• 9127
    yorumcular ne konuşuyorsa taraftar büyük oranda öyle düşünüyor.
    bu sezon bizim maçlardan sonra taraftarımızın yorumlarını röportajlarını dinliyorum. genel olarak böyle bir durum var. yorumcuların cümleleri, tabirleri, bakış açıları ciddi anlamda bir konsensüs oluşturuyor. bunun dışına çıkıp kendi yorumlarını yapabilen taraftarlar da var ancak ciddi bir güdüm var ve bu manipüle edilebilirlik açısından (türkiye ligindeki rakiplerimizi de bu genellemeye dahil ettiğimizde) tehlikeli görünüyor.

    galatasaray yorumcuları (geneli) algı işini beceremedikleri ve daha çok saha içinde kalmaya çalıştıkları için taraftar da saha dışı etmenleri dile getirmek konusunda zayıf kalıyor. bunun paralelinde de inanılmaz saha içi odaklı ve direkt pozitif futbolu talep eden, saha içini, maçı, kadroyu, dağılımı ve maçın hikayesini iyi gözlemleyen bir taraftar profili de ortaya çıkıyor.

    stadyumdan çıkan taraftarın lale orta'yı istifaya davet ettiği ve sadece "lale orta istifa" sözleriyle ilerleyen bir video yapmak istedim ancak kimseden bu konuyla alakalı ortak bir cevap alamadım. "yönetimin işidir yönetim halletsin" "diyecek bir şey bulamıyorum allah'ından bulsun" gibi daha yuvarlak ve pası başka tarafa gönderen ifadelerle karşılaştım. hakemler ve tff ile ilgili de benzer bir ortak söz yok kimsede.

    tüm taraftarın kayıtsız şartsız kabul ettiği iki gerçek var. ilki "tekbir almış icardi pozu" ve ikincisi de "şampiyon olacağız" ilki bir fikir veya görüş değil ama tüm taraftarlar bu konuda bir şekilde ortak noktada buluşuyor.
  • 9130
    son 2 haftada** oynadığımız oyun buradan şampiyonluğu verecek bir oyun olmadığı için boşuna korkmaması gereken taraftardır. son 2 maçta 10 gol sadece 1 gol yiyen takımı mhk da kolay kolay durduramaz. üzerine ikili averaj ve genel averaj da bizde daha ne olsun ? eğer deprem dönüşü sonrasındaki 3 hafta gibi futbol oynamaya devam etseydik o zaman ben de korkardım ama şu an böyle bir durum yok rahat olun.
  • 9134
    sürekli sakin olun şampiyonluk vermeyiz diye uyarılan taraftar. arkadaşlar kimsenin şampiyonluğa olan inancı kaybolmuş filan değil sadece rakip takım 5 günde 2 maçta birer tane 85. dakikadan sonra birer tane de 90+ da gol buluyor ve puan farkı 10 olması gerekirken 6 kalıyor. bi salında biraz kafamız bozulsun canımız sıkılsın. anladık galatasaray final kaybetmez de bazılarındaki bu rahatlıkta beni biraz geriyor açıkçası.
  • 9135
    endişelenmekte kısmen haklı olan taraftardır. bu işler mental işi. uzun süre böyle rakibin şok galibiyetleri psikoloji dağıtır. fenerli oyuncuların psikolojisi dağılmış ancak arkalarında görünmeyen eller var ve lige tutunuyorlar. galatasaray’ın ise en ufak bir mental bozukluğu bir çuval inciri berbat edebilir. zira arkamızda hiçbir kurum ve kuruluş yok.

    ben galatasaray’ı bilirim belirli bir taraftarlık geçmişi olan tüm galatasaraylılar gibi. fakat ben fenerbahçe’yi de bilirim; usule aykırı yapılan uygulamalarının tarihini. biz camia olarak bu işi çantada keklik görmeyi şimdilik rafa kaldırmalıyız kanaatindeyim. çünkü en ufak bir terslikte olayın nerelere gidebileceğini hiç kimse tahayyül dahi edemez.
  • 9136
    elini kolunu sallayarak maç kazanan takımın taraftarıdır. yönetimi hem saha içinde hem saha dışında üzerine düşeni yapmaktadır. 6 puan gerimizdeki rakip maç kazandı diye kontrolsüz öfkeye kapılmamak gerek.

    ayrıca ilgili maçta touba’ya çıkan kırmızıya çok da itiraz edilecek bir şey yok. oyuncunun kendi aptallığı bomboş ve gereksiz iki faul yaptı. sarı ucuzdu denebilir. ama maçı asıl veren 10 kişi ve skor ihtiyacı yokken januzaj ve kenny gibi hücumcuları oyuna alıp, defans ve yorulan orta sahaya müdahale etmeyen avel emre hocadadır. en kötü ihtimalle beraberliği alacağı maçı verdi. yılışarak geziyordur şu dakikalarda.

    biraz sakin olup, durduk yere yönetime sallamayalım. bırakın öfkeyi de paniği de rakip yapsın. biz doludizgin şampiyonuz bu yıl.

    (bkz: 19 nisan 2023 başakşehir fenerbahçe maçı)
  • 9138
    cumartesi'den çarşamba'ya kadar en azından 10 puan fark olacak ligde farkın açılmaması korkutmuyor ama can sıkıyor.

    fenerbahçe'nin sıkacak kurşunu kalmadı ama bir şekilde son 5 dakikada 2 tane 1-0'dan maç çevirdiler. ankaragücü maçında beraberlik neyse de bugünkü 19 nisan 2023 başakşehir fenerbahçe maçı'nda 3 puan fazladan aldılar. sıkıntımız bunların maç kazanması değil elbet ama eli tetikte maça çıkan hakemler var. yoksa istedikleri kadar kazansınlar sorun değil. 18 maçın 17'sini hiçbir destek olmaksızın kazanan bir takımın en azından 10 puan önde girmesi lazımdı son haftalara. her şey gün gibi ortada. bu stresi yaşamak zorunda değiliz. onlar bizim kaybımızı bekliyor, biz de onların. onlar bizim maçlarda hiç heyecanlanamıyor muhtemelen.

    takımımız iyi çok şükür, buraya kadar normal ama son 4 günde kopacak lig hâlâ gerilimli. yani bakıyorum son dakika golleriyle maç kazanmalarına rağmen pek bir inanışları da yok. sadece bir beraberliğe bakıyor ligin bitmesi ama o beraberlik gelmedi gitti.
  • 9140
    sampiyonluga sonuna kadar inanmasi gereken taraftar.

    (bkz: 19 nisan 2023 başakşehir fenerbahçe maçı)

    inanmayan o otobuse binmesin. biz sampiyon olacagiz. vura vura, soke soke o-la-ca-giz.

    04/19/2023 itibari ile sampiyon olana kadar acmayacagim guzel sozlugu.

    sevincli edit : sozumu tuttum, direndim, cok uzuldum asiri sevindim ama hep inandim. 2022-2023 sezonu sampiyonu biziz allahim sukurler olsun.
  • 9143
    haftalardır son dakikalarda comeback yapan rakip, bizde ister istemez pskilojik bir baskı yarattı.

    sanki bu şekilde bir yıldırma politikası organize edilmiş gibi.

    açıkçası camia olarak zor bir periyottan geçiyoruz. mhk, tff, medya gibi tarafsız olması gereken kurumların karşımızda yer alması yetmedi şans da hiç ama hiç yanımızda değil uzun bir süredir.

    şu dakikadan sonra maddenin doğası gereği puan kaybı yaşayacağımız üst üste 1-2 maç yaşayabiliriz, ne kadar iyi bir takım da olsak. bu kötü senaryoda puan farkı tek maça inerse bu sefer rüzgarı arkasına alan rakip olur.

    açıkçası bana göre yaşayacağımız muhtemel bir senaryo bu, bu durumda bile yeniden ayağa kalkmak zorundayız.

    pes etmek, "bizi şampiyon yapmayacaklar" diye ümitsizliğe kapılmak söyle bir virajda ne akıl karı ne de galatasaray taraftarına yakışır bir hareket.
  • 9144
    rakibine bakmadan sadece kendi maçlarına konsantre olması gereken taraftar grubudur. son haftalarda ezeli rakibinin son dakika dönüşleri ne kadar tat kaçırsa da hala 6 puan önde olan ve büyük ihtimalle ikili averajda da üstün olacak takım galatasaray’dır. şu avantaj arena’da fener’e yenilmediğimiz takdirde bize 4 beraberlik şansı tanıyor ve kalan maç sayısı 7. boşverelim fener i, kendi işimizi yapalım, 23. şampiyonluk çok ama çok yakın.
  • 9145
    zaten sakin olan ve takımına güvenen, iç sahada rakiplere sahayı dar eden, futbol odaklı hiçbir konuda panik durumda olmayan taraftardır. lakin lig haftalardır inanılmaz adaletsiz şekilde yönetildiği için buna tepki gösterilmesi son derece doğaldır. bu bir panik değil, adaletsizlik yakarışıdır. siz istiyorsunuz ki galatasaray maçlarını kazandığı sürece lig istediği kadar adaletsiz yönetilsin hiç kimse de bir şey söylemesin, öyle bir dünya yok. bu ligde adalet olmak zorundadır ve galatasaray taraftarı da bunun takipçisi, savunucusu olmaya devam edecektir.

