• 13585
    uzun zamandır pek sık kullanmadığım sözlüğümüz. artık okumak çok zor bir hale geldi. eskiden bir başlık altında birbirinden farklı tanımlar, analizler, bakış açıları değerlendirmeler olurdu. bugün birçok başlıkta, başlık altında günün ilk entry üzerinden o entrye cevap verme, cevap verilene cevap verme, sonra ona cevap verme gibi okumayı aşırı keyifsizleştiren durumlar oluştu. falcao başlığıa 00:00 saatinde "aslında kolombiyalı değil, aslen konyalıymış" yazsam ve moderatör "yanlış, hatalı nesnel bilgi" kuralından ötürü bu entryi silene kadar birkaç kişi görse bir sonraki gün akşama kadar konyalı olup, olmadığı üzerine hararetli tartışmalar dönecek. belki verdiğim örnek absürt oldu ama giderek buna evriliyoruz. biri gider fikrini beğenmediği adamın nickaltına yazar çizer, diğeri "aynı önermeyi" 2 milyar 750 milyon milyar farklı başlık açarak yazar vs vs.

    sözün özü okuyucusunu yoran bir sözlük oluyor giderek burası. uzun zamandır çok az entry girip sadece yazılanları "okumaya çalışan ama bahsettiğim sebeplerden ötürü okumakta zorlanan" bir yazar olarak görüşümü belirtiyorum. umarım hergün yeni bilgiler yeni bakış açıları kazandığımız galatasaray sözlük oluruz yeniden en yakın zamanda.
  • 12132
    sevinci de hüznü de tadında yaşamak lazım. şu an öfke patlaması yaşayan arkadaşlara tavsiyem, başka şeylerle ilgilenmeleri olacak. bir gün öncesinde transfer sürecinde yaşanan öfke, bugünkü skor ile katlanarak büyüyor. iki gün içerisinde bambaşka bir atmosfer oluştu. sizi öfkelendiren şeyi düşündükçe ve bunu sizin gibi düşünenlerin bulunduğu bir ortamda paylaştıkça sağlıklı düşünmek mümkün olmayacak.

    iki gün önce rekor puanla gruptan çıkma planları yapanlara ayaklarını yere basmalarını tavsiye etmiştim. şu anda da her şey bitti diye umutsuzluğa kapılıp küfür kıyamet giden arkadaşlara biraz sakin olmalarını tavsiye ediyorum. kötü bir mağlubiyet oldu; açıkçası dünkü sorunlardan sonra hocanın da odaklanmakta zorlanacağını düşündüğümden hiç izlemedim bile.

    ama burada sıra sıra herkese bela okuyup küfür etmek sizi rahatlatmayacak.
  • 755
    ömrüm boyunca kopmayacağıma emin olduğum, her şeyi paylaşabildiğim, başımdan geçenleri anlatmasam eksiklik duyduğum bir insanı bana kazandırmış sözlük. * yanında uzun yıllar boyunca görüşeceğim arkadaşlarım da cabası. bazen sinirleniyorum sözlükteki çizgi bozulunca, bazen üzülüyorum saçma sapan entrylere of oyu alınca, bazen giresim gelmiyor ama hepsi de geçici oluyor, aklıma bana kattıkları gelince. biliyorum ki bu sözlük oldukça ben de burada olacağım o yüzden, fred çakmaktaş bile olsam.
  • 4709
    an itibariyle açılış sayfası çok anlamlı bir mesajı içinde barındırmaktadır. 'bir düşer bin kalkar, cimbom bom zaferden zafere koşar' mottosu kaybedilen bir maç ile umutsuzluğun dibine vuran galatasaraylılara bu günlerde ışık tutmalı.

    burada bu vesileyle bütün galatasaray sözlük yazarlarına teşekkürü bir borç bilirim. bir iki çatlak ses dışında, bütün sözlük tek yürek, hocasının, takımının yanında, umutsuzluğa, karamsarlığa asla geçit vermeyen çok güçlü, çok net bir duruş sergiliyorlar. böylesine sevdalı, güçlü, kararlı yazar arkadaşlarımın arasında, bu sözlük çatısı altında bulunmaktan bir kez daha gurur duydum.

    ayrıca unutulmaması gereken bir nokta da şudur ki; biz henüz son sözümüzü söylemedik.
  • 69
    futbol takımından basketbol takımına; su topundan tekerlekli sandalyeye kadar hemen hemen her branşta yurt içinde ve yurt dışında geniş mecralara yelken açmış olan kulübümüz ile ilgili yazacak şeyi olmayıp, bir süre sonra sıkıcı olmaya başlayacak olma düşüncesinin tüm yazar ve çaylaklar kısaca gönül verenler tarafından kafalardan silinip emek verilmesi gereken sözlük. *
  • 6194
    son bir kaç aydır tadsız tuzsuz bir hal almaya başlamıştır. saçma sapan inatlaşma ve yüzlerce tuhaf başlıktan dolayı bir şeyler paylaşmak paylaşılan değerli şeyleri farketmek imkansız hale gelmiştir. öncelikle söyleyeyim basketbolu çok severim nba 'e herhangi bir antipatim yok. nba maçları için her gün açılan onlarca konu, adını bile duymadığımız liglerdeki futbol karşılaşmaları artık mide bulandırıyor. bu kadar zor mu acaba mantıklı bir noktada buluşmak, inatlaşmaktan vazgeçmek. demokratik hakdan bahsediliyor bir de herkes istediği başlığı açabilir * deniyor ama son zamanlarda yapılanların hakla hukukla ilgisi kalmadı malesef. kişisel haktan daha çok başka birinin hakkını gasp etmeye daha yakın bir durum var ortada. buradan inatlaşan arkadaşlara sesleniyorum bu kadar zor mu "nba günün maçları" gibi bir başlıkta günün maçlarını belirtmek, bu kadar zor mu iddia da yer alan maçlar için ortak bir başlık açmak. demokratik hakkınız olduğunu düşünmeye devam ediyorsanız buyrun devam edin ama başkalarının haklarına ne kadar müdahale ettiğinizi de azıcık kendinize sorun. cidden sıkıldık artık...
  • 11024
    şimdi demeyin bana "sen kimsin 7. nesil zübük?" diye ancak sözlükteki birçok arkadaşım ve kardeşimden yaşça büyük, ekmeğini eline almış, çoluk cocuğa karışmış bir renktaşınız olarak belirtiyorum ki; hakikaten mağlubiyetten sonra uğrayan yazarların muhabbeti hiç çekilmiyor.
    dün akşam ekşi sözlükteki tinerci trollerin yazdıklarını okudukça içimde uyanan bulantı hissinin aynısı sizin entylerinizi okuduğumda da vuku buluyor.
    abisi gerçekten sıktı o gitsin bu gelsin vs. muhabbetleriniz. sözlüğü yıllardır okuyorum. bu değil yazarlık. "o gitsin, bu gelsin" deme demiyorum. söyle tabi ki fikrini, anlat, yap analizini. ama sadece kaybettiğimiz maçtan sonra yapma bunu. gel kazandığımız maçtan sonra da yaz, de ki "evet kazandık ama bu bu bu yanlıştı, eksikti vs."
    daha mantıklı, makul bir çerçevede yapalım sohbetimizi, tartışmamızı.
    okuduklarım karşısında kanım donuyor ya elimde değil. muslera'ya, gomis'e, fernando'ya, mariano'ya yazılanlar falan gerçekten sıkıntılı şeyler. allah bizi üst üste alacağımız iki mağlubiyetten korusun. şampiyonluk gider diye değil. şampiyonluktur, gider, gelir, kaybedilir kazanılır. ama siz ve sizin türevleriniz çoğalmayın diye allah bizi gerçekten korusun...
    sevgi & saygı...
  • 8243
    sözlükte, aleni bir şekilde takımımızdaki oyuncuları beğenmeme problemi var. sanırım bunun sebebi başarısız geçen sezon -ki bana göre sezon başarılı idi. zira lig bizim için amaç değil, araçtır ve asıl amacımıza ulaştık. üzerine bir de türkiye kupası kazandık- neyse efendim. nedendir bilinmez takımdaki oyuncularımıza karşı aşırı bir "beğenmeme" mevcut. gökhan zan'ı gönderelimciler mesela, e iyi gönderelim de gökhan zan'ın yarısı olamayacak serdar aziz'e 5 milyon euro isteniyor. elinde, verilen her görevi layıkıyla yapan bir oyuncun varken boşa para harcamak niye?

    veysel sarı eskişehir'deyken dilenelim, bize gelince "tarık'ı alalım, yetersiz." e bu adam galatasaray'a gelince mi yetersiz oluyor. eskişehir'de oynayan daniel alves değildi neticede. yine aynı veysel idi.

    ve son olarak (son değil tabi ki, daha çok örneği mevcut -muslera gitsin onur gelsin- gibi) burak yılmaz. adam en iyi yıllarını geçiriyor, takımın en golcüsü ama beğenilmiyor. ayıp. biraz elimizdeki değerlere sahip çıkmamız gerek. ve bunu da sözlük olarak, taraftar olarak öğrenmemiz gerek. başkasının elinde gördüğümüz oyuncağa ağlayan çocuklar gibiyiz. biz alınca biraz oynayıp bir kenara fırlatıyoruz. bu, her şeyden önce ayıp.
  • 1587
    içinde yazar olup yazı yazarken bazı hususlara dikkat edilmesi gereken sözlük.

    öncelikle edep,üslup ve anlayış ile başlarsak;

    "bir olgu üzerine en çok emek harcayan, o olguda en çok söz hakkı olandır" önermesi yanlış bir önermedir.

    "bir işi üreten insanların o iş üzerinde en çok söz hakkı olan insanlardır" diye bir önerme de bulunulamaz. örneğin, sokak çocukları nı kurtarma derneği, mücadeleleri esnasında yanlış yöntemler kullanıp yanlış işlere neden oluyor ise , benim bu iş ile ilgili hiç bir niteliğim olmasa dahi bu konuda söz söyleme ve eleştiri de bulunma hakkım vardır. işte buna özgürlük denir.

    tepki verme yöntemleri ve tepki konusunda aşırıya kaçılmaması hususu;

    sokak çocuklarını kurtarma mücadelesi esnasında ki emekleri konusunda hemfikirlilikleri var diye onlara duymam gereken ilk hissiyat saygı olamaz. ben yan fikirler ekleme çabası ya da yapılan emeğin yeterli olup olmadığı konuda fikirler sunulabilirim.

    bu eleştirilere başlarken o olguyu yapan, emek harcayan insanın hangi psikoloji ile ve hangi şartlarda bunu gerçekleştirdiği beni ilgilendirmez. çünkü, sosyal dokuyu tahrip etme hakları yoktur. tepkim zıt yönde tepki ile karşılanabilir ki bu da gericilik ve yobazlıktır.

    tepki sırasında bu insanların anlık hissiyatları da çok büyük yön verecekse ikili ilişkilerime, bu tür insanlarla ikili ilişkiler kurmam. beni dost olarak kabul etsin diye sosyal çevre nin ağzına sıçan sokak çocuklarını koruma derneği elemanlarına yalakalık yapmam olur biter. işte buna özgürlük denir.

    sürekli olarak hatırlamam gereken en önemli şey; ne olusa olsun doğrunun yanında olmaya çalışmaktır. işte buna özgürlük denir.

    yapılan eleştirilerde zaman olgusu;

    fikir belirtmek için her haltı en ince detayına kadar bilmek zorunda değiliz. o dernek üyeleri başları sıkıştımı "kamu hizmeti yapıyaarııızzz biiizzz" edebiyatı yapıyorlar ise, onlar kamuoyunu yaptıkları her iş konusunda en ince ayrıntısına kadar bilgilendirmek ve yaptıkları şeylerin doğruluğuna ve meşruluğuna ikna etmek zorundadırlar.

    ayrıca burası "sovyetler birliği" değil. ben de sadece "pravda" okuyup ona göre yaşamak ve hareket etmek zorunda değilim. galatasaray.org dan başka haber kaynaklarına inanma hakkım vardır. işte buna özgürlük denir.

    her olayı tüm detayları ile bilmediğim için düşünce beyan etme hakkıma karşı çıkılması ise "bal gibi faşizmdir"

    ayrıca rica ediyorum, şu ultraslan genel koordinatörlüğü meselesi ikide bir şu sözlüğün gündemine ve gözüne sokulmasın. beni ilgilendiren "eğitimli, kültürlü ve yurt içi ile yurt dışında saygın bir adam"ın "atanma kararnamesi"'nin altındaki imzalardır.
    (bkz: sebahattin şirin)
    (bkz: yılmaz tutuş)

    link'i de burda;
    http://www.ultraslan.com/oku.asp?okuID=1685

    bu durum, "eğitimli, kültürlü ve yurt içi ile yurt dışında saygın bir adam"lar için övünülecek bir durum olmayıp, aksine sıkıntı duyulması gereken bir durumdur.

    toplayacak olursak;

    böyle göbels vari entryler ile sözlükteki çizgi dışı düşüncelere sahip insanları dışlamaya ve susuturmaya çalışmak çok yanlıştır. galatasaray sözlük sanarak geldiğimiz bu yerde, galatasaray sözlük pankartı'nın altına "ua" yazılması sizleri kesmeyip, burasını ultraslan sözlük olarak kullanma arzusu var ise bunu, bu yönetemler yerine daha düzgün yöntemler kullanarak söylemek gerekir.

    not: kullandığım "sokak çocukları derneği" örneği farzi filan değil bizzat yaşanmıştır.
  • 10965
    18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı'ndan sonra açılan başlıklar ve entryler birbirimizi kırmaya ve laf sokmaya değil, daha seviyeli ve mantık içerisinde olursa daha şık ve kaliteli duracağını düşündüğüm platform. sonuçta insanların fikirleri farklı olabilir. kimse körü körüne bir olayı savunmaz. özellikle tudor konusunda arkadaşlardan daha anlayışlı ve yapıcı entryler bekliyorum.
  • 17018
    yazmaktan ve okumaktan feci keyif alınan classy sözlük.

    olaylar kısmında yapılan duyuruda reklama dair yapılan şikayetlere cevap verilmiş. uygulamanın yeni versiyonu olduğunu bilmiyordum. duyuruyu görünce eskisini kaldırıp hemen yenisini kurdum. gerçekten muazzam iş çıkarmışlar.

    yeni versiyonda ne bir reklam ne bir takılma. ayrıca twitter linklerine tıkladığımda sorun yaşıyordum, yeni versiyon ile beraber bu da çözülmüş.

    not: android kullanıcısıyım.

    teşekkürler canım sözlüğüm.
  • 5076
    x futbolcunun yerine muadil olarak gösterdigi y futbolcusunu, neden ve hangi mantikla muadil olarak gördugunu aciklamaya usenen ve isi bir bakiniz ile gecistiren yazarlari da barindirir. ayni renklere gönul verdigim sevgili yazar arkadasim, ortaya bir tez atip, baslik acip, savunma yapip bu argumana mantikli bir aciklama getir ki biz de okuyucu olarak ayni bokun lacivertini okuyup durmayalim.

    "melo kalmali" e kalsin amina koyim, kalsin. kalsin da niye kalsin? var mi kafanda farkli bir dusunce, bir sav? senin yazdigin "melo kalsin!!!" entarisinden 1000 tane yazmislar zaten. ayni bok farkli renk. "arda gelmesin!!" e o da gelmesin amk, ama neden gelmesin? "hakan balta yetersiz!!"oldu tamam hakan da yetersiz, peki neye göre yetersiz? seni bu fikre iten nedir? adamlarla antrenmana mi ciktin? bilmedigimiz bisey mi var? biz salak miyiz ki gecenin bu saatinde oturup, arastirip yazdigimiz tezi destekleyecek belgeler sunuyoruz? yazar olmak icin kac gun beklediginizi unutmayin da su sözluge biraz özen gösterin amina koyim.
  • 2048
    üye olmayanların da rahatlıkla takip edebilmesi için orijinal temadan vazgeçilip beyaz gibi temasıyla yola devam etmesini önerdiğim okul.

    orijinal temamız gerçekten çok yorucu. bir yerden sonra insanda okuma zevki bırakmıyor.

    beyaz gibi teması da yeterince galatasaray'ı simgeleyen tonlamalara sahip ve akıcı, şık, klas sahibi.

    amacımız galatasaray sözlüğü yükseğe taşıyarak, galatasaray adını yüceltmekse,

    bir adım ileri götürecektir bu adım bizi.

    *
App Store'dan indirin Google Play'den alın