• 1
    bastan soyleyeyim yaptigim incelemeden zerre zevk almadim. yanlis anlasilma olmasin. uzun zamandir aklimda olan bir konuydu. ozellikle sampiyonluk kutlamalarinda ciplak gordugum engin baytar ve emre colak ile tekrar aklima takildi ve dun ozan ipek'in yari ciplak fotografini gorunce biseyler karalamaya karar verdim.

    simdi bu futbolcu fizigi denen fizik nasil olmadir?

    ilk olarak yurdum futbolcularini inceleyim.

    ozan ipek: http://imgur.com/TYYGH

    bu adamin her gun spor yaptigina dair bir kanit var mi sorarim size. sanki cumadan cumaya hali saha macina cikan 19 yasinda ergen fizigi var adamda.

    arkasinda biraz extrem ornekler drogba ve ronaldo. adamlar gladyator gibi.

    drogba ve ronaldo: http://www.blabla.co.za/...une2010Coverr100.jpg

    bunlar futbolcuysa ozan ipek ne diyosun?

    arkasindan rastgele baktigim carleton cole. ikili mucadelede ozan ipek ile yan yana dusunemiyorum bile.

    carleton cole :http://2.bp.blogspot.com/...e-naked_1421067i.jpg

    fizige dayali oyun stilleri ile italyanlar.
    pirlo ve gattuso: http://www.instablogsimages.com/...006/08/16/strft2.jpg

    canimiz cigerimiz emre colak. sanki 14 yasinda liseli gibi.

    emre colak: https://p.twimg.com/AuyBGOeCIAE7QrO.jpg

    arda turan grm kas yok. got ve gobek birbirine karismis durumda.

    arda turan: http://statics.magazinkolik.com/...m_cesme_2012_mns.jpg

    illa bir futbolcunun kollari 40 cm omzu 140 cm olmasina gerek yok. en guzel ornegi van persie. ince kasli define bir vucut.

    van persie: http://www.me-me-me.tv/...Robin-Van-Persie.jpg

    ve aslinda turk olan ve sadece fizigine bile bakarak alt yapisini almanlardan aldigi belli olan mesut.

    mesut ozil: http://img6.mynet.com/...ciplak-46974_501.jpg

    sonuc olarak; bizden bir sikim olmaz amk.
  • 4
    türkiye'de bir kaç teknik adam dışında hiç kimse tarafından dikkat edilmemiş unsurdur.* kıytırık fizik idmanlarını saymazsak, tamamen futbolcunun insiyatifine bırakılmıştır fizik gelişim durumu. mesela türkiye'de bülent korkmaz ve hakan şükür'ün fiziki durumları iyiydi. bunlar akla ilk gelen isimler. bunların dışında bu sezon gözlemlediğimiz kadarıyla selçuk inan ve burak yılmaz'ın fiziki durumları gayet iyi. ama türk futbolcuların gerisi ne yazık ki amiyane tabirle fos...

    halbuki yurtdışında en çok dikkat edilen hususların başında gel,r futbolcunun fiziği ve fizik gücü. klasik olacak ama gareth bale örneğini verelim. sadece iki yılda gareth bale'nin fiziğinin aldığı hale bir göz atalım;

    southampton formasıyla yıl 2007; http://i.dailymail.co.uk/...04B0-656_468x537.jpg
    tottenham formasıyla yıl 2009; http://3.bp.blogspot.com/...h-bale-tottenham.jpg

    türkiye ve avrupa futbolu arasında en belli başlı farklardan biri budur.
  • 6
    çok önemli bir tespite konu olan kavram.

    özellikle avrupa'daki maçları izledikten sonra pek çoğumuzun buraya gelip "onların oynadığı futbolla bizimki bir mi" diye sormasının aslında önemli nedenlerinden biri de fizik güç farkıdır. aradaki farkın sayısız örneği mevcuttur. en son ve en bariz örneklerinden biri arda turan. galatasaray'da oynarken 60'tan sonra dili dışarıda gezerdi üstelik savunmaya neredeyse hiç yardım etmediği maçlarda bile. fotoğraflara bile gerek yok ki onlar da durumu ortaya koymaya yetiyor. göt göbek almış başını yürümüş üstelik 20'li yaşların başındaki bir oyuncudan söz ediyoruz. ispanya'ya gittiği ilk senede özellikle birkaç ay sonra ciddi kilo verdiğini ve oynadığı maçlarda geriye dönüp top aldığını gözlemledik. ben bizde oynarken arda'nın sağ açığın peşinden koşup yatarak top kazandığı maç hatırlamıyorum ama son birkaç ay içerisinde pek çok kez tanık oldum buna.

    çok basit bir başka örnek; avrupa'da uzatmaya giden bir maçta örneğin şampiyonlar ligi finalinde özellikle kanat oyuncularının deparı hiç kesmediğini görüyoruz. 19 mayıs 2012 chelsea bayern munich maçında en vasat oyuncuların bile 120 dakika durmadan koştuğunu hatta çoğu zaman topla gittiklerini görünce insan aradaki farkı daha iyi anlıyor. futbolcu kaslı olmak zorunda değil ama çalışmak zorunda. fizik eksiğini kondisyonla kapatmak zorunda en kötü. ama çalışmayınca ne fizik oluyor ne kondisyon. hiçbir oyuncu cristiano ronaldo gibi günde 500 mekik çekmek zorunda değil, yahut fildişi sahillerinde doğmak zorunda değil. ama futbolcu fiziğine sahip olmak zorunda. çalıştığı takdirde aksi mümkün değil zaten. mesela sergen yalçın'ımız vardi bizim. sezon başı kamplarında 5-10 kilo fazlası olurdu. hani şu ünü sadece türkiye ile sınırlı kalmış raket sol ayaklı topçudan bahsediyorum.

    nefret ettiğimiz, kovaladığımız guus hiddink milli takımın başındayken "salonda çalışacak oyuncu bulamıyorum" diyordu. çarpıcı başka bir şey daha söyledi: "milli takımda kalça kasını şu ana kadar hiç çalıştırmamış oyuncular var".

    türkiye liglerinde oynayan oyuncular ile avrupa'dakilerin çok farkı vardır burası kesin. ancak yetenek ve teknik kapasite konularında pek bir fark olmadığını oraya uyum sağlayan lejyonerlerden yahut türk olup avrupa'da futbola başlayan gurbetçilerden anlayabiliyoruz. ama fizik güç olarak aralarında dağlar var. tesis aynı tesis, program aynı program, peki aradaki bu uçurumun nedeni ne?
  • 7
    yillardir bundan bahsederim. genc milli takima ve amator milli takima sirf iyi fizigim sebebiyle secilmisimdir, arkadaslarin (isim vermeyeyim) hicbiri bu konuya onem vermezdi ben acayip calisirdim hergun. yetenekli degildim ve fizigimle oynuyordum sadece. turkiye'de acayip fark yaratiyordum ama uluslararasi maclarda hepsi benim gibi olsugu icin sikinti yasiyordum.

    ee nie futbolcu olamadin diyenlere (yazilarimi takip edenler bilirler) linderoth'un yasadigi sakatligin aynisini yasadim ve futbolu birakmak zorunda kaldim. (hip impingement veya femoroacetabular impingement diye gecer)
  • 8
    çok sevmeme rağmen adamım cristiano ronaldo'nun fiziği değildir. ronaldo'yu şehir meydanında görsen, ilk olarak futbolcu demezsin. vücutçu dersin. porno yıldızı diyebilirsin ama ilk olarak aklına futbol ve futbolcu gelmez. çünkü fiziği futbolcu fiziği değil. zaten kendisi de insan değil.

    http://www.itusozluk.com/...suf-simsek_25974.jpg

    normalde futbolcu fiziği budur. buydu en azından. ince bilekler, çarpık bacaklar..sonra sonra futboldaki her şey gibi bu da başkalaştı. abdullah ercan'ın boydan bir fotoğrafını bulsam onu koyacaktım aslında. benim hayatım boyunca gördüğüm en futbolcuya benceyen futbolcudur abdullah ercan.

    not: fizik kalite, üstünlükten bahsetmiyorum. başlık, futbolcu fiziği. futbolcu tipi var adamda deriz ya, ben onu kastediyorum. drogba'da fizik kalite var. ama kendisinde futbolcu fiziği yok. futbolcu fiziği cassano'da, beckham'da var, yusuf şimşek'te var. ama cristiano ronaldo'da yok.
  • 10
    smdi kalkip buraya iniesta'nin da fizigi emre gibi yazarsaniz olmaz, niye olmaz ?

    messi'nin de iniesta gibi fizigi var mesela. bazi oyuncular yetenekleri sayesinde cok ust duzeylerdir messi, iniesta, xavi, david silva gibi. allah vergisi.

    ama mesela arda, fizigini gelistirip yetenegiyle harmanlasaydi daha genc avrupaya transfer olur ve suanda da elit kuluplerden birinde oynuyor olurdu.

    mesela shaqiri'ye bakin, acayip bir fizik var ve yetenekli, gittigi kulube bakin b.munih. umarim anlatabilmisimdir.

    o yuzden assaidi ile bizden baska kimse ilgilenmiyor...
  • 11
    1. sınıf ligler için 1. sınıf olmak zorundadır, 1 sınıf ligler de tempo ve belli bir fiziki mücadeleyi içerisinde barındırdığı için futbolcunun fiziği de belli bir düzeyde kuvvet bulundurmalıdır. kuvvet=kas.

    arda, emre, simao gibi futbolcular o yüzden bizde oynayabiliyor. şu halleriyle italya'da, ingiltere'de olsalar sahada can verirler. elbette kas yığını olacak değiller, bunlar 100 m veya 10000 m koşucusu değiller sonuçta farklı zorluklarla karşı karşıyalar sahada, elbette vücutları da ona göre olacak. adam gibi çalışıp 1. sınıf fiziki yapıya sahip olan alman milli takımını görüyoruz. dün hollanda'ya karşı ikili mücadelede top kazanma rekoru kırdılar, adamların hepsi robot gibi. ben xavi ve iniesta'dan başka pek üst düzey vasat fizikli über futbolcu bilmiyorum,bunlar da saf yetenekten oluşmuşlar zaten.
  • 12
    avrupa'da spor alışkanlıktır, türkiye'de ise zorunluluk.
    biz genel olarak tembel bir milletiz, ekstra işler yapmayı sevmeyiz. şimdi sen gidip bir türk futbolcuya "antremandan sonra salonda çalışacaksın, o göbek eriyecek, six pack çıkacak" dersen o adam sana siktiri çeker. neden ? çünkü türk milletinin spor zihniyeti gelişmemiş.

    bu işin temeli okulda atılır. tek saate indirilmiş beden eğitimi ile spor alışkanlığını kazandıramazsın insanlara. yüzmesinden tut jimnasitiğine kadar her boku yapmalı çocuklar, yapmalılar ki ileride bunu tekrar edip, hayatlarının bir parçası gibi hissedebilsinler.
  • 14
    görüntü mü? kuvvet mi? dayanıklılık mı? bunlardan hangisi ve ya hangileri? bunu netleştirmek lazım. seklçuk inan'ı tanımayan 10 kişiye göster 1 kişi profesyonel futbolcu demez ya da suat kaya, kim "bu adam profesyonel futbolcu" der ki?. bugün hırvatistan - italya maçında giovinco oyuna girdikten sonra beşiktaş'ın eskisi şindelfeld'le bir pozisyonda yan yana geldi sanırsın ki frodo'nun bilmem kaçıncı nesilden torunu. gordon elinin tersiyla hafif itti küçük italyan'ı, büyüklerle futbol oynayan ufak velet gibi zırlamaya başladı giovinco. ama yeri gelir o giovinco bir çalım atar, bir pas atar gordon avarel gibi kalır. neymar diyoruz süper star olacak diyoruz, vursan yarısı boşa gider ama iki bilek hareketiyle bir pasla belinden su çeker. onu bunu bırak hagi'nin baklavaları, kanatları, geniş omuzları vardı da biz mi bilmiyoruz aga? örnekler çoğaltılır; iniesta'sı, xavi'si, yattara'sı, zidane'ı vs. vs. mesele şudur ki, önce kafa olacak, sonra kuvvetli olacaksın, sonra da dayanıklı ve istikrarlı, kasları şişirmesen de olur.

    bu arada. bizim takımı düşünüyorum da tribünden bakınca en futbolcu fiziği çağlar birinci'de, net. *
  • 15
    genelleme yapılamayacak bir konudur. tamamen mevkiye bağlıdır. ama bana göre futbolcununen önemli yeri götüdür. ikili mücadele üzerine kurulu bir oyun olduğu için göt koymak diye bir tabir vardır. göt baş büyük bizim topçularda ama güç yok. bu göt olayından dolayı ligimizde ki net en kaliteli fiziğe sahip iki isim melo ve eboue'dir. ben melo ya da eboue'nin o götü koyduktan sonra top kaybettiğini görmedim göremeyeceğimde eminim. ayrıca götün yoksa bile olanını akıllı kullanacaksın ki bu işi en iyi yapan isimler akıllarından dolayı xavi, iniesta ve messi'dir ligimizde ise selçuk ve alex'tir.
  • 19
    iyi kötü 3 senedir perhiz ve kilo verme konusunda dididen, bu konuda bir takım yazılar okumuş ve kulaktan dolma da olsa envai çeşit bilgi * sahibi bir insan olarak üzerinde iki kelam etmek istediğim konu. işbu entry de bu derin bilgi birikimi(!) ışığında yazılacağından, rastlanılacak önerme ve hükümlere aynı seviyede yaklaşılması daha bir hayırlı olacaktır.

    öncelikle tam olarak nasıl birşey olduğu, paradoks mu muamma mı olduğu tam kestirilemeyen bir belirsizlik içindedir. basite indirgemeye çalışıp biraz netleştirmek istersek; futbolcu fiziği sağlıklı beslenip düzenli antreman ve maça çıkarak kendiliğinden ortaya çıkan, ekstra bir gelişimden ziyade vücudun kendini yaptığı işe adaptasyonu şeklinde ortaya çıkan vücut şeklidir. bu da yağsız bir vücut ve gelişmiş bacak kaslarından ibarettir. 1980'lerin ikinci yarısından sonra hem türkiye'de hem de dünya'daki standart futbolcu fiziği gerek antreman ve maç fikstürünün yoğunluğu, gerek buna paralel maçlardaki temponun da artmasıyla bu şekilde gelişmeye başlamıştır. en ufak tefek görünen futbolcuların bile vücudunda, özellikle bacaklarında aynı görüntüdeki sıradan bir insandan çok daha gelişmiş kas grupları vardır.

    ilerleyen yıllar içinde vücut geliştirme sporundaki ilerlemeler her spor dalını olduğu gibi futbolu da etkilemiştir. ilaçlar, besin takviyeleri ve benzeri "buluşlar"ın katkısıyla vücut geliştirme çığırından çıkmış, insan bedeninin sınırları epey bir zorlanmaya başlamıştır. bu sektörde dönen paranın etkisi var mıdır bilinmez ama iyice popülerleşip bir trend haline gelen bu yeni -spor dalı-na diğer spor dallarıyla uğraşan insanlar da kayıtsız kalamamış, sporcuları vücudunu geliştirme konusunda kafa yorulmaya başlanmıştır antrenörler tarafında. üzerinden neredeyse 30 sene geçmesine rağmen hala daha geyiği dönen "doğu alman" sporcuları bu konudaki çalışmaların ilk örnekleridir aslında. diğer sporcularla aralarında, özellikle kuvvet bakımından bulunan fark herkesin malumudur.

    günümüze doğru geldiğimiz zaman, futbolcular bilinen kondüsyon çalışmalarına ek olarak ağırlık çalışmaları da yapmaktadır. bu çalışmaların -zaruri olmasa da- sporculara en azından kuvvet ve kondüsyon bakımından katkı sağladığı, doğu alman sporcular örneğindeki gibi, muhakkaktır. yine klasikleşmiş bir tabir olan "kendine bakan futbolcu" tanımında yemesine içmesine, atremanına dikkat etmenin yanı sıra ağırlık çalışmalarını da eklenmesi kaçınılmazdır bu noktada. velhasıl laf salatasını iyice karıştırmadan, ağırlık ve vücut geliştirmenin futbolcular için günümüzde bir yan dal olduğunu söylemek mümkündür.

    lafı toparlamaya çalışırsak, fiziksel futbol oynamak için yağsız bir vücut ve az biraz kaslı bacaklar yeterlidir. tabi buna yetenek ve "fundemental" denilen olayın da eklenmesi gerekir. bundan ötesi ise futbolcunun işine saygısı, profesyonelliği ve kendine dikkat etmesiyle alakalıdır. daha güçlü ve kondüsyonu yüksek futbolcu daha geç yorulur. hem istediklerini sahaya daha kolay yansıtır, hem de daha yüksek konsantrasyona sahip olur. bu konudaki en büyük örnek ise kalecilerdir. maç boyu kale önünde duran kaleciler de fiziki bir performansa ihtiyaç duymasalar da takım arkadaşlarıyla birlikte fizik-kondüsyon çalışmalarına ezelden beri katılmaktadırlar. bu da onların maç içinde daha diri ve "uyanık" kalmasını sağlar. futbolcunun oyun bilgisini geliştirmeye çalışması kadar doğal bir hal almıştır vücudunu geliştirmeye çalışması. bu sebeple vücut yapıları da futbolcudan futbolcuya değişiklik göstermektedir. bir de antremanlardan kişilerin farklı derecede yararlanabilmesi olayı var ki, o da ayrı bir konudur zaten...
  • 21
    önemli bir ayrintidir. ancak futbolculari birbiriyle kiyaslamak yerine, her bir futbolcunun kendi beden parcalari arasinda kiyas yapilmalidir. örnegin drogba ile messi'yi yan yana koyup, messi'de hic futbolcu fizigi yok diyemeyiz. daha cok messi'nin vucut yapisina dikkat edilmelidir.

    bacak kaslarimiz belli baslidir ve bu kaslari guclendireceginiz sinir bellidir. belli bir noktaya kadar daha hizli kosmanizi ve yere daha saglam basmanizi saglayabilirsiniz ancak sinir asildiginda saglamligi korusaniz dahi yavaslamaya baslarsiniz. kisa boylu futbolcularin genel olarak daha seri olmalari bu noktada baslar. gövde agirligi hafif olan veya ust bölgesi bacak bölgesine göre daha kisa olan futbolcular istisnalar disinda seri oyunculardir ve bu hizlarini mac boyunca koruyabilirler. messi bunun en buyuk örneklerinden biridir. bununla birlikte gövdesi bacaklarina göre uzun duran futbolcular daha dengeli olsalar da yavastirlar. culio ve arda'yi bu konuda örnek gösterebiliriz.

    kisa mesafede sprinter atletler oldukca kasli, uzun bacakli ve kisa gövdelidirler. uzun mesafede agir olduklari icin etkisizlerdir. hafif ve dayanikli olan uzun mesafe atletleri zayif ve siki kaslara sahiptir. bu dusunceden yola cikarsak;

    defans oyunculari: 1.80-1.85 arasi iyi sicrama yetenegine sahip, govde ve bacak boyu dengeli olanlar genelde idealdir. bu boyun ustune cikildikca istisnalar haric yavas bir göruntu olustururlar. bu oyuncularin vucut yapilari diger oyunculara göre iri olmalidir. misal emre colak fiziginde birini defansa koymazsiniz.

    orta saha: bu bölge belkide futbol fiziginin en toleras gösterilen bölgesidir. ama ideal olarak 1.70-1.80 arasi olmak, orta sahada daha direncli ve vucuduna daha hakim futbolcu olmanizi saglar. cok uzun boylu olmak orta saha oyunculari icin bir avantaj olusturmaz. ceyhun gulselam'in orta sahada yavas ve etkisiz olmasi bir örnektir. buna mehmet topal'i dahil edebiliriz.

    forvetler : oyun stilinize göre tercih edebilecegimiz gibi, fizik agirlikli oynuyorsak, zlatan veya elmander tarzi oyuncular idealdir. ama barcelona gibi kisa mesafede etkili, seri ve kivrak oyunculara dayali oyun oynuyorsak messi veya romario gibi forvet oyuncularini tercih ederiz.

    aslinda butun bu oyunculardan karisik ve dengeli bir takim olusturmak en iyisidir. galatasaray'a baktigimizda oldukca dengeli bir takim oldugunu görebiliriz.
  • 23
    atalay babacan, celil yüksel ve yunus akgün gibi potansiyelli gençlerimiz süre almaya başladıkça, sözlükte sık sık bahsi geçen konu.

    her futbolcu cristiano ronaldo, xherdan shaqiri gibi olmak durumunda değildir. bir futbolcu sahada kaslı ve güçlü gözüküyor olmak durumunda değildir. bir futbolcuyu ekran başından veya stadyumda oldukça uzak bir mesafeden görmek, fiziğini yetersiz bulmak için uygun şartlar değildir. ince kollara ince bir bedene sahip olan bir futbolcu da pek tabii oldukça kuvvetli olabilir. ayrıca çevikliğini korumak istiyorsa ona göre de çalışıyor olabilir vs. vs.

    http://gss.gs/MI7.jpg

    luka modric. 2018 yılının ballon d'or sahibi. şu fizikle bizim altyapımızdan çıkmış olsa idi, hakkında girilen entrylerin %90'ı "fiziğini geliştirmesi gerektiği" üzerine olacaktı.

    bu konu hakkında ezbere yorum yapıldığını düşünüyorum.
  • 24
    bizim alt yapımızdan çıkan ve bence modric kalibresinde bir oyuncu olan emre belözoğlu'nda kariyeri boyunca bulunmayan fiziksel yapıdır. kendisi yeteneğinin üzerine bir de orta sahada vurduğunu deviren güçlü kuvvetli basıp geçen bir yapıya sahip olsaydı en azından ndiaye kadar fiziksel kapasitesi olsaydı barçada realde juvede oynardı arsenal liverpool bayern city gibi takımlarıda forması emekli edilebilecek bir kariyere sahip olabilirdi.
    sonuç olarak fizik önemli.