• 4675
    türk sporunun en büyük kanseridir. kesip atmadıkça veya birileri çıkıp yedikleri tüm bokları fiilen suratına suratına vurmadıkça, bu kanser küçülse bile yine yeniden türk futboluna bela olacaktır. kokuşmuş zihniyetleri, al birini vur ötekine başkanları ve fanatiklikten gözü dönmüş, hak batıl tanımayan, nasıl kazanırsak kazanalım ama kazanalım mantığıyla hareket eden camiası ile senelerdir çalmadığı kupa, hakkına girdiği girmediği hakem, futbolcu, rakip taraftar vs. daha uzar gider kalmamıştır. ama maalesef türkiye'miz öyle bir ülke ki, yaptıkları her şey yanlarına kalmış, üstüne de ödüllendirilmiştir. bu adamlar kötü de oynasa, iyi de oynasa; iyi futbolcu da transfer etse, kötü futbolcu da transfer etse, merak etmeyin ne düşerler, ne de yükselirler. ama gerçekten bu ülkeye bir şeyler kazandırmak isteyenlerin önüne her zaman bariyer olurlar. umarım ilahi adalet bir gün tecelli eder de, başkalarıyla uğraşmak bir yana, kendi sorunları ile bile uğraşacak kadar gücü bulamazlar.
  • 5781
    türk futbol tarihinde her türlü düzenbazlıl, ketenperecilik, al cengiz oyunu, şike, teşvik, prim, yalan, iftira, ayartma, el altından para gönderme alma, transfer şikesi gibi konularda bayrak taşıyıcı kulüp.
    en som girdikleri anadolu takımlarının formasını satma işi şikeyi bildiğin resmi bir kalıba sokuyor. futbol federasyonunun mamalı maşalar olmadığı bir düzende bu işin sonunun ligten ihraca kadar gitmesi gerekir.
  • 7381
    yanlışlarıyla yüzleşip, kabullenip dürüst bir şekilde yollarına devam etmek gibi erdemli ve başarı getirebilecek kolay bir yol varken türk futbolunun ve adaletin içinden geçerek nefret, düşmanlık ve iğrençlik saçan camia.

    kötülüğün vücut bulmuş hali.

    günahların takımı.

    cuma günü galatasaray maçında tribündeki neşeli ve heyecanlı çocukları gördüm. düşündüm; bu organize kötülük bu çocukların heveslerini, masum isteklerini, temiz sevinçlerini nasıl böyle bir şekilde çalmaya çalışır, bunun vicdan yükünü nasıl alır diye...

    fenerbahçeli çocuklara gelince; şu anda hayatın acı kısmındalar ve bunun aslını tecrübe etmelerine izin verilirse bu onlar için çok daha faydalı sosyal bir eğitim olacak. ve fener bu kafadan çıkarsa ilerde güzel günler göreceklerdir elbet. sonuçta her takımın iyi ve kötü dönemleri olacaktır ama bu günahların takımının değil. aileleri tarafından şu konjonktürde galatasaray nefreti ile büyütülen, fenerbahçe'nin şu anki yaptıklarını doğru görecek çocuklar için üzülüyorum. aslında burada da çok ciddi vebal altına giriyor fenerbahçe camiası.

    lütfen salın lan bizi. gidin bi lig kurun orada her sene şampiyon olun. bir takımın başarısızlık-günah-eziklik-başarısızlık döngüsü yüzünden bütün futbol kitlesi bunları yaşamak zorunda mı? yeter lan. valla galatasaray olmazsa fenerbahçe olmaz, fenerbahçe olmazsa galatasaray olmaz kafası bitti; olmasın bu fener, midemiz bulandı yeter be.
  • 6142
    yönetimlerinin futbol konusunda tek derdi yönetebilecekleri ve kendilerine ses çıkarmayacak insanları teknik direktör yapmak. kendilerine serzenişte bulunacak bir insan kesinlikle istemiyorlar. en son dick advocoat geldi bu kulübün futbol takımının başına basiretli hoca olarak. adamcağız da bu ne biçim takım, bu takım yeteneksiz dedi diye fenerbahçe’nin çok bilmiş futbol ulemalarından biri olan ahmet ercanlar tarafından sorgulanmış ve hocanın fenerbahçe’nin büyüklüğünü bilmediği söylenmişti. adam takımını yetersiz buldu diye edilmeyen laf kalmamıştı adama. bu kafayla yönetilmeye devam ederlerse başarılı olmaları mümkün değil. inşallah da bu kafa yapısından kurtulamazlar.
  • 6202
    2021-2022 sezonuna muhtemelen alex kozu ile başlayarak taraftarının gazını almaya çalışacak camiadır. taraftarı ve yönetimi alex faktörü ile gaza gelecekler şampiyonluk söylemlerine başlayıp sezon sonu yine hüsranı yaşayacaklardır. kaybetmeyi alışkanlık haline getirdiler. tahminimce 2023 te cumhuriyetimizin 100. yılında iflas açıklamaları muhtemel bir sonuç olacaktır.
  • 9822
    siyasi bir benzetme yapacak olursak amerika’ya benzettiğim kulüp. parayla paramiliter grupları tutup ** * * * asıl hedefine kendi saldıramadığı için dolaylı yoldan saldırttığı guruplara benzetiyorum. bir nevi eğit, donat, savaştır politikası izliyorlar kimine para veriyolar, kimine futbolcu, kimine malzeme. kimin neye ihtiyacı varsa. sonra bu paramiliter guruplar kemik bekler gibi her sene 2 defa galatasaray maçlarını bekliyorlar, kimine üstünde biraz et kırıntıları kalmış kemik atıyorlar kiminede sadece yalaması ve umut etmesi için kuru kemik. günün sonunda ne bu paramiliter grupların karnı doyuyor ne de bunlar kaynak sağlayanlar amacına ulaşıyor ama anlamıyorlar aptallar.

    (bkz: 15 ağustos 2025 galatasaray fatih karagümrük maçı)
  • 5801
    harcama limitleri ile ilgili talimatı önce anayasa mahkemesi'ne, orada sonuç alamazsa avrupa insan hakları mahkemesine taşıyacağını ve tff ye tazminat davası açacağını açıklayan kulüptür.

    bu vesileyle bankalar birliği ile henüz anlaşma yapmadıklarını ve borç yapılandırması yapmadıkları halde, bu yıl ödemeleri gereken 300 milyon tl civarı bir parayı bankalar birliği anlaşması dışında 2021'e erteleterek, limit açtıklarını ve futbolcularının lisanslarını çıkarttıklarını öğrenmiş olduk.

    ilgili harcama limitleri yönetmeliğinin anayasaya aykırı olduğunu iddia ediyorlar. bu çalışmaları da 19 kulüp adına onların da sıkıntılarını bilerek ve ön alarak yapmaya çalışıyorlarmış.

    okumuşundan cahiline farklı bir evrende yaşadıklarını biliyorduk. günümüzde işe yaradığı öngörülen bitmeyen mağduriyetlerden, başarı adına kendilerine bir güç devşirmeye çalışırken, hak aramakla mızıkçılık, kulüp haklarını savunmakla hadsizlik arasında ince bir çizgide gidip geliyorlar.

    büyük ümitlerle başlanılan ali koç sezonlarının, tarihe geçecek başarısızlıkları altında, daha ne gibi gündemlerle karşımıza çıkacağını kestiremediğimiz, kimi zaman acıyarak, kimi zaman gülerek izlediğimiz şükür vesilesi kulüptür.
  • 8856
    başarısız geçen her sezonun sonunda bir şekilde gündemi değiştirmeyi başarabilen camia. kendi küçük baş taraftarını kandırıp uyuturken, ne yazık ki bizim içimizden de bazı taraftarları etkileyebiliyorlar. "eyvah" çekenleri, "rekabet gelecek" diyenleri sinirlenerek izliyorum. ali koç başkan seçildiğinde de benzer naralar atılıyordu sözlükte. "bu sefer başka renktaş, bu sefer mou'yu getirdiler":)) 2 yıllık maliyeti bildiğimiz kadarıyla 1 milyar 600 milyon türk lirası. (1.600.000.000) allah hepimize akıl, fikir, mantık versin.
  • 7465
    fenerbahçe transfermarkt verilerine göre bu sene transfere 43,76 milyon euro para harcamış. galatasaray ise toplam 46,94 milyon euro harcamış ve bunun 15 milyon eurosu bence yazın yapılacak satış için yatırım transferi zaniola. fenerbahçenin aldığı 17 futbolcudan doğru düzgün verim alabildiği tek oyuncu arao. bunun dışında sakatlanana kadar biraz batshuayi biraz king. adamlar hiç transfer yapmadan sadece kim min jaeyi kadroda tutsa büyük ihtimal bundan iyi olurlardı. ana omurga szalai, ferdi, arda, valencia, altay gibi adamlar zaten geçen seneden kalan oyuncular. ali koç 4 senedir aynı şeyi yapıyor, her sene 10-15 oyuncu arası futbolcu alıyor bunlardan sadece 1 veya 2 tanesi takımı üst seviyeye çıkarabilen oyuncu oluyor. ali koç umarım uzun süreler başkanlığa devam eder...
  • 960
    da vinci şifresi filminde ve kitabında sophie nevue, ösym şifrelerini bile kıran profesör robert langdon'a şöyle diyordu;
    "biz komiser bezu fache'a boğa deriz. bir kere saldırmaya başladı sonuç alana kadar durmaz."

    bezu cinayetin başından beri langdon'ı suçlu sanıyordu ve sürekli ona saldırdı. oysaki katil uşak yani piskopos'un uşağı sarı pipiydi. ama bezu çoktan langdon'ı katil ilan etmişti. hemen herkes feneri suçlu ilan etti ama bir yandan da mahkemenin ne sonuç vereceğine odaklandık. başta biz olmak üzere neredeyse bütün taraftar fache gibi fenere saldırdı. herkes malum sonucu istiyordu. bir an için fenerin yerine geçelim dedik, belki suçsuzdur dedik ama bakın neler keşfettim. önce galatasaray. malum galatasaray'ın 2005-2006 sezonu hariç lig başarıları tarih boyunca avrupa başarıları ile paralel gitmiştir. 1987'de şike yaptılar dediler. şampiyonlar ligi yarı finaline çıktık. 1993'te şike var dediler manchester united'ı eledik. 90'ların sonunda şike var dediler uefa kupası kazandık.

    şimdi fenerbahçe;

    2001'de avrupa'da sıfır çektiler ama şampiyon oldular. nasıl oldu bu iş?

    2009-2010 sezonu. fenerbahçe avrupa'nın sıradan bir takımına uefa kupası 2. turunda elenmiş, ligde 7 maç üst üste kazanamamış. kimse fenere ilk 3 için bile ihtimal vermiyor. aziz yıldırım çıkıp birilerine sataştı. sonuç: üst üste 7 galibiyet ve şampiyonluk kupasının ucunu tutmuş bir fener. nasıl oldu bu iş?

    2010-2011 sezonu. fener ön eleme maçlarında önce şampiyonlar liginden tırışka bir ligin takımına eleniyor, sonra uefa kupasından bizim fersah fersah altımızda dedikleri yunan ligi takımına eleniyor. sezon başlamadan avrupa macerası bitiyor. ligde sıçıp sıvamaya başlıyor. kupada maç fazlasıyla grup sonuncusu oluyor. ilk devre bitiyor kimse fenere ihtimal vermiyor, transfer yapılmıyor ama o fener 17'de 16 yapıyor.

    sizce tüm bu olanlar tesadüf mü, fenerin başarısı mı yoksa avrupa takımlarının şike yapmaması mı?

    2011-2012 sezonu için söyleyeceklerim ise yine şike yapacaklar. nasılsa ceza almıyorlar. abartarak devam edecekler şikeye. çünkü normal bir fenerbahçe gelecek sezon ilk 5'e giremez. daha yabancı transferi bile yapmadılar. futbolcular mutsuz. yabancılar gitmek istiyor. ilk siktiri başından beri fenerde kalmak isteyen yobo yaptı. yeni sezonda şike yapmadan boylarının ölçüsünü almaları an meselesidir.

    bu entryden çıkartılacak ders de şudur: aziz yıldırım olmasa, fener şike yapmasa, fener medya ve federasyon tarafından kollanmasa bu adamlar lig yarışının sonunda ilk 5'e bile giremez. türkiye kupasında final bile oynayamaz. bank asya'ya düşürseler çıkamaz. 2006'da son maç kaybetmeyiz diye denizli ile uğraşmadılar. 2009'da aragones ve guiza'ya güvendikleri için şikeye bulaşmadılar ve 4. oldular. 2010'da bu kadar para verdiğimiz yeter biraz da oyuncular maç kazansın dedikleri için 7 maç üst üste kazanamadılar. 2010'da trabzon'a para verilmez hem kendi evimizdeyiz kazanırız dedikleri için kaybettiler. 2010-2011 sezonunda bir kez de şikesiz türkiye kupası grubundan çıkalım dedikleri için çıkamadılar. as a result yani sonuç olarak parasız, şikesiz, azizsiz, medyasız bir fenerin bir antalyaspor'dan farkı yoktur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın