• 4026
    belki de 110 lira para veremeyen topluluktur.
    mesela ben bu maça gitmeyi çok isterdim, inanın cebime haftada 110 lira girse tamamını verir giderdim de, ama maalesef o kadar girmiyor ve gidemedim.

    taraftarın eleştirilecek çok şeyi var da, sen bileti 110 lira yaparsan, girişi doğru dürüst anlatamazsan, sonuç bu olur. insanlara gökten para yağmıyor ki.
  • 4030
    16 eylül 2014 galatasaray anderlecht maçı dakika 5... ufak bir hatada, daha maçın başında futbolcu yuhalıyor. arkadaş ya biz öğrenemedik nerede nasıl tepki vereceğimizi ya da eşe dosta gösteriş yapmak için maç "izlemeye" gelen zengin züppeler gerçek taraftardan, futbolu bilenlerden daha baskın olarak statta yer alıyor. futbolcuyu protesto edersin ama oyundan çıkarken veya maç oynanmazken koyarsın tepkini. 5. dakikadan oyuncunun moralini bozmak da ne oluyor anlayamıyorum bu insanları. inanamıyorum siz galatasaray'ın başarısını değil kendi kendinizi tatmin etmek için ordasınız.
  • 4032
    futbolcusu, yöneticisi ve hocası kötü performans sergilerken kendisi de kötü performans sergileyen taraftar. içlerinde yerli futbolcu düşmanlığından gözleri körleşenler takımda ne türlü bir ayrıştırıcı rolü üstlendiklerinin farkında bile değiller. içlerinden bazısı artık nasıl bir hesaplaşma içine gireceklerse bu sezonun hem ligde hemde şampiyonlar liginde kötü sonla erken bitmesi için özel bir çaba sarfediyor. belkide cidden bizim açımızdan bu sezon erken bitecek ama bu bir nefret, ayrışma ve düşmanlık sergileme yarışına dönmemeli. sakin kalmayı, küfür etmeden eleştirmeyi, eleştirirken futbolcusunun performansını yükseltmeyi amaçlayan bir tarzda gidebilirse bu sezon bir çıkış yolu bulabilir yoksa kendisini de takımınıda çıkmaz yollara sürükleyecek bu gidişle.
  • 4033
    sezon başlayalı ligde 2 maç bitmiş ve liderken(!), ş.l.'de ilk maç devam ederken oyuncularını ıslıklayan, takımı daha da düşüren çoğu cebi paralı, o koltuğun parasını verince kendinde her hakkı gören, sabırsız, saygısız bir kitle olmuş.

    yazık vallahi yazık... demek ki bırak 14 seneyi 2-3 sene şampiyon olamasak fenerliler gibi stadı yakacak.
  • 4041
    benim, sizsiniz, hepimiziz. hiç bir allahın kulu galatasaray topçusuna ya da hocasına da bir tane galatasaray taraftarını değişmem. zira galatasaray demek biz demek. bu adamlar milyon euroları alıp, canları istediğinde de çekip gidebiliyor, yıllarca bize "galatasaray" diyip bir gün başka takımlarla, en nefret ettiğimiz adamlarla yanyana pozlar veriyor. ama hiç birimiz hiç bir çıkar elde etmeden hayatımız boyunca, gelip giden oyunculara, hocalara destek vermekten başka bir şey yapmıyoruz, takım değiştirme durumumuz da yok elbette. ulan çoğumuz hayatında 3 kuruş paranın hesabını yapan adamlarız, öğrencileriz, memurlarız. bilet parası ne olursa olsun bir şekilde ayarlayıp maça gidiyoruz, her sene içimize çok da sinmeyen formaları kaç para yaparlarsa yapsın alıyoruz, yagmur camur demeden bu beyefendilerin peşinden gidiyor tribünde donarak it gibi 90 dakika bağırıyoruz. okuldan işten ailemizden zaman alıp maça gidiyoruz, sinirleniyoruz, ağlıyoruz, günlerimiz hatta bazen haftalarımız bok gibi geçiyor. saçma sapan art niyetli federasyon kararlarına, rakip takımın şerefsizliklerine katlanıyoruz, kendimizi parçalıyoruz. kalkıp ben oyuncuların gözünden, hocanın gözünden bakamam, kusura bakmayın. yeri geldiğinde defolup gidecek hepsi, biz burada kalacağız. cefayı çeken grup bu grup, yuhalar da, küfür de eder, kimisi sabırlıdır sesini çıkarmaz, hiçbirine bir şey demem, galatasaray taraftarı benim, sensin, biziz, kendimizi koruyalım yeter.
  • 4042
    bugüne kadar hep gurur ve saygı duyulan bir taraftarlık olmuştur ama son zamanlarda takımın negatif havasına paralel bir huysuzluğu mevcut. halbuki sadece bir an durup düşünse, tepkileri yumuşayacaktır... elin taraftarı volkan demirel gibi bir kişiliğe bile sahip çıkıyor, "yedirmeyiz" diyor, övgüler sıralıyor; galatasaray taraftarı kendi futbolcusunu ıslıklıyor. unutulmaması gereken çok önemli bir nokta var; kötü futbol, formsuzluk düzelir hatta isteksizlik bile giderilir ama karaktersizliğe çare yok! o yüzden, baştacı yapılan karaktersizleri anımsayıp, kimi ıslıkladığını iyi düşünmek lazım...
  • 4044
    16 eylül 2014 galatasaray anderlecht maçını stattan izleyenler açık ara en kötü performansı göstermiştir.

    tamam. stada ulaşım kolay değil. maça nasıl bilet alınır, stada nasıl girilir, elektronik bilet cart curt vs. olayları, bilet fiyatlarının yüksekliği, dönüş trafiğini düşünme gibi insanı maçtan soğutan bi ton sorun varken insanda sabır bırakmıyorlar eyvallah da maç devam ederken üstelikte top bizdeyken ıslıklamak veyahut yuhalamak nedir biri bana açıklasın zira ben anlam veremiyorum.

    hadi bazı oyuncuların istenilen performansı vermediğini düşünerek akıllarını başlarına getirme amaçlı protesto mahiyetinde ıslıklamalar ve yuhalamalar olabilir ama her şeyin yeri ve zamanı vardır. bunun zamanı asla biz ataktayken olmaz.

    (bkz: futbolcusunu ıslıklayan taraftar)
  • 4047
    stada passolig ile değil pasaport ile alınması gerekendir. seviye yerlerde amk. bir de asgari ücret lafları var ki, artık bıktırdı anasını satayım. futbolcuyu asgari ücretten eleştir, fatih terim'i asgari ücretten eleştir, hükümeti asgari ücretten eleştir, kendini de asgari ücret üzerinden yücelt. nasıl bir şeyse, ülkedeki tartışmaların hepsinde galip çıkmak için kullanılıyor. tamam selçuk kötü, bunlar profesyonel, milyonlar kazanıyor ama sahada kendi taraftarın tarafından of puff seslerinin sürekli duyulması rahatsız eder, konsantrasyonunu bozar. futbolcu bunu bahane edemez kötü oyununa lakin kötü oyununda da bir düzelme yerine daha da kötüleşme görülmesi kadar doğal bir şey yok.

    deniliyor ki selçuk 2 senedir yatıyor. lan bu kadar düz eleştirmenden belli cahil olduğun. adam kaç maça çıkmış aç bak bir. bir emek var. etkili veya etkisiz ama oynamış. taraftarın ilk olayı mı peki? lan arda'yı böyle böyle kaçırdınız. her maç benzer şeyler yaşanıyordu. hasan şaş'a laptop falan fırlatıldı denilmişti en son sezonunda. sabri'yi beğenirsin veya beğenmezsin ama adamın en ufak hatasında başlıyordu tribün küfür etmeye ıslıklamaya. taraftar takınca takıyor ve çok çabuk gaza geliyor. sneijder dağa atıyor şutu, alkışlanıyor. çok mu iyi maç çıkardı? hayır, rezildi. bu sezon bir şey verdi mi? hayır. takıma geç gelip henüz selçuk seviyesinde bile katkısı olmadı takıma. drogba'yı da ıslıkladı zamanında bu tribün. para veriyor diye kendini bir bok sanan insanlarla dolu. bir de fakirleri var, yok şuradan buradan arttırıyormuş. arttırdığın parayla ailene destek çık güzel kardeşim, madem durumunuz iyi değil. önce karın tokluğu, maç karın doyurmuyor. maslow teorisindeki ihtiyaçlar hiyerarşisini aç bir bak.

    maça gitmeyin demiyorum, dediklerim maça gidip çok büyük bir şey yapıyormuş gibi kendini kulübün sahibi zanneden, bununla da yetinmeyip böbürlenen insanlar için geçerlidir. yoksa destek için gidenlere saygı duyuyorum. destek için gittiğini unutup köstek olanlarla benim derdim. taraftar mısın, seyirci mi? işte bu. seyirci, hoşuna gitmeyen bir şey olduğunda çıkar gider, tıpkı sinema seyircisi gibi. burun kıvırır beğenmediğinde. taraftar farklıdır, her şartta destekler. yeri geldiğinde de protestosunu gerçekleştirir, tepkisini koyar ama her maç aynı şeyi tekrar edip bokunu çıkarmamalı.

    muslera bile o tepkiyi gösteriyorsa, takım içinde futbolcuların ne kadar rahatsız olduğunu göstermez mi bu? ben ekran başında takıma sinirlenecekken onları unutup taraftara daha çok sinirleniyorum. hatta 16 eylül 2014 galatasaray anderlecht maçının devre arasında dolaptan gazoz çıkardım içerim diye, maça nasıl kilitlendiysem maç bittikten yarım saat sonra fark ettim önümde duran gazozu.
  • 4049
    peşin hüküm vermede bir dünya markası.

    bir kısmı vardır ki göt olmaktan bıkmaz usanmaz ama yine de sivri dille konuşmaya, boyuna eleştirmeye devam ederler. riera, sneijder, chedjou bu zihniyetten baya nasibini aldı şimdi sırada dzemaili ve pandev var anlaşılan.

    lan dzemaili dediğimiz adam takımla antrenmanlara çıkalı 1 hafta falan olmuş daha. üstelik buna rağmen çıktığı iki maçta gayet de iyi mücadele etmiş, topu ileri taşımaya çalışmış, uyuşuk orta sahamıza taze kan olmuş. ama yok anam, xavi ya da iniesta ayarında olacak ki taraftarımız memnun olsun. yekta'dan hiç bir farkı yokmuş, yekta buna on basarmış, nerden transfer edilmiş falan filan. bak sen. mourinho dolmuş bu ülke anasını satim.

    ya azıcık sabır azıcık insaf be kardeşim!
  • 4050
    genel olarak benim gibi türk vatandaşı olan taraftardır. bundan mütevellitte her konuda bir fikri, her fikirde bir tecrübesi varmış gibi anlatışı vardır. okuyoruz,zaman zaman geliyor biz de yazıyoruz.teknik direktör, yönetim, başkan, selçuk inan ve burak yılmaz. galatasaray taraftarı bunları konuşmaktan bıkmaz. düne kadar mancini bugün prandelli. bu adamlar buraya gelinceye kadar başarılı ve başarısız oldular dönem dönem. senin, benim haftasonu zevkim ya da holiganlık derecesinde olan sevgim, bu adamların işi güzel kardeşlerim.işine saygı duymayan insan, mesleğinde bu kadar yükselemez, işine gereken önemi vermeyen insan bu kadar ünlenemez. kendimi de katıyorum bak işin içine, ben de eleştiriyorum gitsin diyorum, tamam ama abartmayalım yahu. bu adamların hayatı futbol. bu insanlar senin benim hayatımızda izlediğimiz toplam maç saatinin 100 katı 1000 katı maç izlediler, oynadılar oynattırdılar. çoğunuzun yaptığı gibi top neredeyse oraya bakmıyor bu insanlar güzel kardeşlerim, sahanın kenarından bütüne bakıyorlar. burak golü kaçırırken veysel'e bağırıyor. sen burak'a sayarken o veysel'i uyarıyor en basitinden. teknik direktör için takımın bütünlüğü kaçan golden daha önemli. takım zaten bütünlüğünü kurduğunda gol gelir. daha zilyon örnekle anlatırız da anlamaya çalışan olacak karşında. yönetim, bak şimdi hacım bu yönetimdeki insanlar türkiyenin en iyi eğitim ve öğretim kurumlarında pişmiş insanlar, senin benim hayalim galatasaray lisesiyken bu adamlar lisesinden sonra bir de üniversitesine gitmişler. şirket yönetmeyi de ,kar ettirmeyi de , nerede zarar edeceğini de iyi bilirler. riskte alırlar.bazen kötü sonuçlanır bu risk, bazen meyve verir. boş muhabbete gerek yok, ben daha iyisini yaparım diyorsan durmayacaksın zaten ilk üyelik sonra yürüyeceksin bir bir. bu adamlar çalışmadan gelmediler bu noktaya. başkan, allah var yukarıda gençler ya şu adamın döneminde takıma gelmeyen yıldız kalmadı. alınmadık kupa bir tek şampiyonlar ligi kupası. her branş tattı şampiyonluğu. başkanı eleştirenlerin çoğu fatih terim'i göndermesinden dolayı kinli. bırakın abi, vallahi bırakın ya. fatih terim şimdi kimin yanında, kimin için gitti bir düşünün ya. bizim başkanın barajı var biliyor musunuz gençler. bende bilakis bilmiyordum basında yazıyor. baraj bak elektrik üretiyor adamlar orada. sen ben fatura ödüyoruz sonra. adam üretiyor bak. evimize ışık olmuş lan daha neyini tartışıyorsunuz.fair play ve yabancı kontejanı olmasa böyle mi geçerdi transfer dönemi.şike konusunda dik durunca oooo, baskette takımı maça çıkarmayınca oooo, drogba sino gelince ooooo anderlechtle berabere kalınca gitsin ne allah aşkına ya.

    gelelim çok eleştirilen iki oyuncumuz selçuk inan ve burak yılmaz'a. ikisini de çok severim. ikisini de eleştiririm. yedek kulübünde bu yetenek potansiyeline sahip başka oyuncun olmadığı için böyle kötü zamanlarında bile oynatmak zorunda kalırsın. yabancı sınırı yüzünden türk futbolcuların değeri aldı yürüdü. selçuk ve burak'ın gurbetçi versiyonları çok pahalı fm oynuyorsanız bilirsiniz. ilkay falan uuuu yani. demem o ki ikiside çalışmak zorunda bugüne kadar alıştıkları şekilde oynayarak bu takıma katkı sağlayamazlar ve büyük oyuncular ne olursa olsun oyunu oynama taraftarı oyunculardır. kendilerini geliştirmek zorunda oldukların fark ettiklerinde ikisini de yeniden doğacaktır.

    hepinizi anlıyorum.

    ps: galatasaray'a maddi ve manevi katkısının tobias linderoth'tan daha fazla olduğunu düşünen galatasaray taraftarı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın