• 6233
    yoktur. çok uzun zamandır da olmamıştır. son olarak gerçekten ciddi ve iyi bir yönetimi ünal aysal'ın ilk başkanlık döneminde görmüştük ki o da daha sonra erken seçime giderek işleyen yapıyı bozmuştur.

    dursun özbek yönetimi ise 10 sene önce ne ise bugünde aynıdır. değişen hiçbir şey yok. başkanın kendisi ne ki yönetimi o olsun. birbirinden beter insanlar. diğer branşlardaki başarı grafiği zaten malum muhtemelen hepsi lisecilik oynayan boş beleş insanlardan oluşuyor.

    galatasaray ciddi anlamda okan buruk, erden timur ve mauro icardi ile iki sezonu geçirmiştir. futboldaki başarının en büyük mimarları da bu isimler oldu. dışarıdan saldırı gelince yine bu ekip cevap verdi. takımı yine kendileri savundu. her şeye göğüs gerdiler. erden timur taraftar arasında sevilip biraz palazlanınca dö ve takipçileri tarafından yendi, icardi sakatlığa kurban gitti. okan buruk ise kendini geliştiremedi ve garip bir kibir haline büründü. şampiyonluğu kaptırdığımız senaryoda hem okan buruk hem de icardi'nin kalacağını sanmıyorum. dolayısıyla işleyen yapıyı oluşturan tüm isimler gitmiş olacak.

    sonrasını ise yazmak bile istemiyorum. aldığı maaşını 4-5 katını vermesine rağmen oyuncuları ikna edip getiremeyen ekip hoca diye riekerink tarzı ne olduğu belirsiz adamları getirir. oyuncu olarak cuesta gibi 3 etmeyecek adamlara 8 verip getirecekler vs. korkunç bir tablo. allah korusun tabii.
  • 6198
    taraftar olarak bizi neden ilgilendiriyor kulübün mali durumu? biz miydik onlarca yıl yapılan hataların sebebi? ben taraftarım kardeşim sen beni mutlu etmek zorundasın, senin işin bu. bankalardan borç alamıyor musun senin sorunun, ülkene hoca, futbolcu getiremiyor musun senin sorunun, federasyonla baş edemiyor musun senin sorunun. şunu bir kafanıza kazıyın artık pek kıymetli yöneticiler... modern futbolda madem müşteri-ürün olarak bakılıyor ilişkiye ben müşteriyim beni mutlu e-de-cek-siniz.

    mali gücün yoksa vizyonun olur anlarım. bir sürü aklı selim adam var baktığında genel kurulda oy kullanan ki çoğunuz türkiye'nin yetiştirdiği görgülü, kültürlü insanlarsınız. bu yaşanan rezaletleri görmezlikten gelmeniz ülkeye dair kalan umudumuzu da tüketiyor. yok mu koca galatasaray camiasında ilişkileri güçlü olan, dünya futbolunu bilen, ticaretten anlayan 3 kişi aranızda? işi ehline verir, gerçek profesyonellerle çalışır, eksik departmanları doldurursunuz yöneticilik budur.

    rezil kararlar kötü stratejiler... fırsat transferi yapmak için avrupa'da transfer penceresinin kapanmasını bekliyoruz üstüne de gidip milyonlar veriyoruz takımının şutlamak için fırsat kolladığı oyuncularına. nerden baksan ahmakça...

