• 49
    bir zamanlar avrupa sıralamasında en tepede idik, gerek ülkemizin ekonomik durumu gerek başarının istikrarını sürdürememek derken avrupa futbolu'ndaki baş ve baş altı takımlar dahil aramızdaki makas çok açıldı.

    şimdi kupa ve tarihsel başarı olarak değil de günümüzdeki kadro kalitesi, ekonomik gücü ve oynadığı futbol kalitesi açısından lig lig galatasaray'ımın muadillerini düşüneceğim.

    ispanya la liga için bırakın real madrid, fc barcelona falan bir sevilla bile değil, olsa olsa athletic bilbao'nun muadili sayılırız.

    ingiltere premier lig'de tepedeki 5-6 takımı geçtim, bir westham united, bir everton fc bile değiliz. olsa olsa crystal palace veya watford falan ayarındayız.

    fransa ligue 1'de asla bir olimpik lyon, as monaco, olimpik marsilya falan değiliz, belki montpellier veya nice ayarındadır takımımız.

    almanya bundesliga için konuşursak ne leipzig, ne bayer leverkusen, ne schalke seviyesinde değiliz. belki wolfsburg veya hertha berlin diyebiliriz.

    italya seri a için ilk 5 hayal. bir fiorentina bile değiliz. sassulo veya sampdoria desek yanılmış olmam.

    diğer avrupa ligleri için emsallerimiz dinamo kiev, cska moskova, braga falandır.

    acı ama gerçek, galatasaray'ım oyun ve kadro kalitesi açısından avrupa'nın en büyük 6-7 liginin hiçbirisinde puan sıralamasında ilk 4'e giremez, mümkün değil.

    o yüzden seviyemizi bilelim ve buna göre hedef koyalım, buna göre transfer yapalım vesaire.
    radamel falcao, henry onyekuru, mario lemina, jean michael seri falan galatasaray için 2 gömlek büyük oyuncular, gerçekçi olalım.
    kiralık, kiralık, kiralık...
    taşıma su ile değirmen dönmez.

    bakıyorum sekidika'ya, muhammed kerem aktürkoğlu'na falan burun kıvırıyor bizim taraftarlar.
    kardeşim genç ve potansiyel vaat eden böyle oyuncular bizim takımda ilk 11 olmasa da ilk 18'de forma şansı bulabilir; neymiş bizim seviyemizde değilmiş.

    senin seviyen ne birader, bizim seviyemiz ne?
    aha yazdım işte yukarıya, galatasaray artık şampiyonlar ligi seviyesinde bir takım değil, sıradan bir brugge takımı bile oynadığı futbolla rezil edebiliyor bizi.

    kendimizi uefa* takımları ile bir tutalım ve gerçekçi olalım artık.
    fatih terim hocamın dediği benim hayallerim dünyadan daha büyük sözüyle kastettiği şampiyonlar ligi kupasını kazanmak fikri, hedefi 2000'li yıllarda, mazide, hatıralarda kaldı artık, günümüzde böyle ütopik düşlere yer yok.

    yerimizi bilelim, planlamamızı ona göre yapalım.
  • 34
    son 6 seneye göz atalım;

    * 2014-2015: prandelli(5 maç) & hamza hamzaoğlu(1 maç) dönemi: arsenal-dortmund-anderlecht li cl grubundan 6 maçta alınan 1 puan ve -15 averaj ile şampiyonlar ligi tarihimizin en kötü performansı

    * 2015-2016: hamza hamzaoğlu(4 maç) & mustafa denizli(4 maç) dönemi: atletico madrid-benfica-astana lı cl grubundan 6 maçta alınan 5 puan ve -4 averaj ile 3. olup uefa'ya gidiyoruz ve lazio'ya son 32 turunda 1b 1m ile eleniyoruz.

    * 2016-2017: ffp cezası ile avrupa'dan men edildiğimiz sezon

    * 2017-2018: igor tudor (2 maç) & fatih terim dönemi: avrupa ligi 2. ön eleme turu östersunds'a 1b 1m ile eleniyoruz.

