• 1
    galatasaray'ın kurtuluşudur.
    3 çeyreklik dönem açıklamasında galatasaray kulübü 240 milyon lira yeniden zarar etmiştir. sürekli zarar etmektedir. kar elde ettiği tek bir sene geçirmemekte aksine sürekli borçlanmaktadır.
    bitik bir duruma gelmiş bu yapıya kayyum atandığında olabilecek ihtimaller ise bir nevi kurtuluş olarak nitelendirilebilir.
    borçların tamamını karşılamak üzere bir kişi veya kuruluş kulübü satın alabilir. 20 milyondan fazla potansiyel müşterisi bulunan yapıdan gelir elde edebileceği düşüncesi yatırımcılara mantıklı gelebilir. kimse kendi parasını hatır gönül mantığıyla sağa sola çarçur etmez. düzgün ve planlı bir şekilde daha sağlıklı her geçen gün daha da uçuruma sürüklenmeyen bir yapı oluşabilir. chelsea, manchester city, psg, rb leipzig bu sistemle yönetilmekte ve galatasaray'dan daha sağlıklı yönetilmektedir. her şey bir kenara galatasaray kongre üyelerinin hiç bir söz hakkı ve vasfının olmaması, hiç bir olaya müdahil olamayacakları düşüncesi bile heyecan vericidir.
  • 6
    oligarsinin yerini kayyuma birakmasidir. kulubun yonetiminin liseli ihtiyarlarin atamasindan cikip siyasi iradenin atamasina gecmesidir. hatta neticede oy hakkimiz oldugu icin siyasi irade uzerinde etkimizin daha fazla olmasi neticesinde kulup ustundeki gucumuz daha da artabilir.

    kayyum atanirsa daha demokratiklesir mi, tribunun eli guclenir mi acaba diye dusundurecek sayili kurumdan biri galatasaray sanirim. avrupa derken, orta cag versiyonuna acilan pencere.
  • 7
    son yıllarda kayyum atanan kurumların içinin boşaltıldığını, atanan kayyumların keyfi kararlarla bu kurumların batırılması için özenle çalıştıklarını, atanan kişilerin maaş adı altında inanılmaz paralar kazandıklarını ve hatta atandıkları kurumu yönetecek bilgi birikime sahip olduklarının dahi sorgulanmadığını bilmeyen yoktur sanırım. en azından sadece belli medya organlarını takip etmeyen herkes bu durumdan haberdardır. ülke gündemini uzun süredir işgal eden iktidar-cemaat kavgasının sonucu olarak bir dönem sıkça kullanılan bu kurum * ile kulübümüzün anılması ve hatta bir umut gibi bahsedilmesini gerçekten aklım hayalim almıyor.

    mevcut başkanımızın kardeşi, tamamen abisinin buyruğuna istinaden danışman sıfatıyla futbol takımının başına getiriliyor. maça çıkacak ilk on birine bile müdahale edecek derecede keyfi kararlar alıyor yani sanki bir kayyum ataması gerçekleşmişçesine hamlelerde bulunuyor... zaten içinde bulunduğumuz durumdur kayyum atanması ve bizi ne yazık ki sona yaklaştırıyorlar farkında değil misiniz...

    sahiden başka bir şey söylemeye gerek var mı?
  • 11
    kayyum olarak gerçekten dürüst ve galatasaraylı birilerini atayacaklarını bilsem, hemen atasınlar derim. ancak gelen kişiler de dursun ve avanelerinin yarım kalan işini bitirmek için geleceği için şahsen karşıyım. olayı daha da kötüye götürebilir. onun yerine el birliğiyle şu çapsızların kıçına teneke bağlayıp yollamaya çalışmalıyız.
  • 12
    galatasaray'a vurulabilecek en büyük darbedir. bunu anlamak çok da zor değil. zaten genel kurulda yaşanan malum olay sonrasında medyadaki bir grup akbabanın bunu gündeme getirmesinden anlamanız gerekiyor.

    kulübümüz taraftara açılmalı, taraftar yönetimde söz sahibi olmalı. bunlar çok doğru, ancak bu açılım tüzük değişikliği ile, kontrollü bir şekilde yapılmalı. kayyum falan gibi saçmalıklar, belirli odaklara (burası malum) galatasaray üzerinde hak iddia etme ve onu dilediği gibi kontrol etme gücü verir. ondan sonra da kulüp; ne lisenin, ne de bizim olur. ne istediğimize dikkat edelim lütfen.
  • 18
    yönetim seviyesi olarak en alt seviyedeyiz. bundan daha kötüsünü başarmak için şimdiki yönetimden daha fazla çaba sarfetmek gerektiğini düşünüyorum ki o da neredeyse imkansız.

    kayyum atansa ne olacak?

    eldeki gayrimenkulleri mi satacaklar, kadroya gereksiz ve yetersiz takviye mi yapacaklar, eldeki para eden topçuları sudan ucuza satacaklar mı?

    ha ben üzülürüm, onurum kırılır belki ama, galatasaray'ı sadece dernek olarak gören kelli felli adamlarla aynı seviyeye gelirim yönetimde söz sahibi olma konusunda. net harika duygu.

    (bkz:http://galeri12.uludagsozluk.com/...sun-cunku_680526.jpg )
  • 21
    kayyum sözlük anlamı itibariyle; usülsüzlük yapan, artık işlememekte olan bir şirkete devletin atadığı yönetici demekmiş.

    peki ya devletin atadığı yönetici (bkz: dursun aydın özbek) usülsüzlük yaparsa ne oluyor? *

    türk vergi sistemi dersinde sistemler konusu vardı. sistemler birbirini etkiler. önce tudor, sonra dursun, sonra federasyon, sonra da mevcut iktidar değişecek ki 2000 yılına dönebilelim. yönetim süper olsa iyi yönetilsek ünal aysal dönemi gibi bacağımızdan tutup aşağıya çekecekler yine aradaki makas açılmasın diye. spk'sı ayrı dert, vergisi ayrı dert çıkarak. yabancı sınırlaması getirecekler. yoz sistemler bunlar hepsi birbirinden çürümüş artık.
  • 22
    her sey bir kenara atanan kayyım fenerli olursa ne olacak? bu kulübün borcu çok ödeyene kadar transfer yok derse kime şikayet edeceksiniz? kayyım atandığı gün kulübün kapandığı gündür. biraz makul olalım. kurtuluş recetemiz genel kuruldaki muhaliflerin projelerine destek olup kendi içimizde devrim yapmak olmali.
  • 23
    bunu arzulayan taraftarın, kayyumun ne olduğuna dair bilgisi olmadığına inanmak istiyorum.
    galatasaray'a kayyum, borçları yüzünden atanırsa atanır.
    borç yüzünden kayyum atanması demek, devlet erkinin, şirketin başına birini oturtup, karşısına da kendi kurumları öncelikli olmak üzere tüm alacaklıları alıp borçları ödemek üzere çalışılması demektir. birincil amaç budur. bu amaca da genelde asla ulaşılmaz; finansal olarak zaten ulaşılmasını beklemek gerçekçilikten uzak bir yaklaşım olur.
    yani, kayyum atanırsa uçmak bir tarafa, geriye amblemden başka pek bir şey kalmaz.
    ha, şunu diyorsanız: "batabileceğimiz kadar batalım, liseden, ondan, bundan tamamen kurtulalım, amatör kümeye düşelim, oradan baştan başlayalım", kayyumun atanması, peşinden ödenebilecek tüm borçların ödenmesi, geriye kalan borçların da sorumlulara atanması (kefiller ki genelde başkanlar) sonrası için, hiçbir taşınmazı, mal varlığı vesairesi kalmamış kulüp için bir plan projeniz varsa, ki bu plan projeye ödenememiş borçların yapılandırılarak üstlenilmesinin, hiç değilse yeni tesislerin ve faaliyetleri devam ettirebilecek kadar malzemenin temini, tüm bu yükün yönetilmesi ve büyütülmesini içermelidir; buyursun gelsin kayyum.
    bahsettiğim "kayyum sonrası süreç" için de finansçı lazım derseniz; gönüllü çalışırım.
    o kısmı için ben hazırım.
    kayyum bekleyen herkes taşın altına elini sokmaya hazırsa, şu anda türkiye'de, devlet erkinin adil ve hukuka uygun hareket edeceğine de inanıyorsanız (ki ben inanmamama rağmen geriye kalacak enkazda rol almak için hazırım) kayyum yarın gelsin.

    elbette bu tez, geriye kalacak enkazın üç-beş paraya arap sermayesine peşkeş çekileceği olasılığı da yüzde 90 falan civarında düşünülerek üretilmiştir.

    yine de derseniz ki "arap-marap ben sahada kazanan takım izlemek istiyorum"; saygı duyarım.
    ben çocukluğumun takımına beslediğim sevdayı gönlümde tutar, yeni galatasaray'ı sizlere bırakırım.

    eyyorlamam bu kadar.
    hadi hayırlı kayyumlar.
  • 24
    kayyumun asıl amacı, faaliyetlerini zaten yürütemeyecek olan şirketin borçlarının ödenmesi ve mağdur durumda olan alacaklıların mağduriyetinin giderilmesini amaçlar. genellikle en kötü patronu aratacak kadar kötü yönetimler görülür. çünkü amaç şirketi ayağa kaldırmak değildir.

    birkaç soruyla bu durumu irdelemeye çalışalım;

    kayyum ataması sonucunda ayağa kalkmış şirket var mı?
    kayyumun başına getirilecek kişilerin galatasarayımızın menfaatlerini düşüneceğini zannediyor musunuz?
    spk olayları, federasyonda yaşanan ilişkiler, basketbolda yaşadığımız sıkıntılar unutulmamışken kayyumun galatasaraylı olmayan üyelerinin kulübün kapısına kilit vurmayacağına garanti verebilir misiniz?

    bu sorulara evet diyorsanız kayyum gelsin. çözüm kayyum veya kulübün satılması değil. taraftar olarak her mecrada kulübün üyelik sisteminin değişmesi için çaba göstermek zorundayız. bunun yanı sıra boykota ne olursa olsun devam etmek gerekiyor. liseliler kayyuma bırakmaz kulübü. kulübün ellerinden kapılmasını istemezler. ne çok büyük olsun ne yok olsun kafasındalar.