bu sene kendisine challenge olarak emre mor'u adam etmeyi seçmiş olan imparator.
19952
galatasaray'ın yaşayan efsanesi ve ne şanslı bir nesiliz ki galatasaray tarihindeki en büyük başarılarına canlı tanıklık edebiliyoruz.
bundan 20-30 yıl sonra kendisinin adını ve yaptıklarını, tarihin tozlu sayfalarından veya internetten öğrenip "vay be ne adammış" diyecekler için şimdiden üzülüyorum. biz tarihe hem canlı tanıklık ediyoruz, hem de fatih hoca'nın yaşattığı mutluluklar sonrası tribünde "imparator fatih terim!" diye bağırma şansına sahip olan kişilerdeniz.
hocam'a sağlıklı, huzurlu, uzun ve başarılı bir ömür diliyorum. kendisi hep daha fazlasını istedikçe ve başarıya doymayan açlığını ve isteğini korudukça daha beraber gerçekleştireceğimiz çok hayalimiz var.
19953
üçüncü gelişinden sonra deplasmanda real madrid ile oynadığımız bir sezon öncesi hazırlık maçında eboue'yi sol açık başlatmış ve maça 4-1-4-1 ile çıkmıştık. eboue kötü oynamış, asıl yerine geçince katkı vermeye başlamıştı ancak burada asıl söylemek istediğim şey o maçla başlayan bir 4-1-4-1 sevdası var hocanın. ara ara oynatmayı deniyor ama henüz verim alabildiği hiç olmadı, yine de vazgeçmiyor hoca bunu denemekten.
19954
hakkında 2 günde bir 'arda'yı affetti' tarzı haberle çıkan teknik adam.
bunun olamayacağını düşünmek ve çıkan haberlerin arda turan odaklı olduğunu ummak istiyorum.
arda denilen arkadaş ünal aysal'dan bile daha fazla zarar vermiştir hocaya. aysal kurduğu tezgah ile hocanın galatasaray taraftarıyla arasını açmışken arda hocanın kendi tabiriyle kariyerinde asla yaşamadığı şeyleri yaşatmıştır fatih terim'e.
otoritesini sarsmış ve üstüne devletin tepesindekileri devreye sokarak kadro dışında kaldığı milli takııma geri dönmüştür.
burada hocanın da hataları var tabi nasıl aysal'a inat gidip tüpçüyle sözleşme imzaladıysa arda geri döndürüldüğü gün istifasını vermeyerek zarar vermiştir kendisine.
aslında orada da tıpkı aysal ile arasındaki meselede olduğu gibi arda'ya dönük bir inat söz konusu. sırf arda'ya 'geri döndüm ve seni milli takımdan uzaklaştırdım' dedirtmemek için görevini sürdürdü.
bu inat meselesi belki de hocamızın en büyük zaafı ama aynı zamanda en büyük şansı. hala o inat sayesinde bu yaşında ilk günkü gibi hissediyor ve de hissettiriyor belki de.
şimdi yine yeniden büyük bir ekip çalışmasıyla karşı karşıyayız. ne tesadüftür ki bu ekip hocanın milli takımın başına geçmesi için ankara'yı ikna eden malum grup. rıdvan dilmen arda'nın biricik abisi sabah grubunun önemli yazarı ve reisimizin futbol danışmanı.
amaç elbette ne arda ne terim. galatasaray'ı durdurmak.
arda'nın içine gireceği bir senaryoda hocanın ömrünün uzun olmayacağının farkında hepsi.
peki son kararı kim verecek aslında? elbette hoca.
arda konusu hatalar yapmış bir futbolcunun eski takımına geri dönüşü kadar basit bir denkleme sahip değil malesef. içerisinde çok başka hesaplar olan bir tuzak.
bu tuzağa düşüp düşmemek fatih terim'in elinde.
yapma hocam yalvarırım yapma. acıma yoksa acınacak hale düşersin.
19955
canı sıkıldıkça arda turan'ı affeden imparator.
19956
transfer donemlerinde taraftarı ve basını ters köşeye yatırmayı pek de çok seven teknik direktör, çok değerli, pek saygıdeğer insan.
arda turan’ı bir affedip bir tokatlasa da içimiz soğusa. gel lan affettim deyip deyip kovsa ne güzel olur.
19958
--- alıntı --- "biz adı geçenlerin pek çoğuyla rakip bile değiliz, aynı şeyleri hiç yaşamadık, aynı yoldan yürümedik, aynı yollardan geçmedik, benzer başarılarımızda yok” --- alıntı ---
bu adam daha ne yapsın yahu. tek bir fotoğrafla reklam yapıyor. dikkat edin antrenman fotoğraflarında hoca son günlerde gsstore ürünleri giyiyor. fotoğrafları görünce insanın alası gelmiyor da değil.
mimikler falan "şu transferleri yapın beni hasta etmeyin" der gibi. *
19962
en kısa zamanda taraftarı bilgilendirecek ve gündemi değerlendirecek bir instagram tv videosu yayınlaması gereken galatasaray kulübünün yaşayan efsanesidir. yine her yaz transfer döneminde olduğu gibi bir kaosun içindeyiz.
19963
13 temmuz 2019 florya idmanında abdürrahim albayrak'a çıkışan teknik direktörümüz.
00.18 no'lu saniyeye dikkat. bak ben size ne dedim diyor hoca. hocayı geren istediklerini yerine getiremeyen beceriksiz bir yönetim mevcut bu iş olmuyor böyle görün artık.
19964
son zamanlarda epey kilo almış olan hocamız. hoca her zaman türk kası dedigimiz balkona sahipti ama şu anda ileri düzeyde bir göbeklenme söz konusu. sağlık her şeyden önemli o yüzden yakınları el atsa da hoca biraz zayiflasa diyorum. bu ufak tespitten sonra transfer mevzularında kulübün tek kuruşunu dahi çar çur ettirmeyeceğinden adım gibi eminim. suna da eminim ama, bir pozisyon için genellikle ilk istediği oyuncu alınamıyor ve alternatiflere yöneliyoruz. yönetim gerçekten hocanın işini kolaylastirmak için elinden geleni yapıyor, buna inanıyorum. fakat özellikle yurt dışı transferde bir acemilik ya da iş bilmezlik söz konusu oluyor ki, elimizde var olan cl kozu, şampiyonluğun favorisi olma, stad ve taraftar farkı gibi konular iyi işlenemiyor ve sonuç elde edilemiyor. benim parasal durumlardaki sıkıntı dışında uzaktan gördüğüm bu. hoca da muhtemelen bu amatörlüklere kızıyor olmalı ki derdini anlatırken hepimiz şahit oluyoruz.
19965
kulislerde hakkında 'santraforsuz şampiyon yapmak kolay asıl orta sahasız bu takımı şampiyon yapsın da görelim' gibi tespitlerin yapıldığı imparator.
transfer konusunda sıkıntılar yaşayan yönetim hem hatalarından ders çıkararak hem de hocanın vizyonuna ayak uydurmaya başlayarak çok doğru işler yapmaya başladı.
bana göre galatasaray için ali samiyen'den sonra terim gelir. galatasaray'ı ülke sınırları içerisinde en büyük haline getiren de 96'dan itibaren yaptıklarıyla fatih terimdir.
fakat değişmeyen tek şey değişimin kendisidir ve malesef terim'in teknik direktör olarak galatasaray'a verebileceklerinin son demlerini yaşamaktayız. hem yaşı itibariyle hem değişen futbol dinamikleri itibariyle bu kaçınılmazdır ve örnek olarak muslera sonrasının planlanması gerektiği gibi terim sonrası da planlanmalıdır.
19970
jonathan swift, "gerçek bir dâhi yeryüzüne geldiğinde, onun varlığını gösteren bir alamet belirir, o da çevresinde oluşan aptallar konfederasyonudur” der.
bakıyorum hocamıza saldıran tiplere, abdullah avcı, ali koç-semih özsoy ikilisi vs. hep geçemeyeceklerini bildikleri zekayı ve kaliteyi, ayaklarından aşağıya çekerek onu yenebileceğini sananlar hep!
19971
hakkında verilen 3 maçlık ceza tahkim kurulu tarafından onaylanan teknik direktörümüz.
19972
20 gün sonrasında saha kenarında olmayarak bir kupa daha kazanacak olan teknik direktörümüz.
19973
fatih hoca hep iyi oyuncularla oynamak istemiştir. nitekim görüyoruz geçen sefer geldiğinde de ikinci sene çok iyi oyuncular almıştı. şimdi de yine takımı kuruyor.
yıllarca bu adama transfer bilmez denildi. şaka gibi. adam elindeki bütçeye göre mecbur almak zorunda kalıyordu. yoksa sen gittin adama yiğit gökoplan yerine şakiri'yi alacaz dedin de o hala yiğit'i mi tercih etti?
adamın mecburiyetten aldığı oyuncuları transfer bilmiyor diye yıllarca saçma sapan laf söz edildi.
avrupa'daki bi ülkenin teknik direktörü olsaydı şimdiye kadar en az 1 kere şampiyonlar ligini kazanmıştı.
mesela mourinho türk, fatih hoca portekizli olsaydı; fatih hoca sn az mourinho kadar başarılı olurdu. ama mourinho asla galatasaray'da hocanın başarılı olduğu gibi başarılı olamazdı.