• 40477
    bu gece kafaları sıfırlayıp çok rahat uyuması gereken takım. zira manevi bir güç bizim şampiyon olmamızı istiyor.
    deplasmanda kazandığın maçta en yakın 3 rakibine 2 puan fark attın.
    haftaya maçı kazanırlarsa 1 malubiyet 1 beraberlik 1 galibiyet ile şampiyon olacaktır.

    tüm konsantrasyonunu buna vermesi gerekiyor. 1 senenin tüm emeği önümüzdeki hafta galibiyetle mutlu sona yakın takımdır.

    dursun özbek en az 5 milyon € prim dağıtmalıdır.
  • 40479
    senelerdir hücum istatistiklerinin içinden geçen takım. sadece yerelde de değil üstelik.

    geçen sene uefa avrupa liginde osimhen 19 net gol pozisyonu kaçıran oyuncuydu. 2. sıradaki oyuncuda bu sayı 6ydı. *

    manu'lu senede gruplarda cityden sonra en çok gol pozisyonu üreten, şut çeken, net pozisyon üreten ikinci takımdık.

    totenham maçı şaka değil abartı değil 8-9 olacaktı. 5 xg falan yaptık.

    bayern kalesine istatistik tutulmaya başlandığından bu yana avrupa'da en çok şut çekilen ilk yarıyı oynadık.

    juve 69 sene sonra kalesinde 5 gol gördü. 7 gol yiyerek tur verdi.

    son premier lig şampiyonu liverpool'un +400 m pound transfer yapmış halini 2 kez gol yemeden yendik.

    vura vura giden atletico'yu son saniyede elimizden kaçırdık. *

    aklıma bir çırpıda gelenler. hücum olarak zaten hiç fena değiliz. bitiricilik fecaat ama.

    senelerdir ligin her türlü içinden geçiyoruz ama kifayetsiz rakibimize göre hep onlar şampiyon olmalı, gerçek şampiyon falan, antin ve kuntin.
  • 40480
    lig devre arasi yaklasik 2 hafta surdu, ve ocak 5'te kupa maciyla geri donduk.

    o tarihten beri galatasaray 24 mac oynadi.
    juventus, liverpool ve trabzonspor'la iki kez,
    city ve atletico madrid maclari,
    besiktas, fenerbahçe maclari,
    ve goztepe, konya, rize gibi sehir deplasmanlari...

    bu arada osimhen, lemina, jakobs afrika kupasina gitti.
    turk milli takimi cok onemli romanya ve kosova maclarini oynadi.
    yunus ameliyat oldu, geri dondu. osimhen kolunu kirdi, haftalardir yok.
    sane'ye sacmasapan 2 mac ceza verildi. sara iki farkli sakatlik gecirdi. apo 2 farkli mac cezaliydi.

    tum bunlar sirasinda da rakip fenerbahce'ye surekli hediye edilen puanlar, galatasaray'in da sayisiz verilmeyen penaltisi, golleri... +10 uzatmalara +3'ler...

    bu normalin cok uzerinde bir tempo ve yogunluk. ustune surekli hakkiniz da gaspedilince bir kirilganlik yaratmasi da cok normal. sahadaki oyunu, teknik direktoru, oyunculari elestirirken bunu da goz onunde bulundurmak gerekiyor.

    tum bunlara ragmen ligin bitimine 4 hafta kala en yakin rakibinden 4 puan onde, haftaya ic sahada oynayacak. sampiyonlar liginde son 16'ya kaldi. kupada devam ediyor. bu ulkedeki acik ara en iyi takim.

    bazen bir adim geriden bakmak lazim.
  • 40481
    eğer 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlarsa son 4 sezonun en zor lig şampiyonluğunu elde edecek olan futbol takımı.

    kimse farkında değil ama şampiyonlar ligi formatı değiştiğinden beri inanılmaz zorlaştı. normalde bizim seviyemizdeki takımlar 6 lig maçı oynayıp aralık ayında elenir ya da en fazla 1 tur daha oynayıp şampiyonlar ligine veda ederdi.

    biz bu sezon tam 12 tane şampiyonlar ligi maçı yaptık. ocak ayında atletico madrid ve city ile, şubat ayında iki kere juventus ile, mart ayında iki kere liverpool ile oynadık. bunun türk futbol tarihinde örneği yok. bu maçları oynarken de aralarda sert deplasmanlara gittik. en son milli arada tam 15 futbolcumuz milli takımlara gitti. ağustos ayından beri futbolcular dinlenemiyor.

    bu durumdan sadece biz de şikayet etmiyoruz. bütün dünya yoğun maç takviminden şikayetçi. futbol değişiyor ve futbolcular çok yoğun maçlar çıkarıyor. bu sadece fiziksel değil mental olarak da bir insanı çok yorar. her yaz saçma sapan turnuvalar düzenlenmeye başladı. 3-5 sene içinde ya dünya buna ayak uyduracak ya da futbol içerisinde çok büyük değişimler olacak.

    tekrardan galatasaray açısından olaya bakarsak bu sezon gerçekten muazzam bir iş başardık. şampiyonlar liginde 5 büyük lig dışında ilk 24’e kalan takımların durumlarına bakarsak şampiyon olduğumuz takdirde ne başardığımız çok daha net bir şekilde anlaşılıyor.

    galatasaray : en yakın rakibinin 4 puan önünde lider.

    sporting lizbon : şampiyonlar ligi’nde çeyrek final oynayıp porto ve benfica’nın arkasında kaldı. şampiyonlar ligi’ne gidememe ihtimali var.

    olympiakos : aek’nın 5 puan gerisinde ikinci sırada.

    club brugge : union gilloise’ın 4 puan gerisinde ikinci sırada.

    karabağ : sabah’ın 13 puan gerisinde ikincı sırada.

    bodo glimt : şampiyonluğu viking’e kaptırdı.

    benfica : porto’nun 7 puan gerisinde ikinci sırada.

    kılpayı ile ilk 24’e giremeyen pafos ve kopenhag bile kendi liglerinde şampiyonluğu kaybetti. yani galatasaray dışında kendi liginde lider olup şampiyonlar liginde başarılı olan tek bir takım dahi yok. azerbeycan ve kıbrıs gibi 3. sınıf liglere sahip olan ülkelerde bile şampiyonluk el değiştirmiş.

    henüz daha şampiyon olmadık ama bu fiziksel ve mental düşüşü yaşamamız çok normal. ben takımın fenerbahçe maçında son kez müthiş bir reaksiyon verip sezonu bitireceğini düşünüyorum. eğer şampiyon olursak okan buruk dönemindeki en anlamlı şampiyonluğumuz olacaktır.
  • 40482
    bu takımın belli bir kalitesi var, bunu kabul etmek lazım. hatta ben çok sevmesem de sahada belli bir oyun sistemi de var. ama asıl fark yaratan şey kadro istikrarı ve transferdeki şans faktörü. geçen sezon osimhen gibi bir piyango bize düştü, bu sezon uğurcan transferinde de eğrisi doğrusuna denk geldi. mertens-torreira-icardi hep şans. hatta abdülkerim bile şans. rakiplerde böyle bir istikrar ve şans yok. olması da mümkün değil, odakları bu değil çünkü.

    dört sene üst üste şampiyon olacaksa bu takım, bunu büyük ölçüde fenerbahçe’ye borçlu olacak. fenerbahçe camiası birazcık (gerçekten birazcık) saha içine odaklansa, bu hakem düzeniyle, bu federasyon mantığıyla galatasaray’ın en az iki şampiyonluğunu rahatlıkla çalabilirdi. hem sürekli bizi dürtüyorlar, hem de sürekli kendi ayaklarına sıkıyorlar. geçen bülent kalafat da aynı şeyi söyledi, o an kafa dank etti resmen. şampiyonluk sadece fener için değil, bizim için de en az onlar kadar önemli hale geldi. birisinde 1 kere şampiyon olalım takıntısı var, diğerinde şampiyon olmaya devam etmezsek batarız duygusu. bu şartlarda avrupa’da başarı meselesi artık tamamen keyfi bir hal aldı. şampiyonlar liginde olabilmek için şampiyonluk şart derdik eskiden. yine de dışımızdan bunu hala söylesek de içimizdekini allah bilir. bu ikili yarış çok yordu bizi. yıllardır fenerbahçe kayrılıyor, galatasaray da buna reaksiyon gösteriyor. sonuç olarak diğer takımların ikincilik şansı bile gerçekçi değil. galatasaray ile bu kadar uğraşılma sebebi bile aynı. çünkü biz olmasaydık fener şampiyondu, ali koç da cumhurbaşkanı adayıydı. böyle bir paralel evren bile var olabilirdi.

    ligde büyük takım ya da baş altı fark etmiyor, aynı kadro ve aynı hocayla üst üste iki sezon bile çıkaran yok. herkes her yaz kadroyu komple yeniliyor. fenerbahçe de aynı şekilde, mantıklı bir beyinle yönetilmedikleri için her sezon sıfırdan başlıyorlar. böylesine istikrarsız bir ligde galatasaray’ın ortalama sayılabilecek istikrarı bile başlı başına fark yaratıyor. ama şunu net söyleyeyim: galatasaray da bir şampiyonluk kaybettiği anda aynı kaotik döngüye girebilir, bundan eminim. bu istikrarı sağlayan şey şampiyonluğun geliyor oluşu. bizim de bir akıl yerine içgüdüsel hareket ettiğimiz kesin.

    istikrar diyoruz ama; ben galatasaray'da dört senedir vizyon, oyun gücü ve uzun vadeli planlama anlamında ciddi bir ilerleme gördüğümü düşünmüyorum. fenerbahçe’nin kendi kendini yemesi bizi olduğumuzdan daha iyi gösteriyor. asıl mesele bu. bizim üstünlüğümüz büyük oranda rakiplerin akıl almaz hatalarından besleniyor. kendi içimizde bunu kabul edip, gerçekten vizyoner bir yapı kurmazsak, ilk ciddi sendelemede aynı eski galatasaray’a döneriz. daha önce de böyle yükselip düştüğümüz anlar çok oldu.

    dursun özbek yönetimi çok sıkıntılı bir yönetim. ama okan buruk'ta bile taraftarın önemli bir kısmının arasının iyi olduğunu düşünmüyorum. zaten bu kriz anlarında anında su yüzüne çıkıyor. hoca zannedilenin aksine hep kelle koltukta geziyor. ama hocanın kaderini hep ligdeki sonuçlar belirliyor. hoca da ayakta kalıyor. ancak tersi senaryoda da bu kaderin önünü alamazsın. bu yüzden 5. sezonu olacak, artık hocanın kendisi bile hocaya düşman olacak. hocanın yaşadıklarından hatalar çıkarması çok önemli. çözüm olarak; dört sezonun sonunda hocanın yeni sezonda en çok dikkatini harcayacağı nokta oyun gücü olmalı. bu oyun gücü için de ezberlerinden kaçınmalı ve takımı oynarken mutlu etmenin bir yolunu bulmalı. sadece isimler üzerinden hareket ederse futbolcular da insandır, sıkılırlar. mesela 4 sezonun sonunda kendi takımı için 'özgüvenleri düşük' cümlesini kuruyor okan hoca. bu kesinlikle oyun gücüyle ilgili. juventus'a 5 atan takım rövanşta 10 kişi kalmış takıma az kalsın tur veriyordu. bu düşürür hocam. taraftarın da özgüveni düşük aslında. yine 10 kişi kalmış fener'e 2 sezon önce lig finalini verdik. herkesin aklının köşesinde bu maçın izi var. bunlar evet psikoloji ama takımın da papatya falı olması bunun sebebi gibi.
  • 40483
    futbolcuları için uzun ve yorucu sezonu üç hafta kala bitirme şansı gelmiş takım.

    fenerbahçe'yi yenebilirlerse* kalan üç maça günay, nhaga, boey, gökdeniz, arda, ahmed bile çıksa fark etmez. şampiyonluğun oradan dönme şansı yok. beraberlik fena değil ama kaybederlerse son üç maç yine diken üstünde olacak. biz beraberliği de beceremiyoruz.

    tek yapmaları gereken iç saha bodo, liverpool*, atletico, juventus maçları gibi koşup sahada sinmemek. bir maça her şeyini ver; sonra tribünde, kulübede maç izlerken gol sevinçlerinde dans et. he bir de terör örgütünden farksız rakibini bitmez kaoslara sok.
  • 40484
    3. lig takımıyla maç yapsa “gol yemez” diyeceğimiz hale gelen takım. 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçında yine dosta korku, düşmana güven vermekle meşgul. şu maçı izleyen fenerbahçeli oyuncu varsa pazar günü için motivasyonu birkaç tık artmıştır.

    büyük resme bakınca bir kere daha görüldü ki sezon sonu hiç öyle ufak tefek dokunuşlar değil, köklü bir revizyon gerekiyor. bu hem oyuncu grubu hem de oyun aklı için geçerli. artık oyuncuya bağımlı, doğaçlama futbol anlayışından, sisteme dayalı oyunlara ve daha modern setlere geçilmesi şart.

    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 40497
    bu akşam kaybetmesi kendi gerçekliği ile yüzleşmesi açısından hayırlı olan takım. zira haftalardır devam eden bu rezil kepaze futbol ile, sahada yok hükmündeki teknik ekibi ile, değil hafta sonundaki derbi maçına, ligdeki herhangi bir takıma karşı favori olamayacağını, kolay kolay maç kazanamayacağını görmüş oldu. fıratcan'a antincana kuntincana diş geçiremiyorsun derbiyi mi kazanacaksın.
    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 40500
    bu takım kendini sevdirmemeye yemin etmiş. yapacakları son bir rezillik kaldı buradan fenere yenilip şampiyonluk vermek. bu kadar pahalı oluo ama bir o kadar da lakayit, ciddiyetsiz, cıvık bir takım ben gs tarihinde görmedim.
    parasızlıktan kurulan kadroları başarısız kadroları geçiyorum. zaten o kadroların olmayacağı başarı getirmeyeceği başından belliydi. ancak bu kadar para harcanan her kritik maçtan önce 2'şer 3'er prim alan bir takımın bu kadar ciddiyetsiz olduğunu hiç görmedim.
    bu takımın başına ne gelse müstehak. asla akıllanmıyor.
    pazar günü yaşanacaklar bağıra bağıra geliyor. bu beyefendilerin gram umrunda olmaz yine. maçın başında biraz sertlik gördü mü siner kalırlar, maç boyu bunların top kayıplarını izleriz.
    eğer pazar günü o rezilliği yaşatsınlar gs tarihinin en rezil kadrosu olacak benim gözümde.
App Store'dan indirin Google Play'den alın