• 1
    her zaman başlar dik bir şekilde, yaşanmış ya da yaşanacak sorunları aşmamızı sağlayan en önemli etkenlerden biri, her ne yaşanırsa yaşansın, başarı ya da başarısızlık, takım olma, taraftar olma bilincini her daim yaşatarak, o 'ruh' a sahip olmanın gerektirdikleriyle hareket etmektir... galatasaray adına yakışacak bir biçimde ayakları yere sağlam basmaktır. ayrıca yaşanması olası tüm başarılara her daim hazır olan insanların duruşudur...
  • 2
    yeri geldiğinde taraftarı yönetimi,
    yeri geldiğinde yönetimi taraftarı,
    yeri geldiğinde yönetimi yönetimini,
    yeri geldiğinde taraftarı taraftarını eleştiren hatta özeleştiri yapabilen kulübün duruşudur, başkanı padişah gibi davranmaz, kulüp içinde sürekli bir demokrasi hakimdir, şuan ligdeki takımların başkanlarının çoğu kendileri istemedikleri takdirde görevlerinden asla vazgeçmezken galatasaray'ın bir dahaki seçimlerde kimin başkan olacağı belli değildir, ayrıca bu başkanlık yarışı ne kadar kıyasıya olursa olsun ortak amaç galatasaray'ı en yükseğe çıkartmaktır (yiğit şardan - adnan polat)

    bazı taraftarların gaza gelerek eski futbolcular yüzünden kulübü, başkanı, yöneticiyi suçlamaları, yine o eski futbolcuların bir bir çıkıp içindeki "pisliklerini" dökerek gerçeği cümle aleme göstermeleri ve hiçbir yöneticinin çıkıp "yaa taraftarlar gördünüz mü en yüksek paraları alan, en kötü zamanda kulübün sahip çıktığı kişilerin gerçek yüzünü gördünüz mü?" diye sormaması da bu duruştan kaynaklanmaktadır.

    kulübün kaynakları ya da bütçesi ne olursa olsun taraftarın beklentisini karşılamak için dünyanın sayılı yıldızlarını kulübe kazandırmak, kendi kendine kaynak yaratmaya çalışmak bu duruşu benimsemiş kişilerin işidir ve yönetim becerisidir.

    salaklıkta yeni bir boyut açan basketbol şubesini komple görevden alarak bu duruşu en iyi şekilde göstermişlerdir.

    teşekkürler bu duruşu bizlere tekrar gösterdiğiniz için.
  • 3
    bugün ben başka bir yazı yazacaktım. beşiktaş taraftarını, dünyanın belki de takımıyla, oynanan oyunla bütünleşememe ustası, gürültü kirliliği yapan, taraftarlığı takıma ters tepen, nankör, çapulcu güruhunu. beklesinler 1 gün daha, bugün başka bir hayırlı yazı bu yazının önüne geçti.

    ister inanın ister inanmayın, bursaspor'un kazanacağını söylediğim en az 3 şahidim var. iddia kuponunu 2 dakikayla kaçırdım. gerekçem şuydu, fenerhoppers, daha kaç maç zıplayacaktı böyle. her hangi bir iş şansa kazanılıyorsa, şansa da kaybedilir. üstelik bursaspor, eksik maçını kazanırsa, beleş kazanacağı ankaraspor maçı için istirahate çekildiği hafta galatasaray puan kaybederse lider olacak. yukarıda gök tanrı ben olsam, bu akşam bursaspor'u galip getirirdim.

    sülük medya, yazmaktan bıkmadı, bıkmayacak. biri ispanyol, ikisi türk gol kralı var kadrolarında. türkiye'nin en iyi kalecisi, kalelerinde, gelenden 2, gelmeyenden 3 yiyorlar. biz ise santrforsuz, kalecisiz oynuyoruz onlara göre. bize göre de 3-4 kazmayla piyasadayız. hatice'ye baksak, bizim hatice zaten güzel, neticeye baksak, bakmayalım uğuru kaçmasın.

    ilk devre oynanan beşiktaş maçından tam 6 kişi değişmiş. bunların tamamı sakatlıktan dolayı mecburi rotasyon. idare edebilmiş, tepelerde kalabilmişiz. adamların bir lugano'su sakat, defans follaş oldu. hani istemem ama aleks'de taklaya gelse, 5. bitirecekler ligi. ne volkan'ın kaleciliği, ne santrforların golcülüğü kalır.

    maçı seyretmedim, ezel dizisini tercih ettim. ekran köşesinde 2-0 galibiyet yazıyordu. inanın reklamlarda bile maça dönmedim. bir ara 2-1 oldu tabela. ikinci yarı biraz seyredeyim dedim ama maç yerine çanakkale savaşını seyrettim sanki. ömer erdoğan miğferden darbeyi almış, sargılarla devam ediyordu. o ara kasap bilika'nın ayakkabı numarası göründü kadranda. bırak çift vuruşu, penaltıyı, adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye verilmesi lazım.

    top, çekirgenin bu kez tersine sıçramasıyla volkan'ın tepesinden boklu dere tarafındaki kaleye giriverdi. ezel'e geri dönüş yapıp fenerhoppers'in arka arkaya 5 sıçrama yapabilme ihtimaline karşı totem yaptım. bir ara sağ üst köşedeki maç skoru değişmek üzere kaybolduğunda yüreğim ağzıma geldi. 3 garanti yazacaktı, yüce gök beni bir kere daha haklı çıkararak bursaspor amel defterine geçirdi 3 rakamını. o an bir hışımla son 45 saniyeyi seyrettim. insan acıyor ya çocuklar. emre çocuk, ağlamalı, iyi oynadıklarını, fakat defanslarının kötü olduğunu şikayet ediyor televizyonculara. dahası muhtemelen guiza banko bir golü kaçırmış olmalı. belki son maçına çıktı, çıkartıldı, ben görmedim ama 40.000 kişiye küfür ettirmiş daum. nonda penaltıyı kaçırmasa, reykart onu çıkaracaktı. son maçıydı nonda'nın kötü anılarla ayrılmasına izin vermedi. çok iyi oynayan elano'yu çıkardı onun yerine. emperyalist, gaddar alman ile, sömürge surinamlı arasındaki insanlık farkını gösterdi görmek isteyenlere. medya sülükleri taraftarın reykart'a sonsuz kredisinden rahatsızlık duyuyormuş. gebereceksiniz, çatlayacaksınız lan, ligi 5. bile bitirsek surinamlı'nın izindeyiz.

    dün akşam ki yarım derbi ile bugünkü en tepedeki iki takımın derby sayılacak maçı. söyleyecek, yazacak o kadar çok şey var ki. maçı, tabelayı bir tarafa bırakalım. beşiktaş taraftarına saygılarımızı! yazacağız. (beşiktaşlı futbolcuları ayırarak elbette) biz hiç bilmediğimiz, tanımadığımız halde hakkı yeten'e baba hakkı diye hitap ederken, ali sami yen'e küfür eden aşağılıkları deşifre edeceğiz. son saniyelerde ipten dönerken iyi oynadıklarını höykürenlerin, iş boka sardığı zaman suçu başkalarına attığını gördüğümüzde isyan bayrağını dalgalandıracağız. emrecik, defans futbolcularına giydirirken, hocası guiza'yı kudurmuş taraftarın salyalarayla baş başa bırakıyor. işte siz busunuz, iyi gün dostusunuz. düşene tekme vurmada üstünüze yok.

    biz boşuna yırtmıyoruz 12 parmak bağırsaklarımızı. galatasaraylılık sadece, bilinen bir takım taraftarlığı değildir. imajdır, misyondur, yol göstericiliktir. arda'nın golden sonraki esas duruşudur. saygıdır, vakurluktur, yüzyılda oluşmuş haslettir. bizden sonrakilere bırakacağımız parayla satmaya kalksan 5 para etmeyen, almaya kalksan merkez bankası yetmeyen mirastir. ali sami yen'den metin'lere, hagi'lerden arda'lara, arda'lardan sonsuzluğa akıp gidecek olan harstır.

    ne mutlu ki galatasaray taraftarıyız, keyfini çıkarın.
  • 5
    taraftarı-dün akşam* kendi taraftarı, kendi stadında, kendi futbolcusunu yuhalayıp-ıslıklamıştır.
    taraftarı-dün akşam* maçtan sonra florya'ya protestoya!!! gitmiştir.

    takım ve taraftar profili şovenist-popülist hareketler yaparak fenerliler-beşiktaşlılar gibi oluyor diyoruz, ıı-ııh inandıramyıoruz.

    dün akşam gerçek taraftarlar dışarıda kalırken sağdan-soldan kırk yılda bir maça gelen taraftar yüzünden dün akşam tüm stad fenerlileri dinlemiştir.

    bakın ben biliyorum en azından hatırlatayım;

    galatasaraylı duruşu; gerekirse 14 yıl beklemeyi,
    galatasaraylı duruşu; parken'de, stad de france'da, old traford'da sesin kısılana kadar bağırmayı,
    galatasaraylı duruşu; kötü günlerde sessiz ve kederli beraberce yürümeyi

    ve

    galatasaraylı duruşu;

    başarılar gelir geçer, asaletin bize yeter! sözünün arkasında durmayı gerektirir.
  • 6
    sayısız örnek verebilirim ama belki yakın tarih olduğu için aklımda daha çok yer etmiş bir kare var galatasaraylı duruşu ile ilgili.

    tekrar tekrar teşekkür ederim. kulübenin içine saklanmadığın için. otto bariç gibi kendini yere atmadığın için.

    10 senedir kazanamadığımız halde neden hala başımız dik o stada geldiğimizi anlayamayan insanlara inat bizi anladığın için teşekkür ederim.

    http://foto.fanatik.com.tr/.../fft11_mf780393.Jpeg

    http://2.bp.blogspot.com/...rkgY/s400/913597.jpg
  • 7
    --- alıntı ---
    dün blog takipçilerimizden recep eker forma tanıtımının neden bu sene şaşalı olmayacağını iletti. ben kulüpten veya yakınından böyle bir haber almadığım için daha önce yazmamıştım, ancak recep eker bana şaşalı bir tanıtım gecesi yapmamamızın sebebinin son birkaç aydır verdiğimiz şehitlerden dolayı olduğunu ve böyle bir gecenin bu sebepten güzel karşılanılamayacağını ön gördükleri için internet üzerinden tanıtımın gerçekleşeceğini iletti.

    --- alıntı ---

    **
  • 9
    suratına bakınca anlarsın ya galatasaraylı olduğunu işte öyle bir şeydir bu da.
    hep birlikte olmak,beraber yürümektir bu yollarda.
    bir sevda masalına hep beraber baş koymaktır,saygındır,sağlamdır.
    yenilsende yensende takıma destek olmaktır.
    küsmemektir sarıya,sırt çevirmemektir kırmızıya.
    gidipte dönmemek değil,gidip tekrar yuvaya dönmektir.
    bu aşkın beraberinde getirdiği en nadide özelliktir.
  • 23
    kendi açılışında "yıllarca kiracılık yükümlülüklerini yerine getiremeyen bir yönetim...." diyenlere gururunu incitemeyeceğini göstermektir.

    "özhan canaydın'ın, başbakanımız karşısındaki o boynu bükük duruşunu unutamam..." diyenlere gereken cevabı vermektir.

    isterlerse stadı terketsinler, isterlerse yıksınlar, çok da skimde afedersin. gider güngören'de de oynar galatasaray. yeter ki onurunu ayaklar altına almaya çalışmasınlar.

    vefat etmiş başkanının üzerinden, padişahlara yalakalaık yapmasınlar yeter ki.
  • 24
    yönetimiyle taraftarları arasında büyük fark gösteren duruştur. bir taraf yönetimini her şartta ne kadar sevmese de korurken; korunan taraf üç kuruşa kendini satmış tükürüğe yarabbi şükür demiş ve kendini koruyanları tükürükler saçarak tehdit etmiştir.
    bana 15 sene aktif olarak içinde bulunduğum galatasaray camiasında öğretilen galatasaraylı duruşu, ilkini yapmamı gerektirirdi.
    ben adnan polatın galatasaraylısı değilim.