• 37076
    2023-2024 sezonu sert müdahalelerle başlamıştı. benim hatırladığım icardi, muslera, torreira, davinson ve zaha çok sert müdahalelere maruz kaldı. muslera bu yüzden kavga etti. icardi en son salıncak maçında peşpeşe 2 darbe alıp sakatlandı ve o meşhur iğneli düşük performans dönemine girdi. barış’ın da benzer darbeler aldığını hatırlıyorum. ama ikili mücadelelerde barış güçlü diye zart zurt oyun kesilirdi. resmen fiziki avantajını kullandırtmadı hakemler. aslında talimat geçen sene verilmişti. en kritik oyuncuyu sakatlamak, kart görmeyeceğini bilerek sertlikle rakibi sindirmek tam kahpelik taktiği. ne diyim ki! buna çanak tutanlara allah bela versin.
  • 37079
    saha içinde kavgadan uzak duran takım. barış'ın ayağını eline verdiler 1 tane takım arkadaşı da manaj'a diklenmedi. şimdi burada herkes şey diyebilir zaten takım eksik kırmızı görmesin kimse diye ancak bir şekilde bu sert hareketler sonrası hem hakeme hem rakibe sert temas yapmamız lazım.
    herkes hanım evladı, süt çocuğu. barış yerde acılar içinde başında sivas'lı topçular var. gidin kardeşim olay yerine açın bir orayı, manaj'ın üstüne yürüyün. bilemiyorum bana biraz garip geliyor bu durumlar.
    mertnes'in yerde kaldığı pozisyonda da aynı, sallai'nin tokat yediği pozisyonda da aynı.
    teknik heyet mi talimat veriyor acaba diyorum. herkes olaydan uzak dursun. ne olursa olsun maçınıza bakın mı diyor acaba teknik heyet.
    takıma 1 adet kapta, sert kaptan lazım. kaleciden kaptan olmaz. ilk sene sergio vardı, icardi vardı hakemle konuşan onlar da olmayınca iyice boşa çıktı bu durum. saha içinde kaptan değiştirmeli takım. sanchez olmalı şu durumda bana göre.
  • 37080
    sakatlıklar yaşamadan önce as ve değişmez kadromuz varken okan hoca dizilimi direkt veriyordu rakiplere. formasyonu görmek beni çok mutlu veriyordu. özgüven meselesi. alın ilk 11 böyle, yerleşimi böyle diye.

    sakatlıklar yaşadığımızdan beri kadromuz daraldı ve artık dizilim yerine liste veriliyor maç öncesinde. mecburiyetten artık. icardi hariç yine toparlarız umarım birkaç haftaya kadar. kadro daraldıkça ve zorlayınca yine sakatlık riski artıyor. satılık hakemler maçımızı yönetince sakatlık riski maksimum oluyor.
  • 37083
    rakip futbolcu etrafında dripling ya da pas yaparken topu izleyen, sabit kalan, ayağını uzatmayan futbolculardan oluşan takım. biz evde nasıl izliyorsak onlar da öyle izliyor.

    san marino'ya deplasmana göndersek oradan da galibiyet çıkaramazlar. avrupa köylüsü bizden puan almaya doydu. bizimkiler vermeye doymadı. izlemeye devam.

    (bkz: 12 aralık 2024 malmö galatasaray maçı)
  • 37087
    defansif aksiyonlarimiz bu sezon (2024-2025) anadolu takimi ortalamasinda. 3 golden az atip kazandigimiz mac sayisi bir elin parmaklarini gecmiyor, 36 takimli avrupa liginde en cok gol atan takim olmamiza ragmen en fazla gol yiyen 6. takimiz. bir grup tottenham'a alinan galibiyetle avutuyor kendini, ancak apacik ortada olan ilk 8 olsun ya da olmasin, bu defansif anlayisla siradaki ilk üst tur macindan elenip evimize dönecegimizdir. o zaman da muhtemelen acip tottenham macinin özetini izler, bununla övünürüz artik. ancak bunu yaptigimiz gün dilimize pelesenk olmus büyük takimlar kupalari, kücük takimlar büyük takimlara karsi aldiklari galibetlerle övünür sözünü nereye koyacagiz merak ediyorum. 2 tane kolay 1 tane orta zorlukta macta güle oynaya 6 puan daha fazla almak mi, tottenham'a karsi 3 puan alip bu 6 puani birakmak mi derseniz, kusuruma bakmayin ama ben matematikten, istikrardan yanayim. kagit üzerinde kolay görünen maclara bu kadar zorlanmamizi, gol yiyene kadar bu kadar isteksiz olmamizi, gol attiktan sonra ise bu kadar korkakca ( afedersiniz ama öyle ) geriye cekiliyor olmamizi anlamiyorum. bu gün bir pozisyon oldu ki adeta bu mentalitenin özeti gibiydi, mac* 2-2'ye geldikten sonra metehan zaman gecirmek icin adamlarin yarisahasinda hakem düdügünden sonra topu ileriye vurup sari kart gördü. son 3 dakikada 3. golü yemekten korktugundan yapti bunu, bu mentalite bize nereden bulasti bilmiyorum ama degismesi gerekiyor.
  • 37088
    ciddi bir defans problemi olan takım.

    an itibariyle uefa avrupa liginde 11 gol yemişiz. lig sonuncusu sıfır puanlı dinamo kiev 12 gol yemiş. bizden fazla gol yiyen diger takımlar malmö (12 gol - 30. sırada), maccabi tel aviv (12 gol - 31. sırada), karabağ 13 gol - 32. sırada ve nice ( 14 gol 35. sırada).

    ve bu defans problemini davinson gibi bir canavara rağmen yaşıyoruz.
  • 37094
    devre arasındaki transfer dönemini çok iyi geçirmesi gereken takım. hem gidenler hem gelenler kısmında çok ciddi şekilde takımın çehresinin değişmesi gerekiyor. bu söylemimden kötü takımız, oyuncu karakterleri kötü anlamı çıkmasın. galatasaray futbol takımı mükemmel karakterlere sahip futbol takımı olmakla beraber içinde maalesef birkaç çürük elma var ve bunlar takımı saha dışında etkilemese bile saha içinde etkiliyor maalesef.

    son olarak da takımı ve hocayı sosyal medyadaki gerizekalı galatasaraylılardan korumak lazım. bunların gerizekalılık seviyeleri bambaşka boyutlara çıktı çünkü. bu şımarıklık değil başka bir şey.
  • 37097
    eleştirileceği maç malmö maçı değil rigas maçıdır, kazanamazsa kiev maçıdır.
    can sıkılacak bir şey yok, bu kadar eksikle 90+'da galibiyet kaçırmak hoş değil fakat sivas'ta 90 dk 10 kişi oynamış bu kadar eksiği olan takım, malmö deplasmanından 1 puanla dönecek deseler çoğu kişi kabul ederdi.
    artık top yönetimdedir, bu takımın yedek kulübesinin hali ortada.
    transfer başlar başlamaz oyuncu indirmeyen yönetim eleştirilmelidir.
  • 37098
    uefa kupasında çeyrek final üzerini görmesi için daha 40 fırın ekmek yemesi gereken takım. ligin en kötü üç takımından ikisine öne geçmemize yakalanıp 4 puan bıraktık. evet bu maçta eksiklerimiz vardı ve yorgunlukta baş gösterdi ama genel olarak çok yukarılar için yeterli bir kadromuz yok. transferler ile de bu eksikliklerimizi tamamlamamız kolay gözükmüyor çünkü maksimum üç yeni oyuncu ekleyebiliyoruz.
  • 37099
    rotasyonu 12-13 kişiye kadar düşmüş, insanların gamsız diyip haklı olarak giydirdiği ziyech'e bile muhtaç durumda olan futbol takımımız. tam kadro olsaydık malmö'yü yenerdik. sivas maçında 10. dakikada 10 kişi kalıp kalan 80-90 dakikada kurtuluş savaşı vermek zorunda kalmasak malmö'yü yenerdik. sivas maçında iki gazi vermesek malmö'yü yenerdik. sallai transferi zamanında yapılsa malmö'yü yenerdik. davinson sakatlanmasa malmö'yü yenerdik. torreira sarı görüp oyundan düşmese malmö'yü yenerdik. ama bu saydıklarım olmadı ve berabere kaldık. hedef maç değildi benim gözümde, başından beri buraya 1 yazıyordum kafamda. ama olympiakos'un bile 3 puan aldığı yerden; olabilecek en dramatik şekilde, son dakikada yediğimiz golle 2 puan kaybedince insana koyuyor haliyle. yine de ben razıyım. takımdan ve hocadan razıyım. son 7-8 dakikadaki cehennem baskısı harici ilk golden sonra baya baya malmö'ye sopa atıp geriden gelerek öne geçtik. bu deplasmanda, bu eksiklerle, bu karda kıyamette bundan daha iyisi olamazdı zaten. hollanda deplasmanında tam kadroyla bu maçta malmö'ye yapmak isteyip yapamadıklarımızı ajax'a yapar telafi ederiz. aslanlarimizin canı sağ olsun.

    ligde 14 maç 12 galibiyet 2 beraberlik 38 puan, avrupa'da 6 maç 3 galibiyet 3 beraberlik 12 puan ve anlık puan durumunda ilk 8. allah bereket versin.
  • 37100
    temel problemi oyunu tutamaması. geriye çekildiği anlarda set savunması zayıf. aslında geri çekilmemesi gerekiyor. ama bu psikolojik de olabilir, illa ki her takımın geriye çekildiği an olacaktır. bunu artık düzgün göğüslemek gerekiyor. geriye çekildiği anlarda ilk 11 kalitesine veya formuna sahip olmayan oyuncularla bunu yapıyor. takımın savunmaya oturamaması ayrı bir sorun, bunu sanki ilk defa oynayan oyuncularla yapamaması ayrı bir sorun.

    maçı koparamaması da ikincil temel sorunu ama maçı kazanacak skora getiren de bu takım. yani kazanma alışkanlığı aslında var, skoru da alıyor ama onu tehlikeye atıyor. dolayısıyla zoru başarıp kolayı başaramıyor. doğrudan sorumlu değil ama kalecisi de maalesef formda değil.

    rfs, malmö, kasımpaşa, eyüpspor maçlarında hepsinde bunu yaşadık. ve en az 2 gol yedik. bodrumspor maçında bile bu sorunu yaşadık.

    ligde bu durum o kadar da bizi rahatsız etmez. ama iki ayaklı avrupa ligi eleme maçlarında bu geri çekilmelerdeki acemiliği düzeltmemiz gerekiyor. bunun için de hocanın a planı kadar sağlam oyun sonu planları yapması lazım. devre arasında sallai ilave olacak kadroya. ayrıca doğrudan 11 oyuncusu olabilecek 2 transferin de ivedilikle halledilmesi gerekiyor. hoca maçı koparmadan as oyuncu dinlensin diye, birileri 5 dakika dayanır diye sahaya adam atıyor bazen. bu da zayıf rotasyonun zaten işaretleri.

    her şeye rağmen her şey yolunda, uzun sürecek icardi sakatlığı dışında. bu sorunlar halledilmeyecek sorunlar değil. birçok şeyi hallettik oyun anlamında, çok azı kaldı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın