resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 2744
    ali dürüst'ün açıklamalarına bakılırsa melo kulübü yontmak istiyor. *
    29 yaşında bir adama opsiyonsuz 5 yıllık sözleşme yapılmaz. bunu 3+1+1 şeklinde ayarlamışlar, çok doğru. fiyat konusunda da tavan fiyat belirlenmiş. melo kabul ederse galatasaray forması giyecek. teklifi beğenmez ise rusya'nın yolunu tutacak.
    yani ipler kendisinin elinde, galatasaray'ı gerçekten seviyor ve benimsiyorsa türkiye'de kalacaktır.
  • 5608
    kontratı alınca "yatar" dediler, yatmadı. *

    "10 numarayı vermez" dediler. ikiletmedi bile.

    takımın penaltıcısı olmasına rağmen burak'a bıraktı, morallensin diye...

    her maçta, her derbide sayesinde oyuna psikolojik olarak önde başlıyoruz. arkadaşları ile arası gayet iyi, sıkıntısız bir futbolcu, sorumluluktan kaçmıyor.

    insan daha ne ister ki bir futbolcudan??
  • 10645
    öncelikle şunı belirtmek gerekir ki yapılan yanlış hamleler o hamleye bağlı doğru bir hamlenin doğruluğunu değiştirmez. bu ne demek diyeceksiniz haklı olarak. açalım o halde. sezon öncesi duruma baktığımız zaman takımımızın 32 yaşındaki bir ön libero oyuncusuna adı ne olursa olsun 3.1 milyon euro garanti para verecek durumu yoktu. başka türlü izah edersek mali durumu sıkıntıda olan herhangi bir takım için 3.2 milyon euro maaş alan bir ön libero lükstür. zira bu pozisyon çok üst düzey beceri veya özel bir yetenek isteyen bir pozisyon değildir. bu pozisyonda oynayabilecek çok fazla sayıda oyuncu bulunabilir. bu pozisyonda oynayan bir oyuncudan sezon içerisinde 10 gol 10 asist beklenmez ama evet haklısınız melo bunu yapabilir. melo o bölge için üst düzey bir oyuncudur. farklı özelliklere sahiptir ama bunlar ondan beklenenin ekstrasıdır. bu ekstralar da haliyle maliyete yansır. şimdi anlatmak istediğim şu ki bizim şu anda ekstra özelliklere sahip bir ön libero oyuncusuna yüksek maaş ödeme lüksümüz yok. oyuncu maaşlarında indirime gidilirken o bölgenin düşünülmesi kadar doğru bir hamlemiz de olmadı geçen yaz. dolayısıyla kendisi ile yolların ayrılmasının bu açıdan bakılınca doğru bir karar olduğunu söyleyebiliriz.

    şimdi gelelim ikinci kısıma. melo için verilen kararın doğru olduğunu düşündüğümü ilk paragrafta sebepleriyle anlattım. alınan bu doğru kararın ardından yapılan hamleler o kadar hatalıydı ki doğal olarak herkes bunun için mi melo gönderildi düşüncesine girdi. üstteki paragrafta anlattığım gibi melo'ya 3.1 milyon euro vermek ne kadar yanlış bir hamleyse sözleşmesi bitecek olan donk'a 2.5 milyon bonservis ödemek o kadar hatalıydı. yapılacak şey çok basitti aslında. melo'yu yaz başında gönderip yerine dünyada en az bin adet bulunan düşük maliyetli standart bir oyuncuyla anlaşmaktı. beşiktaş'ın şampiyonluğunun en önemli parçalarından birisi olan atiba hutchinson o kadar güzel bir örnek ki bu açıdan. atiba sezon başında beşiktaş'a 1 milyon euro garanti para karşılığu imza attı. mehmet topal 2 milyon euro'ya oynuyor. stephane mbia 2.6 milyona imza attı trabzon'a ki biz kanımca 2 milyon euro'ya bitirebilirdik. bu oyuncuların hepsi de bize yetecek oyunculardı. bunları örnek olarak söylüyorum elbette. gidip de sezon başı atiba'yı ya da topal'ı transfer etmek mümkün değildi ancak bu oyuncuların kalibresinde bir sürü oyuncu var yer yüzünde. bir tanesi alınırdı. bilal de 0.8 milyon yıllık ücrete transfer edilir ve ortasaha rotasyonu tamamlanırdı. bunlar yapılmadığı için melo'nun gönderilmesini yanlış bir karar olarak değerlendiremeyiz.

    sonuç olarak kendisinin gönderilmesi ne kadar doğruysa gönderildikten sonra yapılan hamleler o kadar hatalıydı. fakat belittiğim gibi o hatalı hamleler doğru hamleyi yanlış yapmayacaktır. takımımızda genel olarak alınan ücretler pozisyonlara ve oyuncu yeteneklerine göre dengesiz. bu dengesizliğin ortadan giderilmesi gerekiyor. bunu yaptığımız takdirde mali olarak otomatikman rahatlayacağız zaten. unutmayalım ki takımımız ffp cezasını gelir-gider dengesizliği sebebiyle aldı. yani ortada ödeyemediğimiz borç vs. yok. sadece birkaç yıl dişimizi sıkıp takımın giderlerini dengeleyeceğiz. bunu da buna benzer hamlelerle yapacağız. daha çok doğru yapıp daha az hata yaparak ancak bu bataktan çıkabiliriz.
  • 5223
    performansı ile selçuk inan'ı da etkiliyor. melo'nun formsuz zamanlarındaki selçuk inan'ı hatırlayın, hep melo'nun eksiklerini kapatmaya çalışıyordu ve bundan dolayı kendi yeteneklerini gösteremiyordu. ne zaman ki melo kendine geldi, işte o zaman selçuk inan da mükemmel oynamaya başladı. yani melo'yu değerlendirirken aslında işin içine selçuk inan'ı da katmak gerekiyor. umarım öyle bir şey olmaz ama melo yerine getirilmeye çalışılan futbolcu bakalım selçuk inan ile aynı kan uyumunu sağlayabilecek mi?
  • 1620
    nasıl yapılır, ne yapılır bilmem ama süper final'de gereklidir.
    fakat dikkat derim sinirleri elinde gezen oyunculara.
    uyanık rakipler bu yumuşak karnınıza çalışacaktır.
    soyunma odası arkadaş kavgası halledilebilir ama önümüzdeki maçlardan birinde manasız bir kırmızı yakar adamı.
    engin'im sana da söylüyorum ha.

    sonuç; melo oynamalı bence. "bir suça iki ceza varsa, sanığın lehine olan kullanılmalı" kıvamında cümlelerle olur bu iş.
    ille de kumar oynamak isteyen varsa buyursun....
  • 10437
    neden çok maaş alıyor denildiğini anlamıyorum. kendisi çok maaş alıyorsa ama katkı veriyorsa, takımdaki diğer sözleşmeleri düzenlememiz lazım belki de ? şimdi geçen sene dzemaili ve pandev ikilisi toplamda 2.5'tan 5 milyon euro'ya yakın para almadı mı ? melo'nun aldığı paradan fazla ?
    hamit altıntop gibi 3-5 maçta bir sakatlanan futbolcumuz var. kaç milyon euro alıyor ? 3 müydü ? ronaldo - kaç milyon euro ?
    tarık çamdal, burak yılmaz, umut bulut, olcan adın, sabri sarıoğlu... liste uzar gider. hatta bilal kısa, jem paul karacan, hatta ve hatta sinan gümüş bile yazılır.

    2.3 alan chedjou, 3 küsür alan muslera, melo ve sneijder, çok para almıyor. yapılacak olan bu adamları yerleştirmektir önce. muslera, chedjou, melo, sneijder dörtlüsünü sırayla koyar, etraflarını savaşçılar ile doldurursun. melo'nun önüne sol iç sneijder, yanına da lionel carole gibi 2-3 yıl düzenli oynamış, tempolu, lionel carole gibi 900.000 euro'ya oynayacak adam alırsın. adama da dersin ki bu başlangıç sözleşmen. takımda bu paraları alan adamlar var. sen de alabilirsin. sene boyu oyna, şu kadar gol atarsan şu kadar prim, şu kadar asist yaparsan şu kadar prim, 2 sene sonra da güzel bir maaş artışı yaşarsın. bunun mantığı budur. maaş artışında da gidip 3 milyon vermezsin. 1.5, 1.7 verir, beğenmiyorsa satar yenisini bulursun. bu budur.

    muslera, chedjou, melo, sneijder toplamda 12 milyon euro'ya yakın para alıyor. 1-1.5 milyon euro alan diğer adamlarla birlikte takımını kurar, geçersin. takım içi dengeler herkesin 3 milyon euro alması demek değil. hak edenin hak ettiği parayı alması, fazla oynayanın az oynayandan daha çok prim aldığı, golünün ve asistinin değerli olduğunu bilmesi demektir. ilk 11'in 25 milyon euro alır, kalan 13 kişi de 500-700 bin euro para alır, çok yüksek maç başı ücreti olur. bu kadar basit. 34 milyon euro maaş yükü olan, parlayan oyuncunun yeterli karı sağladığında satılabileceği düzenini kurar, geçersin.

    operasyon ihtiyacın da kalmaz, 2-3 senede bir kabukta değiştirmezsin, takımın saha içindeki taraftarı temsil eden ruhunu da satmazsın.
    nasıl sattınız ameka?
    eliniz nasıl gitti?
  • 9416
    "kimse galatasaray'dan büyük değildir" lafına binaen dönüşüne sevinmeme hakkı olanlar var. ancak transfer sistemimizin temelinde "selçuk üzülmesin, burak kırılmasın, sabri darılmasın" fikri yattığından, özetle şu anda türk topçular teknik ekip tarafından galatasaray'dan büyük olarak kabul edildiğinden türk/yabancı dengesindeki değişim sevindirici.

    bununla birlikte bazı gerçeklerden bahsetmek isterim.

    melo, hali haızrda sözleşmeli adam, gitmek istemiş ancak kulüp bulamamış. bu durumda ya eboue örneğinde gördüğün gibi milyonlarca lirayı çöpe atıp oturtacaksın ya da sözleşmesi bitene kadar oynatacaksın, iyi oynarsan sene sonu görüşürüz diyeceksin. melo'nun sene sonu iyi bir sözleşme için nasıl oynayabileceğini ilk senesinden hepimiz hatırlıyoruz sanırım.

    ayrıca arkadaşlar, hadi melo'yu almadın ve hadi sattın gitti. ya cüneyt var hamza var futbolun başında. sanıyor musunuz siz gidip yaya toure'yi falan alacaklar? hayır. bilal oynayacak orada, bilemedin jem oynayacak. melo'nun takım ile kelime etmeyeni, oynamak istemeyenini dahi bilal ve jem'in kümülatif oyununa tercih ederim.

    futbolcularda melo antipatisi olacakmış. hamza hoca burak ve selçuk üzerine yapmış kulübü, taraftarın daha çok sevdiği adamı sevmemeleri normal. onlar saçma sapan işlerle uğraşacağına önce melo kadar oynasınlar biz de daşşağınızı yiriz diyelim. o zaman zaten melo'ya gerek kalmaz siktir git bilader dersin ben gidiyorum dediğinde. çıksın burak iki kafa topu indirsin, ne bileyim adam geçsin bana güven versin ben de diyeyim ki ne yapacağız huntelaar'ı götümüze mü sokacağız? sabri'de azıcık hırs olaydı 30 yaşına kadar dünyanın sayılı hocaları ile çalıştıktan sonra bugün kaldığı için yönetime küfür edilmiyor; hatta sözleşme imzalayana kadar lan acaba gidecek mi korkusu olurdu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın