• 1
    ukdesini verdiğim bu başlığa ilk entry i de ben yazıyorum.
    ------------------
    galatasaray kulübüne gelir getirecek ve taraftarında başkan seçimlerin de söz sahibi olacağı bir proje fikri ortaya atıyorum.

    -
    galatasaray kulübü " taraftar üyelik sistemi " kurulacak ve bu sistemden yıllık basit bir aidat alınacak. hatta üyelik, standart,silver,gold üyelik paketleri şeklinde seçenekli olacak.

    ancak standart üyelik ücreti çok fazla olmamalı. mesela standart üyelik ücreti 120 lira, silver üyelik 250 lira, gold üyelik 400 lira olacak.

    yıllık 120 lira ödemeyi her taraftar göze alabilir. isteyen 12 aya kadar taksit seçeneği ile, isteyen bir kerede ödeyecek şekilde. bakınca ayda bir paket sigara parasına denk geliyor zaten.

    paketlere çeşitli avantajlar sunulacak. maç bileti, kombine, gs dergisi aboneliği, gs store alışverişleri..... gibi bir çok organizasyon, alışveriş, abonelik ücretlerinde indirim ve öncelik şansı uygulanacak.

    standart üyelik % 5, silver üyelik % 10 , gold üyelik % 15 gibi.

    bu indirimler sayesinde şuan yapılandan daha fazla abonelik,daha fazla alışveriş ve daha fazla maç bileti satışının olacağını düşünüyorum, sonuç olarak gelir hanesine artı yazılacak.

    -
    şimdi üyeliğin asıl etkisine gelelim.. taraftarın yönetimde söz sahibi olacak dediğim kısma.

    taraftar üyelik paketleri arasında fark gözetmeksizin her üyenin bir tane oy hakkı olacak. yapılacak seçimlerde oy kullanarak galatasaray başkanının belirlenmesinde rol alacaklar.

    tabi bunun için başkan adaylarının projelerini sadece divan kuruluna, asıl üyelere değil, taraftar üyelere de anlatması gerekmektedir. tüm şeffaflığı ile.

    üyelik sistemi ile kullanılan bu oylar, seçimlere %100 etki edecek bir orana sahip olmayacak, %5 gibi bir yüzdeyle seçime etki edecek.

    yani % 95 lik oran divan kurulu ve asıl kulüp üyelerinin oyları, % 5 lik oranda taraftar üyeliği oranı.

    -
    en basit hesapla işlem yapacak olursak. 300 bin tane taraftar olarak düşünüyorum.

    maçları takip eden, dergi aboneliği alan, gs store dan alışveriş yapan, her anı galatasaray olan 300 bin taraftar, üye sistemine kayıt olup aidatını ödese, 120 x 300.000 = 36.000.000 tl yapar.

    yani 36 milyon tl. (eski tabirle 36 trilyon). her sene sabit gelir olarak 36 trilyon gelirimiz olacak.

    üstelik bu para sadece üyelik aidatından kazanılan para. indirimler sonucu olacak satış artışını da göz önüne alınca yıllık sabit gelir 40 trilyon civarı olacak.

    sonuç olarak hem taraftar söz hakkı elde etmiş olacak, hem galatasaray kazanacak.

    ------------------------
    edit : harf hatası

    ekleme : %5 oran haksızlık olur diyen sayısı çok fazla. yine basit bir hesapla anlatayım düşünmek istediğimi. şöyle bir hesap yaparsak üye olan 300 bin kişi tek adaya oy versin. %5 olarak hesaba katsak seçimlerde etki olarak 15 bin oy demek. asıl üyeler, divan kurulu rekor katılım yapsa bile 10 bin oy oluyor maksimum. taraftar tek bir adaya oy vermese bile, taraftar istediği adayı başkan yapabilir diye düşünmüştüm.

    ekleme 2 : ayrıca kurtarıcı dememin nedeni, taraftar korkusu başkanlar üzerinde daha çok olacağı için herşey açık ve net olarak taraftar a anlatılmaya başlanacaktır. taraftar başkana olan güvenini kaybettiğinde başkanlıkta bir sonraki seçim de gitmiş demektir.
  • 3
    galatasaray'i galatasaraylilardan kaçirmak için kapilarini siki siki tutan cagdisi tuzuk yerine, galatasaray'a uye olmayi kolaylastiracak ve kulupte demokrasiyi saglayacak bir tuzuktur. her uye, liseli olsun olmasin her uye, kulube girmek icin 5000 tl verecek ve sonra da yillik 500 tl aidat odeyecektir. herkesin oy hakki olacak, herkes yonetime katilabilecektir. o sinerji ile sadece gelir degil, cok daha fazlasini, ileriye donuk buyuk projeleri kazaniriz. galatasaray kazanir bu tuzukle.

    ama bu tüzük için de büzük gerekir. liseli yiyicilerde olmayan da budur.
  • 4
    hala taraftarı, yönetim veya kulüp üzerinde hak sahibi olmasının önüne geçici veya kısıtlayıcı fikirler geliyor sebebini anlamış değilim.

    galatasaray üyeliği herkese açılmalıdır hiç bir şart şurt kısıtlama veya değiştirme olmadan o 80 yaşındaki canlı cenazenin kulüp üzerindeki söz hakkı neyse benim de o olmalı.

    havva nineye selam göndererek bitirelim.

    galatasaray nedir ki? galatasaray bizim sayemizde galatasaraydır.
  • 5
    yukarida da yazilmis, kurtarici degil de daha cok destek olacak projedir. simdi sunu bi kabullenmemiz lazim. su sartlarda var olan borclari uefa standartlarina indirip cezadan kurtulsak bile maalesef uzun vadede bu borclar yine tepemize binecek. dolayisiyla bizim bakis acimizi, odak noktamizi ve temel fikriyatimizi sil bastan degistirmemiz gerek. linnes, carole, tellia, bruma, sinan gumus, koray gunter gibi oyuncularin yanina sneijder muslera gibi ust segment starlari yerlestirip, adam gibi bir foervet alip bu genc kadroyu ufak oynamalarla muhafaza etmek, ve kazanacagi her turlu basari ve yasayacagi her turlu basarisizligi kabullenip kucuk oynamalarla genc ve dinamik bir takim iskeleti kurmak varken, hala selcuklar hamitler umutlar buraklar yasinler pesinde kosuyoruz. maalesef bu kafayla anlik basarilardan oteye gecemeyecegiz.

    ilk yazar oldugumda tinercilerle ilgili "guzel ve genc bir kadro kurdular, sebat ederler, iyi bir teknik direktor bulurlar ve dogru hamleler yaparlarsa stadlari da acildiginda bu kadroyla ligi domine edebilirler" minvalinda yazmistim. ve ilginctir eksi yagmuruna tutulmustum. adamlar menemen yediler, buyuk takim eskileriyle acil aciklarini kapattilar, son iki uc sezondur neredeyse aldiklari her oyuncudan yuksek verim aldilar ve kar ettiler. sabirla beklediler. hep takimi tasiyacak iyi forvet oyuncularina yoneldiler ve ilginctir o forvetleri de gayet duauk miktarlara takima kazandirdilar ve hatta va'dan inanilmaz kar ettiler. bunlarla ugrasirken hep hocalarinin arkalarinda durdular, bir yandan da oyle ya da boyle stadlarinin yapimina devam ettiler. simdi geldigimiz duruma bakalim, iki sezon once rezalet bir kadroyla bizim kupa 1 ceyrek finalimizi izlerken simdi biz rezalet bir kadroyla onlarin ligde muthis futbol oynayip sampiyonluga gidislerini izliyoruz. iki sezon once menemen yiyoruz diye aciklamalarina biz gulerken simdi bizim bileklik satmaya calismamiza onlar guluyor. ki bu surecte bu adamlarin elinde stad bile yoktu. yanlis anlamayin tinerci sevicisi falan degilim ama su geldigimiz noktada kendimizi en iyi boyle degerlendirebiliriz.

    dogru yonetim, sabir, dogru planlama, oyun felsefesi belirleme ve ona gore kadro kurma, genc oyunculara yonelme ve pazarlama acilarindan bizim yonetimin o begenmedigimiz fikodan ders almasi gerektigini dusunuyorum.

    anlatmak istedigim; nasil besiktas biraz da sansinin yardimiyla o noktalardan su anki haline hem de kisa surede geldiyse biz de bir seyleri degistirerek bu ise baslayabiliriz. ha besiktas sampiyon oldu mu? bir basarisi var mi derseniz haklisiniz, ancak menemen yiyen bir kulupten, forvetinde mario gomez'in oynadigi ve ligin en iyi ve en surekliligi olan futbolunu oynayan kulup haline gelmesi bile bizim icin buyuk bir ders olmali.

    bizi kurtaracak anlayista ancak ve ancak benzer bir planlamadir. bunu yazar oldugumdan beri soyluyorum soylemeye de devam edecegim, galatasaray genclere yonelmedigi surece, pazarlama anlayisini degistirmedigi surece, kadrosunu belli bir oyun plani cevresinde olusturup o plana ve kadroya sadik kalarak sabir gostermedigi surece biz maliyeyi duzeltsek bile yeniden bozulacak. cunku her basarisizligin cozumu olarak transferi goruyoruz. ve bugune kadar yapilan transferler ve sacilan paralara baktikca kulup iyi bile dayanmis diyoruz. futbol takimini para yutan bir kara delik halinden cikarmazsak en duzgun maliye bize bes sene dayanir. sonra yine ayni seyleri yasariz.

    sahsi dusuncelerimdir belki de yaniloyorum.

    eyyorlamam daha var ama dersim var ogrencilerim bekliyo canlarim.
  • 9
    başlığı açan yazar, kulüp üyeliğinin halka açılması hakkında düşünce ve projesini açıklamış bu başlıkta.

    galatasaray üye profili, divan kurulu profili, liselilerin çoğunluğunun kulübe bakış açısı sebebiyle bir başka yazar da üyeliğin taraftara açılmasının mümkün olmadığını, kendimizi kandırmamamız gerekliliğini açıklamış.

    ürün al, bileklik satın al ama üye olamazsın uygulamasının türkçesi siz bizden değilsinizdir. en iyiniyetle yaklaşımla bile önümüzdeki 20 yıl boyunca taraftarına kapalı sistem devam edecek.

    bu kapalı sisteme direnmenin ve yıkmanın, devrim yapmanın tek bir yolu var.

    maçlara gitmemek, ürün almamak, lig tv aboneliklerini iptal etmek. kulüp buna ne kadar dayanır veya taraftar gerçekten organize olur mu konuları belirsiz. taraftar organize olur ise bankalar kredileri dahi kat edip haciz ve satış işlemlerine başlamakla tehdit eder ve kulüp taraftarın tepkisi sonucu ama gerçekte bankaların tehdidi ile halka açılır.

    buna var mıyız? yok muyuz? neler kaybederiz? taraftarlar ne istiyor ve gelecek 10 yılda neleri bekliyor.
  • 13
    bunun için 4 farklı parça olduğunu düşünüyorum.

    1)mali işlerle ilgilenen bir yönetim kanadı... sponsorluk, harcamalar, gelir getirecek projeler, pazarlama vs.

    2)sportif işlerle ilgilenecek yönetim kanadı... florya'nın yönetimi, scout ekibi idaresi, transferler, hoca seçimi vs. buna sportif direktörlük ya da futbol aklı mevkisi diyebiliriz. tecrübeli ve sağlam bir futbol felsefesinden gelmiş biri olabilir veya galatasaray'ı çok iyi bilen, medyayla arası iyi olan biri olabilir.

    3) teknik direktör... dinamik, adil ve galatasaray markasını taşıyabilecek bir hoca şart kere şart!

    4) düşük maliyetli genç yetenekler... fazla bir şey söylemeye gerek yok 2012-2013 başarılarında elmander, drogba, sneijder, muslera, burak, melo, eboue gibi dev transferler vardı artık o mümkün değil ayağa kalkmamızın başka yolu yok. belki sözleşmesi bitmek üzere olan oyuncu olursa top seviye transfer yapılabilir.*

    bu 4 parçayı bir kaç sene içerisinde sağlayacağımıza inanmıyorum o ayrı. freni patlamış araba gibiyiz yokuş aşağı...
  • 15
    kurtarıcı projenin yolu çk belidir. galatasaray'ın bir çok gayrimenkulu olduğu gibi bir de üyelik yolu açıldığında oluşacak asıl gayrimenkulumuz bulunmaktadır.

    bunun için galatasaray yönetimine daha önce de belirttiğim durumu yine belirtmekte fayda görüyorum. bu daha akılcı ve mantıklı gibi duruyor.

    - kulübe üye alımını devamlı yapmaktansa 6 aylık süre içinde sınırsız üye alınsın.

    süreli yapmamızın sebebi üyeliğini sonraki senelere bırakacak pek çok kişi bu fırsatı değerlendirmek isteyecektir. örneğin çocuğunun üyeliğini sonraki senelere bırakmak yerine bu fırsattan istifade direk gerçekleştirecektir. artı dönemsel kampanyaların her zaman daha çok getirisi olur. örnek olarak (bkz: tek bilek tek yürek ) bakın fenerbahçe'nin 1 milyon üye kampanyası, bizim gs bonus, gs mobile gibi olaylarımız. bunlarda uzun vade de ancak yüksek rakamlara çıkabildik.

