• 24352
    vallahide billahide mariano, feghouli, belhanda, falcao gibi uçuk ücretler alıp sezonda 10 mac iyi oynayacaklar diye tuz yumurtlamaktan bıktım. biz adamlara yıl boyu, her maç kaliteli ve belirli standartların üstünde oynasınlar diye tonla para dökelim ama is sahaya gelince 9 doguralim. seneye mariano'yu falcao' yu takımda tutmaya devam edeceksek bosverelim.

    selcuk' u, ahmet' i, linnes' i, şener'i, emre' si, jimmy's, falcao, belhanda, feghouli, mariano, nagatomo, babel, maicon, diagne' si bir an önce gitsinler bu takımdan. aldıkları maaşlara bak, ortaya koydukları performanslara bak.acda çektiğimiz şutlar o kadar acizdiki, sanki yüz kiloluk kaya parçasını ayaklarıyla itmeye çalışıyorlardı. onlar nasıl cılız, kalitesiz şutlardi. yapılanmaya gitmezsek eğer kadro anlamında benzediğini bjk'den malı anlamda da farkımız kalmayacak.

    millet 18yasinda çocuklarını, ister mecburen deyin, ister kendi radesiyle deyin, sahaya sürüyor artık. biz ise takımda stoper olan tek oyuncu dahi olsa yaşı küçük diye maça dahil etmıyoruz. geçen haftadan hakemlerin niyetini biliyorken bu hafta neden hakameden hakkaniyet, adalet bekliyoruz anlamak çok güc. bulduğunu atacaksın. acimayacaksin. rakibe ayıp olurmuş şu olurmuş bu olurmus.

    donk, muslera, mariano, luyindama, henry, lemina dışında bir tane yabancı oyuncuyu tutmam takımdan satar geçerim. sinirden, üzüntüden ne yazacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum. hakem konusuna girmek istemiyorum bile. hem hakemlerin nasıl olduğunu bileceğiz nede şikayet edeceğiz hemde onlardan adil yonetim bekleyeceğiz.
  • 24353
    tüm sakatlıklar ve tetikçiler bir yana;

    ikinci yarıda muazzam bir performans ortaya koymuştu. son yirmi yıl oynadığımız tüm takımları net bir şekilde izledim ve en iyilerinden biri olduğunu, kısa süreli bir performans da olsa söyleyebilirim. pandemi sonrası diğer takımlar gayet normal dönmüşken, topa bu kadar hakim ve şiir gibi oynayabilen seviyeye gelmiş takımın böylesi bir düşüş yaşamasını teknik olarak kendime kabul ettiremiyorum.
  • 24354
    su tabloyu gorunce keske lig iptal ya da tescil edilseydi de basaksehir mi, trabzon mu, kime verilirse verilseydi sampiyonluk diyor insan. en azindan muslera sakatlanmazdi. ama ben (muslera’nin sakatlanmasi haric) bu tabloyu tahmin ediyordum. cunku galatasaray ozellikle fatih terim’in son iki donemini varsayarsak amerika’lilarin deyimiyle tam bir “heating up” takimi. heat bildiginiz uzre isinmak demek, yani demek istedigim galatasaray mac kazandikca form tuttukca kazanan ve seriye baglayan bir takim oldu hep. ozellikle son yillarda ligin ikinci devresi bu boyle. ama araya ne zaman bir tatil, milli ara, bok pusur girse o isten en zararli cikan takim galatasaray oluyor. bunda en onemli etken bence takimin fatih terim’den aldigi motivasyonu kaybetmesidir.

    ocak ayindan mart ayina corona virusunun pandemi ilan edilmesine kadar gercekten cok buyuk cikis yakalamistik. corona denen bela gelip uc ay futbol musabakalarini durdurmasa bu sezonda sampiyon olup kuslarin ve hamsilerin aglamalarini izleyecektik. kadikoy’de aldigimiz galibiyette pastanin ustundeki cilek olacakti. simdi umarim malum kaba organ olur bu entryi yerim ama gorunen koy kilavuz istemiyor. bu uc ay bariz bizi dagitti ustelik surekli sakat vermeye basladik. bu saatten sonra galatasaray’i sampiyon yapacak yegane sey atesli taraftar destegi. ama malum bunu stadyumda yapamazsin cunku maclar seyircisiz. artik floryaya gidip (sosyal mesafe ve maskelerle) oyunculara moral vermek eldeki tek cozum. evden cikmak istemiyorsan yapmazsin ama dedigimin disinda bu los be bos seyircisiz maclarla galatasaray hele ki kalecisiz galatasaray mac falan kazanamaz. sampiyonluk umit ederken bir bakmissin ucunculuk bile hayal olur.
  • 24355
    galatasaray'ın en büyük zaaflarından biri ana hedeften uzaklaştı mı takımın düşmesi idi. mevcut durumda şampiyonluk zor, bunu oyuncular da biliyordur. ancak hızlı bir şekilde hedefin revize edilmesi, en azından 3.'lüğün ana hedef olarak belirlenmesi ve buna göre motivasyonun sağlanması gerekiyor. aksi takdirde bu takım tepe taklak aşağı gider. trabzon'un cezası ile gelecek olan bir şampiyonlar ligi ön elemesi, oradan uefa gruplarına gitmek galatasaray için transfer acisindan da avantaj olacaktir.
  • 24358
    bu saatten sonra lig sıralamasında bulunduğu konumu korusun yeterli. niye böyle söylüyorum? galatasaray'ı az çok tanıyoruz. şampiyonluktan uzaklaştı mı tepetaklak olur. önümüzde çok zorlu maçlar var. sakat ve cezalı oyuncularımızın hızına yetişmek mümkün değil. bu haftaki firelerimiz; mariano, ahmet ve falcao. bunlar yetmezmiş gibi üstüne bir de hakemler doğrama yapıyor. bu şartlar altında 4.lük bile iyidir.

    edit: noktalama işaretleri
  • 24359
    2019-2020 sezonunu çölde gezen bahtsız bedevi gibi geçirmektedir.

    iki stoperi sakatlık dolayısıyla sezonu kapattı, üstüne kalecisi de hem bu sezonu hem de önümüzdeki sezonun ilk yarısını kapattı. forvetlerinden birisi ligi ilk yarısında formda değildi (kamp ve ilk haftaları kaçırdı). diğer forveti iki kere aynı ağır sakatlığı yaşayıp toplamda 6 ay üstü sakatlandı.

    başkan ameliyat üstüne ameliyat geçiriyor. hoca korona tedavisi görüyor. gak diyene pfdk haftalarca ceza veriyor. sürekli birileri en azından sarı kart cezalısı.

    tüm bunların üstüne, tff ve mhk tüm silahlarıyla üzerine gelip maçlarda doğruyor takımı. takım ne zaman ivmelense yabancı sınırı yaygarası kopuyor.

    bu kadar olağanüstü durum bir araya gelince takımım mevcut konumu çok da yadırganmamalı. şampiyon olmak için sonuna kadar kovalamalıyız ancak olmasak da çok büyük hayal kırıklığına kapılmamalıyız. belli ki zaten şampiyon yapılmak istenen başka bir takım var.

    trabzon’un cezası onanırsa ön eleme ile en kötü şampiyonlar ligine katılmak bizim için iyi bir teselli olacaktır. seneye için ise bu statik/durgun oyunu bertaraf etmek için transferler yapılmalı.
  • 24361
    şu anki durumu resmen tüm önemli subaylarını kaybetmiş bir ordu kıvamındadır. çoğunluğu sıradan askerlerin oluşturduğu ve topçunun yerine aşçının, okçunun yerine bulaşıkçının yer alacağı bir toplama ekiple haftaya güçlü savunması olan bir şehri kuşatmaya çalışacaktır. bu fetihe kalkışacak fatih de başındadır.
  • 24363
    şampiyonluk ihtimali olmayan takım. bu yıl şampiyonluk yarışı damat ile göksel arasında. kim galip gelir bilmem ama sanıyor musunuz galatasaray haftaya hakeme rağmen başakşehir'i yenebilecek. hayır, im-kan-sız.

    edit: üstelik yense bile kalan puan farkı 5 olacak yani kalacak olan 5 haftada başakşehir bir maç daha kaybedip bir de berabere kalacak. yapmayın abi, gerçeklere dönün.
  • 24364
    şampiyonluk ihtimali sifir olan takımımız maalesef. dün o şerefsizlik yapılmasaydı veya kulüp çıkıp itiraz etseydi oturup konuşurduk. dün yenmiş olsak başakşehir ile 6, trabzon ile 4 olacaktı puan farkı. fatih terim ve galatasaray'ın birleştiğinde oluşan o winner olgusu kupayı alıp gelecekti. yanıyorum, çok üzülüyorum. aklıma konya ve ankaragücü maçları geliyor deliriyorum. allahım büyüksün.
  • 24365
    trabzonspor'un avrupa kupalarından men edilmesi ihtimalini hiç de yabana atmaması gereken takım. ligi en azından ilk üç içerisinde bitirmek ve şampiyonlar ligi hedefini sonuna kadar kovalamamız gerek.

    covid-19 sürecinde daralan ve muhtemelen de daralmaya devam edecek gelirleri düşününce avrupa arenası özellikle şampiyonlar ligi katılan her takım çok büyük avantaj yakalayacak. döviz kurlarının bizim gibi olduğu ülkeler için önemi bir kat daha artıyor.

    (bkz: süper lig 2019-2020 sezonu)
  • 24366
    bu sezon da şampiyon olacağına dair umudumu koruduğum takım. sebebini açıklayacak olursam, mağduriyetten güç doğar. 2017'de mağdur olduk, 2018'de şampiyon olduk. 18-19 sezonunun ilk yarısı düdükler hep aleyhimizeydi, en kritik maçta lehimizeydi. bu sezon da son iki maçta hakkımızın yendiği açıkça herkesin gözüne sokuldu. kalan haftalarda hakemler ortada olan kararları aleyhimize çalmayacaklar. ben başakşehir'i önceki senelerde de rakip olarak görmedim, şimdi de görmüyorum. onlar sonunu getiremezler, onların olayı budur. taraftarsız takımın şampiyonluğu kimsenin işine gelmez, şampiyon olmak için kurulmadılar. rakibimiz sadece trabzon ve içeride onları yendiğimizde puan farkı üç olacak ve ikili averaj üstünlüğü bizde olacak. planlar sadece bir takımı şampiyon yapmak üzerine yapılmıyor. heyecanı yüksek tutmak ve şampiyonluk mücadelesini son haftalara taşımak üzerine yapılıyor. yöneten kişiler bir şeyin fanatiği olmazlar, onlar sadece paranın fanatiğidirler.
  • 24367
    imkansızlıklar plan yapmamızı engelliyor, plansızlık imkansızlığı besliyor. böyle bir kısır döngüde yıllardır gidiyoruz.

    aslında dar imkanların fırsata dönüştüğü, üretmek zorunda kalanın iyi-kötü ürettiği ve bu sarmaldan kurtulduğu örnekler de var önümüzde. trabzonspor eğer zor duruma düşmeseydi, bir yaz transfer döneminde başka bir trabzonspor'u transfer ettiği günlerden daha düşük profilli ve/veya genç oyunculara yönelir miydi? sanmam. ama kısıtlı imkanlar ve kısıtlamalar bizde maalesef aynı etkiyi oluşturamıyor.

    derdim "3'e alalım 20'ye satalım" futbolcuları bulmak da değil. o da var tabii ama sadece o değil. derdim özetle; oynamaya çalıştığımız oyunun aşağı yukarı belli olduğu, o oyunu oynamaya uygun ve 3-4 yıl kendisini geliştirerek takımda devam edebilecek 7-8 futbolcuya sahip bir takıma sahip olmak. "ulan bu da laf mı, bunu kim istemez" diyecekler için detaylandırıyorum.

    2017 yazında dursun özbek'in kifayetsizliğe dur demek için kontrolsüzlüğü seçtiği, cenk ergün'ün galatasaray'ın parasıyla kahraman ilan edildiği bir revizyonu yaşadık. kontratlar feciydi, bonservis ücretleri havalara saçıldı ama oluşturulan kadronun kahir ekseriyeti, eğer çok geç kalınmazsa, elden bonservis bedeli kazanarak çıkarabileceğimiz oyunculardan oluşuyordu. nitekim n'diaye, gomis, garry ve fernando satışlarıyla fena olmayan bonservisler de kazandık. hoca'nın şapkadan çıkardığı ozan kabak cabası oldu. bu saydığım isimlerden toplamda 47 m euro bonservis geliri elde ettik.

    eleştirilerimin başlayacağı ve somutlaşacağı yer tam da burası.

    - 2018 ocak ayında son dakika pansumanı olarak nagatomo'yu kiraladık. iyi de katkı verdi, şampiyonlukta rol oynadı, eyvallah. ama linnes'in sol bekte oynaması söz konusu olduğunda "ben orada hep sol ayaklı oyuncuları tercih ettim" diyen fatih hoca ve dahi beklerini ofansif oynatmasıyla maruf fatih hoca varken, neden 32 yaşındaki sağ ayaklı ve savunmacı bir beke, 2.5 m euro bonservis ve 2 m euro garanti ücretten 2 yıllık kontrat verdik?

    - sahaya 4-3-3 ve türevleri şeklinde dizileceği çok belli olan bir takımken, santranın bizim kale tarafında hiçbir vasfı kalmayan emre akbaba'ya neden 4 m euro bonservis verdik?

    - garry rodrigues'ten gelen 9 m euro ile santrfor ihtiyacımızı rahat rahat karşılayabilecek durumdayken, ozan kabak'ı neden alelacele gönderdik? elde ettiğimiz altın değerindeki parayı neden yan semtteki diagne'ye gömdük? ozan'ın satışını en azından yaza saklasaydık ve o bonservis gelirini yaz transfer döneminde daha geniş zamanda kullansaydık daha iyi olmaz mıydı?

    - onyekuru'yu kiralayamamışken, 2 yıldır hücum aksiyonlarımızdaki belki de en kilit bölgemiz olan sol forvete attığı gol sayısı savunma arkasına yaptığı koşu sayısından fazla olan babel'i transfer ettik?

    - sol beke 1.9 m euroya transfer edilmiş, yıllık 800 bin euroya oynayan bir novak bulmak bu kadar zor muydu?

    - falcao tüm o taraftar goygoyuna rağmen bizim oyunumuz için doğru oyuncu muydu? sakatlık yatkınlığı ve yıllık korkunç maliyeti düşünülünce bize sportif ve finansal olarak daha uygun bir seçenek bulamaz mıydık? eğer aradığımız forvet tipi falcao ise onun alternatifi olarak neden alakasız tarzda bir oyuncu olan andone'yi kiraladık?

    - oynamaya çalıştığımız oyunun sağ bekte vücut bulmuş hali ve oyun planımızın en kritik unsurlarından mariano kariyer sonuna yaklaşırken oraya o tarzı devam ettirebilecek bir alternatif bulma yoluna neden gitmedik? içi geçmiş, en iyi zamanında bile bizim oyunumuzla uzaktan yakından alakası olmayan şener'i neden transfer ettik?

    birkaç madde daha vardı aslında ama burada kalsın. özetle; zaman zaman anlık kararların heyecanına kapıldığımızı, biraz daha sabırlı davransak çok daha büyük avantajlar elde edebileceğimiz durumlarda acele edip büyük fırsatlar kaçırdığımızı, taraftara kulak vererek duygusallıkla yanlış kararlar aldığımızı, ffp kısıtlamasını bir öz disiplin oluşturarak avantaja çevirebilecekken kendi elimizi kolumuzu bağladığımızı düşünüyorum. çok daha dar imkanlarda türk futbol tarihinin en iyi kadrosunu oluşturabilmiş hoca'nın ffp mazeretini normalden fazla sığındığını düşünüyorum. yapılan bazı as ve çoğu alternatif takviyelerin oynamayı istediğimiz ve planladığımız oyunla uzaktan yakından alakası olmayan oyuncular olduğunu düşünüyorum.

    luyindama-marcao kazanımları, ozan kabak mucizesi, onyekuru aidiyeti gibi bir dolu olumlu iş de var tabii, onları es geçmek insaflı bir yaklaşım olmaz. her şeyi geçtim, maddi ve manevi kazanımları itibariyle paha biçilmez 2 tane şampiyonluk kazandık. ama geldiğimiz noktada yine 2020-21 yaz transfer döneminde neredeyse yeni bir takım kurmak ve üstelik bunu da eldeki bir-iki para eder oyuncuyu elden çıkartarak yapmak zorundayız. daha farklı olabilir miydi? bence olabilirdi.
  • 24369
    covid-19 belası olmasa 2019-2020 sezonunu çok büyük ihtimal şampiyon tamamlayacak takımdı.

    2019-2020 sezonunun 28. haftası sonunda üstündeki takımlarla toplam puan farkı 16. işimiz imkansıza kaldı diyebiliriz.

    ancak covid-19, uzun süreli sakatlıklar, cezalılar, hakem kıyımları bir kenara uzun zaman sonra ilk kez takımımız bir oyun kimliği oluşturdu.

    şampiyon olduğumuz sezonlarda dahi bunu elde edememiştik. bu sebeple çok maceraya girmeden bu sistemi oynayacak oyuncular ile yola devam edip eksiklikleri tamamlayabilirsek 2020-21 sezonunu rahat şampiyon tamamlayacak takımdır.

    #hedef23
  • 24370
    gelecek için her türlü umut vaat eden takımdır. federasyon, hükümet ve mhk her sezon bizi "frenlemeye" çalışıyor. bunun üstüne, rezil ilk yarı performansımız hepimize "her sene aynı terane" dedirtiyor.

    tüm bu eksilere rağmen ligi parçalayacaktık. covid elimizden aldı. bu sene olan oldu, başı eğmeden şampiyon olamasakta çabalamalıyız.

    gelecek sezonlarda yukarıda söylediğim unsurlardan 1-2 tanesinin çıktığını düşünün? (buna hükümette dahil)
  • 24371
    bu sezon için matematiğin elverdiği noktaya kadar şansını zorlaması, teslim olmaması gereken takımdır. daha önce de yazıldığı gibi pandemi öncesi oyununu tekrar oynayabildiği takdirde 2020-2021 sezonunu domine etmeye adaydır. 8 mart 2020 sivasspor galatasaray maçı'ndaki futbolun tadı damağımda kaldı. berabere kalmış olmamıza rağmen oynanan oyundan inanılmaz zevk almıştım. şampiyon olduğumuz son iki sene bile bu oyunu deplasmanda hiç oynayamadık, hep iç saha faktörüyle işi götürdük.
  • 24372
    hayalim sağlığı elverirse mustafa cengiz başkanlığında fatih terim'in ikinci başkan ve futbol komitesi başkanı olduğu, abdürrahim albayrak'ın kendisinin yardımcısı olduğu bir yönetim kurulması. basketbol ve voleybol için bir yönetim kurulu üyesi, diğer amatör sporlar için bir yönetim kurulu üyesi oluşturulması. hocayı çok severim, ama kendisinden başkan olmaz diye düşünüyorum. sportif direktör de olmaz. ancak gerektiğinde çıkarıp masaya vuracak bir ikinci başkan, futbolu yönetecek, yurt ici yurt dışı ilişkileri ile planlamasını yapabilecek, tüm mesaisini altyapı ve üstyapının planlamasına verebilecek bir yonetici cok iyi olur. bir nevi eşbaşkanlık...
  • 24373
    çok fazla kiralık futbolcusu olan takımımız. ayrıca aidiyet duygusu olmayan, kendini zerre kasmayan, bu formayı hiç hak etmeyen futbolcularımız da var, maaş yükünü arttıran futbolcular da var.

    gelecek sezonu şimdiden düşünmek lazım, iyi bir kadro kurmak lazım, adam akıllı, bu formayı hak eden, hakkını verecek futbolcuları transfer etmemiz şart. ffp'nin esnetileceği söyleniyor bu nedenle bunu değerlendirmek lazım ama nokta atışı transferler şart oğlu şart.

    mesela saracchi, belhanda, belki feghouli, sakatlıktan bir türlü çıkamayan falcao. bunlardan direkt kurtulması lazım galatasaray'ın. kalecimiz 2021'in başına kadar yok, sağlam kaleci şart.

    daha babel, diagne falan var, yanılmıyorsam maicon da hala bizim futbolcumuz. off off...

    tam rahatladık diyeceğiz ama yine başa dönüyoruz sanki. 2019-2020 sezonu bitirdi bizi. ligin en yüksek bütçeli ve kağıt üzerinde en sağlam kadrosu 17-26 haftalar arası kendini bulabildi anca. çok sağlam bir kadro kurulması lazım.
  • 24374
    transfer döneminde gelecek yılları da düşenerek oluşturulması gereken takımdır.

    bence,

    muslera,
    luyindama,
    marcao,
    saracchi,
    lemina,
    falcao,
    donk takımda kalmalı

    ve

    feghouli,
    belhanda,
    diagne,
    babel,
    linnes,
    mariano,
    jesse ile yollar ayrılmalı.

    bu satışlardan 20-25 milyon euro gibi bir gelir elde edilebilir. ki bence oldukça iyi bir bütçe. tabi futbolcu satışı konusunda pek becerekli değiliz ama gerçekleşirse;

    yabancı sağ bek
    yerli sağ bek
    yerli stoper
    yabancı ortasaha
    yerli ortasaha
    yabancı sağ kanat
    yerli sağ kanat almalıyız ve 8+2'yi doldurmuş oluruz böylelikle. peki 8 kişilik ilk 11 oyuncuları kimler olabilir. ben kesinlikle muslera, luyindama, marcao, lemina ve falcao'nun olması gerektiğine inanıyorum. kalan 3 yabancı oyuncu ise sağ kanat, sağ bek ve ortasaha'da olmalı diye düşünüyorum. açıkçası saracchi'nin yeteneğini tam olarak görme fırsatımız olmadı ama bugüne kadar ki performansını pekala süleyman luş'da gösterebilir diye düşünüyorum. dolayısıyla yedek kulübemizde donk ve saracchi olmalı.

    baktığımızda sol bek için süleyman, saracchi ve ömer rotasyonu iş görebilir. keza ömer emre kılınç ile sol kanat rotasyonuna da girebilir. donk'tan vazgeçilmemesini isteme sebeplerimden biri de görev aldığı her pozisyonda en iyi performansını verebilmesi. stoper, bek, ortasaha, forvet farketmiyor. üstelik takımı çok sahiplenmiş ve gençlerle de ilişkileri epey iyi, takımın bir nevi abisi normalde hiç sevmem bu tabiri fakat başka tabir bulamadım :)

    kalede muslera ve okan bence yeterli hala ancak muslera'nın sezonun başında olmayacağını varsayar isek ki umarım iyileşir. bence ucuz ama tecrübeli bir kaleci alabiliriz şöyle 6 aylık falan. muslera döndüğünde kendisi 8+2+2'nin son 2'sine çekilmiş olur. beto haberleri var, doğruysa iyi iş olur.

    stoper ikilimiz gayet ama gayet iyi, bence türkiye liginin epey üstünde ikisininde çok yüksek bedeller gelmeden asla satılmaması gerektiğine inanıyorum. onları yedekleyecek isimler donk ve emin ancak ben sağ beki ve kadro genişliği açısından kaan ayhan transferinin vaktinin geldiğini düşünüyorum.

    sağ bekten bahsetmişken linnes, mariano ve şener ile yolların ayrılması gerektiğine inanıyorum. 11'de oynaması için bir yabancı oyuncu ile onu yedekleyecek genç bir yerli oyuncu alınması taraftarıyım. eğer alınırsa kaan ayhan stoper bölgesi ile sağ bek pozisyonunun da rotasyonuna girecektir.

    6 numara bölgesinde lemina eğer sakatlık yaşamaya devam etmeyecekse yeniden bizimle olabilir. takımı sahiplenişi ve yüreğiyle oynaması, üstelik iyi oynaması hepimizi sevindiriyor zaten. onu yedekleyecek ilk isim stoperleri de yedekleyen donk olmalı yine, bu mevki için gözümüz asla arkada kalmayacaktır.

    futbol bir takım oyunu ancak ben özellikle 8 ve 10 numara mevkilerini epey önemsiyorum. bu bölge transfer sezonunda en çok zorlanacağımız bölge bana göre. aslında 8-10 şeklinde ayırmayı sevmiyorum biz buna bir adet çift yönlü, bir adet ofansif ortasaha gözüyle bakalım. ofansif ortasahamızın bir numaralı yedeği emre akbaba, çift yönlü ortasahamızın da taylan antalyalı ancak bu mevkilere kesinlikle işinin ehli oyuncular bulmalıyız. açıkçası burada biraz karışıyor işler çünkü mert hakan'ın fenerbahçe'ye transferi yerli türk ortasaha oyuncusu bulma konusunda bizi biraz zorlayacak. belki şuan aklıma gelen bir isim olmadığından da böyle söylüyor olabilirim. ancak olursa aslında çok beğenmememe rağmen hakan çalhanoğlu çok faydalı bir transfer olur. peki beğenmiyorsam neden istiyorum, şöyle söyleyebilirim. birincisi piyasada "bu pozisyonda kendisinden daha yeterli" yerli bir oyuncu bulamayız. ikincisi duran topları iyi kullanıyor ve bu bizim en büyük eksiklerimizden biri. ayrıca fiziğini ve şutlarını da iyi buluyorum. ofansif ortasaha transferinde hakan çalhanoğlu ismi olursa, ki çok zor biliyorum. çift yönlü ortasahamızı yabancı bir oyuncu ile doldurabiliriz.

    sol kanat tartışmasız emre kılınç olmalı, onu yedekleyecek isim sol bek rotasyonunda da bulunan ömer bayram olabilir. keza hakan çalhanoğlu tranferi yapılabilirse forvet arkasına emre akbaba çekilerek hakan sol kanatta da oynayabilir. dolayısıyla birbiri ile bağlantılı gayet güzel bir rotasyon oluşmuş oldu.

    sağ kanat için yerli ve yabancı transfer gerekli, şuan için aklıma gelen bir isim yok. belki trezeguet olabilir ancak fenerbahçe ile görüştüğü bilgisi var. öncelikli mevkisi sol kanat fakat sağ kanatta da oynayabiliyor, ki bu sezon maçlarının çoğunu sağ kanatta oynadı. onu yedekleyebilecek bir yerli sağ kanat bilemiyorum, özellikle gurbetçi oyuncularımız içerisinden pekala iyi bir alternatif bulunabilir.

    santrafor için radamel falcao gibi dünyanın en manyak oyuncusuna sahibiz ancak pek bir performans göremedik ve çok üzülüyorum artık bu duruma. gerçi bakıyorsunuz 111,3 dakikada 1 gol atmış, sörloth ise 128,9 dakikada 1 gol bulabilmiş. tabi şunu unutmamak gerek ki sörloth'un takıma katkısı ve getirdiği kritik puanlar önemli rol oynadı ancak ben falcao'da henüz böyle bir olaya rastlamadım. hocanın kararı ne olacak merak ediyorum, takımdan ayrılabilir ve açıkçası çok da üzülmem çünkü yüksek maaşı var ve karşılığı gelmedi. eğer ayrılırsa akıllanmayıp cavani'yi getirelim demeyeceğim tabi, şöyle heybetli ve çalışkan bir santrafor almalıyız. kalırsa da performans beklemeye devam ederiz en kötü. yedekleme açısından adem büyük ile devam edilebilir fakat adem ancak 3.yedek olabilir. bize kesinlikle iyi bir yerli santrafor gerekli ancak günümüzde iyi yerli santrafor kalmadı. bunu nasıl çözeriz bilemiyorum.

    bu takım önümüzdeki yıl en az 10 puan fark atabilecek kadar iyi yapılanmalı ve iyi oynamalı. sezon başı, sakatlık, hakem, oyuncu kavgası bilmem ne hiçbir şey umrumda değil. bu takım yıldızından, bilmem kaçıncı yedeğine kadar çatır çatır oynamalı.
  • 24375
    daima dikenli yollardan geçerek zaferlere ulaşan takımdır. öyle başkaları gibi, yedi düvelin bir araya gelip şampiyon olması için uğraştığı takımlara benzemez. tam tersi, yedi düvelin bir olup başarısını engellemeye çalıştığı takımdır galatasaray.

    bir zamanlar sevgili harry kewell'ın da söylediği gibi türkiye'de futbol galatasaray'a karşı oynanan bir oyundur.

    bu arada kendisine karşı bir olmuş yedi düvele karşı şampiyonluk kazanmak derken;

    (bkz: 2018-2019 sezonu şampiyonu galatasaray/#2893674)

    imparatorun da dediği gibi unutmadan, unutturmadan...
App Store'dan indirin Google Play'den alın