    11 yıldır teneke kazanamayan, parayı nerden bulduğu belli olmayan kulüp milyonlarca euro verip mezardan topçu çıkarıyor. biz hala bankalar birliğinden çıkmak için gayrimenkul satıyoruz. galatasaray'lı tek bir yönetici, badem bıyıklı cenahtan hatipoğlu dahil, bu paraların kaynağını sorgulatamıyor, ffp'yi yok saymalarına ses çıkaramıyor, borsada işlem gören bir şirketin hangi futbolcuya ne kadar verdiğini açıklattıramıyor. yasaların kişiye göre esnetildiği bir ülkede dürüst ve namuslu kalmak elbette oldukça zor ama erden başkan'ın dediği gibi allah onlara babadan para vermiş de aranızda bir kişiye vizyon vermemiş mi? akıllı kafası çalışan adamlarsınız işini düzgün yapmayanı ikame edeceksiniz. üç kuruş para kazanıp, kazandığı parayı rams park'ta bir maç izleyebilmek için harcayan, galatasaray için saatlerce yol giden taraftarı var bu takımın. ayıptır.
  • 3631
    galatasaray taraftarının sesine, düşüncesine, tepkisine ve duygularına zerre önem vermeyen, dikkate almayan ve şu 2 aylık dönemde sergilediği "yönetememezlik" performansı ile zirvede kendilerini özcan canaydın ve adnan polat ikilisine yakın görüyorum. 2006 ve 2008 şampiyonluklarından sonra gelen rezalet yıllar ve şampiyonlara aday bir sezona doğru koşar adım gidiyoruz.
    evet bir takıma sadece taraftarın istek ve beklentilerine göre transfer yapamazsınız ama sürekli ve her zaman da taraftara rağmen bir şey yapamazsınız. bu arkadaşlar kulübü kendi malları zannediyorlar ve insanlardaki dayanma gücünün sınırlarını zorluyorlar her ağızlarını açtıklarında!
    lütfen ya konuşmayın ya da gidin kendinize bir basın/medya/iletişim danışmanı tutun o konuşsun. insanlar artık bu kadar para harcayıp, vakit harcayıp ve duygusal olarak bu kadar bağlanıp da karşısında böyle bir rezalet izlemek istemiyor. bu kadar çer çöp atık futbolcuyu yücelten pohpohlayan açıklamar duymak istemiyorç
    aydın, sabri, yekta, tarık, danny, sercan, umut, emre, selçuk, burak, .... yaka silkiyor.
    kimsenin semih, hakan balta, hamit, yasin, telles, snayder, muslera, ile bir derdi yok.
    ya çok vasatlar, ya çok vurdumduymaz ya da çok yetersizler. ve bu adamların kadroda yer işgal etmesine tahammülümüz yok artık!
    adam çıkıyor sezona sabri ve tarıkla girecez diyor. dalga geçer gibi. ben de diyorum evet bir yere giriş yaparsın ama sezına değil!!!
    melo giderse hamit'le bilal'le idare ederiz diyor. ben de diyorum nah edersin!
  • 1649
    yaptıkları işlerden, kendilerinden başka kimsenin haberi olmamasına rağmen kendilerine suçlama yapan insanların sayısı baya fazla olduğunu göz önüne sermiş olan yönetimdir. bu suçlamaları yapanlar neye dayanarak suçlamalarda bulunuyorlar anlamadım, bu nasıl bir memnuniyetsizlik, bu neyin tasası, neyin endişesi?

    böyle düşünenlerin psikolojik destek almaları gerekiyor.

    adama çıkıp sorsan galatasaray'ın gelir giderlerini şöyle kabaca bana çıkart excell tablosunda 4 yatay 4 dikey karelik bir kutuda göster desen 1 tane rakam yazamayacak adam gelmiş yok neden alınmadı yok neden olmadı yok neden gelmiyor bir ton saçmalıyor.

    nerde lan bu sözlüğün ignore tuşu? görüş diye ruh hali hasta adamların iç dünyasını mı okuyacağız burada?
  • 952
    3-5 kuruş kar etmek adına ne idüğü belirsiz adamları doldurur takıma... iyi oyuncularını satar... basiretsizdir...
    kale için ver 4-5 milyon sinan bolat'ı al... türk kontenjanından oynat... ver parasını al volkan ve sercanı, yerli kalitesi yükselsin...
    aldığın fiyata satma keita'nı... disiplinsizdi diye suçlama... misimoviçe 7m verip sonra kadro dışı bırakma...
    50.000 dolar için günlerce pazarlık yaparak şu takıma verdiğiniz zararlar onlarca milyon euro...
    manevi zararlarımız ise ölçülemez boyutlarda...
    helal olsun size... geri zekalısınız... bir çocuk bile görebiliyor artık bunu.
    bu yönetimin mali başarılarının tesadüf olduğunu düşünüyorum artık... gerçekten ekonomiden, mali yapıdan anlayan adam;
    mesela bir fabrikatör düşünün bozuk makinalar alır mı fabrikasına? ucuza getirmek için yaptığı bu hamle; bilir ki kendine zarar ettirir...
    gider parayı basar, fabrikasını kurar... ve üretmeye başlar...
    üretkenliğimiz bitti artık... bunu görmeyen yöneticilerimizin yaz ayından itibaren bu hatadan dönmelerini istiyorum...
    mali başarısı tesadüf olan; basiretsiz, fütursuz yönetim...
    artık nefret ediyorum sizden...
  • 5163
    biz 1 orta saha transferi beklerken son günlerde 2-3 adet transfer yapacağını düşündüğüm yönetim.
    2019 yaz transfer döneminde, eylül'ün ilk günlerinde falcao açıklanınca havalara uçmuştuk. daha fazla transfer beklemiyorken son gün florin andone ve mario lemina açıklanmıştı.

    ben 1 değil 2 adet orta saha transferi yapılacağını düşünüyorum. diagne'nin gidişine bağlı olarak santrfor transferi de yapılacaktır.
  • 986
    bugünkü toplantı sonrası eğer verilirse basına açıklama/demeç muhtemelen şu kelimelerin, sözlerin cümle içinde kullanılmasından ibaret olacaktır: tünelin sonundaki ışık, yeni stad, gs tv, gs mobile, riva, futbolcuların alacakları ödenemezken, yeniden yapılanma, elini taşın altına sokmak, galatasaray futboldan ibaret değildir, galatasaray'da transfer bitmez, hagi başaramazsa gönderilir vs. ama bu ifadelerden muhtemelen öncelik, her zaman olduğu gibi yeniden yapılanmaya verilecektir. son 4 yılda yapılamayan bu yeniden yapılanmaya inat, bu ve önümüzdeki sezonlar da yeniden yapılanma şenlikleriyle yeniden yapılanma süreci devam edecektir.
  • 2706
    zor bir görevi üstleniyorlar, cidden zor, eminim kendileri de galatasaray'ın sadece futbol takımından ibaret olmadığını biliyorlardır. ancak lokomotif futbol takımı olduğu için önceliklerde ve mali konularda biraz aşırıya kaçmış olabilirler. muhasebeyi bilirim ama burada ahkam kesmek haddimize değil. ancak gelecek planlaması için attıkları adımlar, kadro gençleştirmesi, almanya'da hayata geçen altyapı projesi vs. işler ciddi anlamda kulübü zorlayıcı ve bir o kadar da vizyonumuzu genişleten nitelikteler. umarım muvaffak olunur ve emeklerimiz boşa gitmez.

    sanki biraz pamuk ipliğindeyiz ve herşey gelecek başarılara (lig, kupa, cl) endeksli. inşallah bu sene için hedeflerimize ulaşırsak, eminim seneye bu aylarda çok farklı şeyler konuşuyor olacağız.

    ister pozitif enerji ister dua deyin hüsn'ü zanımızı ve desteğimizi esirgememiz gereken bir süreçteyiz camia olarak. şu eşiği bir geçersek eminim önümüz daha da açılacak. (her ne kadar tff+medya+"bağzı"ları engel olmak istese bile)
  • 390
    sabah uyanıp kader keita fanfinifinfon takımına transfer oldu haberini görmek bildiğim yüzde 90 galatasaray taraftarının gününün zindan olacağının göstergesidir. ancak unutmamak gerekir ki bir futbolcunun gönderilmesi ile ne yönetim kötü olur, ne gidişat tam anlamıyla çöker.

    haberi ilk öğrendiğim an çok sinirlenmiş, bunun hiçbir mantıklı açıklamasının olamayacağını düşünmüştüm. bunu düşünmemin sebebi kewell yok, giovani yok, keita yok ne var lan it? aydın yılmaz var, serdar özkan var düşüncesinin sürüklediği buhrandı. kahveni sigaranı içip düşündüğün zaman farkına varıyorsun ki keita'nın ya da kewell'ın gitmesi, olmadı giovani'nin alınmaması yönetimin çok kötü olmasının veya gidişatın çok kötü olduğunun göstergesi değil. keita'lar gidecek inamoto'lar gelecek saçma bir düşüncenin ürünüdür. üstadım ne kadar da güzel belirtmiş (bkz: #420071). adnan sezgin nefretinin haldun üstünel sevgisini geçtiği bugünlerde kişilere değil kuruma bakmak gerekir. transferleri galatasaray spor kulübü yaptığı gibi iki senedir başarısızlıklarla boğuşan fakat buna rağmen fazlaca eleştirilere mağruz kalmış rijkaard ile sırt sırta vermiş bir yönetimin de kendi kafasınca veya içerisindeki belirli kişilerin kafasınca adam yollaması/getirmesi imkansızdır. dolayısıyla kulüp ve futbol takımı bünyesi masaya yatırılıp karşılıklı danışıklıkla bu transfer gerçekleşmiştir.

    işin bir de şu yönü var; haldun üstünel gitti, keita gitti, yakında baroş da gider, elano da gider mantalitesi. hocaya danışılır, bütçeler ve dengeler masaya yatırılır, babam bile olsa satılabilir bu külüpten bir futbolcu. ayrıca bu külübü yönetenler tetris oynamadığının farkında. elbette taraftarın ne düşündüğünü de biliyorlar. alternatifini düşünmeden, dengeleri sarsmadan bu transfere onay vermemişlerdir. keita faydalı ve göze hoş gelen bir futbolcudur, onun gibisini alamayız o fiyata ya da takıma alışmış ve göz bebeğimiz olmuşken ne gerek vardı diyebilirsiniz. bunu ben de diyorum ancak gün itibari ile isyankarlığa gerek olduğunu görmüyorum. ortada bir yaz dönemi planlamasının olduğu apaçık çünkü. yapılacak işlemlerin topluca bitmesi ardından yönetimi tartışmak daha doğru olacaktır. bir örnek; mustafa kemal atatürk tüm yenilikleri, cumhuriyetin ilanı dahil hepsini cuma günü namazın ardından yapmıştır. görünürde bunu dincilik, tepkiden korkmak vb. olarak algılayabilirsiniz ancak daha sonrasında neler olduğunu gördük, günün çıkarlarını değil tüm planları görüp ona göre karar vermek gerekir. en azından biz taraftarlar için.

    sözün özü şudur ki keita'nın satılması olayında football manager oynar gibi aniden bir teklif gelip ''lan kabul edek ne olacak bedava topçu alırım'' mantalitesiyle yönetim bir futbolcu satmaz. bu işin zamanı vardır, düşünülüp tartışılmıştır, göz önüne alınan şartlar elvermiş keita satılmıştır. yönetimimiz öyle tek celsede silinecek bir yönetim değildir, galatasaray için çok fazla iyi işler yapmışlardır. planlı ve programlı oldukları aşikardır. haftalardır savsaklık edip, galatasaray spor kulübünü geri plana atma ihtimalleri yoktur. kendilerine bir yol haritası çizip, uygun meridyenler üzerinden yollarına devam ediyorlardır, ve etmelidirler de. ha belki ilerde yanlışları artar, yaptıkları iyilikleri örtecek seviyeye gelir o zaman kötü yol, inamoto'lar bilmem neler denilebilir ama bugünlük zevzeklikle asıp kesmemek lazımdır.
  • 4890
    iki stoper iki forvet istenildiği için iki stoper iki forvet alan yönetim. dört oyuncu da teknik ekibin istediği oyuncular. dördüne de çok bilen(!) taraftar fitti. bizim gibi azınlık diagne yıl istemedi o kadar. hala daha sorunu transfer sanan taraftarlarca elestiriliyorlar. ben de transfer döneminde eleştirdim de kimseyi de almamış olsalar bizim takım akhisardan kötü mü yani? fatih hocayı eleştirmeden nasıl yaşarım diye kıvranıp durmayin bu kadar. hoca formsuz işte. boşuna yönetimi iğne deliğinden eleştirmeye çalışmanın da bi esprisi kalmadı. yapmayın etmeyin.
  • 5862
    2023 - 2024 futbol sezonundaki performanslarını hiç ama hiç beğenmediğim yönetim. yazın yaptıkları davinson sanchez (ki 1 aydır ortalıkta yok) ve kısmen kerem demirbay harici yaptıkları hiçbir hamle tutmadı. geçen senenin yıldızlarından victor nelsson'u satamadık, gidip önüne son güne sanchez'i getirdik. şimdi ise onu satabilmek için sanchez'i oynatmıyoruz. şampiyon kadrodan nicolo zaniolo, yunus akgün gibi topçuları opsiyonlu olarak kiraladık, satılıp satılmayacakları bile belli değil. şimdi de gömleği baştan yanlış iliklediğimiz için yazın yolladığımız berkan kutlu (kendisi gitmek istedi ancak izin verilmeyebilirdi) ve leo dubois'yı geri getiriyoruz. ve bütün bu yanlış planlama hamlelerine rağmen hala ortamlarda galatasaray muhabirleri "fırsat transferi" kovalayacağımızı söylüyor. rakibimiz transferin ilk günü 2 transferini bitirmişken biz muhtemelen transferin son günü kendi takımında ana rotasyondan düşmüş bir adama yürüyeceğiz muhtemelen.

    bütün bu olumsuzluklara rağmen biz hala bugün yarıştaysak burada en büyük katkı okan buruk'undur. bir an önce eksiklerin giderilip şampiyonluk yolunda konsantre olmak şart.
  • 6264
    mevcut yönetim ve bundan sonraki yönetimler bilmelidir ki galatasaray yönetimlerinin en büyük vazifesi şeffaflıktır. galatasaray’ın kurumsal kimliğine ve şeffaflığına zarar veren kim olursa olsun bilmeli ki burası fenerbahçe değil. kongreye de taraftara da hesap verir bu kulübü yönetenler.

    oyuncu alımlarında şeffaflığı delme işini erden timur başlattı. kendisini her ne kadar sevsek de büyük bir hataydı yaptığı. kendisinden sonra gelenlerin suistimal edeceği de bir yol açmış oldu.

    gelinen noktada frankowski’nin durumunu bilemiyoruz örneğin. bonservisini almak zorunda mıyız yoksa yolları ayırabiliyor muyuz? muamma. zaniolo’nun maaşını biz mi ödüyoruz? muamma. ve daha başka başka şeyler.

    yönetimler adam gibi şeffaf olmalı!
  • 5040
    sadece mustafa cengiz’den ibaret olmayan yönetim. arkadaş yönetimde o kadar kişi var biriniz de çıkıp haklarımızı savunsa ya? özellikle sözüm abdürrahim albayrak’a. hepimizden çok daha iyi galatasaraylıdır. yaptığı fedakarlıkların haddi hesabı yok. kendisini çok sever sayarım ama sezon başından beri uğradığımız hiçbir haksızlığa ses çıkarmıyor yahu! böyle bir şey kabul edilemez. eğer iş hayatı tehlikeye girecekse veya hükümetle ters düşmemek için susuyorsa bıraksın gitsin. illa bir yerde görev verirler ona.

    fatih terim iki sezondur yedi düvele karşı savaşıyor. mustafa cengiz sağlıklıyken o da elinden geleni yaptı ama şimdi elim hastalığın pençesinde. ona lafım yok. yusuf günay veya albayrak neden çıkıp kulübün haklarını savunmuyor? şu tiyatroya seyirci kalmamak için maça çıkmıyoruz desinler tek bir taraftar karşı çıkmaz. ulan aziz yıldırım olsa bugün şekip ile mahmut’u alır federasyonu basmaya giderdi. hafta boyunca da algı yapıp kalan maçlar için federasyon ve kurullar üzerinde baskı kurardı. biz ise “yazıklar olsun, bu yapılanlar kabul edilemez, kimse aklımızla dalga geçmesin” naifliğinde tweet atarız ancak. beyaz mendil sallasak daha dehşet olur sanki?

    her fırsatta yönetimi düşürmek için uğraşan muhalefet neden çıkıp savunmuyor kulübü? onların derdi içeride ve dışarıda güçlü bir galatasaray mı yoksa sadece başkanlık bizim olsun da gerisi önemli değil mi?

    işim yanıyor içim. karşında güçlü takım olur çıkıp kaybedersin eyvallah. ama karşımızda organize bir kötülük var. ve bu zor zamanlarımızda çıkıp hakkımızı savunacak figüre ihtiyacımız var. bağırsın, çağırsın, kavga etsin. kazanım elde edemese bile “ vay be helal olsun. çıkıp kulübü canı pahasına savundu” desin insanlar. her fırsatta senin işin ölürüz galatasaray diyorsunuz sonuçta. mustafa cengiz böyle bir durumda çıkıp dursun’a karşı ümidimiz olmadı mı? savaştığı için taraftarın gözünde kahraman olmadı mı?
  • 3466
    utaniyorum.

    evet utaniyorum, artik pisirikliginizdan, hicbir icraat icerisinde olamadiginizdan sizlerden utaniyorum.

    gecen sene basketbolcularimizi maca cikarmadiginizda rakip kulubun yaptiklarini daha dun gibi aklimizdayken, bugun liglerin iptal edilmesi yuzunden sizlerden utaniyorum.

    sike yapmis bir takimin hala bu ligde olmasindan dolayi utaniyorum.

    ana avrat kufur eden, irkcilik yapan, telefonla mesaj cekip oyuncu ayartan emre belozoglunun hala futbol oynamasini, hicbir ceza almadigini gordukce sizden utaniyorum.

    tekerlikli basketbolcularimiza yapilanlari gordukce utaniyorum.

    rakip yonetimin cene isali olup, hicbir yaptirima gidilememesi yuzunden sizden utaniyorum.

    igreniyorum, bu ortamda, fenerbahcenin at kosturdugu bir ortamda galatasaray adinin olmasindan utaniyorum...

    utaniyorum kupa almadigimiz, basarisiz oldugumuz icin degil, gote got diyemedigimiz icin utaniyorum !
  • 5650
    galatasaray camiasına sözde posta koyan; trabzon, samsun, ankaragücü, sivas, antalya, kayseri gibi anadolu takımlarına bedavadan topçu veren yönetimlerdir.
    bir daha böyle bir şeyi hangi yönetim yaparsa yapsın, sonuna kadar eleştiririm.
    verme kardeşim verme, taylan'ın maaşı mı batıracak koca kulübü?
    o da çok oynamak istiyorsa, kendini değerli görüyorsa 500 bin euro bonservis getirsin bi zahmet.
    bıktım her gelen yönetimin şu saçma sapan hareketlerinden.
    daha gidecekler bir de bedavaya cicaldau falan verecekler.
    gel de delirme.
App Store'dan indirin Google Play'den alın