• 1
    arif kocabıyık

    bir maç daha oynayamadı galatasaray'da. 99 lig maçına çıktı. fenerbahçe'den transfer olmuştu. türkiye'nin o zamanlar en teknik futbolcusu belki de oydu. belki hala tekniğine erişen yoktur. kaleci degajını göğsüyle durdurabilir, göğsüyle çalım atabilirdi. esmer olduğundan mıdır nedir çingene arif diye nam salmıştı. tribün jargonunda piç arif'di adı. o zamanlar asistleri sayan yoktu. tanju çolak'ı belkide o gol kralı yapmıştı. uğur'lu papaz'lı, cüneyt'li, mami'li kadro içinde, uzun yıllar şampiyonluk göremeyen taraftara şampiyonluk yaşatmış futbolcularımızdandı.

    yaşantısı düzensizdi, devamlı idareciler tarafından gece alemlerinde yakalanır, ceza alırdı. o zamanlar herşey çok temizdi. arif'in oynadığı futbolun yarısını bile oynayamayanlar şimdi padişah hayatı yaşıyorlar. o büyük futbolcu sessizce gitti aramızdan, muhtemelen şimdilerde galatasaray'lı eski futbolcu olarak onurlu yaşamını sürdürüyordur. muhetemelen parasıda olmaz böyle adamların. ama bir gün çıkıpta hakan şükür gibi bana vefasızlık ettiler dememiştir.
  • 5
    erhan albayrak

    adamlık parayla satın alınmıyor. biz ne maymunlar gördük gol attığında kapalının önüne gelip şov yapan. belki de ilk defa gol yediğimize sevindik. erhan albayrak beraberlik golünü attığında önümüze doğru koşarken önce şaşırdık, bir hareket bekliyorduk şu acılı günümüzde. ne de olsa alışkınız kötü şeyler görmeye. bir baktık bir elini kalbine bastı, diğerini kapalının tavanına asılmış alpaslan'a kaldırdı.
    iyiki gol yemişiz, yoksa erhan albayrak'ın adamlığını nereden anlayacaktık şu kahpe futbol piyasasında.
    alpaslan kardeşimizin ölümü bundan böyle fenerbahçe taraftarına ve camiasına bakışımızı değiştirdi. artık ağır küfür olmaz, hafifide olmaz belki. yıllardır kimsenin yapamadığını alpaslan'ın tabutu yaptı. taraftarlar barıştı, keşke ilk maç ali sami yen'de olsaydı fener'le.
    erhan albayrak gibi futbolcuların çoğalması, var olanların kendini göstermesinin zamanıdır artık. futbol sizlerle güzel albayrak, teşekkürler bize gol attığın için.
  • 6
    yusuf altuntaş

    ali çoban,iviç zamanında taraftarla atıştı yanlış hatırlamıyorsam. biletini kestiler, o sırada körfez ekibinde bir cengaver nam salmaya başlamıştı liglerde. tekmeye kafa atan, adama kafa atan, sert, sinirli, köseköylü yusuf. yusuf, o sezonun bitiminde kendini galatasaray'ımızda buldu. bülent korkmaz ile birlikte galatasaray defansı artık yeni bir model oluşturmuştu. ben yenilmem diyecek, savaşacak, boğuşacak iki rambo dosta güven dost olmayana korku salıyorlardı. 186 lig maçına çıktı köylü yusuf, 6 kere atıldı tonla sarı kart gördü.

    banik ostrava'ya uzaktan attığı gol bize turu getirmişti. rıdvan'ın , metin tekin'in belalısıydı. sözleşme zamanları köyünde mangal yapardı. galatasaray'da çaycılık yaparım diyecek kadar galatasaray'lıydı.

    galatasaray'ın şampiyonluğu garantilediği bir maçta boş kaleye topu atmamış, tanjuyu beklemiş, metin oktay'ın rekorunu kırdırmıştı. bereket hakan şükür, tanju'nun da rekorunu kırarak köylü'yü iyilik yaptığına pişman olmaktan kurtarmıştı.

    köylü yusuf'un abisi de futbolcuydu, o abisini sakatlayacak kadar maça konsantre olurdu. gariban babasıydı, yardımseverdi. insan gibi insandı. unutulmaz galatasaray'lılar arasında adı sonsuza kadar yaşayacaktı.

    yusuf altıntaş; galatasaray'a gelişinden gidişine kadarki duruşun, futbolculuğun, adamlığın bizi biraz daha galatasaray'lı yapmıştır. galatasaray'ı sevdirenlere bin selam olsun.
  • 7
    savaş demiral

    hepimiz 1988 yılındaki büyük yürüyüşün onurunu yaşarız. hani o avrupa avrupa duy sesimizi diye yırtındığımız seneyi hiç birimiz unutamayız. ilk yarı final çektiğimiz şampiyon kulüpler turnuvasını. neushatel maçı der başka bir şey demeyiz. o maçı maç yapan ilk maçtaki beklenmedik 3-0 yenilgi ve sonrası büyük motivasyonla tarihin en büyük geri dönüşü.

    o maç önemli olmayacaktı, büyük savaş türk futbolunun kader golünü atmasaydı. çünkü biz o maçı oynamayacaktık. rapid wien'le avusturya'da oynanan maç hezimete gidiyordu nerdeyse. 2-0 yenik duruma düştük, simoviç direniyordu 3. yememek için. rakip üzerimize çullanmış işimizin evliyalara kaldığı dakikalardaydık. nasıl olduysa oldu sol taraftan bir korner kazandık. topun başına gevur (prekazi) geçti. hepimiz orta yapacak belki tanju çakacak diye bir umut nefesimizi tuttuk televizyon başında. gevur 18 köşesine doğru yerden pas attı. gelişine büyük savaş olanca kuvvetiyle vurdu. o kadar şiddetli vurudu ki bazen barajdakileri sakatlardı. top gitti rapid ağlarına yapıştı. gerisi bizim işimizdi. yeteki ali sami yen'e umutla çıkalımdı. tanju ve cüneyt'le çok rahat geçtik rapid'i. gerisini hepiniz biliyorsunuz.
  • 13
    alman ekolunden gelen (bkz: lothar matthaeus)tur.
    simdi ne alaka diye soracak olursaniz; o zamanlar daha pcler amiga seklindeydi. ben cd nedir onu bile bilmez, surekli disketle oyun oynardik. amiga'yi bilenler icin soyluyorum amiga 500 sahibiydim. neyse bu amigada lothar matthaeus diye bir futbol oyunu vardi. pes*, fifa oynadim, 2009larini da dahil ediyorum bunlara, hic bir futbol oyunu bana lothar matthaeus dan aldigim zevki vermemistir.
    o yuzden 8 yasinda ki soy ozan'a futbolu sevdiren lothar matthaeustur.
  • 15
    metin çekiçler

    80 li yılların başlarında muhteşem bir paf takım vardı. maçlardan önce oynarlardı ali sami yen'de. bazen af maçını seyredip maçtan çıkmışlığımız bile olurdu. o muhteşem takımın forvetinde iki metin vardı. maçlardan önce el ele tribünlere çağrılırdı. aralarındaki paslaşmalara doyum olmazdı. an meselesiydi a takıma geçmeleri. nitekim kısa zamanda geçtiler de.birini yazdık, herkes tanır, büyük olan metin yıldız'ı. küçük olanını hemen hemen kimse hatırlamaz. arda kıvraklığında, tekniğindeydi küçük, 1 metrede iki kişiye çalım atardı. bana göre büyük'ten daha büyük futbolcu olacaktı.

    18 lig maçına çıkabildi çocuk. sonuncusu zonguldakspor maçıydı. kasabın biri diz kapağını parçaladı. teller, platinler, yamalar dikiş tutturamadılar küçüğün dizine. kayboldu gitti, bir daha oynayamadı.

    ama olsundu, takımın gençlerinin herkesi yendiği fakat büyüklerin yenemediği, şampiyon olamadığı senelerde galatasaray'la bağlarımızı daha da perçinleyen futbolculardan biriydi. onlar olmasa belki o zamanlar, o kadar kötü takımın maçlarına kimseler gitmeyecek, o zamanki çocukların çocukları başka takımlara sevdalanacaklardı.

    küçük metin çok kısa oynadın, oynadığın maçlar, attığın çalımlar gözümün önüne geldikçe, galatasaray'ı daha fazla sevdim. iyi ki o zamanlar maçlara gitmişim. çok yaşayın.
  • 16
    zoran simoviç

    1984 avrupo şampiyonasında o hatalı golleri yemeseydi eğer gelirmiydi galatasaraya bilmiyorum... jupp derwall ın da aynı turnuvadan gelmesi aslında galatasaray için dönüm noktası olmuş bir bakıma...libero gibi çıkıp aldı deyimini o kazandırmıştır turk futbol terminolojisine...yan toplarda ki başarısı çevik ve hızlı olusu her ne kadar bazen penaltı yaptırsada kaleden çıkıp forvetin ayağından topları alışı...hatta gol bile atmıştır simoviç...kurtardığı penaltılar ve köln de ki monaco macında weah, fofona, ettori'in şutlarına engel olması ve galatasarayın yarı finale çıkmasında prekazi'nin 40 metreden attığı gol kadar payı vardı simonun...o dakikalarda bir efsane olacaktı köln'de elinde türk bayrağı ile tüm tribunleri dolaştı...akıl almaz anlatılamaz bir görüntüydü...o zamanlar mahalle maçlarında kalelerde boy boy simoviçler vardı...(at kafa)simoviç 1990 yılında bıraktı futbolu bırakmak zorunda kaldı..iç savaş çıkışınca devlet mal varlığına el koydu...o da para için gol showda kalecilik yaptı bir dönem...100.yılda söhretler karması macında cıktı ve hala güven veriyordu...su anda taraftar aykuta ve orkun'a güvenmiyorsa bunda simovicin,taffarelin,stauce'nin payı büyüktür
  • 17
    mehmet oğuz(ördek mehmet)

    tribüne çıktığım zamanların en büyük futbolcusuydu. o zamanki gazeteler her hafta anket yaparlardı. cemil'mi büyük, büyük mehmet'mi? kadırgalı'ydı, kadırgaspordan gelmiş galatasaray'a. gerçek anlamda bir kadırga kabadayısıydı.

    hatırlayanlar varsa o zamanların arda turan'ydı. arda'yı ilk gördüğümde büyük mehmet'e benzetmiştim. bir fener maçının son 3 dakikasında 2-0 yenik olduğumuz maçı berabereye taşımış, hakem fener'e acımayıp maçı bitirmese alacaktı neredeyse. çalım ustasıydı, frikik ustasıydı, tekniğine yaklaşan belkide tektugay olmuştu.

    3 yıl üst üste şampiyon olduğumuz senelerin ve sonraların unutulmaz futbolcusuydu. şampiyon kulüpler kupasında rapid vien'le eşleşmiş ilk maçı 1-0 kaybetmiştik. inönüdeki rövanşta 2-0 öne geçtik maçın sonlarına doğru o zamanların ünlü futbolcusu krankl, yasine iğne deliğinden çakmış 2-1 e getirmişti tabelayı. şerefli elenmelerin meşhur olduğu maçlardan biri tam bitmek üzereyken, deniz tarafındaki kalenin ceza sahası sağ köşesinden serbest vuruş kazandık. topun başına geçen büyük mehmet sağ ayağıyla penaltı noktasına kesti. top havada durdu sanki bir kaç saniye. o anda gökmen topu kafayla direk dibinden ağlara taktığında gol sesi kadıköy'den duyuldu, bu benim ilk yabancı takım eleyişimizi canlı izlediğim maçtı.

    yeni nesil adını bilmez. ne televizyona çıkar, ne hocadır, ne yorumcu. bu ülkede futbolu bilenler parmak kaldırsın dense ilk 5 el garanti büyük mehmet'in olmalıydı. galatasaray orta sahasında tugay'dan sonra en çok forma giyen oyuncu büyük mehmet'tir. 278 lig maçı oynamış, 31 gol atmış sayılsaydı en az 300 gol attırmış büyük bir oyuncuydu.

    mahalledeki onca fener'linin arasından iyi ki galatasaray'ı tutmuşum dedirten efsaneydi benim için. metin oktay'ın heykelinin yanında heykeli olması gereken futbolcu kendisi olacaktı, florya'nın delikanlısı olacaktı, sokak çocuklarının idolü olacaktı. ah o sene fener'e gitmeseydi. aynı hakan şükür gibi bırak dendi, oynarım dedi, oynardı. eminim şimdi koysunlar gene oynar. ama gitmeyecektin ördek mehmet, fener'de oynamayacaktın. 1 sene boklu dere'de top oynamak uğruna koca bir maziyi çöpe attın.

    gittiğinde bizi çok ağlatmıştın, kenar mahallelerin maradona'sı anlı şanlı büyük mehmet. nerdesin, seni ben unutamam.
  • 18
    uğur tütüneker

    ne yapsak olmuyordu işte. bir önceki sezon derwall'li takım averajla şampiyonluğu kaybedince çok üzülmüştük. son maçta sarıyer'le oynayıp, trabzondan gol haberi gelmeyince galatasaray'ı ''feda olsun'' tezahüratıyla tatile yollamıştık. ne de olsa biz beklerdik 1 yıl daha. yıllardır beklenen şey sadece şampiyonluk değildi bizim için. televizyonlarda seyredipte yanlarına yaklaşamayacağımız takımları eleme zamanı gelmişti. avrupa stadyumlarının tepesinde galatasaray hayaletinin dolaşmaya başladığı yılların arifesiydi.

    almanya'dan transfer edilmişti. sanki bir ayağı kısa gibiydi, koşarken yalpalardı. tribünler uuuuuu, uuuuuu diye çağırırdı. uve derdik kendi aramızda konuşurken. uzun yıllar sonra gelen şampiyonluğun en büyük oyuncusuydu. sayesinde o zamanlar çalıştığım bankanın müdürü emine hanım galatasaray'lı olmuştu. şimdiki galatasaray taraftarı için son 4 maçın lincoln'ü ne ise bizim için bütün bir sezonun uve'si aynıydı. o zamanlar asistleri sayan, takan yoktu, sayılsaydı, böyle bir istatistik yapılsaydı uzak ara uğur tütüneker birinci gelirdi.

    ikinci sezonunda tanju çolak geldi takıma. lincoln-baros ikilisiydi. tanju çolak'ı avrupa gol kralı yaptı. altın ayakkabının teki onun olmalıydı aslında. unutulmaz maçları oynadı, unutulmaz goller attı, unutulmaz goller attırdı. bir galatasaray'lı olarak futbolu bıraktı. bir galatasaray'lı eski futbolcu olarak yaşamını sürdürmektedir.

    222 lig maçına çıkıp 40 gol atmış, attırdıkları sayılamamıştır. tarihsel maçı tarihe geçirenlerdendir. neushatel maçı kahramanıdır.

    yeni doğan çocuğumun beşiğine resmini astığım ilk galatasaray futbolcusu, uğur tütüneker; galatasaray sevgimin ivme kazandığı yıllardaki motor gücümdün. seni çok sevmiştik, formanın içindeykende, formanın dışındaykende. selam olsun her neredeysen büyük galatasaray'a avrupa fatihi madalyasını taktıranların başında gelen büyük futbolcu. her zaman büyük olarak kalacaksın
  • 19
    gökmen özdenak

    bakmayın siz onun televizyon kanallarında ukalalık yaptığına. objektif olacağım diye inceden galatasaray'a geçirdiğinde. devir hesap devri kanallarda maymunluk yapma devri. kurunun yanında yaşta yanacak. bundan böyle gökmen abi dahi yasaklı listede. sarı kart veridi kendilerine çok defa, us ile uslanmadılar, o yüzden tekdir yediler bizlerden. tekdir de kafi gelmedi salya sümük galatasaray'a saldırmalar devam etti. sıra köteğe geldi, bizim kötek de işte budur. çeksinler cezalarını, bu arada daha da fazla saldırıya yalan habere devam etsinler.

    biz yinede vazifemizi yapıp malum kanaldan adamımızı, ayı gökmen'i cımbızla çekelim.

    benim ilk gittiğim maçta 9 numaralı formasıyla sahada olan gökmen'i konuşalım, spor yazarı gökmen'le işimiz yok. 13 sezon gol yollarındaydı. 99 golde kaldı, bir gol daha attırmadılar kendisine, 100 ler kulubünde arif var gökmen yok. uzun yıllar gelmeyen şampiyonluklardan önceki üst üste 3 şampiyonlukta santrafordu. bir maçta inönü stadının yedek kulubesinden tribüne çıkıp fenerbahçe taraftarına dalmıştı.

    yani dostlar şunu demek istiyorum. sizler gökmen'i televizyonda yorum yaparken tanıyor ve kızıyorsunuz. ben de kızıyorum ama bir taraftan beni galatasaray'a bir daha asla kopmayacak bağlarla bağlayan futbolculardandır gökmen. galatasaray'lılığı tartışılamaz. kulüpte bir görev verilse ki- niye verilmemiş şimdiye kadar bilmiyorum- en azılı galatasaray'lı olur. bir de merak etmeyin sinsi adamdır ayı gökmen, durur durur hiç beklemediğin anda patlayabilir. galatasaray'a hakaret ettirmez.

    izleyin göreeceksiniz, gökmen yasaklı kanalda bir şekilde galatasaray'lılığını konuşturur, mutlak bir şeyler yapar. yapmazsa da önemli değil. biz bize futbolu sevdirenlerden gökmen özdenak'a müteşekkiriz. zaten sevmediğimiz televizyon maymunculuğu işindeki gökmen pek umurumda değil.