• 270
    https://gss.gs/Eug.jpeg

    https://gss.gs/LGn.jpeg
    https://gss.gs/sY2.jpeg (lemina)

    o unutmuş olabilir lemina’yı ama ben unutmadım.

    bu mesajların atıldığı kişi olarak ilk andan son ana kadar hep kafam rahat takip ettim süreci.
    tabi son anlarda sorduğum başka sorulara “ben sportif direktör müyüm birader?” cevabını aldım almasına ama yılmadım.

    kendisinin ismini verdiği ama anlaşılamayan başka oyuncularda vardı.
    ocak ayına kadar kendisine izin verelim. biraz dinlensin *
  • 192
    kulübe zarar değil, yarar sağlayan yazar..

    morgan bize menajerler tarafından önerilmiş bir oyuncu. bize menajerler tarafından önerilen bir oyuncunun fenerbahçe'ye de önerilmediğini düşünmek, ne bileyim...

    yani morgan da fenerbahçe'nin araya girmesinin sebebi gurrpegi olabilir mi?
    böyle bir şeyi düşünmek, ne bileyim...

    bayern münih, parası pulu olan koskoca alman devi... 80 milyon euro'dan bir kuruş fazla olmaz dedi sane için.
    çıktı kovac "sane bizim en büyük hayalimiz" dedi... hmmm bayern münih transfer yapmasını bilmiyor. bu işler gizli saklı olur. şimdi sane 100 milyon euro oldu.. bayern salak muhtemelen..

    yada zidane. o tam mal... bale inşallah hemen gider dedi. bale'in fiyatını düşürdü...
    falcao transferi içinde var bu tip şeyler. yok adı duyulmuş daha zormuş şimdi filan. sneijder transferini 15 gün f5 tuşuna basarak geçirdik hepimiz...

    bu transfer gizli yapılır mevzularına tavım.
    dünya üzerinde duyumculara (ki gurrpegi duyumcu değildir) terörist muamelesi yapan tek ülke bizizdir.
  • 693
    bunu daha önce de yazdım ama bilmeyenler için tekrar etmekte fayda var.
    bu zamana kadar kulübün içinden tek bir haber almışlığım dahi yoktur.
    çünkü kimseyi tanımıyorum:)
    diğer taraftan ünlü olmak, meşhur olmak gibi bir derdim de yok.
    twitter’da sadece 145 takipçim var, fazlasını kabul etmediğimi bir çok yazar arkadaş farketmiştir.
    bilmediğim bir isim hakkında konuşmam, hatta isim de vermem.
    ver kırmızıyı dememin sebebi hepiniz gibi heyecan duymam ama hiç kimseyi zor durumda bırakmak istemediğim için öyle yazıyorum.
    bilemediğim veya yanıldığım zamanlar da olmuştur tabii ki…
    benden memnuniyeti olmayan arkadaşların medeni cesaret gösterip yazmasını çok isterim.
  • 826
    valentine ozornwafor hakkında çok değil daha bundan 1 ay önce, yapılan transfer süreçlerinin tamamının saçma olduğundan, ödenen paranın ve harcanan emeğin anlamsızlığından, yurtdışına kiralamanın son derece yanlış olduğundan bahsedip türkiye'de alt liglerde oynasaydı avrupa'da oynamasından çok daha anlamlı olacağından bahsetmişti. ben de onun entrysinin hemen altına bir entry girmiştim (bu başlıktaki bundan önceki entryim onun entrysi sonrası girilmişti, şimdi o entry yok ama bahsi geçen entryi sözlükte hatırlayan ve bana mesaj atan başka yazarlar olması içimi rahatlattı). sonrasında kısa bir mesajlaşmamız olmuş, entrysini moderasyonun sildiğini söyleyip, "canlandırsana o zaman dediğimde" de "sana mı soracağım?" demişti.*

    bugün geldiğimiz noktada bir anda valentine ozornwafor şekli transfer süreçlerinin ideal olduğunu savunan, bunu sürekli yapmamız gerektiğinden dem vuran biri haline gelmiş. (bkz: #3368923)

    kendisi ile ilgili olarak bugüne kadar girdiği/ sildiği/ editlediği tüm entrylerden sonra oluşan kişisel izlenimim sözlüğün genel ruh haline göre entry giren ve negatif yorum alan entrylerini direk silerek gerekirse bir süre sonra tamamen zıttını yazan bir yazar olduğu yönündedir.

    not: benzer durumu burak elmas'ın seçildikten sonraki 10 gün içinde transferleri açıklayamadığı zaman da yaşamıştık.
  • 590
    arkadaşlar, ubeyd ve kaideyi taciz eden istisna adlı yazar kisvesi altında her türlü provokasyonu yapan kişilere itibar etmeyiniz. dedikleri kısmen doğru ama ben tahminde bulundum. bildiğimden değil, sadece sürecin bizi getireceği noktayı tahmin ettim.
    ve evet en az 4 transfer yapılacağına hala inanıyorum.
    bir bilgim olsa kulübe zarar vermeyecek şekilde zaten herkese söylerim.
  • 310
    mesaj atmaya çalıştım mesajı kapatmış.

    güzel kardeşim bırak simdi o klavyeyi git bir süre (kısa) yazma, kafanı dağıt. sözlüğe de gelme.

    sonra istedigin zaman gel.

    biz seni duyum verdiğin için değil çok iyi bir insan ve çok iyi bir yazar olduğun icin sevdik.

    gitmenin bize ya da hiçbir kimseye bir faydası yok.

    acele bir karar verme. ne güzel sohbetimiz muhabbettimiz var. ne gerek var ya?

    yılların emeği, birikimi, dostluğu, güzellikleri var.

    en kotu günde de buradaydın sen şimdi gidersen bir eksik kalacağız.

    rica ediyorum kendine gel ve kararini gözden gecir.
  • 335
    kendisiyle sözlük sınırları dışında da muhabbetimin olduğunu söyleyerek başlayayım lafa.

    bu olaylardan sonra özel olarakta konuşup “sıkıldım” cevabını alınca çok uzatmadım. çünkü uzatılacak bir şey yok. her şey ortada aslında. şimdi girip bakıyorum başlığına ve anlıyorum neden sıkıldığını .. “duyumcu” diyenler var hala. inanılmaz!!

    oturup kendisi, ılgaz abi ve ben balık yerkende aynı şeyi söylemişti, hala daha aynı şeyi söylüyor.

    “ben duyumcu değilim”...

    sosyal medya üzerinden ünlü olmakta çok basit aslında. hele ki gurrpegi gibi bağlantıları olan biriyseniz. çıkarsınız gerçekten “ver kırmızıyı” diyebileceğiniz isimlerin yanına şöyle güzelinden iki üç tanede adam sıkıştırırsınız. yorum yaparsınız... hop 5 bin takipçi. sonra çıkar olmayan transferler içinde bir mantıklı açıklama girersiniz. bahaneler de hazır nihayetinde “hoca veto etti, takımı bırakmadı, yönetim oyuncu satamadı” dersiniz. sonuçta inanır insanlar size ve takipçiniz olur 50 bin...

    var öyle hesaplar.

    geçenlerde “ver kırmızıyı” mevzusu nasıl çıktı anlatıyordu. yazma dedikleri bir transfer için o kadar mutluydu ki içi içene sığmıyordu. bir şey yazmam gerekiyordu patlayacaktım diye anlattı. ver kırmızıyı öyle çıkmış... adam galatasaray’lı.. kombinesi olan, maça gitmediğinde yerini başkasına devreden bir sevdalı.

    burada biraz sivrilince, yaftalama işi çokça var. aslında galatasaray sözlük özelinde değil bu tüm sözlüklerde benzer şeyler var. oturup, kendince fikirleri olan herkes özgürce yazıyor burada veya başka bir yerde. bunu istediği şekilde yapmaktada özgürdür aslında ama işte kocaman bir ama var orada... ülkenin genelini yansıtıyor sözlükler o yüzden ayrıca seviyorum buralarda olmayı.

    argümanlar argüman ile çürütülür. bizim ülkede ise biraz farklı... argüman çamur ile çürütülür.

    ancak kendisine en nihayetinde güneşin balçıkla sıvanmayacağını hatırlatmak isterim.
  • 342
    quakerboy kim amk ya gurrpegi'de mi oynuyor?

    kulübün sırlarını açık eden, birden fazla kişinin kullandığı ve özellikle son döneminde dursun özbek yönetimi tarafından taraftarı konsolide etmek, dizginlemek için kullanılan fatih terim tarafından küsküyü yiyeceğim korkusuyla kaçıp giden bir hesapla, galatasaray sevdalısı, adı soyadı, her şeyi ortada olan, tribün cocugu, içimizden birini bir tutmayın rica ediyorum.

    gurrpegi burada birkaç isim zikrettiyse tamamen taraftar refleksiyle hareket edip, sevince veya bilgiye sözlük olarak ortak olalım diye etmiştir.

    neyse ben gurrpegi'nin yarın sabah daha sağlıklı bir karar verip hesabı kapatmaktan vazgececegini umuyorum.

    burada eskisi gibi kendi kendimize yazmaya devam etsin. hesabı kapatması gereksiz.

    kaç kişiyiz zaten şurada. gerek yok fevri davranmaya...

    o yüzden ben veda etmiyorum. giderse de alacağı olsun derim çünkü kendisine hiç yakıştıramıyorum.
  • 842
    günlerdir burada bir şeyin mücadelesini veriyorum.
    3 büyükler içinde en az borcu olan, riva ve otel gibi gelir getiren/getirmeye hazır olan yerler varken florya’nın satılması gereksizdir diye yırtınıyorum.
    bile bile kandırılmak zoruma gidiyor, bütün derdim bu.
    bu süreçte bazı başlıklara fazlaca entry girmiş olabilirim.
    kusura bakmayın…

    edit: muhatabı bana direkt “yazamadığı” için buraya yazıyorum.
    benim gizli bir ajandam yok, işik kötüsü ajandam da yok:)
    41 yaşımdayım, galatasarayla ilgili bir şey yaparken bir beklenti içinde olmadım.
    kimseden bir şey de istemedim.
    doğru bildiğimi yazıyorum. yazdıklarımı beğenmeyebilirsiniz ama hayatını özel şoförlük, lokantacılık ve balıkçılık yaparak yaparak kazanmış/kazanan bir adam için “gizli ajandası” lafını kullanmayın çünkü komik oluyor:)
    sizinle aynı bakmıyorum, bakmak zorunda da değilim.
    fikrinizi yazın ama rica ediyorum laf sokmayın.
    bir şey varsa da mesaj atın insan gibi konuşalım.
  • 805
    maaş konusunda söylediklerinin altına imza atacağım saygı değer büyüğüm...

    kendisi ile çok tartışırım.
    hatta bana baya baya söver kendisi. sağ olsun kulaklarımı çınlatmadığı bir gün daha yok. ama bu onun söylediklerinin doğru olmadığını anlamına gelmez.

    bizim gibi kulüplerin maaş sınırı, yıllık sabit gelirinin maksimum %40'ına tekabül etmek zorundadır.
    ben bir şirket yönetiyorum. yıllık cirom üç aşağı beş yukarı belli. giderimi de belirlemek zorundayım ki sabit gelirim, giderimi karşıladıktan sonra istediğim kar miktarı kalsın.

    gelirim azalıyorsa o zaman satın alma sırasında para kazanmaya çalışırım.
    aynı işi yapacak ucuz maliyetli işçiler arar yada kullandığım malzemelerde indirim kovalar, başka markalar alırım. ama gider oranımı sabit tutarım. böylece gelirim düşse bile giderimi de düşürdüğüm için aynı miktarda kar cebime kalmaya devam eder...

    7 yıldır bu sistemle şirketi %243 büyüttüm.

    galatasaray şu anda aynısını yapmakta.
    sabit gelirinin minimum seviyesini belirleyip, maaş yükünü gider oranının altında tutmaya çalışıyor. yani çok kötü bir sezon geçirip gelir kaybetse de zarar etmeyecek bir noktaya ilerlemek istiyor.

    siz misal olarak 50 milyon euroluk gelir elde eden bir kulüpsünüz yıllık. bunun içine şampiyonlar ligi geliri yok diyelim. ki doğrusu budur. her sezon cl'de oynayan bir takım değilseniz, o geliri hanenize sürekli yazamazsınız. özellikle ön eleme oynamaya başlayacağınız bir sezonda. 50 milyon geliri olan bir takım 65 milyon euro maaş yüküyle yaşayamaz. 20 milyon euroluk maaş yüküne ihtiyacı var. sizin giderleriniz, diğer branşların giderleri, yatırım yapmak için ödeyeceğiniz bonservisler ve yeni tesisler için para gerekmekte. her şeyi sponsor ile çözemezsiniz. ama diyelim futboldan gelen para futbola gidecek. o zaman 20 milyon euroluk maaş yükünüz varsa kalan 30 milyon euroyu yatırıma harcayabilir, bonservise gömebilirsiniz. bu yeni makine yatırım yapmak ile eş değer bir şeydir. ve doğrusu budur!

    olmayan parayı harcadı kulüpler bugüne kadar.
    bugün ise olan parayı harcamanın peşindeler. bu kulübün başkanı x,y,z kim olursa olsun, bu plana uymak zorundadır. gerekirse bir oyuncunun maaşı yüksekse o oyuncudan vazgeçilmelidir. scouting ekibi de bu yüzden var. fakir visca'lar, hamsik'ler, cornelius'lar bulmak için.

    işte gurrpegi'nin maaş yükünün azaltılmasına sevinmesinin sebebi budur.
  • 798
    olabilecek her yerde bizi ezdiren, türlü vaadler vermesine rağmen çoğunu yerine getiremeyen, kendi yönetim kurulunda bile sözü geçmeyen bir başkanı 3 sene sonunda görevde kalırsa maaşları makul seviyeye çekebilir diye yorumlamış yazar. anahtar kelime de görevde kalırsa. açık bırakıyor ki görevde kalmazsa bu yorum geçersiz kalsın. 3 sene görevde kalabilirse zaten başarılı olmuş demektir. her ihtimalde çıkış yolu mevcut yani. açıkçası şu yorumu ben yazsam veya bu sözlükte benim gibi fazla tanınmayan biri yazsa ofsayt manyağı olurdu ama bu meşhur arkadaş yazınca birden mantıklı açıklamalar bile getirilmeye başlanmış görüyorum ki. bu kadar manipüle edilmeyin yahu.
  • 602
    5 transferin 4' ünü fener çomak sokmasın diye saklamaktadır ve evinde ağırlamaktadır. sol açık ve merkez orta sahayı birbirlerine alışsınlar diye ayak bacak yatırmış, forvetimize ise "yatacaksa burada yerde yatsın sahada değil." mantığıyla yer yatağı yapmıştır.

    pizza kuryesiyim gözlerimle gördüm. zili çaldım, beşi birden açtı kapıyı, içerden ağır bir öğrenci evi kokusu geldi, bilgisayarda haxball açıktı.

    nerede kaldın karnımız " gur gur" ediyor dedi biri.
    ben de " peki " dedim.

    oradan ayrıldıktan sonra şifreleri birleştirdim. gurpeki, gurpegi, gurrpegi
  • 423
    çok önemli noktaya parmak basmış yazar abim. (bkz: #2951944)

    galatasaray'ın başarısının, saha içindeki kişiler ile saha dışındaki taraftarın bütünleşmesinden geçtiği bir gerçek.

    orta sahanın ortasındaki kara delik hariç takımımızın şu an acil bir eksiği yok. transfere ihtiyacı olmayan takım yoktur. her oyuncunun daha iyisi bulunabilir ama konu aciliyet. olumsuz bir hava yaratılmasını gerektirecek hiçbir sebep yok. pandemi olmasa 11/12'den beri en iyi futbolunu oynayan kadrodan mariano-onyekuru gitti, ki onyekuru 8 maçlık serinin çoğunda yoktu, omar-e.kılınç geldi. luyindama da aramıza geri döndü. yedek forvetimiz biraz deli ama bu ligin gol rekortmeni.

    mesela emre akbaba ilk kez sezon öncesi kampı yapıyor takımla. bunlar önemli detaylar. oyuncuların sezon içindeki sakatlık sayıları, takım bütünlüğü bu ayrıntılarda gizli.

    hemen bir bir örnek vermek istiyorum. yanlışım varsa düzeltin ama serie a uzmanı olan ve sözlüğümüzde de haginin topugu nickiyle yazar olan yazarımızın twitterda lukaku ile ilgili paylaştığı detaya bakın. https://twitter.com/...468320280502274?s=21

    elalem ne detaylarla uğraşıyor. başarı ayrıntılarda gizli.

    vasat mensah'ı aldı diye* havaya giren beşiktaş gitsin kendine bir kaleci, sağ bek, stoper, kanat, bir orta saha merkez daha ve forvet bulsun. yoksa denize yakın evlerinde 5. haftada sel ile karşılaşıp boğulurlar.

    takımımızın 3 orta sahaya ihtiyacı var ve sözüne güvendiğimiz insanlara göre bu ihtiyaç giderilecek. umarım hayırlı tercihler yapılır.

    umutsuzluğa kapılacak, öldük-bittik denecek bir durum yok. geçen sene ligi bitirdiğimiz sıralama gerçeği hiç yansıtmıyor. bir sami yen'in ortasına ejderha inmediği kaldı geçen sene. o yüzden metin hara edasıyla sizlere seslenmek istiyorum:

    haydi ayağa kalk.. zıpla... sarıl yanındakine!!

    (bkz: sen şampiyon olacaksın)
  • 593
    "tahmin ettim" diyerek top çeviren yazar...

    barcelona'nın barcelona olduğu zaman yaptığı gibi ikinci bölgede top çevirmekte. bildiklerimi açıklarsam sözlük çatırdar... 4 transfer konusunda net konuşup beşincisi içinde olacak olacak merak etmeyin diyerek whatsapp grubuna 5. günün şafağında doğudan gelen gandalf gibi dalmıştır.

    isimleri açıklarım ama ayıp olur... lütfen kimse top çevirmesin. net olalım!
  • 646
    (bkz: gurrpegi/#3064028)

    kendisi hakkında bu entryi girdiğimiz gün bize denmeyen kalmadı...
    özel whatsapp gruplarında kendi aralarında goy goy çeviriyorlar dendi. bunlarda iyice sözlüğü ele geçirdi dendi... oysa bunların hiç biri ile alakası yoktu durumun. ubeyd ile birlikte biz bir arkadaşımıza, bir abimize, canımıza, ciğerimize güvendik...

    galatasaray sözlük herkesin kendince entry girdiği ama gurrpegi'si olanın kazandığı bir yerdir.

    5 dedik 4 geldi... sıra +1'de. çok bekledik yazdan beri umarım sorunsuz geçer ve hayırlısı ile 5 demiştik, listemizdeki 5'liyi alırız. galatasaray taraftarı olarak, iyi bir takımla güzel futbol izlemek bizimde hakkımız.

    yanıltmadığın için teşekkürler...
  • 778
    guzel bir aforizma yazmistir ama cok tehlikeli ve yanlistir yazdigi.
    kurtlar vadisi hala yayinda olsaydi kendisini oraya alirdik muhtemelen*.

    galatasaray bir monarsi degildir; fatih terim galatasarayin efendisi, krali falan hic degildir. onu disaridan ayak oyunlariyla yemeye calisan serefsizler ayri kenara; sevdigimiz, saydigimiz ama son yillarini oldukca basarisiz gecirmis, kulubun maasli bir calisanidir.

    artik turk milleti olarak tek adama tapma huyumuzdan vazgecsek ve biraz ilerleyebilsek iyi olacak.
  • 596
    kıymetli abim beni ve çok sevdiğim kardeşimi provakasyon yapmakla itham etmiş.

    oysa aynısını kendisine biz söyledik; yapma bizi ümitlendirme, hayallerimizle oynama dedik. ama 4 transferin ille de bittiğini, 5.’inin şartlara bağlı olarak bekletildiğini yazarak geri adım atmadığı gibi bizlere “siz galatasaray’ı tanımamışsınız!” diyerek fenerli muamelesi yaptı!..

    yanına biricik yancısı varian’ı da alarak bunu yapması bizleri ziyadesiyle şaşırttı. öyle ki varian, hasan hüseyin acar’ı galatasaray’a getirmek için takla atıyordu...

    olmadı, yakışmadı...