    sadece kendi maçlarımıza odaklanmamız gerektiği futbol anlamında doğru ama ben nisan'ın 20'sinde şampiyonluk kutlamayı hak etmişken neden mayıs'ın 20'sini beklemek zorunda kalıyorum? bu bile galatasaray taraftarının yaptığı yangını haklı kılma sebebidir. üstelik bu adaletsizlik bizim maçlarımızda olmuyormuş, bizim maçlarımız gayet adil yönetiliyormuş gibi davranmaya da gerek yok. biz de haftalardır doğranıyoruz.

    türkiye kupasındaki başakşehir maçının* ligde tekrar etmeyeceğini kim garanti edebilir? beşiktaş deplasmanında* yıllarca kalın kalın doğranmadık mı, aynısının olmayacağını kim iddia edebilir? benim bunlardan bahsetmem bir panik veya takıma güvensizlik değildir. yarın bunlar olursa bazıları "takım kötü oynadı hakemi de yeneceksin iyi oynayacaksın" diyip geçecekler. ama ben böyle söylemeyeceğim.

    galatasaray her zaman iyi oynamak zorunda değildir ve hakemi de yenmek her zaman mümkün değildir. galatasaray taraftarının yangını da "eyvah şampiyonluğu kaybedeceğiz" yangını değil, adaletli yönetimler ve fanatizmden uzak yöneticiler içindir. bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. futbol anlamında galatasaray'ın ligdeki bütün takımların 2 gömlek üstünde olduğunu herkes görüyor zaten. normal yönetimler olsaydı galatasaray'ın çoktan şampiyon olduğunu herkes biliyor zaten. ama bundan sonra normal yönetimler olursa ve şampiyon olamazsak bile, yine hakem yüzünden şampiyon olamamış olacağız. bunu da anlamak gerekiyor. çünkü galatasaray veya hiçbir takım, şampiyon olabilmek için bütün maçlarını çok iyi oynamak zorunda değildir. her hafta aynı konsantrasyonla aynı performansı sergilemek mümkün olmayabilir ve bu son derece doğaldır. "var" gibi bir teknoloji varken maça etki eden hakem hataları ise normal değildir.

    galatasaray taraftarları birbirini "ağlak olmakla" veya "korkmakla" suçluyor, görünce hayret ediyorum. adaletsizliği normalleştirmeyin, taraftarların rahat olmama sebebi tamamen adaletsizliktendir.

    (bkz: süper lig 2022-2023 sezonu)
  • 9149
    takımına, oynadığı oyuna son derece güvenmektedir, "saha içi" performansı olarak şampiyonluğu konusunda en ufak bir şüphesi dahi yoktur. sinirini bozan fenerbahçe'nin bir şekilde yarışa tutundurulmaya çalışılmasıdır. ha, fener çıkıp rakiplerini 2-0, 3-0 yener, sahada siler süpürür, buna kimse ne itiraz eder ne de bu kadar sinirlenir, adamlar oynadı, kazandı denir. lakin zorla oyunun ve yarışın içinde tutulmaya çalışılması gerçekten sinir bozucu, 4'lü , 6'lı galibiyetlerin sevincine 1 gün sonrasında resmen limon sıkıyorlar.
    diğer yandan galatasaray taraftarının psikolojik kırılganlık açısından diğer takım taraftarlarından daha sağlam psikolojiye sahip olduğunu düşünüyorum, bunun da sebebini galatasaray futbol takımının şampiyon olamadığı sezonların birçoğunda lige çok erken havlu atması olarak görüyorum. yani o stresi, o baskıyı daha az yaşayan bir taraftar grubu. lakin fenerbahçe'nin son 20-25 yılına bakarsanız, şampiyonluk sayısının da, lige çok erken havlu attığı sezon sayısının da ne kadar az olduğunu görebilirsiniz. yani, fenerbahçe taraftarı çoğu zaman hep bir umut yarışın içinde kalmış ama çoğunlukla sonunda kupaların sapları ile sezonları tamamlamış. dolayısıyla bugünkü kafa yapılarının, yaşadıkları psikolojik buhranların sebebi bu diye düşünüyorum.
    aslında sürekli yarışın içinde olmak güzel ve olumlu bir durum olarak görülebilir ama bunların bir çoğunu nihayete erdirememek psikolijk yıpranmaların ana sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkmakta bence.
  • 9150
    futbol takımımızın sezonun ilk yarısında yaşadığı kırılma anı alanyaspor maçıydı. o maçtan sonra okan buruk "biz takım olarak bunun cevabını sahada vereceğiz, hiç merak etmesinler" dedi. hoca dediğini yaptı ve 14'te 14'lük bir seriyle herkese gereken cevabı verdik. lige verilen ara sonrası takımı yeniden canlandıracak alanyaspor maçı benzeri bir oyuna ihtiyacımız vardı, bu ateşlenme ihtiyacımızı da başakşehir ile oynadığımız kupa maçında giderdik. takım özelinde durum böyle. okan hoca da, takım da başakşehir ile oynadığımız kupa maçından sonra alanyaspor maçı sonrasına benzer konuşmalar yaptılar ve devamında ligde oynanan iki maçta herkese cevabı sahada verdiler. teknik heyetten yana, takımdan yana, kalitemizden ve yapacaklarımızdan yana içim çok rahat. galatasaray'ın teknik heyeti de, her bir futbolcusu da sezonun en önemli maçının önündeki ilk maç olduğunu biliyor. maç-maç bakıyor konuya. galatasaray futbol takımının şampiyon olabilmek için önündeki tüm maçları kazanması gerekiyorsa, önündeki tüm maçları kazanacaktır. bütün engellemelere rağmen takımın ve teknik heyetin bunu yapacak gücü ve bilinci var. takımda kalite, konsantrasyon ve motivasyon fazlasıyla mevcut, hiçbir taraftarımızın bundan şüphesi olmasın.

    taraftarımıza gelince. taraftar maalesef şampiyonluğa inanma ve odaklanma noktasında takımın gerisinde. 2015 nisan ayında taraftar şampiyonluğa takımdan çok daha fazla inanıyordu; taraftar bu anlamda takımın arkasında değil, önündeydi. 2018'de de son dönemeçe girilirken taraftar takımı şampiyonluğu inandırmıştı. bugün maalesef böyle değil. sanki yarışta geride olan ve rakibini yakalaması gereken bizmişiz gibi, taraftarda inanılmaz bir panik, korku ve tereddüt var. buna hiç gerek yok. fenerbahçe'nin özellikle beşiktaş maçından sonra bir seri yakalayabilmesi için nasıl ittirildiğini ben de görüyorum, izliyorum. bunu görmemek mümkün değil zaten. ama korkulacak, çekinilecek hiçbir şey yok. olanları bitenleri korkuyla izlemek yerine, taraftar olarak şampiyonluğa çok daha fazla odaklanmalıyız. şampiyonluğu çok daha fazla istemeliyiz. takım ve teknik heyet bu denli büyük bir emek verirken, bu denli büyük bir hedefe odaklanma yaşarken, korkular içerisinde yaşamak galatasaray taraftarına yakışmıyor. tedirgin olması gereken taraf fenerbahçe'dir çünkü 3 haftadır son dakikalarda maçları çeviriyor olmaları hiçbir işe yaramamıştır kümülatif olarak bakıldığında. mevcut puan farkını koruyarak geçen her bir hafta bizim lehimize. dün akşam itibariyle şampiyonluk yarışında olan iki takım açısından bir hafta daha geride kaldı ve puan farkı 6 olarak devam ediyor. evet, fark artabilirdi ama azalmadı da. taraftarda olan telaşın, gerginliğin, korkunun yerini hırslanmaya ve odaklanmaya bırakması lazım. çünkü bilmemiz gereken bir şey var ki 5 gün önce ankaragücü veya dün akşam başakşehir kazanmış olsa idi dahi, ligde biten bir şey olmayacaktı. takım bunun bilincinde, takım önündeki her bir maçı kazanarak gitmesi gerektiğinin farkında ve fenerbahçe'nin ne yaptığı ile zerre ilgilenmiyor. fenerbahçe'nin bizim maçlarımızı takip etmesi lazım, bizim onların maçlarını takip etmemiz şart değil. bizim geldiğimiz noktada galatasaray taraftarı olarak takımımızın ve teknik heyetimizin gerisinde kalmak gibi bir lüksümüz yok. şampiyonluk için gereken şuura ve konsantrasyona başta sözlük üyeleri olmak üzere bütün taraftarımızı davet ediyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın