• 2
    halil özer
    galatasaray'lı kardeşlerim halil özer'in fenerbahçe'li olduğuna pek şaşırmışlar. acaba mı diyorlar. etraflarındaki galatasaray'lı sandıklarına bakmıyorlar. bir de şunu akıllarına getirmiyorlar, bırakın fener'li halil özer'i, fener'li olmayan galatasaray'lıyı yaşatırlarmı bu medyada onu bile akıllarına getirmiyorlar.

    kardeşlerim şu kesindir ve ne için olduğu akıl sır alır şey değildir. istisna yok ki bütün spor medyası fenerbahçe'lidir. bakmayın siz galatasaray'lı sandıklarınızın galatasaray'ı yazmasına. onlar kraldan daha kralcıdır. doğrucu davuttur, galatasaray lehine haksız bir penaltı verilsin ilk önce onlar feveran eder. bizim gibi dürüst olduklarından değil, fener'e yalamalık içindir.

    galatasaray'ın uzun yolculuğunun başlarındaki milan maçında milliyet ekibiyle beraber seyehat ettim. maçtan önceki milliyet spor sayfasında halil özer'in yazısı vardı.'' aslanım galatasaray, avrupa fatihi galatasaray, yenersin galatasaray.....'' amacı ne?, yazdıklarına kendi inanmıyor, bizi keriz yerine koyuyor, takkiye yapıyor, gönlümüzü alıyor. yazısını okuduğumuzun akşamı benide yemeğe götürdüler. bilgin gökberk rehberimizdi, doğan koloğlu, ahmet çakar da vardı yemekte. halil özer hasta fenerbahçeli olduğunu söyledi bana. nasıl oluyor peki dedim, eskiden şimdiki gibi takım yazarları yoktu , bende galatasaray muhabirliğine verildim dedi. böyle gelmiş böyle gidiyor, alan(okuyan) razı, satan razı olunca idare ediyoruz.

    maç ne olur konusuna geldi sıra. halil özer hezimetine iddiaya girdi ahmet çakar'la. doğan koloğlu'nu hakem yaptılar. aynı hafta fenerbahçe 0-0 ın rövanşında istanbul'da mtk maçına çıkacaktı. madem fenerlisin gel 1000 dolara iddiaya girelim dedim, eleneceksiniz. gülüşüldü geçti gitti o yemek. gir(e)medi. ertesi gece san siro'da devre 2-0 bitince halil özer iddiayı kazanacak diye aklımdan geçiriyordum ki, ikinci yarı takım aslan kesildi. ümit davala'yla golü bulunca koskoca milan son 20 dakikayı estergon kalesi savunması yaparak, kan kusarak geçirdi.

    ertesi günü milano sokaklarında geçirip akşamı bekliyorduk. fatih terim'i gördük gezerken kafede. ailesiyle oturuyordu. yazık oldu hoca dedim, ne bize yaradı, ne de bizden sandıklarımıza. ne yani yenildiğimize sevinenlerde mi var. hem de çok yakınımızda dedim olayı anlattım. ismini söyle dedi, o kadarınıda ispiyon etmeyeyim dedim. anladım dedi; halil özer.

    sonra dağıldık önümüzden hışımla geçti hoca. amigo mehmet kızılay şahittir, beraberdik. yarım saat sonra bilgin gökberk geldi. geçen gece olanları anlattım diye sitem etti. fatih hoca milano'da halil özer'i tartaklamış, küfür etmiş, önümüzden tekrar geçerken de bana teşekkür etmişti.
    terim'in tek sevdiğim yönü buydu. bu basına ne yaparsa, kim yaparsa haklıydı benim için. az bile yapıyordu terim. aslında bütün hocal'lar aynısını yapmalıydı.

    evet arkadaşlar, galatasaray'lı (bi bok) sandığımız halil özer budur. hasta fenerbahçelidir. takiye yapmaktadır, zavallıdır aslında. ekmeğini, kalbini, kara sevdasını gizleyerek kazanma cezasına çarptırılmıştır. aslında o gün öğrendiğim kadarıyla iyi aile babasıdır. yazıktır, cezasını çekmektedir, bir de biz üstüne gitmeyelim. çoluk çocoğu var başına kötü bir şey gelsin istemem. ama olay aynıyla vakidir. bir ömür böyle geçermi halil özer. bir an önce kimliğini açıklayıp ali samiyen'den, saraçoğlu'na taşınmanı, ve bu dertten kurtulmanı gönülden dilerim.
  • 12
    galata sarayı efendileri kitabında, bir fenerbahçe taraftarı olarak galatasaray muhabirliğini yıllarca nasıl sürdürebildiğini, kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak (gazeteci) bahsederek şöyle anlatmıştır:

    "fatih terim'e bile çok takılırdı. moldovan'ın oynadığı yıllarda gazeteci fenerbahçe maçından önce terim'i evinden telefonla her sabah arardı. telefonda hiç konuşmazdı. sadece 'dan dan moldovan!' diye bağırır telefonu kapatırdı. ama hoca bir gün bile kızmadı. ağzını açmadı. ama bir gün yine 'dan dan moldovan!'dan sonra galatasaray fenerbahçe'yi yeniverdi. gece saat 24.00 sularında gazetecinin evindeki telefon acı acı çaldı.
    telefondaki fatih terim'di:
    -koçum dan dan moldovan. hadi yaylan!"

    "bir fenerbahçeli olarak galatasaray'a hep saygı duydu. hele kopenhag'daki final maçındaki halini babası görse onu evlatlıktan reddederdi. popescu'nun penaltı golünden sonra tellere yapışmış iki göz iki çeşme ağlıyordu. gözyaşlarını tutamıyordu. aynı şekilde tellere asılan bir kişi daha vardı yanında. o kargaşasa kafasını kaldırıp baktı. şansal büyüka. koca adam hüngür hüngür ağlıyordu. dönüş uçağında bülent ünder gazetecinin yanına gelip 'seni de ağlarken gördüm ya artık ölsem de gam yemem!' dedi."
  • 13
    kendisini doğumgünümde hediye edilen"galatasarayı efendileri" isimli kitabıyla tanıdığım yazar.okudum 2 günde iyi güzel sonra öğrendim fenerli olduğunu kitapda açık açık söylemiyor ben de anlamadım.kitabın ilk öyküsü "kupanın kırık kalbi" dir .hikayeye göre adidas uefa kupasıyla şov yapacakmış real madridin de sponsoru oldukları içinde onlardan da kupayla beraber almanyada düzenlenecek bir turnuvaya gelmelerini istiyorlar.neyse bizimkiler uçağa aldıramıyorlar ve paket yapıp üstünede dikkat kırılabilir yazıyolar.kargoyla gönderiyolar.yastıklarla falanda destekledikleri için içleri rahat.ama gelince bi bakıyolar kupa 2 ye bölünmüş.faruk süren olayı gizliyor falan sonra biriyle gidip kapalıçarşıda bi gümüşçüye kupayı onartıyolar.kupayı öylece uefaya teslim ediyolar.ve dediğine göre hala o kupaymış verilen.
    şimdi bu yaşıma kadar böyle bişey duymadım hiç bi yerden acaba gerçekten doğru olabilirmi?aranızda başka duyan var mı böyle bir olayı?
  • 18
    17 kasım 2010 hollanda türkiye maçı ile ilgili yazısında maçın en iyilerinden sabri'ye bulaşmıştır. sabri kadar taş düşsün başına..

    --- alıntı ---
    dünkü maç iyi bir gözlem maçıydı. serdar kesimal, burak, umut ve mehmet ekici'yi görme açısından çok önemliydi. bir de yekta tabi. peki ya sabri. bu ülkede orta alanda sabri'nin dışında oyuncu yok mu? 75 dakika sabri ısrarı neden? bu çocuk bu ülkede kimden torpilli çözemedim. ben hazırlık maçında o bölgede yekta'yı görmek, engin'i görmek, yiğit'i görmek istiyorum. muhtemelen hiddink de istiyor. iyi de neden sabri? sağ bek olmadı al orta sahaya. sabri'yi tanımayan mı var artık.
    --- alıntı ---
  • 19
    21 temmuz 2011 tarihli haber turk gazetesinin spor sayfasında şunları yazmıştır;

    --- alıntı ---

    bir de galatasaray konusu var. hayatlarının en huzurlu ve rahat dönemlerini yaşamaları gerektiği bir zamanda her topa giren bir yönetim. ve böyle bir ortamda bile birbiri ile kavga eden hiç bir şeyde anlaşamayan yönetim. ck balkondan izle. hiç yorum yapma. bu kadar zor mu bunu yapmak? bir gün yaptıkları bir diğer günü tutmuyor. dolduruş ve gazla kulup politikası belirliyorlar. başkan ilk günler susacağız dedi, maşallah fenerbahçe, beşiktaş ve tranzonspor'dan daha fazla konuştu. birisi bir şey diyor başkan hemen ya televizyonda yada gazetede. şu koca kulüpte "başkan sakin" diyecek bir kişi yok mu? artık başkan konuşurken konuştuklarının kendi fikri olduguna inanmıyorum. şimdi merak ediyorum bu ortamda ya rahmetli özhan canaydın ya da alp yalman veya faruk süren olsaydı ne yapardı? bence davranış dersi verirlerdi.

    --- alıntı ---

    http://www.htspor.com/...a-kari-bosamak-kolay gazetede yayınlanan yazının bir bölümü bu linkte. ama menajerliğin dönüm noktası ve galatasaray başkanları başlığı altında yazılanlar burada bulunmuyor. acaba kendisinin yazdığı şeyler değil mi diye düşünmedim değil. fakat aynı renk ile çerçeveye alınmış ve tam fotoğrafının altında.

    aynı yerde yazan mail adresine hozer@cyh.com.tr şöyle bir mail gönderim.

    sayın halil özer

    haberturk gazetesinde yayınlanan, 21 temmuz perşembe tarihli yazınızda; galatasaray başkanları başlığı altında yazdığınız düşüncelerinizi, taraflı ve kişisel duygularınıza yenilerek kaleme aldığınızı düşünüyorum. bir galatasaray taraftarı olarak, başkanımızı yıpratmaya yönelik bu hareketinizi kınıyorum. kendi adıma şunu söyleyebilirim; bir daha haberturk almayacağım.

    abartıyor muyum bilmiyorum ama okuyup benim gibi sinirlenenleri tepki göstermeye davet ediyorum.

    tanım: bir daha sözlüğe girmemek adına aldığım kararı, beni gıcık etmek suretiyle bozduran şahıs.

    edit: verdiği yanıt ile de beni ayarlara boğmuştur. "insanları memnun etmek zormuş. anlayış ile karşılıyormuş."
  • 22
    --- habertürk ---

    http://www.htspor.com/...baskan-terim-gidiyor

    --- habertürk ---

    bugünkü yazısında benim diyen nobel edebiyat yazarlarına taş çıkaran kurgusu ile kesin bir ödüle layık görülmesi gerekmektedir.

    aynı gazetenin hemen alt sütununda ise fatih altaylı söyle demektedir kendi yazısında medya ile ilgili,

    --- fatih altaylı ---
    ...
    bunları niye yaptığınızı ben biliyorum.
    şöhret olmak, zengin olmak, nemalanmak için yapıyorsunuz.
    başka bir niyetiniz yok. fikriniz zaten yok.
    ama sağda soldaki "enayiler" bunun farkında değil.
    sizi adam zannediyorlar.
    ona göre yazın.
    olamıyorsanız bile en azından taklidini yapın.
    çünkü bu yeteneğiniz var.
    görüyorum.
    ...

    --- fatih altaylı ---

    acaba halil özer bu satırlarda kendine dair birşeyler buluyor mu veya en azından düşünüyor mu yoksa ben buyum görevimi yerine getiriyorum mu diyor basın özgürlüğü (!) adına ?
  • 24
    son haberinde anahtar cümleler var.

    --- alıntı ---

    türk futbolundaki kaos ortamında en huzurlu kulübün hiç şüphesiz galatasaray olması gerekiyor. yani bütün işler tıkırında diye düşünebilirsiniz. ama hiç de öyle değil.

    --- alıntı ---

    yani demeye çalışıyor ki:

    '' biz kendi ettiğimiz bokun içine düştük. fakat galatasaray'ın karşı tarafta tertemiz durması kanıma dokunuyor. az biraz bok atayım da rahatlayayım. ''

    ulan sıçtınız, anladık. bari adabınızla sıçın lan.