• 41101
    yapılması gereken transferlere bakalım.

    tüm kadroyu koruyup sadece mevki açıklarını doldurmak için gelmesi gereken oyuncu sayısı : 4
    yaşlı ve/veya artık takımın seviyesine adapte olamayan oyuncuların gönderilmesi ve onların yerine alınması gereken oyuncu sayısı : 4 (ilkay - günay - kaan ayhan - apokerim)
    takımda değerini bulmuş ve teklif de varken satılması gereken oyuncu sayısı ve buna binaen onların yerinin doldurulması gerekeceği için diger transferler : 3 (barış, davinson, sallai)

    şimdi, sırf gelmesi gereken 11, gitmesi gereken ve gitmesine onay verilmesi mümkün olan 7 oyuncu var. buna jelert ve nelsson dahil değil. gitse neden gitti ? demeyeceğim jakobs dahil değil.

    bunları da dahil ettiğimizde takıma 11 oyuncu alıp, 10-11 oyuncuyu da başarılı bir şekilde satacak bir yönetim galatasaray tarihinde hiç olmadı. bu sebeple, serbest düşüşün en az iki üç yıl süreceğini bunca yıllık galatasaraylılığımla görebilmekteyim. malesef ki yöneticilerimiz bu külübü bizim kadar sevmiyorlar.
  • 41102
    https://gss.gs/zeU.jpeg

    bugün istiklal caddesinde geziyordum, görünce çekmek istedim. ne olursa olsun hamurumuz böyle yoğurulmuş bizim o yüzden aşağısını kabul edemiyoruz. maalesef işin içine siyaset özellikle bu sene bodoslama girdiği için çok hevesim ve isteğim yok lig için ama tünel ne kadar karanlık olursa olsun ucunda ışık her daim var.

    siz de biraz kendinize gelip silkelenin takım ya. olmayanı değil olanı istiyoruz onu da göstermek sizin göreviniz.
  • 41104
    rakamlar belki aldatıcı olabilir. xg zaten işe yaramaz bir veri. bu veriyi sadece bir kıyas yapabilmek için paylaşıyorum. llm’e galatasaray'ın 2022-2023 sezonundan bu yana sadece süper lig maçları baz alındığında en yüksek gol beklentisi (xg) ürettiği 10 karşılaşmayı sordum.

    galatasaray'ın 2022-2023 sezonundan bu yana sadece süper lig maçları baz alındığında en yüksek gol beklentisi (xg) ürettiği 10 karşılaşma, opta ve resmi veri sağlayıcılarının metriklerine göre şu şekilde sıralanmaktadır:
    ## süper lig'de en yüksek xg üretilen 10 maç

    1. galatasaray 2-2 çorum fk (2026-2027 sezonu) | 3.90 xg
    * ligin açılış maçında rams park'ta tam 35 şut çekilen ve victor osimhen'in duble yaptığı karşılaşma. [1]
    2. galatasaray 6-0 rizespor (2023-2024 sezonu) | 3.85 xg
    * şampiyonluk yürüyüşünde hücum hattının kusursuz bir bitiricilikle en rahat oynadığı iç saha mücadelesi.
    3. mke ankaragücü 1-4 galatasaray (2022-2023 sezonu) | 3.65 xg
    * mauro ıcardi'nin golleriyle galatasaray'ın şampiyonluğunu resmen ilan ettiği tarihi deplasman maçı.
    4. galatasaray 6-1 kayserispor (2022-2023 sezonu) | 3.58 xg
    * ilk yarısında ıcardi'nin hat-trick yaptığı, ceza sahası içi dominantlığın zirveye ulaştığı müsabaka. [2]
    5. sivasspor 1-6 galatasaray (2023-2024 sezonu) | 3.48 xg
    * takımın geçiş hücumları ve net fırsat üretimi konusunda sezon genelindeki en yüksek deplasman xg istatistiği.
    6. galatasaray 3-3 fatih karagümrük (2022-2023 sezonu) | 3.42 xg
    * direkten dönen toplar ve kaçan penaltıya rağmen hücum varyasyonlarının rekor kırdığı puan kaybı maçı. [2]
    7. kasımpaşa 3-4 galatasaray (2023-2024 sezonu) | 3.35 xg
    * carlos vinicius'un son dakika golüyle kazandıran, git-gelli ve aşırı yüksek tempolu geçen mücadele.
    8. galatasaray 2-0 samsunspor (2025-2026 sezonu) | 3.30 xg
    * ligin ikinci yarısında domine edilen ve rakip kalenin adeta abluka altına alındığı iç saha maçı. [3, 4]
    9. alanyaspor 1-4 galatasaray (2022-2023 sezonu) | 3.22 xg
    * şampiyonluk virajında deplasmanda üretilen organize tehlikelerle rakibin baskıyla çözüldüğü karşılaşma. [2]
    10. galatasaray 2-1 beşiktaş (2023-2024 sezonu) | 3.15 xg
    * okan buruk'un büyük maçlar içerisinde iç sahada ürettiği, derbi özelindeki en yüksek xg istatistiği.

    ## lig verilerindeki temel farklar
    kupalar ve avrupa maçları elendiğinde, galatasaray'ın ön alan baskısı ve merkez kaç sızmalarıyla süper lig'de maç başına üretkenliğini 1.98 ile 2.35 xg ortalaması bandında tuttuğu görülmektedir. liste dışı kalan kupadaki gençlerbirliği (4.38 xg) veya avrupa'daki tottenham maçları yerine, ligdeki çorum fk (3.90) ve rizespor (3.85) maçları zirveye yerleşmiştir. [1, 5, 6]

    bunu çok iyi okumak lazım. böyle çıkacağını tahmin etmiştim ondan sordum. çünkü bu takım bundan daha iyi oynayamaz. takım ve oyun miadını doldurduğu bu oyuncu grubu ve sistem ne kadar yırtınırsa yırtınsın osimhen dışında gol atması zor olduğu gibi üç günde bir maç yaptığı zaman lig maçlarını böyle oynaması da zor. benim ilk yarı 5 galibiyet tahminim akan oyunda tek olasılığın osi olması, kadro darlığı, maç seçen oyuncu sayısı fazlalığı, istikrarsız oyuncu sayısının çokluğu gibi sebeplere dayanıyordu. mart’tan beri kötü oyunla zaten kazamıyorduk, artık ligde iyi oyunla da kazanamayacak hale geldik. bu iyi oyun demiyorum bu arada, okan buruk’un sistemde artık ön alan presi de çökmüşken (bu taktiğin ömrü zaten bu kadar ismail kartal da ondan duvara tosladı bugün) kim gelirse gelsin bundan daha iyi oyun çıkmaz. tek çare rotasyonu ve oyuncu profilini geliştirmek. leao gibi kanatta 1v1 oynayan alırsak, ceza sahasına koşusu olmayan 8 olmazsa, half spacede top alan 10 olmazsa, sırtı dönük top alabilen 6 olmazsa, stoperleri rotasyona sokamazsan, osi yedeklenemezse hiçbir şey değişmez. izleyici de aslında dünkü oyunun bu takımın maksimumu olduğunu anlamaz. eskidi gibi ön alan baskısında top kazanamadığımız (ki artık kazanamayacağız) bu takımın en iyi 10 oyunundan birinin seviyesinin sebebinin bu olduğu anlaşılmadı. çağa ayak uydurmazsak işimiz zor. okan buruk klopp’un 10 sene önceki oyununu güzel yakaladı ama futbol artık başka noktaya gitti, 20 sene önceki pasla çıkma oyununu sürdüren çağ dışı takımlar çok azaldı. diğerleri çok geri kaldığı için biz ileride kalmıştık. hakkımızda hayırlısı.
  • 41105
    14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı sonrasında oyuncuların reaksiyonuna bakarsak kimin hırslı, kimin aç, kimin bizim gibi kahrolduğunu net görebiliyorsun. bize zaten böyle victor osimhen ruhunda adamlar lazım, hiçbir şey olmamış gibi takılan kaan ayhan, ilkay gündoğan değil ; sanki 5 atmış da rakibi ayağa kaldırmaya çalışan eren elmalı değil! bize felipe melo, gheorghe hagi, bülent korkmaz, burak yılmaz gibi hırslı adamlar lazım. kadro iskeleti kurulurken en önemli şey hırslı adam bulmaktır. işin komiği burada taraftarın çöp muamelesi yaptığı eren, ilkay ve kaan’ın dünya yansın benim umrumda değil gibi takılması!!!

    aslında taraftar hem hocadan hem de yönetimden futbolu kat be kat iyi biliyor, bu bile kanıtıdır. şu 3 oyuncuyu al ikinci liğ de bir takıma koy, takım süper ligi hayatta göremez, hiçbir şey veremezler…

    https://x.com/...lr-Ge1hNKWIdOt4BSGMA
  • 41106
    sallai, abdülkerim, sanchez, lemina, torreira bu isimlerin hepsi gün itibariyle hâla çok iyi futbolcular fakat hepsi süper lig artık kendilerini sarmadığı için rölanti’de “n” viteste oynuyorlar.

    cl maçı geldiğinde hepsi 20’li yaşlarının başındaki istek ve arzuya kavuşuyor. etkili oluyor.

    5. şampiyonluk için hem bu futbolcuların mentaline, hem okan hocaya, hem de takıma alevlendirici güç verecek yeni transferler açısından yönetime iş düşüyor.
  • 41107
    nelsson 1.6m eur
    jelert 1.6m eur
    kaan 2.4m eur
    halil 1.6m eur
    ahmet 1.6m eur
    ılkay 7m eur
    maas + bonuslar + vergilerin asagi yukari toplam maliyetleri 16m euro’ya yakin 6 futbolcumuz var ki jelert’e falan ciddi bonservis odedik. bu oyuncularin toplam satisindan 16m gelir elde ettik diyelim. maaslarindan da ciktin 16m da orada toplam 32m euroya yakin bir tasarruf yapiliyor. bu parayla pekala ust duzey 3 futbolcu maasi odenir. ılla sart mi 10 milyon maas vermek hayir tabiki. fakat kupa maclarinda oynayabilecek yeterlilikte olan ılkay 7m aliyorsa ne bileyim rashford, leao, reijnders falan 10-15 alsin beni rahatsiz etmez. gercekten odenen, harcanan gereksiz paralara uzulmemek elde degil.
  • 41108
    2026 yazında yapması gereken planlama şu şekilde olmalıydı.

    savunma: singo'yu satıp orayı yerli bir sağ bekle güçlendirmek, abdülkerim'in önüne bir sol stoper çekmek ve yine davinson'u yedekleyecek bir yerli sağ stoper almak.

    orta saha: nhaga'yı kadroda tutup torreira önüne u23 bir 6 almak, sara yerine major bir 8 transferi yapmak.

    kanatlar: yunus, sane, barış alper rotasyonuna u23 bir sol kanat eklemek.

    hücum: osimhen'in arkasına bir u23 golcü almak, major bir 10 numara eklemek.

    10+4 : jakobs, sallai, davinson, lemina, torreira, sane, osimhen, 8 transferi, 10 numara transferi, sol stoper transferi , u23 sol kanat, u23 golcü, nhaga (u23 kontenjanı), u23 6 numara transferi.

    6 yabancı transferi, 2 de yerli transferi ile tüm sorunları çözebilirdik. yönetimin büyük ihanetiyle planlamayı altüst ettik.
  • 41109
    tanım: kadro ve oyun yapılanması çökmüş takım.

    ana hatta tek oyun planımız basitçe 3. bölgede baskıya ve gegen prese dayanan, nerede olsun topu en kısa sürede 3. bölgeye götürmeye çalışan, bunun için top kaybetmekte ve geçiş yeme riskini göze alan bir oyundu.

    bu oyun, dönemin genel ana oyun tercihi, ne olursa altı pastan örerek oyun kurma yönünde olduğu için 2 sene çok iyi çalıştı. bir süre sonra bu oyunun alternatiflerine yönelme, bu yoğun oyunun sürekli diri topçular istemesi nedeniyle mevcut kadronun bunu artık aynı verimde yapamaması gibi nedenlerle geriye gitti.

    içerideki 1-0 yenildiğimiz fener maçı sonrası sezona 5-0 bjk maçı devamı young boys elenmesi ile de dibe vurdu.

    osi’nin tesadüften bu topraklara gelişi ve anomalisi ile 2 yıl daha zaman kazandık. ama bu 2 yılda mevcut oyun ve oyuncular daha da geriye gitti.

    bugün gelinen durumda ise takımın maksimum verebileceği oyunu çorum maçında gördük. sorun sanılanın aksine doymuşluk ya da isteksizlik değil, bitiklik. şimdi bu biriktikliği biraz açalım.

    bu bitiklik kadro ve oyun yapılanmasının eksikliğinden kaynaklanıyor. zira tek planın sonuna geldik.

    her iki kanadımız da 1v1 oynayan geçiş oyuncuları. asist ve skor ana güçleri değil. ceza sahasına koşu atmayı ikisi de tercih etmiyor.

    8 numaramız sara en çok kilit pas atan oyuncumuz. 10 numaranın işlerini yapıyor. ama 10’a koyunca bacak hızı ağır geliyor. 6’ya koyup 4-3-3’e geçeyim desen bu kez sırtı dönük top alamıyor, çevre kontrolü iyi değil.

    örneğin çorum maçında yunus’a da osi’ye de gol pasını o attı. ama ceza sahasında topla hiç buluşmadı.

    yunus maçı en çok isteyen ve belki en iyi oynayanıydı. büyük efor sarf ettiği için bir noktada tükendi.

    ama yunus kanattan bozma 10 olduğu için half space’de topla buluşmaz, ceza sahasına koşu atmaz.

    yani bizim 5 hücumcumuz var ama ceza sahasında 1 kişi oluyoruz. dolayısıyla da oyun kısırlaşıyor.

    karambol nedeniyle orada fiziken bulunan adamlar çorum ya da eyüp maçlarında olduğu gibi bu yazılımlarında olmadığı için en fazla kalecinin üstüne vurabiliyor.

    dediklerim yanlış anlaşılmasın. her gs oyuncusunu değerli buluyorum. burada mesaj sara yunus sane barış gitsin değil.

    örneğin sara kapanan takımlara karşı oyunu oraya yığmak için işe yarar. ikinci santraforunu hatta stoperini gönderir, doldur boşalta gönderirsin, sonradan oyuna sokarak çok iş yapar. ama ana planda o varken oyun orta kafa golde takılı kalıyor.

    özetle bu takıma geriden oyun kurabilmek istiyorsak sırtı dönük top alabilen bir 6, (bence mutlaka lazım ama çok geç, bu olmadan nasıl olur diyorsak aşağıdan devam)

    salt bu oyunu güçlendirmek istiyorsak ceza sahasına koşu atan bir 8, (bunu mutlaka alamayız, ama yabancı kuralı ıvır zıvır diyorsak alamayacağız)

    kanattan oyun kurabilen bir kanat,

    skorer bir 10,

    lazım olan 4 adam bu takıma. bunlar gelirse oyun değişir. bunlar doğrudan profil eksikliği.

    bu niteliksel eksikliklerin dışında bir de stoper ve santrafor gibi niceliksel eksikler de var. bunların yokluğu ile de yüzleşeceğiz sene içinde.
  • 41112
    planlama olmadan, karambole giden takım. kendisinden hiç hazzetmesem de önder özen'in bjk için mantıklı planlamalar yaptığını görüyoruz. biz başta lemina ve adını yazamadığım genç orta saha ile hata yaptık. lemina yerine net bir defans alınabilirdi. genç arkadaşın yerine ise daha garanti biri alınmalıydı. bizim türk oyunculara yönelmememiz yine hata. kaan ısrarı neden? singo belli ki bize derman olmayacak. ondan çıkıp net bir sağ bek alınabilirdi. on numara, yedek forvet ve sol açığa değinmek bile istemiyorum çünkü orada kocaman bir "yok" yani boşluk var.
  • 41114
    gün itibariyle tüm sorunlarını burada tek tek yazacağım, muhtemelen kimse okumayacak ama biz buraya tarihe not düşmek için yazalım. kimse okumasa da dursun.

    şimdi yazacağım şeyler günübirlik problemler değil. yıllardır olan şeyler. öncelikle ileride geriye dönüp baktığımızda 4 senelik yükselişimizi durduran neydi dersek bu kesinlikle mayıs ayında dursun özbek’in tek başına girdiği başkanlık seçimleri diyeceğiz. bu durumun bir daha asla yaşanmaması lazım, hiçbir başkan tek başına aday olmamalı. nasıl ki forma rekabeti takımın performansını yukarı çıkartıyorsa aynı şey başkanlar için de geçerli.

    mayıs ayı bittiğinde hepimizde aynı psikoloji vardı. “sonunda sezon bitti sağ salim şampiyon olabildik” dürüst olayım ben kutlama yapmadım, instagrama hikaye bile atmadım *.

    taraftarın beklentisi ve her insanın olması gerektiğini düşündüğü takımın eksiklerini gidermek, dünya kupasında gördüğümüz modern futbola, şampiyonlar liginde ilerleyebilmek için gereken futbola uygun takımı şekillendirmek ve güçlendirmek. takımın üstüne koyabilmek.

    son dört yılda türk futbolunu biz geliştirdik. önce stad atmosferimizin dünyada bu kadar gündem olmasından sonra tüm yerli takımlar ve taraftarları stadlarında bu atmosferi yaratmaya çalıştı. geçen sene ligin alt sıra takımları bile önde baskıyla futbol oynuyordu. icardi, mertens ve en büyüğü osimhen’in gelişi ile futbolcuların lige bakışı değişti. salah, vlahovic, lukaku, trossard, ake gibi isimler türkiye’ye geldi. dünyadaki forvet kıtlığında rakiplerimizin forvetleri vlahovic, lukaku, muriqi, onachu, salah. neden, çünkü icardi ve osimhen. herkes bizimle mücadele edebilmek için bu takımları kurdu.

    biz ne yaptık? öncü olmaya devam etmek yerine yerimizde saydık. taraftarı sinirlendiren, hayal kırıklığına uğratan şey özünde bu. transferler, isimler filan değil. ve herkes de bu yönetimin bu ilerleyişe öncü olabilecek kapasitede olmadığının farkında.

    bu takımın erden timur gibi sportif direktörlük yapabilecek, transferleri yapabilecek, mümkünse kadro planlaması yapabilecek birine ihtiyacı var. böyle ayhan akman tarzı futbolcu eskisine değil.

    okan hocama da bir parantez açmak istiyorum. 4 senede okan hocada gördüğümüz en büyük yanlış hatasından hep çok geç döndü. son dört senede yazılanlara bir bakıp o dönemleri hatırlarsanız sürekli eleştirilerden sonra düzeltilmesi 1 ayı buluyordu, arada kaç maç geçiyordu. yine aynı şey oluyor. dünya kupası ve son iki senedeki şampiyonlar ligi gösterdi ki pas yapabilen ve forveti durduran stoperlerle okan hocanın bütün oyun planı çöküyor ve orta kafa gole, osimhen taştan çıkarsına dönüyor maç.

    sürekli 10 arıyoruz çünkü kulübemizde de yaratıcılık eksik. bu eksikliği saha içinde kapatmaya çalışıyoruz. çalışılmış goller atmıyoruz, oyun kitlendiğinde kilit açamıyoruz, içeri hızlı paslarla kat edemiyoruz. oyunu rakip ceza sahasına yıkınca osimhen, sane, barış gibi açık alan koşucularından faydalanamıyoruz. fizik koymamız gereken maçlarda fizik koyabilecek orta sahamız yok. nhaga, lesley ne kadar süre alır, sahada ne verir bilmiyoruz. yıllardır cevabını alamadığımız konu sane ve barış niye çakılı oynuyor, niye maç içinde kanat değiştirmiyorlar. jakobs’un bir tane yaptığı iş var. karşısına salah’ı koy savunur. çorum maçına neden gol asist katkısı alınabilecek kazımcanla çıkmadık? kazımcan ile jakobs arasındaki fark çorum ile çözülecek kadar büyük değil. takımında osimhen var ya, osimhen. etrafına ona uygun adamlarla döşemek bu kadar zor olmamalı. bu geçen senenin kadrosu ile şampiyonlar ligi arenasında ilk 24 yapabileceğimiz şüpheli. bizim şimdiye kadromuzun ilk 16 yapar bu kadro diyebilmesi lazımdı.

    transferlerin ne kadar geç kalındığının farkındayız çünkü kulüpte bir planlama yok gibi. para var mı yok mu bilmiyoruz. olsa da şu an o para projeye mi gidiyor, transferlere kim harcıyor, kim ne kadar nemalanıyor bilmiyoruz. şu anda kimi getirirsen getir çözüme uymadıktan sonra ne yapacağız…

    taraftarın aklında çok soru var, cevabı yok. muhatap da yok sorulara bu arada. her şeyi okan hoca çözemez, dursun desen ben bilirim göreceksiniz havalarında ağustos ortasına geldi 2 hafta sonra şampiyonlar ligi listesi verilecek.

    olay aslında transferler neden olmadı değil. taraftar daha önce bu döngüyü gördü, önlem almak istiyor. taraftar bir tek seçime tek aday olarak giren başkan görmemişti, onu da gördü.
  • 41115
    transferler yapılsa bile geçen sezondan daha güçsüz bir takım olacak. nasıl bir planlama bu anlamadım.

    şimdi çıkan haberlere göre yedek santrafor (u23), betrakov ve kanat transferleriyle kapanacakmış transfer.

    şimdi geçen sezondan daha mı kuvvetleneceğiz, daha mı zayıf olacağız?

    takımdan icardi, iki tane kanat (lang ve asprilla), ahmet kutucu ve boey gitti. giden 2 kanat oyuncusu yerine 1 tane kanat oyuncusu gelecek deniyor. orta sahada 1 dakika süre almayan u23 oyuncusu var. üstüne üstlük icardi yerine u 23 gelecek. kalitenin düşeceği aşikar.

    geçen yıl sezonu zar zor bitirebilen bir takımın yapılması düşünülen transferlerle daha çok güç kaybedeceği artık kesin.

    bu da bizim takıma ve yönetime yakışırdı.
  • 41116
    osimhen ve az biraz da yunus performansı hariç hiçbir şeyin iyi olmadığı ve iyi gitmediği takım. yönetimin 4 sene üst üste şampiyon olan takımı getirdiği bu durumu gerçekten kabullenemiyorum, kanıma dokunuyor. transfer yok, planlama yok, iletişim yok, futbol yok, zemin kötü, taraftar isyanda, oyuncular moralsiz, formsuz, hoca huzursuz.. tek sebebi de kibirden gözü dönmüş bazı kimselerin bütün yazı kutlama yaparak ve yanları üzerine yatarak geçirip galatasaray'ın geleceğine dinamit koyması.. bu ihanet değilse nedir?
  • 41117
    https://x.com/...980008580657320?s=20

    bu, futbola dair en basit ama en doğru yazılardan biri olabilir ya. 4 yıldır şampiyon oluyoruz. çünkü omurgamız çok sağlamdı. kanatlara kimler geldi gitti. yine de apo-davinson, torreira-x, mertens, icardi-osimhen bizi götürdü.

    orta sahada beğenilmeyen oliveira da, kerem demirbay da skor katkısı yaptı. torreira zaten 3 sezonda hep yüksek performansla oynadı. ve tabii ki mertens'in yüksek akıl, skor ve pres katkısı.

    yalnız kıramadığımız bir eşik vardı. o eşiğin sebebi ise orta sahadaki kalitenin hiç artırılmamasıydı. oliveira'dan sonra çok daha net bir 8 alınmalıydı mesela. ya da 6 numara kan ağlarken, net 11 oyuncusu gelmeliydi. orta sahamız kötü değildi, ama kalite artmadığı için özellikle avrupa'da o eşiği atlayamadık.

    peki şimdi durum nasıl?

    apo geriye gidiyor. davinson'da problemler başladı.
    torreira'da geçen yılla birlikte düşüş başladı. sara bence hala net olarak ben buradayım demiyor. lemina istikrarsız. kaan, ilkay vs.nin bir katkısı yok.
    10 numaramız yok*.
    ve osimhen.

    buradaki bütün problemlerin sonuçlarını geçen sezon özellikle ikinci yarıdan sonra yaşamaya başladık. 10 numarasızlık, torreira'nın düşüşü, lemina'nın istikrarsızlığı, sara'nın iniş çıkışları.

    bu düşünceler ışığında ocakta ah vah dememek için ne olursa olsun sol stoper, 6-8 numara güçlendirilmeli. apo ve torreira'nın arkasına değil, önüne 2 isim alınmalı.

    10 numaraya batrakov geldi, ama can da muhakkak gelmeli.

    forvet transferi zaten yapılacak.

    işte bu aksiyonlar alınırsa dominasyon kurmamızı sağlayan o güçlü omurgayı tekrar oluştururuz. biz aslında eşiği atlamaya çalışmalıydık, şimdi ise omurgayı tekrar düzeltmenin derdinde olacağız.
  • 41122
    transferin son günlerinde konuşulan isimlere göre aşağıdaki kadroyu kurabilecek ve takımın rotasyon gücünü arttırıp gençleştirebilecek kulübümüz.

    uğurcan, jankat

    singo, sallai - davinson, arda, abdülkerim, pavloviç, jakobs, eren

    lesley(u23), matar sarr, sara, ilkay, casado(u23),

    batrakov(u23), can uzun

    sane, yunus, barış, lang

    osimhen, harder(u23)

    gidecekler: lemina, toreira, nhaga(kiralık), jelert(kiralık), nelsson
    gelecekler: batrakov, pavloviç, matar sarr, casado, lang, harder
  • 41123
    lemina'nın da gitmesi gerekiyor
    torreria'nın da gitmesi gerekiyor
    davinson'un da gitmesi gerekiyor
    hatta barış alper'in de iyi bir paraya gitmesi gerekiyor.

    ama işte bu gidişleri mantıklı bir planlamayla yapmak gerekiyor-du. haziran ayının ilk haftası satışları yapıp, temmuz ayının ilk haftasından itibaren yerlerine sağlam eklemeler yapılacak şekilde bu gidişlerin planlanması lazımdı.

    gelmişiz eylül ayına neredeyse, takımda ilk 11'de sayılabilecek 3, belki 4 oyuncunun gidiş senaryosunu konuşuyoruz. o sırada takımın 10 numara pozisyonuna bile hala transfer yapılmamış, ki 2 yıldır boş bir mevki.

    böyle bir yönetim varken, ilk 11'den ayrılacak her oyuncu kadro kalitesini maalesef geriye götürür. artık doymuş, bir amacı kalmamış oyuncunun gidişi bile eksi yazar.

    çünkü öyle kepaze bir yönetimimiz var.
  • 41124
    lemina ve torreira'nın ayrılma isteği fırsattır. yönetim zaten sezon başında bu operasyonu yapmalıydı.

    dursun aydın özbek ve ekibi o kadar kötü ki, zaten yapılması gereken bir şey çok geçmeden zorunluluk haline geliyor. lemina ile sözleşme uzatmaları başlı başına saçmalıktı zaten.

    düşüşteler ve ikisi de orta saha. değişmezlerse bizi iyi günler beklemiyor.
    çok az zaman kaldı ama genç ve orta üst oyuncularla değiştirebilirsek kazanan biz olur.

    ayrıca teknik heyetinde, oyuncu değerleme ve kadro mühendisliğindeki bazı yetkinlikleri ciddi şekilde sorgulanmalı.

    görünen köy kılavuz istemez.
  • 41125
    2026-2027 sezonu ilk hafta maçlarına göre rakiplerinden çok daha iyi bir oyun yapısına sahip olduğunu gördüğümüz takımımız.

    yönetim, sevabıyla günahıyla bu takımı 4 sezon şampiyon yapmış bir yönetim. teknik direktörümüz son 7 süper lig sezonunda tam görev aldığı 5 sezonu da şampiyon olarak tamamlamış bir teknik direktör.

    takımda olumsuz görünen en büyük şey taraftardaki sabırsız ve güvensiz ortam. bir de her şeyi herkesten daha iyi yapabileceğini ve beni de bu yazdıklarımdan dolayı eleştirecek hatta bana sinir olacak kalabalık bir topluluk. hayatın her tarafında böyle, bilgi değil yorum bağımlısı bir kalabalık var ve bunun futbola da sirayet etmemesi beklenemez elbette. ama hani bir tribün bestesi var ya:

    yönetim, futbolcu, taraftaaar

    diye devam eden. bu denklemde en olumsuz tutumun sosyal medya gazıyla hareket eden taraftar olduğunu da birilerinin söylemesi gerekiyor.

    yolun sonu şampiyonluk olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın