• 13571
    terbiye sinirlari icinde kalindigi muddetce kimsenin kimseye bir ustunlugu olmadigi, herkesin fikrini belirtmekte ozgur oldugu platform. arda'yi isteyenlerin de, istemeyenlerin de kendilerince gayet mantikli sebepler sunabildigi, ve en onemlisi galatasarayli olarak kabul edilmesinin zorunlu oldugu platform.

    galatasaray hepimizin ortak paydasi ve ben nasil ki arda'nin bu kulube yararli olacagini dusundugum icin transferini destekliyorsam, bir baskasinin da zarari olacagini dusundugunden transferine karsi cikmasini anlayabiliyorum. ricam saygi cercevesinde kalinip, kimseyi kirmadan gorusumuzu yazmamizdir.
  • 9403
    bazen bazı yazar arkadaşlar şu moda :@:@:@ sokuyorlar ama ciddiyim çok seviyorum burayı. vazgeçilmezim benim.

    galatasaray'la yatıp galatasaray'la kalkıyoruz ama çok uzun bi' süredir burada olmamın en büyük sebebi; gerçekten internetteki en iyi galatasaray portalı olması. kaliteli insanlarla tanışıp dost olmak, kalemi çok iyi yazar arkadaşları okumak, onlardan bir şeyler öğrenmek büyük keyif. birbirimizi tanımasak da yıllar içinde bir aile gibi, hayatımızda bir kez bile yüz yüze gelmediğimiz insanlarla kardeş gibi olduk. bunlar çok önemli şeyler.

    ayrıca her ne kadar farketmeseniz de burada galatasaray'la ilgili bir günlük tutuyorsunuz. yıllar önce yazdığınız yazıları okuduğunuzda, tekrar o anları yaşıyorsunuz. sosyal medya platformlarının çoğunda bu durum söz konusu ama burası sadece galatasaray'la ilgili olduğu için bizim gibi hastalar için çok büyük önem arz ediyor. en azından benim için öyle.

    var olsun.
  • 2083
    semih'in yaptığı pislikleri çabuk unutmuş yazarlara sahip sözlüktür. ben kendi adıma söylüyorum bırak gol atmayı şampiyonlar ligi şampiyonluğu kupasını bile elinde görsem tiksinir ve o kupayı almamış sayarım. kimse kusura bakmasın midesi o kadar geniş bir adam değilim ben. sokarım profesyonelliğine.

    zamanında fenerbahçe tarihinin en büyük sahtekarı getirilmişti bu kulübe. sağolsun taraftar kendisine hakettiği köpek muamelesini yaparak siktirolup gitmesini sağladı. o zamanki taraftar tüm eksiklerine rağmen taraftardı. şimdi bakıyorumda taraftarın bile bir kısmı fenerbahçelileşmeye başlamış. gelsinmişte gol atarsa sevinilirmişte. ulan o gol atıp bizi şampiyon yapacağına küme düşelim ben razıyım be. zamanında çubuklu tosun ve fenerbahçe taraftarı için söylediklerinizdendemi utanmayacaksınız. ne farkınız kalacak fenerbahçeden ve fenerbahçe taraftarından. allah korusun bu herif bizim takıma gelirde bağırlara basılırsa işte o gün ağzımıza sıçıldığının ve hepimizin evrim geçirip göte dönüştüğünün, birer yavşak olduğumuzun resmidir.

    ha gelirde o eski pisliğe yapıldığı gibi it muamelesi yapılıp gönderilirse taraftarım adına guru duyarım o ayrı. bekleyip görücez.

    yalnız şimdiden bir şey söyliyeyim. eğer gelirse beni kimse tutamaz.
  • 15847
    daha şampiyon olmadan sanki şampiyon olmuş gibi yazılan girdiler ve açılan başlıklar moral bozuyor. takımımızın en önemli silahı konsantrasyon. daha oynanacak üç maç var. birisi galatasaray nefretini iliklerine kadar hisseden bir zatın takımı ile. diğeri küme düşme korkusu yaşayan rakiple deplasmanda. diğeri en yakın rakibin ile derbi. arkanda matematiksel olarak şampiyonluk ihtimali olan iki takım var. kendimize ve takımımıza yapacağımız en büyük kötülük şampiyonluk kutlamalarına başlamak olur. rehavet en büyük düşmanımız. ne şampiyon olduk, ne de önümüzdeki sezonun planlarını yapabiliriz. şimdi tek düşünmemiz gereken bir sonraki maç.

    (bkz: konstrasyon)
  • 9196
    geceleri yazmak çok keyifli olan sözlük. sabahları yazmaksa keyifli sadece.
    ya da bana öyle geliyor. hafif uykum geliyor rahat rahat yazıyorum. genelde uzun entryleri geceleri yazıyorum, hem vakit açısından rahat oluyor yazması hem de gündem daha sakin olduğundan yazarken kafam karışmıyor, ayrıca geceleri az entry girildiğinden de sözlüğe giren de yeni uzun entry geldi mi keyifle okuyabiliyor.

    yazmak ve girmek keyifli olmayan dönem ise, sıcağı sıcağına yazılan maç yorum yazıları. katlanılmaz oluyor. bir ara ben de çok yapardım ama yok akıl karı değil, hem huzuru bozabiliyor hem de entry'ler şişiyor takip edilemez bir hal alıyor. o yüzden özellikle puan kaybettiğimiz maçlarımız sonrası bir kaç saat yazmamaya özen gösteriyorum, hatta takip de etmiyorum demek istiyorum ama el gidiyor işte.

    neyse gece gece aklıma geldi, keyiflendim yazmak istedim. seviyorum hepinizi.
  • 12589
    çeşitli başlıklarda bu takımın şampiyon olamayacağını idda edenlerle dolu platform. sebebi kaybedilen 2 puan. önümüzdeki 4 haftanın ikisinde sanki iki rakibimizle evimizde karşılaşmayacakmışız gibi... onlara sorsan beşiktaş ibfk o maçlarda favori. sanki bu takım haftalardır yenilmeyen takım değil. ulan her şampiyon olduğumuz sene çıkıyor böyle taraftarlar. bir kötü sinerji yaratmayı bırakında odaklanın şampiyonluğa. bu dakikadan sonra şampiyonluk vermeyiz de oldu da verdik o zaman konuşuruz doğruyu yanlışı. kaç puan farktan geldik ibfk hala şampiyon olacağız diyebiliyor bjk çıkmış bizim takım şampiyon olacak diyor. bizim taraftar şampiyonluk gitti diyor. sen inanmadan sahada oynayan adama nasıl inandıracaksın da destek olacaksın? bırakın şimdi analizi de konsantre olun. unutmayın geçen sene şampiyonluğu getiren gençlerbirliği mağlubiyeti dönüşü taraftarın takıma sahip çıkmasıydı...
  • 253
    varlığını ilk duyduğumda amatör bir çalışmanın ürünüdür beklentisiyle biraz göz attım, sonrasında saygı duydum; bir gs'li olarak takdir ettim.

    sözlük formatının, türk gençliğinin gurur duyması gereken bir buluş olduğunu düşünürüm. bu formatla yaklaşık bundan 5 yıl önce tanıştım. bu süreçte benim için internetin nerdeyse yüzde 60 ı oldu sözlük. internetin kendisi kadar önemli oldu.

    "bir şeyleri en fazla insandan öğrenmek - bir şeyleri en fazla insana anlatmak" gibi rasyonelite göz önüne alındığında, "bilgi"ye çok ciddi şekilde hizmet edebildiğine inanırım. bu yüzden bu formatın, farklı temalar için de kullanılması olağan hatta olması gerekendir benim için. bulana da saygımızı eksik etmeyelim tabii.
  • 8266
    staddaki o ultraslan diye nitelendirdiğimiz taraftar grubuna yavaş yavaş benzeyen oluşum olmaya başladı burası.

    demiyorum ki takım iyi oynadı, eleştirilmesin vs.

    ama her maç kötü sonuç sonrası burak yılmaz'a sarmaları artık gerçekten gına getirdi.

    demiyorum ki burak yılmaz mükemmel oynadı. ama şöyle 3-4 ruhlu futbolcu saysam aralarına burak yılmaz'ı da eklerim kimse kusura bakmasın. maçta en çok depar atan, en çok mücadele eden, en çok koşan futbolcularımızdan biriydi.

    burası futbolcularımızı koruma değil yerme ortamı olmaya başladı ve bu haliyle galatasaray'a zarar vermeye devam ediyoruz farkında değilsiniz.

    galatasaray taraftarı takımına ve futbolcularına sahip çıkmalı ama görüyoruz ki melo'yu bile ağır ağır eleştirebiliyoruz.

    dün sahada mücadele eden 4-5 futbolcu vardı. onların hepsiyle gurur duyuyorum.

    penaltı kaçırdı diye değil gerçekten ruhsuz oynadığı için sadece selçuk,yekta ve telles'i eleştirebilirim.

    velhasıl kelam; galatasaray sözlük olarak futbolcularımıza sahip çıkmalı ve onları desteklemeliyiz. boş beleş ultraslan'a benzemeyin n'olur.
  • 15200
    ülkedeki insan profili nasıl değişiyorsa, galatasaray taraftarına ve dolayısıyla galatasaray sözlüğe de yansıyor. aslında bunu yalnızca ülkemiz ile değil dünya ile de ilişkilendirebiliriz. herkes tatminsiz, herkes haklı, herkes gergin ve karşı argümanlar asla kayda değer değil, dinlenilmesine gerek yok. dünya hiçbir zaman çok iyi değildi, o yüzden çok önemsemiyorum, ama galatasaray sözlük gibi "kaçış alanı" olarak nitelendirebileceğimiz, rafine platformlarda da aynı davranışları görmek insanı üzüntüye gark ediyor. çünkü ben çok matah olmasam bile, değerli insanların fikirlerini görebiliyordum. ama artık başta fatih terim meselesi başta olmak üzere, sürekli aynı şeyleri okuduğumuz, yazmanın pek keyif vermediği bir yere dönüştü burası. tabii fikir özürlüğü var, isteyen istediğini yazsın, sadece anlamakta güçlük çekiyorum bu kinin sebebini. insan başka birisi tarafından direkt olarak bir kötülük görmediği sürece birisine bu kadar kızamaz, bunu kolektif halde görünce ekstra olarak şaşıyorum. yani bir hevesle tekrar burada takılmaya başlasam, maksimum iki gün sonra, aynı şeyleri okumaktan, saf siniri görmekten ötürü tekrar bırakacağım. he tabii akıllarda tek bir soru, sen kim yard(uzunluk birimi) çok haklı bir soru. naçizane fikirlerimi paylaşmak istedim sadece.
App Store'dan indirin Google Play'den alın