resim
Gheorghe Hagi
Görev:Hissedar
Takım:FCV Farul
Yaş:61
Uyruk:Romanya
  • 2396
    başımın tacıdır, bendeki "anlamı" hiçbir zaman değişmeyecek bir "değer"dir. galatasaray'da oynadığı dönemler bana (ve tüm galatasaray taraftarlarına) yaşattığı duygular paha biçilmezdir. "veda"sını izlerken hıçkırıklarla ağladığım günü dün gibi hatırlıyorum. fiziksel olarak çevremde bulunan ama hayatıma anlam katmayan birçok insandan daha değerliydi, sadece ekrandan takip edebildiğim bu adam. "keşke sahada izleyebilmiş olsaydım" diyorum hâlâ, ukdemdir, ukdem olarak da kalacak! ve tüm bunlar yüzündendir ki ölsem, "hagi istifa etsin" lafı çıkmaz ağzımdan. başka bir entry'mde de dediğim gibi; o zaten, gerektiğinde bunu yapacak kadar onurludur. belli ki, bu istifa çok yakın bir zamanda olacak. bir yanım kahroluyor, bir yanım seviniyor. galatasaray'ın efsanelerinden birini bu hale getirenleri düşündükçe sinirden kuduruyorum ve onun bu durumuna da aynı oranda kahroluyorum. sevinmem de bu yüzden... gitsin kurtarsın kendisini. oluru yok bu takımın (şu anki kadroyu ve malum kişileri düşünerek "bu takım" diyorum). bu öyle bir takım ki, uğruna frank rijkaard harcandı, üstüne bir de hagi harcanıyor. insaf artık... birileri de çıkıp gerçek sorumluları (ya da sorumsuzları!) görsün artık!

    sevgim ne kadar karşılıksız ise, duygularımı ifade ederken de o kadar dürüstüm. o yüzden, kendisine ilk kez kızdığım bir konuyu da paylaşmak zorundayım. 13 mart 2011 ankaragücü galatasaray maçı'nda, üzülerek söylüyorum ki, hata yapmıştır. tek başına maçı kaybettirdiğini düşünmüyorum kesinlikle. yediğimiz gollerdeki durum ortada. maçı kaybetmemiz, büyük oranda, futbolcuların bireysel hatalarına bağlı. burada hagi'nin yanlış yaptığını düşündüğüm konu ise; maç 1-2'ye geldiğinde maçı kazanmamıza garanti gözüyle bakmış olması ve aklının hemen derbiye kaymış olmasıdır:

    * dk. 62: 1-2 öne geçtik / dk. 66: barış oyuna girdi
    * dk. 80: mustafa sarp oyunda! çıkanın kim olduğu umrumda değil, giren adam mustafa sarp! en son böyle bir durumda takım 2 gol yemişti ki tarih tekkerrür etti.
    * dk: 82: pino dışarıya, arda içeriye

    tamam hadi stancu çok etkili değildi ama barış kadar da zarar veremezdi takıma. neyse bu değişikliğe çok kızamadım o an. "taze kan" dedim ve yedim. ama musta sarp ne iş? maçın bitmesine kalmış 10 dakika... mustafa'nın oyuna girmesi bir yana, bütün sistemi değiştirdin be hagi'm! stoper, sol bek, orta saha, hepsi altüst oldu bir anda! son 10 dk. için yapılır mı bu? ki yediğimiz goller de: dk. 82 ve dk. 86! diğer yandan, derbi öncesi arda'yı oynatmış olmak istemeni anlıyorum da niye pino çıkıyor? forvet-defans arası, bir ileri bir geri koşan bir adam... defansa yardım ettiği çok pozisyon oldu. o adam çıktı, takım durdu resmen. orta saha zaten zemine çakılı, bir tek "geri pas" tuşları çalışıyor. defans desen, hatalar ortada. ne olurdu 10 dakika daha sıksan dişini? inan ki galibiyete çok yakındık. maç 1-2 olduktan sonra, geriye yaslanıp biramı rahat rahat yudumlamaya devam ettim, "bu maçı aldık galiba" diyerek. ama "galiba"ymış gerçekten! avcumuzun içindeki maçı, kendi elimizle hediye ettik karşı tarafa!

    neyse, bu maçın da böyle bitmesi gerekiyormuş demek ki! kadercilik oynuyorum! fenerbahçe maçı sonrası gideceksin büyük ihtimal. inşallah bir galibiyetle ayrılırsın buralardan. ama sonuç ne olursa olsun, senin yerin ve değerin sabittir. senin karşına konulacak her olumsuz söz, benim için çarpmadaki 1 rakamıdır: senin değerini değiştirmez...
  • 5408
    efsane.

    bazı isimler vardır; bir takımda yaptıklarıyla o takımın taraftarlarınca olduklarından daha fazla değer görürler. evet, dünya futbolu için hagi belki real madrid, barcelona gibi takımlarda tutunamamış bir oyuncudur. ancak bir de o oyuncuyu bize sorun, romanya milli futbol takımı taraftarlarına sorun, steaua bükreş taraftarlarına sorun. bu kadar abartılması da bundandır *

    gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncu sıfatına sahip olmasının nedeni de ülke futbolunun kazandığı en büyük başarıda takımın en önemli oyuncusu olması dolayısıyladır.

    (bkz: geceye bir hagi golü bırak)

    https://youtu.be/byNSwhQsYXI?t=3m10s
  • 5332
    yaşı ve öncesinde yaşadığı teknik direktörlük tecrübelerinden ötürü şu an da fatih hocanın yardımcısı olacağı veya herhangi bir oluşum da yer alacağını düşünmüyorum. hali hazırda kendi takımını iyi bir şekilde yönetiyor ve oğlunu da takımına getirmeye çalışıyor diye biliyorum.

    ha keşke gelse bir şekilde 10uözledik çünkü :(
  • 4350
    ismini ilk duyduğumda sene 1989'du.
    şampiyonlar ligi'nin o dönem adı şampiyon kulüpler kupası.
    galatasaray 3-0 yenildiği maçın rövanşında neuchatel xamax'ı 5-0 yenerek kupa 1'de çeyrek finale kalmıştı.
    ardından monaco'yu eleyip ismini ilk 4 takım arasına yazdırıp, finale göz kırpıyordu.
    final hayallerimizi bitiren steau'nun en önemli adamlarının başında geliyordu hagi.
    yarı final ilk maçında deplasmanda steau bükreş'e 4-0 yenildiğimiz maçta bizi de boş geçmemişti.

    o günden sonra hep duydum adını.
    attığı golleri ve futbolunu hayranlıkla izledim.
    "ne futbolcu ama!" deriz ya; örneğin günümüzde bunu messi ve ronaldo için sıkça kullanırız.
    hagi'de döneminde bunu bana sıkça dedirtmiştir.
    bu yüzden olsa gerek, transferi için adı galatasaray ile anıldığı günlerin başında gülüp geçmiştim.
    yok be o bize gelmez derken transfer haberlerin ciddiyeti ve sıklığı arttıkça; acaba dedim.
    sonra çok dua ettim sözlük. allah biliyor ya her gece bildiğim tüm duaları okuyup hagi'yi diledim.
    bu yüzden olsa gerek,
    galatasaray'a transfer olduğunda inanamamıştım.
    bugün 50 olmuş yine inanamadım.

    bir hayalden gerçeğe dönüştün.
    şimdi de gerçekte yaşadığımız bazı şeyleri hayal sanırız ya öylesin benim için.
    öyle güzel şeyler yaşattın ki bize hepsi rüya gibiydi.

    iyi ki doğdun hagi!
  • 1837
    akıl kullanılarak yönetilen tüm takımlarda, eğer daha ligin ilk yarısında bir takım şampiyonluktan kopmuşsa yapılacak tek şey vardır. takımın başına gelecek sezon da kesin bir şekilde kalacak biri getirilir ve önümüzdeki sezonun yapılandırılması ve gelecek sezon için planlanan transferler yapılır. 2.yarı resmen diğer sezonun hazırlık kampı gibi geçer.

    bizim yönetim ise gelir gelmez hagi’ye basın önünde adeta ültimatom verdi. resmen sözleşmen 1.5 yıllık ama türkiye kupasını kazanmazsan gidersin diye postayı koydu. taraftarlarımız, yazarlarımız tarafından bu sözler, bu zihniyet nasıl tartışılmaz aklım almıyor.

    günü kurtardın kurtardın yoksa güle güle denilen hagi gayet de mantıklı bir şekilde en iyi bildiği ligden yani romanya liginden futbolcuları topladı. adama günü kurtar denmiş, ne bekliyordunuz tabiki de önceliği performansını, huyunu suyunu bildiği adamlar olacaktı. aynı şeyler bazı yerli futbolcular için de geçerli. afedersiniz ama ben de bu durumda olsam sike sike servet’i oynatırdım. ki benim nezdimde 1 sene önce gönderilmesi gerekiyordu servet’in. evet belki yerine bir genç oyuncu oynatabilirdi nihayetinde yine mağlup oluyoruz değil mi. ancak kimseye anlatamazsın bu durumu. ben gelecek sene bu futbolcuyu defansta kullanacağım diyecek durumda değilki hagi. ben eminim ki herhangi bir genç oyuncuyla alınacak bir mağlubiyette hem taraftar hem basın hem yönetim hagi’nin üstüne çullanacaktı.

    sene başında hagi’ye bir mektup yazdık. dedik ki hagi taraftarın gazını almak için getirildi. aynen o gazı aldı. aldığı yetmiyormuş gibi tüm eleştiri okları yönetimden hoop hagi’ye kaydı. yıllardır düştüğümüz bu tuzağa artık düşmeyelim diye yırtındık ama nafile.

    hagi’nin hataları yok mu? olmaz mı. iyi teknik direktör denebilecek bir kariyeri yoktu ki hagi’nin. teknik taktik açıdan fazla birşey katamazdı hagi. böyle bir birikimi olsa bile elinde zaten bunu gerçekleştirebileceği kadro yok maalesef. ondan beklenen takımı canlandırmasıydı. o da belki de takımda şok etkisi yaratmasını umduğu bir şekilde misimovic’i kadro dışı bıraktı. olmadı ve bu hamlesi de muhtemelen bize pahalıya malolacak. takımdaki yerlileri canlandırmaya çalışıyor. ama yine maalesef boşa kürek çekiyor. yaptığı hamleleri iyi niyetli buluyorum ancak hedefine ulaşmayacak bu hamleleri ne yazık ki. ve olası bir türkiye kupası başarısızlığı kendisini bu kulüpten koparacak. ve biz bir efsanemizin arkasından daha el sallayacağız.

    her başarısızlığı rijkaard’a ya da hagi’ye bağlayanlara ve bu takımın en büyük eksiğinin teknik taktik olduğunu düşünenlere ise söyleyecek bir lafım yok. kar havası iyi gelir belki, dışarı çıksınlar.
  • 4860
    bir insanın "hagi galatasaray taraftarına hırsız dedi" diyebilmesi için ciddi ciddi geri zekalı olması gerekiyor...

    şimdi düşünün, siz bir bara girdiniz, oturuyorsunuz, orada içenlerden birisi ayağa kalktı ve "benim anama söven o.ç hanginiz?" diye sordu...

    ulan adamın anasına söven siz değilseniz umurunuzda olur mu? adamın anasına sövmediyseniz bu durumda o.ç da siz değilsinizdir değil mi? e galatasaray taraftarı adamın telefonunu çalmadıysa ve hagi de telefonunu çalana küfür ediyorsa ya da hakaret ediyorsa bunun galatasarayla ya da kayseri'deki galatasaray seyircisiyle ne ilgisi, ne alakası var?

    hagi'nin telefonu çalındıysa, o ortama girip hagi'nin telefonunu alacak olan hırsız pek tabi galatasaray taraftarı gibi görünen, hatta galatasaray formalı bir hırsız olabilir, ki olacaktır... hagi bu adamı bulsa, ana avrat sövse, tekme tokat dalsa da galatasaray taraftarıyla bunun bir ilgisi yok ki? adam galatasaray taraftarına mı yapıyor o muameleyi, hırsıza yapıyor...

    bunun ayrımını yapamayan adam kafatasımın içinde beyin var diyorsa bir zahmet geri dursun...
  • 1229
    teknik direktörlüğünü, hagi'nin oynattığı oyunu göremeyen, geçmişteki futbolunu bilmeyen sadece genel inanışa göre beğenmeyen kişilerin tükürdüklerini yalamasını seyredeceğimi düşünüyorum yakında, tek korkum hagi'nin tam bu temelleri attığı esnada gönderilmesi, hagi yönetimindeki tüm iç saha maçlarını izledim, deplasman maçlarını tvden izledim, hagi'yi en çok eleştiren kişilere soralım diyelim ki, "1 tane nonda olsaydı acaba 3 maç az kaybetmezmiydik" bakın baros demiyorum nonda diyorum, futbolda temel olan 4 mevkii var biz tüm maçlara 3 mevkii ile çıkıyoruz, pino'yu sözlükte en çok seven ve savunan kişiyim, pino kendi işini kendi yapan bir oyuncu nasıl yapıyor, forvetten ortasahaya geri geliyor en az 25 metre topu alıyor, bi 25 metre daha geri geliyor etti mi 50 metre, minimum 2 defans oyuncusuyla boğuşuyor, normal olarak ilk gördüğü yerden vuruyor çünkü adamın durumu kritik ve başka top taşıyan adam yok, bir forvet olsaydı eğer ne olacaktı pino düz mantık %100 performansını arttıracaktı, forvet işte bu yüzden önemli, keita ve nonda'yı hatırlayın aynen bu şekilde yardımlaşma olacaktı ve her maçımızı kazanırız da demiyorum en az 3 maç az kaybederdik diyorum ve hala potada olurduk, şimdi hagi'ye verilen malzeme eksik hiçbir teknik direktör forvetsiz takıma birşey yapamaz, pino'nun iyi oynaması tamamen bir şanstır bizim için pinto gibi de çıkabilirdi, kayserispor, fenerbahçe ve iç sahadaki maçlara bakın kaça pozisyonların hepsi altıpas civarından demek ki pzosiyona giriyor bu takım, elano'nun vuruşu, mustafa sarp'ın altıpas çevresinden kafaları dışarı vurmasını hepimiz hatırlıyoruz, fenerbahçe maçında misal serkan çalık olsa en az 2 tane atmaz mıydı, iş bi yere kadar gidiyor forvete dayanıyor, maçın başında ilk şutun gol olması, maça penaltı ile başlamak tamamen kişisel hata ve futbolda kişisel hataya hiçbirşey yapamazsınız tabi futbolcu harcayan biri değilseniz, yıllar evvel bülent dortmund maçında maçın yıldızıyken 90 . dakikada ıskaladı chapuisat cezayı kesmişti, işte aynen böyle oluyor, her maça 1-0 yenik başlıyoruz ve bu takım yüzünden değil tamamen kişisel hatadan, 0-0 giden maçlarda da pozisyona girip değerlendiremiyoruz çünkü oranın adamı yok, bu durumda hagi gibi bir adama yaramaz hoca demek biraz insafsızlıktır, adam gazetecilerin karşısında çıktı dedi ki "ben yoldan aldım takımı devre arasında düzelticem" -ki bunu da demeyebilirdi fakat buna bile sabır gösterilmiyor, ne yapmış hagi zor durumda gelmiş milletin kaçtığı durumda, yuvarlak konuşmamış demiş ki "ben maçın 2. yarısında yardım edebilirim" neredeyse adamı bu kötü gidişinin tamamının sorumlusu ilan edecek kelle avcıları, ben hagi'nin yanındayım ve o'na destek lacağım bu desteği hakedecek o kadar çok şey yaptı ve hala yapıyor, kokuşmuş basının salyalar saçan ağızlarına yem etmeyeceğiz, hagi'ye futbolcuyken sallayamayanlar teknik direktörlüğünü kötü gibi gösterip masturbasyon yapıyorlar en çok da eleştirenler rakip takım adamları dikkat edin, rıdvan filan karşısında esas duruşa geçecek adamdır hagi'nin, o bile yetersiz görüyor utanmadan sıkılmadan, merak etmesin kimse hagi 2. yarı bunların alayını*"tatmin edecek"
  • 4852
    29 ekim 2000'den 28 nisan 2001 tarihine kadar ligde gol atamamış, öyle diyorlar. doğrudur da, bu süreç içerisinde 10 maça çıkıp gol atamamıştır kendisi. 10 maçın 6 tanesinde 90 dakika forma giymiştir, 1 tanesinde ise 32. dakikada kırmızı kart görerek oyundan atılmıştır.

    wesley sneijder ise avrupa, lig, türkiye kupası ve süper kupa dahil 24 maçtır gol atamıyor. hagi'nin bahsedilen sezondaki gol atamama serisi 9 maçtır, arada milan'a sokuşturmuştur bir tane ve sezonu da 13 gol - 17 asist ile tamamlamıştır.

    son bir not daha verelim o dönem kendisi 35-36 yaşlarındaydı, sneijder ise 31-32 yaşlarında 24 maçlık gol atamama serisi yakalamıştır.

    bana bu iki ismin karşılaştırmasını da yaptırdınız ya, helal olsun size. sneijder galatasaray için önemli bir futbolcudur, karakterdir ancak hagi ile aynı cümle içerisinde kullanılmaması gerekir. bir tanesi galatasaray formasıyla yerel başarılarda rol sahibi olmuştur diğeri ise uluslararası kupalarda başrol olmuştur.
  • 1870
    geçmişte yaptıkları:

    lucescu'yu yönetime önererek galatasaray'a kazandırmak.
    mehmet topal'ı çok düşük bir maliyetle galatasaray'a kazandırmak.
    song-tomas ikilisini takıma kazandırıp, çok sağlam bir defans göbeği oluşturmak. (bir yıl sonraki şampiyonlukta büyük paylar vardır)
    gökhan ünal ve mehmet topuz, henüz piyasada adları doşamıyorken alınmalarını istemek.
    arda turan'ın sağ bekten alınıp, sol açığa geçmesini sağlamak.
    ta futbolcuyken emre ve okan inter'le anlaştığı için kadro dışı bırakılmalarını istemek (o şampiyonluk nasıl kaçtı?)
    çok düşük maliyetli bir kadroyla fenerbehçe'den 6-0'ın rövanşını almak.
    çok düşük maliyetli bir kadroyla şampiyonluğu son birkaç haftaya kadar kovalamak.
    çok düşük bir maliyetle bir yıl sonra şampiyon olacak takımın iskeletini oluşturmak.

    bunlar ilk aklıma gelenler... geçmişi kurcalayacaksanız adam gibi yazın. cahil cahil yazmayın. "bilmiyorsan sus insan sansınlar" diye ne güzel bir laf var... bir de ne güzel demişler "aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun" diye. zekâ herkese gerekli.
  • 6062
    ne şanslıydım ki 5 sene boyu yüzlerce maçını izledim üstadın. tabi bir tık daha şanslı olup ali sami yenden canlı izleyenler de vardı ama ne yapalım o zamanlar izmir'de üniversite okuyordum.

    özledik be hagi. topa vuruşunu, sinirini, sahadakileri yönetmeni. sen gittikten sonra yüzlerce topçu almışızdır, hepsini toplasan sağ ayağın olmaz.

    benim hayalim hep hagiyi scout ekibinin başında ve altyapı koordinatörü gibi bir pozisyonda takımda görmekti. umarım bir gün yine kesişir yollarımız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın