• şu adama iyi diyen de yalancıdır, kötü diyen de. ulan yunan ligini mi takip ediyorsunuz? hadi diyelim takip ediyorsunuz niye takip ediyorsunuz amına koyim başka lig mi kalmadı? yok yok bilmem ne burun adaları milli takımının sıkı takipçisiyim maç kaçırmam mı diyorsunuz? yoksa yok yaw ben uefa'daki fiorentina maçını izledim diyosan onda da 1 gol 1 asistle oynamış. sözlükte şu adamın en fazla 2 maçını 90 dakika izlemiş tek bir insan evladı olduğundan bile çok büyük şüphelerim var.

    kendisinin adını ilk kez transfer döneminde duydum. tanımam etmem belki iyidir belki kötüdür. o yüzden napıyorum? konuşmuyorum. scout önerisiyse gelsin, yerine daha iyi alınabiliyorsa daha iyisi gelsin. ne kadar iyi bilmiyorum çünkü.
  • gayet makul şartlara alındığını düşündüğüm yeni galatasaraylı futbolcu. paok'tan futbolcu mu alınırmış, kariyerinde para etmemiş adama bu paralar verilir miymiş, maaşını niye katlıyormuşuz vs. tamamen içi boş, futbol piyasasının realitelerinden uzak, sırf yönetime duyulan öfkeden dolayı kulp bulunmak için söylenen eleştiriler.

    bu çocuk paok'ta gösterdiği performansın benzerini galatasaray'da gösterirse, alındığından daha da fazla paraya satılma fazlasıyla yüksek. tamam yaşı çok genç değil ve bonservisi katlanmayacak, ancak artık futbolcu alırken verilen bonservisleri tamamen çöpe gidiyormuş gibi değil de birer yatırım gibi görmeyi becermek gerek. futbol dünyasında 30'una doğru olgunlaşan, değere binen bir ton futbolcu var. rodrigues de bunlardan biri olabilir. isminin benzediği jose rodriguez'i bile futbolun f'sini oynamadığı halde bedavaya alıp 2 milyon euro'ya okuttuk. ama o gençti, real madrid çıkışlıydı demeyin adamın elle tutuluyor 90 dakikalık bir tane maçı yok daha kariyerinde. rodrigues geç de olsa parlamaya başlamış, avrupa kupalarında önemli takımlara karşı üst düzey performans sergilemiş bir oyuncu.

    scout ekibi takip etmiş, teknik ekibe sunmuş, oradan da onay gelince alınmıştır. tutar tutmaz orasını göreceğiz fakat doğru metodolojiyle alınmıştır oyuncu. performansı vasat kalır seneye 2-3 milyon euro arasına satarsın. üzerine koyar 5-6 milyon'lara satabilirsin. bu tarz transferleri az yaptığımız için çok histerili yaklaşıyoruz fakat bu paralar her türlü geri dönüyor, merak etmeyin.
  • bayram tutumlu'nun bu kadar cıyaklamasının sebebi.

    sezonun ortasında fatih terim'in gelmesi için çalışan bir adamdı.
    o günden beri garry'i satmak istiyor. bunun için sevilla ile anlaştı bile. onlara cüzi bir bonservis bedeli ile getirebileceğini söyledi.

    ancak fatih terim sonrası uçunca garry, planları suya düştü.
    fatih terim'in plandan haberi olmasından sonra komple ilişki kesildi.
    oyuncunun, piyasa yapması sonrası ceylan çalışkan devreye girdi ve oyuncu ile anlaşma imzalamak istedi. şu anda son durumu bilmiyorum bir anlaşma var mı? ama öğrenince yazarım.. ceylan'ın hamlesi sonrası bayram tutumlu, oyuncuyu kaçırmamak için aracıları soktu ama ters tepki alınca (hocanın devre arasında yaptığından haberi var) twitter üzerinden gündem yaratmaya ve galatasaray kulübünün garry'i zorla ceylan çalışkan'a sattırmaya çalıştığına dair hikayeler uydurmaya başladı.

    bu arada garry şampiyonlar liginde oynamayan bir takıma gitmek istemiyor..
    ingiltere'de ona talip olan tüm takımlar orta sıralarda. n'daiye gibi yapmak istemiyor.
    ispanya'dakiler de onu bu fiyatlara alma niyetinde değil. satılması mucize olur şu anda. bayram tutumlu, roma kapısını da kapattı. garry'e galatasaray'da kal diyor. daha sonra şartların değişeceğini umuyor.

    garry ise şu anda kulüpte kalmak ve şampiyonlar liginde oynamak istiyor.

    bu entry burada dursun istedim.
  • rakip futbolcuların içinden geçip çatala yollarken topu kimse yeteneksiz demiyordu. gomisi asiste boğarken de gömüldüğünü hatırlamıyorum. son 10 yılda galatasaraya performans ve gelir olarak en faydalı olmuş 3 5 oyuncudan biridir. ucuza gelmiş, az maaşa oynamış, faydalı olmuş ve çok iyi bonservise gitmiştir. gelsin mi bence gelmesin. çünkü artık yeni gary ler bulma vaktidir.
    ancak insanlık hali bir gol kaçırdı, arabistanda formu düştü diye eşşeğin bi tarafına sokulacak adam da değildir. oğuzhan 150 milyon len tayfasından bir farkımız olsun değil mi dostlar?
  • ulan adam ne mücadele etti 14 agustos 2017 galatasaray kayserispor maçında ya. vay anasını be. yerinde durmadı herif. kaptırdıgı topta saniyesinde geri yapıstı rakibe. bir de o nasıl bir hızdır be kardeşim? ucuyor adam. hızlanması da baya iyi.

    e kafası cok calısmıyor cocugun. ama şu mücadele cok takdir edilesiydi ya. istiyor adam formayı. bazen bu kadar isteyen adam digerinden bir tık kötü de olsa forma verilir.
  • takdir edilesi bir galatasaray futbolcusu. son yıllarda fiyat/verim açısından en iyi transferlerimizden biri. çok istekli, coşkulu ama en önemlisi çalışkanlığı üst düzey. ben bunu bilir, bunu söylerim. bizden önce oynadığı takımlar,

    - xerxes dzb
    - rostocker fc
    - fc boshuizen
    - ado den haag
    - fc dordrecht
    - levski sofia
    - elche cf
    - paok

    adam daha önce yunanistan, hollanda, ispanya, almanya ve bulgaristan liglerinde adını sanını duymadığımız kulüplerde oynamış. ve bu adam 27 yaşında. pes etmedi, çalıştı ve kendisinden beklenen patlamayı 27 yaşında yaptı. ama yaptı. helal olsun kendisine. bu çalışkanlığın ve azmin karşılığında epl'de oynamayı da hak ediyor.

    bu maçta* bir kez daha göstermiştir ki, kendisini 20 milyon €'dan aşağı satmamalıyız.

    not: bu başlığa 64 sayfa entry girilmiş. açın en azında ilk sayfayı okuyun derim. neler neler yazıldı bu adam için.
  • potansiyelini bu sezon ortaya koymadı. biz rodrigues'den bu sezon faydalanmayı akıl edebildik. oysa 16/17 sezonunda solda bruma oynarken biz sağ kanatta linnes ve rodriues ikilisini kullanabilirdik. ben bunu gördüm ve önerdim. aslında takımın en büyük krizlerinin çözümü elimizdeydi.

    bu adamın en büyük silahı muadili çoğu kanat oyuncusunun aksine müthiş defansif enerjisi ve hırsı. her an maçın içerisinde. sürekli bekini kovalıyor. denemekten hiç vazgeçmiyor. üstelik bencil değil. üstün mental özellikleri yok. ama iyi niyeti bu mental eksikliklerini kapatıyor. zaten kapatılmayacak kadar büyük zaafiyeti yok. aslında şutu daha iyi olsa çok büyük paralar edebilirdi. çok büyük paralar derken şimdi de çok büyük paralar konuşuluyor ama ben o paraların katından bahsediyorum.

    bana göre sağ açıkta sol açıkta oynadığından çok daha etkili. fakat biraz da yokluktan kariyer zirvesini yaptığı sezonun ikinci devresinde sol açığa mahkum kaldı. yine de formuyla ofansta şampiyonluğun bana göre 1 numaralı mimarı.

    gomis'i de parlatan isim rodrigues oldu.
    zaten dikkat edilecek olursa rodrigues'in solda oynamasından sonra gomis'de de önemli bir form düşüklüğü başgösterdi. çünkü sezonun en güçlü gol bağlantısı bu ikili arasındaydı. rodrigues'in sıfıra inip çıkardığı pozisyonlarda veya pozisyon devamlarında gomis ciddi şekilde etkili oluyordu. evet rodrigues solda da çok etkiliydi. fakat rodrigues soldayken gomis o kadar etkili değildi.

    galatasaray'da tutmayı becerirsek önümüzdeki sezon kadro planlamasını rodrigues'in sağda oynaması üzerine yapmamız doğru olur diye düşünüyorum. yine kişisel fikrim 20 milyon eu üzeri veren bir takım çıkarsa satılmalı. hele konuşulduğu gibi 30 milyon eu'ları görürsek hiç beklenmemeli.

    galatasaray böyle oyuncuların yerini doldurmayı başarmayı öğrenmeli. nitekim kaynak da çok. hele hele sağ ve sol açık bölgelerinde arayan buluyor. superlig hep söylüyorum adının aksine ironik şekilde oldukça düşük profilli bir lig. bu ligde yıldız olacak kanat oyuncusunu bulmak hiç zor değil. iyi bir transfer komitesi 3-5 milyon eu arası rakamlara rodrigues'in yerini doldurabilir. işte trezeguet. çok mu büyük yıldız. ismini bilen çok mu insan vardı kasımpaşa alırken. biz de benzer isimleri bulmalıyız.

    galatasaray'ın avantajı futbol piyasası öyle bir yükseldi ki, 300 milyon eu borç çok rahat kapatılabilir duruyor. en basit örneği rodrigues. alıyorsun 2-3 milyona. sonra 30 milyon eu'lar konuşuluyor. alıyosun 7-8 milyona ndiaye. 14-15 milyon eu'lar konuşuluyor.

    oyuncuyu çok seviyorum, fakat bu al sat işini de öğrenmeye mecburuz. modern futbolun en rahat yıldız çıkardığı mevki açıklar. esasında galatasaray gibi sürekli avrupa kupalarında vitrin yapan bir takım her sezon bu mevkiden bir yada iki transferden para kazanmalı.
  • --- alıntı ---

    voetbal international; garry rodrigues'in yarın uzun süreli bir kontrata imza atacağını, al ittihad ve galatasaray'ın da 11 milyon €'luk transfer ücreti konusunda anlaşmaya vardığını haber olarak geçmiş.

    --- alıntı ---

    önce 8 milyon € dediler sonra 8.5 milyon € oldu, bir ara 10.5 milyon € olmuştu. şimdi de 11 milyon € diyorlar. adamlar her fiyat çektikten sonra bizimkiler youtube'dan rodriguez skill videosu falan atıyor heralde. özellikle mustafa cengiz'den şüpheleniyorum. videoları slayt şeklinde atıyor olabilir. kendisi slayttan iyi anlar.
  • herkes kendisinden çok memnun düşünceler paylaştığına göre bu yazının vakti gelmiştir. efenim şimdi rodrigues harika ya, uçuyor kaçıyor, havada üç yüz altmış derece dönüp rövaşata falan çekiyor ya, hah işte en ufak tökezlemede aynı oyuncu için şu cümleler yazılacak:

    ''bruma'nın sağ bacağı etmez bu adam, ilk teklifte üçe beşe bakmadan gönderilmesi lazım.''
    ''beyinsizin teki bu ya, fatih hocanın yerinde olsam bir dakika bile oynatmam bunu.''
    ''kaçırdığı pozisyonları atmış olsa maç bizimdi, yasin denen herif bu garryzekalıdan iyi.''
    ''bir de premier ligten teklif var diyorlar hahahaha menajer oyunlarına bir uyanamadınız gençlik!!''

    hatta yukarıdakiler yetmeyecek, ben demiştim orgazmı yaşanacak ulu orta yerde:

    ''alın abi en ofsayt entrylerimde duruyor, her zaman söyledim bu heriften bize zerre fayda gelmez.''
    ''ahahah ne oldu ya geçen hafta uçup kaçıyor demiştiniz o gün de söyledim bugün de söylüyorum kendisi rezalet bir kanattır.''
    ''sıradan bir kanat oyuncusu olduğunu dünya alem anladı bir bizimkiler anlayamadı. anadolu takımı topçusu...''
    ...

    peki ya gerçekler?

    her tökezlemede garry'nin sıradan bir oyuncu olduğunu söyleyenler bir tarafa kendisi modern futbolun önemli vasıflarını barındıran değerli bir futbolcudur. evet, ilk geldiği gün de bugün de, yarın bir gün kaybettiğimizde de değerli futbolcudur. nedenleri de gayet net aslında. bir defa kondisyon seviyesi bir açık oyuncu için müthiş seviyede. öyle bir seviye ki bu, yaratıcılığını kaybetmeden 90 dakika boyunca verimli press yapabiliyor, rakip kontrataklarında tek başına rakibi kovalayabiliyor, savunma koşularına ve kademeye katılabiliyor. ikinci artısı da ayağı yere nispeten sağlam basan bir kanat oluşu. gözünüzün önüne bruma'yı getirin, eğreti duran ve asla potansiyeli ölçüsünde rakibi zorlayamayan bir oyuncu. özellikle yakın markajlı oyunlarda kilitlenen çünkü en ufak hamlede topu lank diye kaybeden bir kanat. işte rodrigues öyle değil, rakip hamle mi yaptı hemen vücudunu araya sokarak topu kurtarmaya gayret ediyor. rakip omuz mu koydu, ayakta kalabiliyor, formasından mı çektiler, yolunu mu kapattılar bir şekilde sağlam yapısıyla aksiyonun içinde kalabiliyor.

    ve tümünü geçin oyuncuyu 7 mevkide birden kullanabiliyorsun. sağ bek, beşli savunmanın sağı (rwb), sağ açık, sol bek, beşli savunmanın solu (lwb), sol açık ve forvet. hiçbirinde de sırıtmaz oynar.

    yedek bıraksan, afra tafra yapmaz oynar.
    çok koşup savunmaya katkı sağla desen ''ben yıldız oyuncuyum koşmam'' demez, oynar.
    verdiği katkı olarak takımın en iyilerinden olmasına rağmen sözleşmesine zam istemez, oynar.

    oynar da oynar.

    takımın hücum aksiyonlarının hemen hepsinde yer alması, her maç yaptığı sayısız koşuyla rakip savunmaların dengesini bozması, bıkmadan usanmadan maçın başından sonuna gerek hücumda gerek geride press uygulaması, toplu hızlanmasını arttırmasının yanında son vuruşlarını da gözle görülür seviyede geliştirmesi, maçın içinde 3 gol de atsa 5 asist de yapsa bir an bile sinan gibi yasin gibi artist artist dolanmaması, yardımlaşmadan ve takımdaşlıktan asla ödün vermemesi bir yana dursun,

    ilk puan kaybında da, hele de az biraz kötü oynamışsa, yine beyinsiz olur, gerizekalı olur, anadolu takımı seviyesinde olur, transfer haberleri menajer uydurması olur, attığı goller yaptığı asistler tesadüfi olur. emin olun ki bunlar olur.

    sonuç olarak, galatasaray taraftarlarının birçoğu affedersiniz hıncal'dır.
  • 2 hafta önce sözleşmesinde iyileştirilmeye gidilmesi sonrası sosyal medyada "güveninizi boşa çıkarmayacağım, teşekkür ederim." yazmıştı.

    sakatlık sonrası son 1 haftada çıktığı 2 maçta neler yaptığı ortada. umarım hep böyle devam eder.

    bir de keşke, kanattan içeriye geldiği toplarda arada soldan da gitse. sol ayağının da iyi olduğunu düşünüyorum. karşısındaki defans oyuncularını çok daha şaşırtabilir böylelikle.
  • şampiyonlar ligini namalup, 16 puanla 1. bitirmiş porto'ya karşı 2 penaltı, 1 asist yaptığı maçta ''beyinsiz'' ilan edilen futbolcumuz.

    hakkında yazılanların sığlığından da anlaşıldığı üzere belhanda hater'ları, belhanda'nın sakatlığı sonrası boşluğa düşmüş olacak ki yeni günah keçisi olarak kendisini seçmiş. alakalı alakasız her şeyden rodri sorumlu artık. aynı kitle olduğu çok belli, zira yine hiç bir taktiksel, teknik veri yok. gözlem yok, analiz yok, neden/sonuç ilişkisi zaten yok.. var olan tek şey vuramıyo, atamıyo, çekemiyo, top kaptırıyo falan. bunlar belhanda hater'ları işte. şu sığ eleştirileri nerde görsem tanırım.

    bunun vuranı, atanı, çekeni, yapanı, hatta bu konuda rakipsiz olanı 200 milyonluk neymar. 4 ay önce dünya kupasında, önce kosta rika maçında gamboa'nın hışımına uğramış, ardından isviçre maçında satsan 2milyon etmeyecek 33 yaşındaki behrami karşısında hiçliğe uzanan performansıyla saç baş yoldurtmakla meşguldü ki, rodrigues'in ezber hareketleri neymar'ın dünya kupası performansı yanında hiç kalır. ama futbol böyle bir oyun.

    bazı oyun sistemleri, futbolcunun yapısına uyum sağlamayabiliyor. burada sorunun kendisinde olmadığı da açık zaten ki, şurda sadece 6 ay önce izlediğimiz rodrigues, galatasaray tarihinin en verimli kanatları listesinde ilk 3'e kafadan girer. 200 milyonluk neymar bile şamar oğlanı olabiliyorsa bir turnuvada. taksitlerle 3 milyona aldığın rodrigues için burada eşini ve tüm mal varlığını kumarda en yakın arkadaşına kaptırmış gibi zılgıt çekmeye gerek yok.

    salah chelsea'da çöp statüstündeyken, liverpool da premier ligin en önemli oyuncusu oluyor. fernandinho dünyanın en iyi takımı manchester city'in en önemli çarkıyken, brezilya milli takımı casemiro sakatlanınca napıcaz diye tribe giriyor. niye, çünkü futbol böyle bir oyun. her takımın kendi dişlisi, kendi çarkı var. sen ya oyuncuna göre sistem belirleyeceksin, ya da sistemine göre oyuncu alacaksın. bizde ikisi de yok. o yüzdendir ki, ligin en önemli oyuncusu fernando'dan, ligin en formda oyuncusu mariano'ya, en istikrarlısı nagatomo'dan en etkili kanat oyuncusu rodrigues'e kadar formsuz..

    öncelikle galatasaray'ın bir forveti yok. tek hücüm alternatifimiz de, hücum silahımız da kendisi. bu sene kendi evimizde bizi ezen göztepe, geçen sene ''gomis'i 2 stoperle durduramayınca, 3. yü almak zorunda kaldık'' diye açıklama yapıyordu. sadece şu açıklamadan, rodrigues'in üzerindeki yükün farkını ayırt etmek mümkün.

    yok zam'mış, oynamıyormuş falan. geçin bunları. bu adam bu. bu adam hep bunu oyunu oynadı. adam sağ beki geçse, sağ stoper, sağ stoperi geçse sağ iç oyuncusunu görüyor karşısında ki zaten dribber bir oyuncu değil. hızıyla önünü boşaltıp, içeri girmeye meyilli bir oyuncu. mevcut sistemde koşu yapacağı alanlar bulabilmesi çok zor. böyle bir oyuncuyu çizgiye indirip, daha açık alanda topla buluşturmak yerine 3'lü forvetin bir parçası yapmak tamamen intihar. tüm kanadı idare etmek zorunda kalan bekler için de apayrı bir intihar.

    üzerine adam çeken yırtıcı bir forvet olmadıkça 4-3-3 de başarılı olması çok zor. bu oyuncu grubuyla 4-2-3-1 veya 4-4-2'nin sağı dışında bir düzende eski performansına ulaşmasını beklemek anlamsız.
  • çok ufak bir detay fakat bence oyuncunun kalitesini gösteren bir pozisyon oldu 13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı'nda.

    35. dakika civarıydı rodrigues ceza alanına sinan'la verkaç yaparak girdi.sol çaprazdan kaleyi gördü,önüne gelen adamın kayarak geleceği fizandan belli oldu.

    şu kare http://icdn.posta.com.tr/...17/07/13/8382240.jpg

    beyimiz ayağının altıyla topu yana kaçırmak istedi fakat adam kayarak aldı topu.

    şu pozisyonda az akıllı bir oyuncu olsa adamın öyle geldiğini görür,topu dibine çok ufak bir tık atar,saha zaten suni çim top yerde fazla sekmeyecek.sonra pozisyonunu alır,top yerden yükselmeden ayak üstü ile yerle birlikte topu bir kapatırsın,kalecinin üzerine gitmezse o top yüzde 90 gol olurdu.

    çok ufak bir detay kafanızı şişirdiysem özür dilerim ama bence bu arkadaşımızın oyun aklı olarak galatasaray seviyesinde değil.kendisini seviyorum fakat olmayacak gibi kendisi.