    * 2018-2019: fatih terim (8 maç): schalke- porto - l.moskova lı gruptan alınan 4 puan ve -3 averaj ile uefa'ya gidiyoruz ve benfica'ya son 32 turunda 1b 1m ile eleniyoruz.

    * 2019-2020: fatih terim (6 maç): real madrid - psg - brugge li gruptan alınan 2 puan ve -13 averaj ile şampiyonlar ligi tarihimizin en kötü 2. performansı. kayda geçen tek şey 1 gol atmış olmamız!!!

    hani bundan sonra transferlerde "galatasaray seviyesinde değil" yazarken 2 kere düşünün diye böyle ayrıntılı yazdım. gözünüze gözünüze sokmak için yazdım. galatasaray seviyesi bu işte, avrupa'da olduğumuz yer bu. önemsememiş gibi göründüğümüz uefa'da bile tur geçemedik son 6 senede. cl'ye katıldığımız her sezonu eksi(-) averajda bitirdik. (en son çıktığımız mancini'li sezonda da eksi averaj ile gruptan çıkmıştık). deplasmanda attığımız son gol 5 sene evvel yasin öztekin'e ait. taraftarın ballandırdığı gs seviyesi bu işte, avrupa kulüpler sıralamasında 64. sıraya kadar gerilediğimiz bir seviye. ama transferde öyle miyiz hiç en iyi çöp hangisi ise o gelmeli çünkü bize muassır medeniyetler seviyesine onlar çıkaracak! avrupa'da sürekli olarak tur geçen, cl'de itibar sahibi portekiz, belçika, hollanda takımları geri zekalı çünkü onlar nasıl olur da girişmez böyle işlere. alsanıza abi diego costa'yı, luis fabiano'yu falan niye gelişim çağında olan 18-19 yaşında çocukları oynatıyorsunuz?? ayıp değil mi oluummmmmm.
  • 86
    tüylerimi diken diken eden bir şey bu.
    bunu ne zaman duysam engelleye basasım geliyor.
    ne zaman hala drogba, sneijder, melo konuşulduğunu görsem kendimi duvarlara vurasım var.
    hatta fernandolu gomis'li kadro için de aynısını diyorum; o kadro için riva satıldı, parası gömüldü. gelinen noktada elimizde riva yok, alınan şampiyonluk paraları da giderlere gitti borç bile kapatamadik.

    sürekli yazmaktan sıkıldım ama artık şu rüyadan uyanılsa iyi olur. aramızda cebinde hibe edecek 50 milyon eurosu olmayan adam futbolcuları "galatasaray seviyesinde değil" diyerek eleştirmeyi bırakmalı. bizim seviyemiz bu. ya seve seve ya zorla öğreneceğiz. her sene 300-400 milyon lira borç yazan, teorik olarak batmış bir kulüpten artık melo, sneijder kalitesi beklemeyin.
    bekleyen de yillik 15 milyon euro maaş için, tahminen 30-40 milyon da o seviyedeki iki oyuncu için yatirsin kulübün hesabına.
  • 45
    iki metreye pas atamayan kazma stoperlerin bizde oynamasının çoktan geçildiği seviye. modern futbolda sadece ayağı düzgün diye kaleciler milyon eurolar ederken, topun genelde bizde kalacağı ya da bize bırakılacalığı maçlarda kazma bir stoper herşeyi berbat edebilir.

    belki de biz 96-00 takımını ve onun yaratıcısını benliğimize işledik, vasat sıkıyor, vasat altı kahrediyor.
  • 95
    sözlük ergenleri tarafından sıklıkla dillendirilen söz. üstelik inanıyorlar buna, tamam biz türkiye'nin en başarılı kulübüyüz ama bütçemiz belli, coğrafik konumumuz belli, ligimizin kalitesi belli. öyle her istediğin futbolcu buraya gelmez. gönül ister her gelen futbolcu ronaldo olsun messi olsun ama olmuyor.

    bırakın romantizmi, seviye olarak üst düzey topçular var ülkemize gelecek ama paran varsa bile beklersin 30+ yaşları.

    bugün bir futbolcu için galatasaray seviyesi değil diyen de aynı troll, 2 gün sonra 150 milyon euro diyen de aynı troll.
  • 39
    yine patlat vermiş kalip.

    115. yılında olan kulübümüzün seviyesi nedir, kimdir, neye göre belirleniyor anlamıyorum.

    sneijder, hagi, drogba, lemina bizim seviyemizin üstünde topçular deniyor, ahmet çalık, linnes, taylan, jimmy gibi topçularda seviyemizin altında olduğu iddaa ediliyor.

    seviye dediğimiz şey mecvut oyuncuların oluşturduğu bir ölçüt değil mi ?

    galatasaray bir bardaksa içine konan su oyunculardır. suyun kendisi belirlemez mi seviyeyi.
  • 90
    bazen elindeki oyuncuların doğru kullanımıyla artıp azalan seviye.

    son zamanlarda bu konuda en büyük örneği benim için chelsea'dir. frank lampard zamanında potansiyeli yüksek ama premier lig için yetersiz olarak görülen o kadro thomas tuchel'in gelişiyle şampiyonlar ligi almış ve premier lig'de de baskın bir oyun ortaya koymuştu.

    biz de yeniden yapılanma işine girdik ve potansiyelli bir kadro kurduk. şu an galatasaray seviyesinde değil denilen taylan antalyalı, berkan kutlu, emre kılınç, luyindama gibi oyuncular doğru dokunuşlarla elimizi oldukça güçlendirecek bir seviyeye gelebilir. evet takıma bir orta saha transferi şart ama her sorun transferle çözülemez bu da çok net.
  • 73
    günümüz itibarıyla anadolu takımı seviyesidir. hiçbir farkımız kalmadı. yemin ederim ki çoğu maçta arada bir fark göremiyorum. hani bilmeyen yabancı birisi maçlarımızı izlese kim büyük takım, kim değil bilemez. maç içerisinde rakip takımı istisnalar hariç hiç domine edemiyoruz. üzücü ama gerçek. başımızda fatih terim varken bu kadar aciz bir duruma düşeceğimizi tahmin edemezdim, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum ne yazık ki. ben yeniden avrupa'ya kök söktüreceğimizi, savaşan ve özellikle ligde yenilse bile rakip takımı domine eden bir galatasaray bekliyordum. fatih terim geleli 4 sene oldu. bunları hemen yapmasını beklemiyordum ancak geldiğimiz noktada bir şeylerin değişmiş olması gerekiyordu. umarım özlenen galatasaray geri gelir ve gerçekten bildiğimiz o galatasaray seviyesine döneriz. anadolu takımlarıyla başa baş oynayan değil, real'den 6 da yese bir sonraki maçta canını yakabilecek, arsenal'in elinden kupa alabilecek, karşımıza kim çıkarsa çıksın güven veren ve sonuna kadar mücadele eden galatasaray. bu galatasaray gerçekten utanç verici. takımın her bir parçası galatasaray'da olduğunu hatırlamalı. transfer olunca, ne kadar büyük bir takıma transfer olduğumun farkındayım demekle olmuyor o işler. icraat lazım.
  • 46
    birkaç maç takımın dördüncü stoperinin oynamasıyla aşağı düşmeyecek seviye. iyi oynar, kötü oynar bilemiyorum ama dördüncü stoperden de popescu performansı beklemeyin. 1996-2000 arasında stoperde dönem dönem şans bulan bekir, feti, ahmet yıldırım, hatta vedat falan da öyle müthiş oyuncular değildi. hatta bana futbolu sevdiren bülent korkmaz, o dönem zaman zaman yaptığı hataları şimdi yapsa gönderilmesi için kampanya düzenlenirdi. 2011-2013 arası oynayan semih, dany, gökhan da aynı şekilde. yapacak bir şey yok. iki stoperimiz sakatlandı. kalanlar oynayacak.
  • 32
    güncel seviye ;
    şampiyonlar ligininin açık ara en kötü takımı.
    türkiye liginin fiyat performans olarak en kötü takımı.
    benim asıl üzüldüğüm sadece adı var diye izlemeden getirilen oyuncular. en basitinden biz seri’yi,nzonzi’yi izlememiştik bonservisleri üzerinden goygoy yapıyorduk,seviniyorduk ama bu işin başındakilerde aynısını yapmış. oyuncuları çok değil 2-3 maç izlesen ne oldukları,nasıl oynadıkları az çok belli oluyor, kötü oyuncular diye demiyorum ama bizim oynadığımız,oynayacağımız oyuna uymuyorsa neden alıyoruz ki ? bunlar genç potansiyelli oyuncular olsa anlarım ama hepsinin ne oynadığı belli yıllardır böyle oynuyorlar nasıl böyle amatörlük yapılır inanılır gibi değil.
  • 100
    şunun artık tam tanımını birisinin yapması gerekiyor. misal bu sezon kadroda mata, icardi, torreira, mertens vs gibi yüksek seviyeli oyuncular var ve bunlara gelen eleştirilerin bile haddi hesabı yok. diğer tarafta berkan, taylan, emre kılınç vs. gibi oyuncular var aynı şekilde onlara da eleştirinin haddi hesabı yok.

    bir transfer döneminde gideriz morutan, cicaldau, boey alırız derler ki "galatasaray seviyesinde değiller, biz yıldızlarla oynarız". bir transfer döneminde gideriz icardi, mertens, oliveira alırız bu sefer de derler ki "bunlar yaşlı bizim yetiştirici takım olmamız gerekiyor". işte ajax modeli, brugge modeli ıvır zıvır. ben bazı şeyleri kaçırıyor ya da karıştırıyor olabilirim ama cidden bu seviyenin tam bir anlamının olması lazım. kim neye göre galatasaray seviyesinde değil ya da seviyesinde?

    konu başarı endeksliyse zamanında sneijder, melo, belhanda gibi bize sayısız kupa kazandırmış futbolculara bile neler neler deniyordu. ben bu futbolcularda dahi "seviye" muhabbetlerinin döndüğüne şahit oldum çünkü. artık bu seviye mubabbeti çok yoruyor farkında mıyız ya da çok mu zorluyoruz?

    https://youtu.be/UZN7AESsjpo
  • 50
    günümüzde 2 şeyle ölçülebilir:

    1) gelenek
    2) ekonomik güç

    1. ölçümde dünyada dahi galatasaray'ın yanına yaklasabilecek çok az kulüp vardır. çünkü 100 yıllık bir kulüpten değil 500 yıllık bir gelenekten alır gücünü. fakat para etmiyor tabi. amatörlerde yitip giden nice asırlık çınarlar gördük.

    2. ölçümde ise ne yazık ki 5 büyük ligin küme düşme adayı takımlarıyla bile yarışamaz durumdayız.

    üstelik onlar kötü ekonomilerine rağmen iyi işleyen bir alt yapı-scout ekibi ile götürebilirken biz 10 senede 1 ozan çıkardığımız, marcao-garry-henry bulduğumuz için seviniyoruz.

    bu konuların mutlaka üstüne gitmek gerek.

    fakat oynanan oyunla ölçülebileceğini düşünmüyorum.

    örneğin 19-20 için, ilk yarıda oynadığımızı mı baz alacağız yoksa 2. yarı 8'de 8 yapanı mı?

    veya 2010-11 galatasaray'ı mı, yoksa 3 ay sonraki 11-12 galatasaray'ı mı?

    oyun çok değişken, kısa sürede bu kadar oynayan bir değişkenle olcemeyiz.

    henry, lemina, seri bunlar bizim seviyemiz oyuncular ancak buradaki nokta adamları epl, serie a, la liga yapmadan bulup alabilmek.

    dembele'yi bulduk almadık, haland'ı bulduk alamadık.

    ama marcao, luyindama veya epl yapmış olsada henüz piyasa yapmamış henry doğru işler.

    ozan'ı çıkarmak, hemen arkasından emin'e şans vermek doğru işler.

    bu yollarda daha çok mesafe katettmek gerek.

    koca bayern münih bile "biz 100 milyonluk oyuncu almayız, 100 milyonluk oyuncu yaratırız" diyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın