• 22328
    iyidir, hoştur ama çok inatçıdır.

    kamuoyunda yükselen 442 seslerinin doğru bir önerme olduğu adı kadar iyi bilir ama baskı unsuru ile formasyon değiştirdi dedirtmemek için ilk planını uygulamaya devam eder. hatta kellesini bile bu yolda ortaya koyabilir.

    inadı olmasa şu anda falcao ile andone’yi yan yana arkalarında ise lemina nzonzi seri ve belhanda(ömer bayram) dörtlüsünü yani göze hoş gelen futbolu izliyor olacaktık.

    pragmatist bir kişi olduğundan eninde sonunda bu formasyona dönecektir zira haftalar ilerledikçe şampiyon olma isteği ağır basacaktır.
  • 22329
    hocamın dediklerini dinledim, sonra geniş özet seyrettim. maalesef bu sene maç kaçırır oldum ki, son otuz beş senedir yıl hesabından en çok bu sene olmuştur. maç başında karşı karşıya bir sivasspor pozisyonu var. sonra galatasaray'a en az bomboş üç gol yazarım. hele babel'in verse gol olan pozisyon akıllara zarar. ancak hakkını verelim son iki üç dakika ölmüş dirilmiş takım.
    andone'ye bayıldım. babel'e sövdüm, görürsem hollandaca da söyleyeceğim. taraftara da sözüm var:
    çok sabırsız bir camiayız. terim doğru diyor, biz atsak zaten maç beşlerde olur. skora göre berbat oynadık, ama bu şu an dahi yedi atamıyor değiliz diye olmamalıdır bu yorum.
    az sabır dilediğim maç arkadaşlar. andone bir harika demiş miydim?
  • 22330
    kulağımda bir soru, her maç sonunda aynı biçimde yankılanıyor: "ekim ayı geldi, bu takım ne zaman iyi top oynayacak!!!"

    gerçek şu ki galatasaray sezonda dört-beş maç hariç iyi top oynamayacak. teknik heyet takıma yeterince taktik antrenman yaptırmadığı için, önde basan takımlara karşı kontratak hücumları çalıştırmadığı için, muslera'ya uzun pas atmayı senelerdir öğretemediği için, kadro planlamasındaki ilk kural "bonservisin elindeyse kim olursan ol gel" olduğu için bu takımın -ultra motive olduğu birkaç maç hariç- iyi oynaması mümkün değil, azıcık futboldan anlayan herkes bunu net biçimde görüyor. boşu boşuna beklentiye girip hayal kırıklığına uğramayın.

    mesela 2012-13 sezonunda olsak, yabancı sınırı rakiplerimiz için 6+2 olsa ama bize serbest olsa bu takım sezon boyunca çok iyi oynayabilirdi. hatta yabancı sınırının olmadığı 2016-17 sezonundaki rakiplere karşı bile baya iyi oynayabilirdi. ama sene 2020 oldu, iş bilmez anadolu takımları teker teker elendi, yerine hem fizikman güçlü hem de taş gibi top oynayan takımlar geldi. kadro kaliten ne kadar yüksek olursa olsun, taktiksel açıdan bu kadar eksiksen bugünkü türkiye ligini domine edemezsin, iki adım ileri bir adım geri yapar durursun. anadolu takımlarının süründüğü günler artık çoktan mazi oldu.

    mesela babel'li mariano'lu nzonzi'li seri'li belhanda'lı feghouli'li kadronla, iç sahada 10 kişilik sivasspor'a 2-0'dan puan verme korkusu yaşarsın*. çünkü senin oyun zekası eksik oyuncuların** hücum planlarına yeterince çalıştırılmadıkları için topu ayağına dolarken, sivassporlu oyuncular ezberledikleri biçimde kontratağa çıkıp golü atar. sonra babel şapkadan tavşan çıkarır bir gol daha bulursun, ama sivasspor aynı şekilde gelip aynı şekilde ikinci golü atar. sonra aynı şekilde bir daha gelir, djerlek topu dışarı attığı için gol yemezsin ve maçı kazanırsın. djerlek topu içeri atarsa konyaspor maçındaki gibi* berabere kalırsın. sekizde yedi yapabilecek kadronla üç galibiyet dört beraberlik bir mağlubiyet alırsın.

    çünkü rakiplerin senden zayıf da olsa ne oynadığını bilir, sen tamamen emprovize takılırsın. her transfer döneminde taraftardan süre ve sabır istenir, taraftar her sezon başı "acaba özlediğimiz takıma kavuştuk mu" diye heveslenir ama ortada yine taktiksel açıdan eksik, psikolojik moduna göre iyi de oynayabilen, rezalet de oynayabilen bir takım vardır. bundan dolayı her sene bazı oyuncular günah keçisi olur, ahmet yeterince çabalamamakla, mehmet takım için ruhunu ortaya koymamakla, cevdet elinden gelenin en iyisini yapmamakla suçlanır. onlar gider yerine başka oyuncular gelir, eren gider leblebi gibi gol atan diagne gelir, diagne gider dünya yıldızı falcao gelir ama sorun yine çözülmez. takım sezon sonundaki sıralamada abdullah avcı'yı, şenol güneş'i, aykut kocaman'ı arkasında bırakmayı başararak şampiyon olur. olur olmasına ama sezonda iyi oynadığı maç sayısı da 4-5'i geçmez. avrupa'dan elenmeden önce bir-iki tur atlar, bir miktar kura heyecanı yaşatır. hepsi o kadar.

    bu sebeple kendinize galatasaray ne zaman iyi oynayacak sorusunu sormaktan vazgeçin, izlediğiniz oyundan keyif almaya bakın. şaka yapmıyorum. şu ekonomik kriz ortamında galatasaray için fatih hoca'dan daha iyisini bulmamız mümkün değil, bir mucize eseri böyle bir hoca bulup getirsek bile sabırsız taraftarımız daha üçüncü aydan yeni hocanın kellesini ister, yedinci sekizinci ay civarında da o kelleyi alır. sonra tekrar fatih terim'e gidilir, "kurtar bizi hocam" denir. kaset başa sarar.

    o yüzden iyi oyunu falan boşverin, eğin başınızı usul usul yürüyün. bu köye başka bir yol yapılmayacağı belli.
  • 22331
    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçında yaptığı değişiklikler ile bizimle t.şak geçmiştir. takımı, açık oyun oynayan 10 kişilik rakipten 2 gol yemiştir. orta sol içte 10 üzerinden 8; sol bekte 10 üzerinden 2 oynayan ömer’i sol beke çekmiştir. belhanda’yı çıkarıp yerine savunması sıfır yunus akgün’ü koyarak rakibe son dakikalarda 3. gol için davetiye çıkarmıştır. son 2 senede saçmaladığı bazı deplasmanlar olmuştu. iç sahada yapınca daha bir göze batıyor. şansı yardım etti de 90+’da rakip bariz golü kaçırdı, beraberlikten yırttık. biraz fazla futbol ukalalığı yaptığını düşünüyorum.
  • 22332
    maç sonu hem yayıncı kuruluşa verdiği röportajda hem basın toplantısında oyunla ve takımla ilgili topu kazanma süresinden tut set oyununa kadar birçok taktiksel analiz yapmış hocamız -

    https://youtu.be/i5Y6ut-WGJc

    https://youtu.be/sb17Sib-EL4

    keşke yazar arkadaşlar 2006-da fenerbahçe medyasının uydurduğu 'terim taktik bilmiyor gazla çalıştırıyor' klişesini yemeyip hocanın açıklamalarını hep dinleseler de bilgi kirliliği yaratmasalar.
  • 22334
    kazandıktan sonra da yazalım.
    bu sene şimdiye kadar kendisinin performansı kötü.
    hatta çok kötü.
    türkiye liginin üzerinde bir kadro var elinde.
    ancak tercihleri felaket!..
    belhanda sahada varken yok, haftalardır takıma zarar veriyor ama, kadroya ilk yazılan o.
    feghouli ondan daha kötü değil, fakat, çok daha kolay kesik yiyebiliyor.
    seri manasız bir şekilde iyi oynadığı hâlde kesik yiyor çünkü hocamız belhanda'ya aşık.
    ona olan aşkı oyuncu seçimlerinde ciddi bir adaletsizlik doğuruyor.
    sonra seri girince saçmalıyor, adam dağılmış.
    o da görüyor takıma zarar veren adamlar sahada, kendisi yedek.
    bir ümit yeni transferimiz, takımın temposunu yukarı çeker, iştahlı oynar diyeceğimiz taylan tek bir dakika bile süre alamıyor.
    ama, 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçında rakip on kişi kalmışken, orta sahayı tutmamız gerekirken topu ayağında tutamayan yunus akgün'ü oyuna alıyor.
    galatasaray seviyesinde olmayan emre taşdemir'i sırf kendisi özellikle transfer etti diye oynatıyor ama, bu çocuk gerçekten yetersiz.
    ömer'i sol beke çekip, seri'yi orta sahaya koymak varken yetersiz taşdemir galatasaray'da forma giyiyor ama, hiçbir şey veremiyor.
    hocayı uyaran kimse yok mu etrafında?!
    oturup yardımcılarıyla ne konuşuyor merak ediyorum!
  • 22335
    galatasaray'ın t. direktör olarak en iyi opsiyonu tartışmasız kendisidir. 25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçında son dakikada o allahın belası golü yememiş olsak ''berbat takım'' haftaya lider olarak girecekti. zaten takım toparlandığında puanlar 3'er 3'er toplanacaktır. ortalığı yangın yerine çevirenler sadece bu toparlanma sürecini uzatmaktan başka bi' şey yapmıyorlar. hayal peşinde koşmuyorum ya da körü körüne sabit fikirli de değilim, hadi uzak geçmişi bırakalım bi' kenara hocanın yapıp-ettiklerini filan ama bu takım son 2 senenin şampiyonu el insaf be kardeşim!

    insan gerçekten üzülüyor, fatih hocaya bunları yapanlar, yeni bi' hoca gelse neler neler yapmaz diye düşünmeden edemiyor 2-3 tane olumsuz sonuç karşısında.
  • 22338
    takımı bugün eksiklerine rağmen ışık veren efsanemiz. bugün takım ilk 7 haftadaki gibi statik değil gayet hareketli ve dinamikti. oyuncularımız azimli, gayretli ve hırslıydı. lige alanya ile beraber çok iyi bir giriş yapan sivasspor'a karşı pozisyonlar verdik ama attıklarımızın dışında biz de oldukça pozisyona girdik. sezon başından beri hücumdaki uyumsuzluk bu maçta minimuma indirilmiş.

    diğerlerini bilmem ama ben kendisine iyi günde de kötü günde de sonuna kadar güveniyorum. ffp belasıyla uğraştığımız bu zor dönemde yine en iyi şekilde takımını oynatacak ve zafere götürecektir. inanmayan otobüse binmesin !
  • 22339
    galatasaray futbol kulübüne taktik antrenman yaptırmadığı ve kontra atak çalıştırmadığı için suçlanan ligin en iyi hocası.

    öncelikle yukarıda ifade ettiğim suçlamayı "taktik antrenman yaptırmıyor" suçlamasını yapmak için insanın biraz utanması lazım. utanması yoksa o ayrı. yav sen idmanlara mı gidiyorsun? oyuncuları mı takip ediyorsun? sen kimsin? neye göre suçluyorsun?

    ligin ilk haftası daha takımın kadrosu belli değilken,(diagne, nzonzi) üstüne kaçan penaltı varken ve kırmızı gormusken kaybedilen bir maç var. sonra çok iyi oynanan 95de gol yenilen konya maçı. sonrasında ikinci yarısı çok iyi oynanılan kayseri maçı. sonrasında inanılmaz oynanan bir malatya maçı ki rakibin net pozisyonu yok. 90da puan verdik. geriye kalan maçlar gençler ve fenerbahçe. yani bu iki maç ve denizli maçı haricinde kötü oynanan bir maç yok, tabii gözleri ile izleyenler için söylüyorum bunu.

    18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçında yaptığı degisikliklere gelecek olursak. hocaya kalan kısım ilk 83 dakikaydi ve takım güzel oynadı, 2 farklı üstünlüğü de eline aldı. bundan sonra genç oyuncu olan yunus akgün'e şans verdi. sonrasında takım laubali bir şekilde kalesinde 2. golü gördü. dakika 85. galatasaray hocası 3-1'lik maçın o şekilde bitmesi için oyuna müdahale etmemeli, rakip de 10 kişi. burada suçlanacak kişi hoca değil oyunculardır. ki hoca da kendisi ifade etti; bazı oyuncular gol yedirmeye çok yatkın diye. kendisi şunu da söyledi; bu hataları getiren zorunlu değişiklikler de olmuş olabilir. şener'in kanadından gelen 2 aynı gol, ömer'i iceride adam kaçırması falan. bunlar hocaya yazılacak bir şeyler değil. benim şahsen tek bir elestirim var o da belhanda'ya bu kadar tahammül etmesi. bunun sebebi de muhtemelen oynayan kadroyu bozmadan 2 farklı öne geçmekti ki bu da olunca oyundan aldı. ancak yine de erken çıkarmalıydı. bir diğer hatası da takımın son dakikalardaki laubali oyunu.

    bir diğer konu da feghouli konusu. bir arkadaş yukarıda yazmış belhanda kötü oynuyor ama feg o kadar kötü değil hemen kesik yiyor diye. bu yazıya da bir yerimle güldüm. feghouli bu yıl ne zaman kesik yedi? şampiyonlar maçından önce dinlendirildi, keza 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı'nda hoca şunları dedi: kendisi dün geldi. oynatmak istemedim. ağrıları da vardı. hocanın da onunla bir sorunu yok. saçma sapan algı yapmaya gerek yok yani.

    uzun lafın kısası; kendisi bizim efsanemizdir, formsuz olduğuna da katılmıyorum. kurulan yeni bir kadro, yenilen 3 maç bir ceza var. bunlara rağmen takım gayet iyi durumda ligde. konya ve malatya'da bırakılan puanlar olmasaydı rahat bir şekilde de liderdik. yok taktik çalıştırmıyormuş, yok onu yapmıyormuş demeyin. komiksiniz. hatta futbol cahilisiniz. galatasaray teknik direktörü taktik çalıştırmıyormuş, hahaha neremizle gülsek buna?
  • 22340
    https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

    yıllardır fatih hoca'nın toplantılarını ve konuşmalarını severek takip eden biriyim. 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı sonrası konuşmasının kendimce analizini yapayım. en vurucu kısımdan başlayayım;

    hoca falcao'ya, mariano'ya ve nagatomo'ya net bir şekilde tavır almış.

    falcao konusunda zaten açık açık; ''kendisi 17-18 gündür antremana çıkmıyor. eğer müsait olursa madrid maçında oynayacak'' gibi kinayeli bir cümle kurmuş. rica ediyorum buradan da zorlama pembe senaryolar çıkmasın. belli ki araları bozulmuş bir şekilde. gerçeği kabul edip önümüze bakalım.

    mariano ve nagatomo'ya da performansları dolayısıyla tavır almış. maçta oynamayan futbolcularımızdan; lemina'yı, feghouli'yi, falcao'yu tek tek konuşup ''herkesi konuştuk. başka kaldı mı?'' demesi. şener ve emre taşdemir'i özellikle övmesi bunun göstergesi.

    ek olarak ben seri'ye de bir gıcıklığı olduğunu düşünüyorum. ancak bu konuşmada seri ile ilgili bir done yok.

    gelelim hocaya;

    fatih hoca istediği futbola uygun futbolculara sahip olamamanın sancılarını yaşıyor. kendisini seven bir taraftar olarak bu konuda hocayı haksız buluyorum. elindeki bu kaliteli malzeme ile alternatif oyun üretmek onun görevi. falcao pres yapan bir santrafor değilse, iki kanat da temposuzsa, orta saha oyuncuların mücadeleci değilse sen de buna göre futbol oynatırsın. 33 yaşındaki adamı törenle kulübe getirtip, ''istememek için çılgın olmak lazım'' diyip, sakatlıklarına tahammül edemiyorsa suçun bir kısmı da hocadadır.

    kendi kurduğu takım pres futboluna uzaksa. prens muamelesi yaptığı belhanda bile haftalardır mücadele etmiyorsa hoca da biraz tercihlerini sorgulamalı. ki bunu yapmaya başladığını görüyorum.

    bugün yaptığı konuşmalarda takım içi rekabeti arttırma adımını da atmış oldu.

    günün iyilerinden andone, şener ve emre mor da ömer bayram'ın haftalardır yaptığı gibi formayı ısırmaya başladı.

    bu takım için hala umut var hocam, arkandayız.
  • 22341
    kendisine guvenilmesi için daha ne yapması gerektiğini bilmediğim teknik direktörümüz . muhtemelen alex ferguson manchester ile hiç kötü başlamadı ki adamlar o kadar sabrettiler . 2 sene sonra tekrar hojaaam diye çağırmak için mi gönderelim . aynı şeyleri yaşıyoruz sürekli . hocamızla taraftarın arasının açılmasını isteyenleri sıralayayım,
    . (bkz: ali koç)
    . (bkz: fenerbahçe taraftarı)
    .m. cengiz i göndermek isteyen liseci tayfa
    .galatasarayı dipte görmek isteyen diğer takım taraftarları

    son olarak şöyle bitireyim , kötü futbola katılıyorum . duzelecegini düşünüyorum . fenerbahce cocu ya daha cok sabretti gecen sene .ancak bana göre hoca nin bu seneki tek hatası kendisini - ne olursa olsun- durduramayıp ceza alması. çünkü eminim kenarda olsa bir-kac puan fark ile liderdik.

    (bkz: benim hayalim dünyadan daha büyük )
  • 22346
    fatih hocanın ceza aldıktan sonraki günlerde antrenmanlardan çekilen fotoğraflarına baktığımda geçen seneki ve önceki senelerdeki gülümsemesini, yüzündeki ferahlık ve cesurluğu göremiyorum. mutlaka hoca da kendince hesaplar yapıyor ve ihtimalleri hesaplıyordur. yapacağı hatalar eleştirildiğinde eskisinden daha çok üzülebilir. eski alternatifli kadrolarını, kendiyle daha çok özdeşleşen, kendini tanıyan ve kendinin de iyi tanıdığı futbolcularını eminim ki özlüyordur. ama bence sonuçlar ne olursa olsun onun cesareti de, inancı da, gücü de hiçbir zaman bitmemeli... her döneminde hocalığın üstünde bir vazifesi olmuştur. her zaman sadece bir teknik adam değil, genel anlamıyla galatasaray'ı koruyan bir değerdir fatih terim. doğruları veya hatalarıyla zaman ilerliyor. ayrılık zamanı geldiğinde, hoca yorulup ayrıldığında veya hoca kötü gidişattan sonra ayrıldığında ya da hoca üst üste 5. şampyionluk kupasını kaldırıp kendine ait rekoru yine kendi kırıp köşesine çekildiğinde bu kadar rakiple, bu kadar düşmanla kim başa çıkacak o önemli... florya mutfağından kötü kokular gelmesine müsaade etmeyen, vazgeçmeyen, 8'i 18'i önemsemeyip yürüyen terim'in yerini kim alacak en önemli soru bu. eski askerlerinden bu kumandanlığı yapacak birini göremedim, hissedemedim ben. türkiye'de futbol galatasaray'a karşı oynanmaya devam ettiğinde büyük mirası, koltuğu kime bırakacak bıraktığı onun gibi olacak mı? işte bunlar zamanın cevabını vereceği sorular...
  • 22347
    saha dışı olaylardan izole bir şekilde takıma odaklanması gereken teknik direktör.
    fenerbahçe destekli oluşumların kendisine saldırdığı bir gerçek fakat sahada dökülen takımın ne ali koç ile ne de onun güdümündeki troll ordusuyla hiçbir alakası yok.
    kendisinde bir türlü anlamlandıramadığım garip bir huy var, ne zaman basında bir oyuncu "neden oynatılmıyor?" temalı haberler çıksa inatla o oyuncuyu oynatmıyor, hayır anlamıyorum kime neyin inadını yapıyorsun?
    zamanında sneijder ile ilgili problemler olmuş, ünal aysal çıkıp; "sneijder'i de alırım, sneijder'i oynatacak hocayı da alırım" gibi bir şey söylemişti. insanlar "mariano dökülüyor, linnes neden oynatılmıyor?" diye sorunca linnes oynatılmamaya başlandı, sene başında herkes "linnes'in lisansı kesinlikle çıkartılmalı" diye kendini paraladı, sonuç: linnes kadro dışı kaldı.
    şimdi aynı hikaye taylan antalyalı'da tekerrür etmek üzere, taylan iyidir kötüdür bilmem ama insanlar "taylan neden oynatılmıyor?" diye sormaya başlamışken onun da hikayesi linnes'e benzeyecek galiba.
    linnes'in oynatılmamasına "linnes, kötü mariano ve nagatomo'yu kesemiyorsa problemi kendinde aramalı" diyen adamlar şimdiden "taylan hazır değil, oynatılırsa kötü futbolcu olduğunu herkes görecek" temalı abuk subuk yazılar yazmaya başladılar sağda solda.
  • 22348
    galatasaray'da görev aldığı 3. ve 4. dönemlerinde şubat aylarında yaptığı kritik transfer hamleleri ile dikkat çeken tarihimizin en başarılı teknik direktörü olan sevgili hocamız.

    2012 senesinde necati ateş
    2013 yılında drogba ve sneijder
    2017 yılında nagatomo
    2018 yılında marcao, luyindama, diagne, mitroglou

    hamleleri ile hocamız bu saydığımız sezonların ilk yarılarındaki görüntüyü tersine çevirmeyi başarmış ve o sezonları şampiyon olarak tamamlamıştı. tabi bu çok önemli bir başarı lakin ben fatih hocamdan anlık çözümlerden ziyade 96-2000 yıllarındaki istikrarı ve büyük başarıları bekliyorum.