu zaman da yeri kapatılamıyor.

    selçuk bir maç iyi oynadı belhanda'nım eksikliğinde derhal bildiğimiz selçuk'u gördük. burada o kadar bağrıldı linnes oynasın diye, linnes'i de gördük. takım da adam gibi bir sol kanat yok. rodrigues'i oynatsa top ezmekten hücum edemiyor. tolga'yı o bölgede oynatyığında 2. golde gördük parkta yürür gibi yorgunluktan rakibi karşılayamıyor.

    evet suçludur ama herşey onun yüzünden de değil.

    (bkz: 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 4170
    slaven bilic kopyası. beşiktaş orada, bilic orada. bilic'in aynısı ya ne eksik ne fazla. küçük maçlarda çatır çatır oynanan toplar büyük maçlarda gol bile atılamayacak duruma geliyorsa burada sorumlu olan bu arkadaştır. beşiktaş bilic'e 2 sezon sabretti, bizim bir derdi daha sabredecek halimiz olmamalı. derhal kovulmalı ve "büyük takım hocası" getirilmeli.
  • 4174
    22 ekim galatasaray fenerbahçe 2017 ve 29 ekim 2017 trabzonspor galatasaray maçlarından sadece 1 puan alabildik ve bunun en büyük sorumlusu kendisi. öncelikle bu iki maçta üç kırmızı kart ve sayısız sarı kart gördük ve buna anlam vermek mümkün değil. sanki en yakın rakiplerine 6 puan atan takım biz değilmişiz gibi gereksiz agresif ve stresli göründük. acemice top kayıpları yapıp duran toplarda konsantrasyon kaybı yaşadık. 29 ekim trabzonspor galatasaray maçının ikinci devresinde ( sanıyorum 70. dakikalar ) bir ara şut istatistiği ekranda göründü ve şok oldum. trabzonspor 14/6 galatasaray 1/0. zaten yanlış hatırlamıyorsam sonrasında anca 3 şut daha çekebildik ve bunun biri garry'nin golüydü ki o da tamamen garry'nin kişisel zorlamasıyla gelen bir gol oldu. rakiplerimiz 9. haftaya kadar büyük maç oynamadınız büyük maçlarda göreceğiz diyip durdular ve biz kendimizden emin bir biçimde takıma güvenerek bunu dert etmedik ancak maalesef başta tudor sonra oyuncular bu iki maçta sınıfta kaldılar. ben hücum organizasyonlarında sıçıp sıvayan, zaman zaman üç pas üst üste yapamayan, devamlı topu dolaştıran fakat bırak tehlike yaratmayı kaleye şut çekemeyen böyle bir takımı kabullenemiyorum. tudor hakkında epeydir çekincelerim vardı ve maalesef kendisiyle olacak gibi durmuyor. tudor kurduğu takım ve aslında yapmaya çalıştıklarıyla ( tam saha prese dayalı, rakibi ısıran sindiren hücum futbolu ) hala kredi sahibi fakat önümüzdeki maçlarda özellikle beşiktaş deplasmanında da fenerbahçe ve trabzonspor maçlarının kopyasını izlettirirse ben kendisinden ümidi tamamiyle keseceğim. bu arada 55. dakikada gomis'in yerine giren eren'i maçta gören var mı ?
  • 4175
    tudor'u gömmek için bekleyenlerden biri falan değilim, hatta ilk 8 haftada da onu en çok öven ve destekleyenlerden biri olabilirim. ancak doğruya doğru, fenerbahçe ve trabzon maçlarında net sınıfta kaldı. özellikle 29 ekim trabzon maçında. her şeyden önce bir şey söylemek istiyorum kendisine:

    ''sayın tudor, eren derdiyok, gomis'in yerine girecek bir futbolcu değil. gomis sakat olur vs eyvallah ama onun dışında hele de oyunu değiştirmek için, skor bulmak için gomis'in yerine eren'i almak tek kelimeyle komik. eren bu takım düzeninde oynayabilecek bir adam değil bir kere.''

    trabzon maçını 2.yarı kazansak da sınıfta kalmış olacaktı. çünkü oyun normal düzenden çıkmış, iki takımda 10 kişi kalmıştı. 3 hafta önce, konya maçından hemen sonra şöyle yazdım: ''bu takımın ayarlarıyla oynamaya gerek yok bu maçları kazanmak için. sadece psikolojik olarak hazırlamak lazım takımı. takımı germemek, stresli bir psikolojiye sokmamak lazım. bu takım çıkıp kendi oyununu oynamalı.''

    fakat tudor 2 haftadır ilk 8 haftada inşa ettiği her şeyi yıktı resmen. bir kere her şeyden önce bir anda 3'lü savunmaya dönmek, hiçbir zararı olmasa oyuncuya ''biz galiba bizden daha iyi bir takımla oynuyoruz.'' hissi verir ve oyuncuyu gerer. buna gerek yoktu. ayrıca fernando ile 3'lüye oyun içinde dönmek ile direk 3 stoper ile başlamak arasında uçurum var.

    bu haftaya geldik bu kez de selçuk ile çıktı durduk yere. selçuk'u burada paragraf paragraf gömerim ancak hiç gerek yok buna. sadece şunu soruyorum: selçuk bu takımın oyuncusu mu? selçuk takıma girdiği andan itibaren o takımın önde pres yapma imkanı falan yok.

    yahu bu takım sadece kendi oyununu oynamalıydı şu 2 maçta. sadece buydu ya. atla deve değil. geçen haftanın en beğenilen entrysini girmişim kendisi hakkında, bakabilirsiniz. onları yazan biri olarak şu 2 haftada yaptıklarıyla beni kendinden soğuttu. büyük maçlar hakkında büyük soru işareti olduğunu kanıtladı. buna da 'ölümüne tudor'cuyum' diyen bile itiraz etmesin. şu dakikadan itibaren başakşehir ve beşiktaş maçlarının ne olacağı soru işaretidir çünkü.
App Store'dan indirin Google Play'den alın