    - 10.000 tl ödeme zorunluluğu.

    özel hakları bulunanların dışında kalanların ödemesi gereken miktar.

    - en az bir referansı olan herkes üye yapılsın.

    bu zorunluluk gereksiz kişilerin de kulübe üye olmasını engellemek. artı galatasaray'ın geçmişine ve kültürüne saygı duymak için gerekli.

    - daha sonraki senelerde ise üyelik sayısının %15 i kadar üye alımı yapılsın. bu %15 lik kesimde özel diye nitenlediren, galatasaray lise mezunu, galatasaray sporcusu olmak dışında olarak belirtilsin.

    bu sayede her sene üyelik sayımız artar ve her sene ekstra gelirimiz artacaktır. örnek olarak 10.000 üyemiz var ise ilk sene özel hakkı olanlar hariç en az 1500 üye sonraki sene , ki bu ayı daha da artar özel hakkı olanlar da üye olunca en az 1725 yeni üye, sonraki seneler 2000 vs vs diye artacaktır.

    bunları ufak bir hesap yapalım kafamızdaki minimum plandan yola çıkalım. ben kulübe 6 ay da 10.000 kişi üye olur diye düşünüyorum ama bunu minimilize edelim. bu üyelik yolu açıldığında bu sayı minimum 5000 kişi olsun. 5000 x 10000 = 50.000.000 tl getirisi olur. sadece 6 ay içinde bu gelir harika olmaz mı? sonraki senelerde kulübün üye sayısı da artacağından her sene minimum 2000 üye her sene yeni 20.000.000 tl demektir.

    bu yöntem ile daha hızlı ilerleyeceğimiz kesin, artı herkese açılsın denen üyelik kapısını da bu sayede sonuna kadar açmış olur, galatasaray'ı gerçek sahiplerine ulaştırmaya başlamış olursunuz.
  • 18
    çok net bir şekilde ortaya koyduğum projedir.

    1) gheorghe hagi futboldan sorumlu tek adam. 10 senelik kontrat.

    kimse itiraz etmesin, batacaksak da galatasaray ismini fenerbahçe'den beşiktaş'tan farklı kılan bir adamın yanlışıyla batalım. kaldı ki romanya'da sıfırdan kurduğu takımla az buz şey başarmadı. tabii transfer için özel bir şart lazım. kariyerinde 1 sezon bile romanya futbolu olan kişi veya becali'nin yanından yöresinden geçmiş adamları transfer etmek yasaklansın.

    2) 11 yabancı ile maça başlayacak kadro yapılanması.
    bir kaç yerli oyuncu kulübe için tutulabilir. geri kalanı alt yapı vesaire kural gereği şişireceğiz.

    3) kulübü başkan değil profesyonel bir ceo yönetmeli. idarecilerin futbolla ilgili hiç bir tasarrufu olmalı. işte en sevimli geleni bile nasıl serdar aziz'i kitledi gördünüz.

    4) hala başarısız olunuyorsa hagi ile kontrat yenilenip tüm kadro dağıtılmalı. tekrar birinci adıma dönebilirsiniz.
  • 23
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,muslera,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
    linnes,,,,,,,serdar,,,,hakan,,,,,,,,carole
    bruma,,,,,tolga,,,,,dejong,,,,wesley
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,eren,,,,,kolbein,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

    wesley bruma ile serbest oyuncu, carole ve linnes topu sisirin abi, tolga donen toplari topla, de jong rakibi korkut, serdar rakibe kafa topu verme, balta yuzde 60 in altina dusme, eren kolbein top indirin, muslera sen allahin bir lutfusun.

    hamle olarak podolski, sinan.

    devre arasi hakani yedekletecek defans, bir adet felipe melo ve bir tutam riekerink bey.
  • 24
    1.selçuk'u kovmak.
    2.sabri'yi kovmak
    3. semih'i kovmak
    4. sneijder'i satmak
    5. domagoj vida'yı almak
    6. gönderilenlerin yerine agresif ve yetenekli genç futbolcu almak.
    7. porto'nun scout ekibini parası neyse kafalayıp almak.
    8.sporting lisbon'un alt yapı ekibini parası neyse kafalayıp almak.
    9. amerika'daki 'spor bilimi' ekibini parası neyse teçhizatıyla alıp getirmek.
    10. getirebiliyorsak marcelo bielsa'yı getirmek ve uzun vadeli planlar yapmak.
    11. medyanın ve taraftarın gazına gelip bielsa'yı kovmamak.
    ....