resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 14176
    4. kez galatasaray’a gelmiştir. hemde karakterinin bütün uç özelikklerini göstererek.
    sözleşme bedeli bile ayrı hikaye.
    hep korunan, idare edilen bazen uğruna değerlerden vazgeçilen, galatasaray’ın başka örneği olmayan çocuğu...
    futbolculuk döneminde hiç şampiyon olamamış ama jübilesinde helikopterle sahaya inmiştir sayın terim.
    kampı izinsiz terkedince özkan sümer tarafından kadro dışı bıralılır. yöneticilerin araya girdiği ve affet hocam dediği adamdır sayın terim.
    dönemin eminyet görevlisini öldüresiye dövüp karakoldan hamileri tarafından çıkartılan adamdır sayın terim.
    kampta arkadaşlarıyla alkol alıp para cezasıyla yurtan adamdır sayın terim.
    karaliçi tokatlayan, susiçe hiçbir sırp bana böyle davranamaz diyen adamdır sayın terim.
    osman tanburacının bıyığıyla fantazi kuran, milletvekilleri için onlardan 550 tane var benden bir tane var diyen adamdır sayın terim.
    yukardaki örnekler çoğaltılabilir. binlerce verilebilir hemde.
    kendisiyle uefa şampiyonu da olduk fenerden 6 da yedik.
    en doğru aday kendisi miydi bilemiyorum fakat, en sıradışı aday kendisiydi. 4. döneminde de çok sıradışı şeyler yaşayacağız gibi geliyor. hayırlı olsun.
  • 14178
    ''aslolan galatasaray''.. sevenlerinin değil ama müritlerinin,fatih terim'in gelişine tereddütle bakanları ikna etmekte kullandıkları sihirli sözcük. oysa bu tereddüte sahip kişilerin sorunu, ''aslolan galatasaray''la değil,''aslolan fatih terim'' zihniyetindeki sizler. tıpkı şeyhine tapan müritleri gibi fatih terim gittiğinden beri,ondan olmayan,ona benzemeyen herkesin başarısız olması için duacı olan,ortada bir başarı ihtimali belirdiğinde ise türlü absürt eleştirilerle saldıran müritler. fatih terim'i galatasaray'dan çok seven bu kitlenin motivasyonu hiç değişmiyor. aynı arkadaşların tüm bu dönemde yalnızca hamza'yı benimsemesi süpriz değil elbet. fatih terim'e değen,fatih terim'den gelen her ''şey'' gibi o da sevilip,kollanmalıydı öyle de oldu. ah hamza.. gerçekten teknik direktör hamza hamzaoğlu'nu sevdiklerini sanmıştın dimi?

    içimdekileri kusmak iyi geldi,bazı arkadaşların tüm şu ''aslolan galatasaray'' ikiyüzlülüğü katlanılır gibi değildi. şimdi gelişine karşı olmadığım yeni teknik direktörümüz hakkında iki kelam edeyim ,orta vade için çok iyi tercih;

    -birincisi fatih hoca'nın en beğendiğim yönlerinden biri oyunun kendisine karşı romantik kalmayışı. özellikle de yabancı sınırının bu kadar gevşediği bir ortamda fatih hoca,yerli futbolcu fetişizmi yapmadan kim daha formdaysa formayı ona verecektir,verir. bu ona geçmiş dönemlerinde sahip olmadığı bir ayrıcalık verecek ve ben hocanın bu silahı ligdeki diğer hocalardan farklı olarak çok efektif kullanacağını düşünüyorum.

    -ikincisi,belhanda,feghouli,maicon,ndiaye ve gomis gibi duygusal yönü ağır basan ve bazıları beklentilerin altında bu oyuncuların tamamının performansı hocanın gelişiyle bir,iki kademe yukarı çıkacaktır. fatih terim oyuncularından birer asker yaratmayı seven bir adam ve isveçli johan'ı bile ikna edebilen bir adam, senegalli papa'yı veya cezayirli yunus'u ikna etmekte pek zorlanmayacaktır. bu oyuncuların en azından oyun odaklarında dramatik bir artış olacağını hep beraber göreceğiz.

    -üçüncü olarak hocanın saha dışı genel tavrıyla ilgili süregelen o kötü repütasyon.. ama fatih terim,15 yıl önceki fatih terim değil. hocanın üçüncü dönemiyle birlikte sinirli,dayakçı bir babadan,tonton bir dedeye dönüşüne sahit olmuştuk.;evet malum mersin maçındaki tavırları akla takılabilr ama o dönem tüpçü'nün hakemlerinin hocanın üzerine nasıl oynadığı unutmuş değiliz. etna yanardağı bile olsanız o içinizdeki volkanı zapt edemeyebiliyorsunuz. dünkü basın toplantısı da yine karşımızda olabildiğince soğukkanlı bir fatih terim olacağını gösterdi ki,bu çok iyi bir işaret. fenerbahçelilerin elinden çıkma saçma sapan flood'lara kanmadan,hocanın bu yeni tavrını adil bir şekilde değerlendirip,hakkını vermek lazım.

    şunu gördük ki fatih terim'siz galatasaray o kadar da büyük bir takım değil. bu şaşırtıcı değil,bu çağda bir avuç liseli dedenin yegane karar mekanizmasında oturduğu hiç bir organizasyon ''en büyük'' olamaz. diğer taraftan dursun özbek'le geçirilecek bir 3 yıl daha,galatasaray'ı orta vadede üçüncü büyüklüğe itebilirdi,işte fatih terim tam da bu aşamada kendi kariyerini de riske atarak hem kendisi hem de galatasaray için çok kritik bir imza attı. açık söyleyeyim bu sezon bir şampiyonluk beklemiyorum,nedenlerini tek tek sayarak yazıyı daha da uzatmayayım. ama 2018 yazıyıla birlikte,mevcut takımın iskeleti korunarak yapılacak iyi hamlelerle yeni bir şampiyonluk serisi yakalamamız çok hayati. şansımız bol olsun hocam,hepimizin ihtiyacı olacak.
  • 14185
    son zamanlarda alex ferguson ile ilgili yazılar okumaya başladım. sebebi ise onun manchester'in kırmızı tarafından gidince olanlarin bizim terim gidince olanlarla benzerlik göstermesi.

    bu yazılar aslında bir nevi bildiklerimi tekrarlamama neden oldu. neydi bu zaten bildiklerim;

    oyunculardan ekstra verimi alır, takım uyumu master seviyededir vs.

    ama ingilizce kaynaklarda buranın eski yazarlarindan paredros abimizin yazdıkları aklıma geldi birden;

    suarez'in evraya ırkçılık mevzusunda aldığı 8 maç ceza tamamen fergie eseridir. ortada ırkçılık bile yokken üstelik. daha doğrusu şöyle diyeyim nasıl bir zencilere, arap diyorsak onlarınki de öyle bir şey. ve zaten suarez'in ırkçılık yapacak bir sosyal altyapısı yok. herif uruguaylı.

    ve bir ikincisi artık delik deşik olan old trafford'un duvarlarının onun döneminde rakiplerin korkması. bu konuda mancini de çok yakınmıştı. onlara bu kadar mücadele etmiyorlar diye. haklıydıda.

    ve gene kendi kitabında durumu şöyle anlatır; skor ne olursa olsun, rakip o son 15 dk ya girecek. (fergie time)

    bu 15 dk'da united inanılmaz baskı kurar, rakipte ulan gene aynı şey olacak tedirginliği özelikle hakemlerin yaptığı manchester lehine hatalar.

    terim'in de böyle yanları var. ve diego forlan'in dediği gibi ''futbol elini kirletmek istemeyenlerin oynayacağı bir oyun değil'' gerçi bunu söylerken suarez'i savunuyordu ama olsun :p.

    evet bu özellikler fergie kadar olmasa da fatih terim'de de var. işte bundan bu korkuları. ve fergie kadar olurdu. eğer 2. döneminde gönderilmeseydi...
  • 14188
    canlı canlı gördüğüm en büyük galatasaray efsanesi.

    öyle bir efsane ki 3 yıldır sürdürdüğüm passolig protestosunu "nerede kalmıştık" twitiyle bitirmiştir.

    yarın 3 yıl sonra tt arena'da olacağım, ne kadar büyük galatasaray efsanesi olduğunu anlatmaya kelimelerim yetmiyor, sadece bu passolig olayını örnek verebildim. aha ettiğim beylik beylik laflar da buradadır. (bkz: passolig/@galafans)

    umarım kendisi benden bu kadar diyene kadar, iyi sezonunda, kötü sezonunda galatasaray'ın başında bulunur. bu sezon şampiyon yapıp yapmaması da umrumda değil. daha fazla vasıfsız galatasaray teknik direktörü görmeye takatim kalmadı.

    imparator fatih terim, ölene kadar seninleyiz.
    https://www.youtube.com/watch?v=8X-hglvnIpk
  • 14189
    aga bu adam başka bit seviye. lan ben bu adama küssem aklıma gelmeyecek mi şu an ardından bakıp göz yaşı döktüğüm zaferler? efsanemiz lan bu adam efsane. ali sami bey yok, metin oktay yok, baba gündüz yok, turgay şeren yok kimimiz var şu hayatta yaşayan efsane?(u: hagi, taffarel ve daha fazlası da efsanemiz ama en azından şu an için terim ile farklı konumdalar ve bizle şu an teknik adam olarak çalışmayacaklar.) terim geldi geleli sosyal medyanın her köşesinde ekşi'sinden tut antu'suna oradan twitter'ına rakipler nasıl bir psikolojiyi büründüler. adamöar öyle çaresiz ki terim kim, artık gazla futbol işlemiyor, taktiği yok gibi arkası boş argümanlar geliştirdiler. ulan mallat madem öyle terim sevinsenize!

    umarım imparator bugün 24 ocak 2017 galatasaray göztepe maçında klasına yakışır bir başlangıçla bizleri selamlar. artık iki hedefimiz var belki ikincisi çok zor ama 2000 uefa kupasında da galatasaray'a yanlış hatırlamıyorsam 500 oran veriyorlardı. terim bizi hep olmazlara alıştırdı, çıtayı öyle bir noktaya çıkardı ki yıllardır kimse başarılarının yanına yaklaşamadı. biliyorum içimizde kırgınlar var haksızşar demiyorum belli bir haklılık payları var ama terim de insanoğlu ve galatasaray'ın kilometre taşlarından biri olan bir insanoğlu. hocamız kimse biz ona sonuna kadar destek veririz. ben 19 aralık 2017'ye kadar tudor'a destek verdim. ancak kendisi bunu seçti ve belki de galatasaray tarihinde güzel bir sayfa açma şansını elinin tersiyle itti. bugün imparator teknik direktörümüzdür ve biz onun sonuna kadar yanında olmalıyız. iki şampiyonluk kazandıran şenol güneş'i bağrına basan bjk taraftarını, iki maç kazandı diye aykut kocaman'a sahip çıkan fb taraftarını görüp ona göre davranmalıyız.

    inanın rakiplerin hepsi öykünüyor fatih terim'e. ağızlarınan salya akıttıkları içten içe kudurmalarındandır. 4. döneminin şampiyonlukla taçlanması dileğiyle.
  • 14190
    terim eger istedigi kadroyu kurma sözu almadiysa hicbir sezon basi hicbir baskan ve hicbir kuvvet kendisini takimin basina getiremez. özellikle de 2000 ve sonrasinda terim'in sarti kurali budur. fakir, cimri, kili kirk yaran ve ucuzcu baskanlarla calismaz.

    2002-2003 sezonunda sampiyonlugu besiktas'a kaptirdigi sezon besiktas ligin son 20 macinda sadece 7 puan kaybetmisti ve butun sezon sadece 1 kez maglup olmustu. lucescu malumunuz cogu maci tek farkla kazanip besiktasi rekor puanla (85) sampiyon yapmisti. bu, fenerbahce'nin 1988-1989 yilinda turkiye rekoru kirip 93 puanla sampiyon oldugu sezondan sonra alinmis en yuksek puandir ve sampiyonluk genelde 70-80 puan bandinda gezmektedir. kisacasi 77 puan toplamasina ragmen terim'in besiktas'a kaptirdigi sampiyonluk bir mucizedir diyebiliriz.

    2003-2004 sezonuna baktigimizda galatasaray rakiplerine göre daha zayif kadrosuyla aralik ayina kadar sadece tek yenilgi ve 3 beraberlikle gelmis, 22 kasim 2003 tarihinde ilk yarisi 1-1 gecilen denizli deplasmaninda 72nci dakikada mondragon oyundan atilmasina ragmen, 90nci dakikada aykut ercetin'in yedigi hatali golle ikinci maglubiyetini almisti. bu maca kadar sezonu sampiyon tamamlayan fenerbahce ile ayni puanda ve besiktas'in da 5 puan gerisindeydi. besiktas'in basinda hala lucescu oldugunu ve bir önceki sezon rekor puanla sampiyon olmus bir kadroyu koruyup ustunde takviye yaptigini da aklimizda bulunduralim.

    denizli maglubiyetinin ardindan kendi sahasinda malatya macinda -ki kendi sahasi dedigimiz ruzgar panelleri takilmamis gecekondu kivaminda ve tribunlerin sahaya 300km uzaklikta oldugu ataturk olimpiyat stadindan bahsediyorum- 73ncu dakikaya 2-0 önde girmis bir takim olarak son anlarda yedigi 2 sacma golle 2-2 berabera kaliyordu galatasaray. bu mactan sonra istanbulspor ile karsilasti ve sezonun belki de en sacma maglubiyetlerinden birini aldi. akabininde olimpiyat stadinda trabzonspor'u konuk eden cimbom 10 kisi tamamladigi maci 2-1 kaybetti. elazig deplasmaninda da maci 10 kisi tamamlayip, 90nci dakikada yedigi gol ile sahadan 2-2 beraberlikle dönmek zorunda kaldi. diyarbakir deplasmaninda igrenc bir sahada, siyasi gerginligin oldugu bir dönemde, kilidi acamayarak 0-0 berabere kaldi. ust uste gelen ve benim sahsen sansizlik olarak rahatlikla yorumlayabilecegim bu puan kayiplari galatasaray ile rakiplerinin arasindaki puan farkinin acilmasina ve sampiyonlugun kaybedilmesine yol acti. sezonun 20nci haftasi gecilirken lider besiktas ile puan farki 13'e cikmis, zaten binbir turlu zorluklarla olimpiyat stadina ulasan seyirci umidini kesmis, yasanan maddi sorunlar ve ödenemeyen futbolcu ucretleri ile de sorunlar katlanarak artmisti. dönemin baskani özhan canaydin butun bu sikintilari örtbas edebilmek icin imparatoru yem etmisti ve terim istifa etmisti. kisacasi terim rakiplerine göre daha mutevazi bir kadro ile, iyi basladigi sezonda havalarin sogumasiyla birlikte olusan stad sorunlari, maddi sorunlar ve sanssizliklar neticesinde kötu bir sekilde ikinci dönemine nokta koydu.

    terim bundan sonra, bin pisman olan özhan canaydin dahil kapisini calan tum baskanlarin teklifini reddetti. cunku rakiplerle mucadele edebilmek icin saglam kadroya ve iyi transferlere ihtiyac oldugunu biliyordu. galatasaray bu dönemden sonra unal aysal dönemine kadar fatih terim'in rahat edebilecegi bir ortam saglayamadi. unal aysal dönemi de yakin tarihimiz oldugu icin genc arkadaslarimizin rahatlikla hatirlayacagi bir dönem. ilk yilinda ujfalusi, xelcuk, melo, elmander, muslera, baros, eboue vs gibi futbolcularin yer aldigi saglam bir kadro kuruldu ve rakipleri eze eze sampiyon olundu. bir sonraki sezonda bu kadronun ustune burak, hamit, umut bulut vs. gibi oyuncular da eklenince "ruya takimi" diye adlandirimaya baslanan galatasaray'da kimya görece bozulmustu. unal aysal ile fatih terim arasinda tuhaf bir sidik yarisi basladi. sampiyonlar liginde ceyrek final gelmesi ve real madrid'e sahamizda kök sökturmemiz terim'i ve aysal'i medya ve taraftar önunde bir yarisa soktu. unal aysal kendi show'unu yapmaya basladi. drogba'lar, sneijder'ler vs derken terim'in kimyasi iyice bozuldu ve artik kim daha guclu muhabbetleri dönmeye basladi. neticesinde de terim, cirkin bir sekilde antrenmandan kovularak gönderildi.

    hoca da bunu kendine yediremeyip, tupcu ile cirkin pozlar verdi. ahimizi aldi.

    uefa kupasinin kaldirildigi ilk dönemde son derece rahat bir calisma ortami bulan, rakiplerinden cok daha iyi kadrolar kuran terim'i zaten konusmaya gerek yok. 4 sene ust uste sampiyonluk, 1 uefa kupasi ve kendi kurdugu kadronun lucescu yönetiminde yaz ayinda super kupa sampiyonlugu ustunde cok fazla konusulmasi ruhaf olur zaten. terim o dönemde daha ne kadar yukselebilecegine bakmak istedi ve milan'a hoca oldu.

    butun bu tarihi ele aldigimizda, 8 sezonda 6 sampiyonluk, 1 uefa ve super kupasi, (bu kupayi da terim'e yazmak lazim aslinda) besiktas'in mucizevi sampiyonlugu ve inanilmaz kötu sartlar altinda gecen kötu bir 2003-2004 sezonu bize terim'in kim oldugunu anlatmaya yeter. 77 puan almasina ragmen ikinci bitirmesi mucizedir. terim uygun sartlarda, isine karisilmadinda galatasaray'i %99 sampiyon yapar.

    yazimizin basina dönecek olursak terim'i devre arasinda takimin basina getiren ne dusuk profilli baskan, ne maddi olanaklar, ne tt arena, ne de galatasaray'in kötuye dogru gidisati. galatasaray bundan cok daha kötu dönemlerde terim'in kapisini calmis ve hayir yanitini almistir. terim'i bu sezon galatasaray'in basina getiren tam keyfine göre bir kadro kurulmus olmasi. yine keza bu oyunculara tudor'un cok iyi bir kondisyon yuklemis olmasi. kadroya ve oynanan maclara baktigimizda takimin basina az cok futboldan anlayan kimi getirirsen getir, en kötu 3ncu olursun. terim bu takimin eksiginin motivasyon oldugunun farkinda. onun en iyi yaptigi sey yani. bu kadroyu motive edip, 2-3 de takviye yaptiginda rahatlikla sampiyon olacagini biliyor terim. maceraya girmeden, her zaman ki babacan tavriyla oyunculara yaklasirsa acik ara sampiyon olacaktir. takimin "terim ritmini" bulumasi zaman alabilir ama ayari tutturdugunda terim bu kadroyla bir avrupa kupasi daha alacakmis gibi hissediyordu basin toplantisinda. gözleri isil isil geldi galatasaray'a. kap'tan önce kendi duyurdu. bunlari terim'de alisik oldugumuz hareketler degil.

    "benim de kendime göre hayallerim var" dedigi nokta iste bu.

    - calistirdigi her sezon sampiyonluk,
    - kadiköy'de galibiyet,
    - hic olmazsa bir uefa kupasi daha veya sampiyonlar liginde minimum yari final,
    - iyisiyle kötusuyle yasina istinaden unutulmayacak bir 4ncu dönem.

    terim olmayacak duaya amin demez. bundan cok daha kötu kadrolarla bile cok iyi isler cikarmis bir hocadir. aykut ercetin'lerle, prates'lerle, batista'larla, petre'lerle, bratu'larla, xavier'lerle, suat usta'larla, mohamed sarr'larla, berkant'larla bile sampiyonluk kovalamis ve ucu ucuna kacirmistir. o yuzden iciniz rahat olsun.

    tum turkiye'de rekor tweet almasinin sebebi budur. galatasaray'da terim sevinci, rakiplerde terim korkusu hep bu yuzdendir. terim varsa sampiyon %99 galatasaray'dir.

    her zaman denildigi gibi; allah kerim, fatih terim...

    http://www.boluolay.com/...FANAT%C4%B0K%202.jpg
  • 14192
    24 aralık 2017 galatasaray göztepe maçı ile galatadaray'da 4.donemine baslayacak olan yeni hocamiz.

    yalniz sunu anlamiyorum. yok devre arasi gelmez, yok dursunla gelmez, yok floryanin anahtarlarini almadan gelmez, yok transfer sozu almazsa gelmez.

    geldi. hepsini yaparak geldi. terim'i galatasarayimdan buyuk gormeyi birakin. ihtiyaci vardi ve geldi. kendisini isteyen son takim trabzonspor'du.

    umarim basarili olacagiz beraber. allah yardimcimiz olsun. ligin en iyi kadrosuna derinlik katacak bir kac transfer ile hakkini verir insallah.
  • 14193
    başarılı olmasının o kadar kolay olmayacağını düşünenlerdenim. bunu başta söyleyeyim. ama saha kenarında çirkinleşmedikçe, bizi utandırmadıkça vs ölene kadar takımın başında kalabilir. fenerbahçeli yakınlarım "ooo sivilcik, demediğini bırakmadın ama terim dönünce seviniyorsun" dediler. onlara da söylediğim gibi; terim'e hayır diyebilecek bir galatasaraylı yoktur, olamaz. saha kenarında görünce içine bir rahatlık, güven gelmeyecek galatasaraylı yoktur.

    varsın mesleği bırakana kadar o yönetsin takımı, bana uyar. sürekli başarılı olmak zorunda da değil, arada kötü sezonlar kötü kadrolar almaguerler filan da olabilir. sorun değil.

    ancaaak. kendisinden tek bir ricam, daha doğrusu dileğim var. fatih terim, bizi 96 avrupa şampiyonsına götürdüğü günden bu seneye kadar sürekli şişen egosuyla kendini herkesten yüksek gördü. 2000 yılında türkiyenin bence en güçlü adamıydı, siyaseten de üstelik. geçen seneye kadar da ayak oyunlarını, politik hamlelerini filan, ben ve benim gibileri çok rahatsız etse de başarıyla götürdü. hep bir üst dala atlamayı başardı. bu arada galatasarayı kaç kez altında bırakıp sıçradı, ben sayamadım. canı sağolsun.

    ancak umarım artık ülkenin çoğacayip bir yer haline dönüştüğünü, çağdışı kalmışlarla delilerin kapısında sıraya girdiği bir reisle yönetilen bir kabile ülkesi haline geldiğini, çoluk çocuğun kendisini tefe koyup çalabildiğini, ar damarı çatlamış herkesin kazanıp geriye kalan herkesin kaybettiğini, ne idüğü belirsiz küçük ölçek mafya bir kebapçının utanmadan televizyonlarda terimi dövdüm diye konuşabildiğini, üstüne ülkenin yarısından fazlasının bu dayağa çok sevindiğini gözleriyle görmüş, iyice anlamıştır.

    o yüzden umarım gelir, galatasarayın başına geçer, elinden geleni yapar, arzusunu bizimkiyle kavuşturur, rakiplere saygı ve sevgi göstererek onları da tavlar. başta galatasaraylılar sonra herkes için çölde vaha olur.

    ve gerçekten siyaseten ileri görüşlü biriyse -bu deliliğin içinde- hepimizin buna ne kadar ihtiyacı olduğunu da bilir.

    yolu açık olsun.
  • 14197
    yuvasına tekrar hoş gelmiş efsanemiz;
    gençler hatırlayamayabilir. terim ilk geldiği sezon oyuncuların bireysel eksiklikleri vardı. hakan ünsal en çok bindiren kanat oyunculardan olmasına rağmen son topları, ortaları felaketti. binlerce orta attırarak hakan ünsal'ı avrupa standartlarında bir bek yapmıştı. hakan şükür son vuruşlarda sıkıntı yaşıyordu ve gol yüzdesi girdiği pozisyonlara göre düşüktü. şükür'e ağır son vuruş çalışmaları yaptırdı ve şükür o sezonu 38 golle gol kralı olarak çalışmalarının karşılığını gördü.
    elbette terim'in elinde sihirli değnek yok. ama son derece hırslı ve çalışkan bir teknik direktördür. zaman geçtikçe hem takım oyununda hem de oyuncuların bireysel performanslarında gözle görülür bir yükseliş olacaktır.
  • 14200
    imparatordur.
    ben terim'in basın açıklamasından iki çok önemli izlenim edindim. birincisi imparatorun şampiyonlar ligi hayali. buna ciddi ciddi kendisini inandırmıştır. galatasaray için doğru mentalite kesinlikle budur. ben galatasaray'ın teknik direktör ve başkanlık koltuğuna isim üzerinden değil mental, düşünce, amaç üzerinden bakılması gerektiğine inanıyorum. vizyonsuz, misyonsuz, ne yapmak istediğini kendisi dahi bilmeyen ya da amacının sadece türkiye ligi şampiyonluğu olan başkan ve t.direktörden galatasaray'a herhangibir fayda gelmez. net. başkanı yorumlamadan imparatorun şampiyonlar ligi hayalinin olması tabiki herkesi heyecanlandırdı. bu hayal sadece terim'in aklında olan ütopik bir düşünce mi yoksa bu hayalini başkanla paylaştı mı bilemiyorum. eldeki kadroyla bu mümkğn görünmüyor tabiki ama lig bitiminde olacak transferler çok önemli olacak. eğer şampiyonlar ligine katılmaya hak kazanırsak, terim'in yapacağı/yaptıracağı ( tabi transfer ekibinin başarısı da çok önemli) transferler önümüzü daha net görmemize neden olacak. bu mantelite kesinlikle doğru mantelitedir. türkiye ligi şampiyonluğu kesinlikle önemlidir ancak galatasaray ayarında bir takımın her sene şampiyonlar ligi düzeyinde kendisini göstermeli, teknik direktörünün de bu vizyonda düşünmesi önemlidir ve gereklidir. bir diğer husus ise, aslında terim'in pişmanlığı olarak algıladım ben; arsene wenger'i örnek göstererek acaba ben de bu kadar uzun süre kalabilseydim şimdi hangi noktada olurduk cümlesiydi. inanılmaz ama çok geç kalınmış bir tespit. tabi bizim futbol anlayışımıza çok ters gelen bir argüman ancak biraz düşününce belki şuan ikinci üçüncü şl kupası için mücadele veriyor olurduk. ne yapalım önümüze bakacağız artık hocam. bu takımı şaha kaldıracak ve şampiyonlar ligi kupasını müzemize getireceksin. buna yürekten inanıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın