*

resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 14163
    son haftalarda şampiyon kim olur anketlerinde galatasaray'ın çokta sıyrılan bir oy oranı yoktu. terim geldikten sonra anketlerde galatasaray'ın şampiyonluk anketlerinde sıyrılan bir oy oranı oldu. gerek terim'in twitter'dan o paylaştığı mesaj gerekse basın toplantısında kendinden emin bir şekilde mesajlarını vermesi artık bizim şampiyonluğa daha yakın olduğumuzu gösteriyor.

    https://twitter.com/...s/944303347099717634
  • 14188
    canlı canlı gördüğüm en büyük galatasaray efsanesi.

    öyle bir efsane ki 3 yıldır sürdürdüğüm passolig protestosunu "nerede kalmıştık" twitiyle bitirmiştir.

    yarın 3 yıl sonra tt arena'da olacağım, ne kadar büyük galatasaray efsanesi olduğunu anlatmaya kelimelerim yetmiyor, sadece bu passolig olayını örnek verebildim. aha ettiğim beylik beylik laflar da buradadır. (bkz: passolig/@galafans)

    umarım kendisi benden bu kadar diyene kadar, iyi sezonunda, kötü sezonunda galatasaray'ın başında bulunur. bu sezon şampiyon yapıp yapmaması da umrumda değil. daha fazla vasıfsız galatasaray teknik direktörü görmeye takatim kalmadı.

    imparator fatih terim, ölene kadar seninleyiz.
    https://www.youtube.com/watch?v=8X-hglvnIpk
  • 14190
    terim eger istedigi kadroyu kurma sözu almadiysa hicbir sezon basi hicbir baskan ve hicbir kuvvet kendisini takimin basina getiremez. özellikle de 2000 ve sonrasinda terim'in sarti kurali budur. fakir, cimri, kili kirk yaran ve ucuzcu baskanlarla calismaz.

    2002-2003 sezonunda sampiyonlugu besiktas'a kaptirdigi sezon besiktas ligin son 20 macinda sadece 7 puan kaybetmisti ve butun sezon sadece 1 kez maglup olmustu. lucescu malumunuz cogu maci tek farkla kazanip besiktasi rekor puanla (85) sampiyon yapmisti. bu, fenerbahce'nin 1988-1989 yilinda turkiye rekoru kirip 93 puanla sampiyon oldugu sezondan sonra alinmis en yuksek puandir ve sampiyonluk genelde 70-80 puan bandinda gezmektedir. kisacasi 77 puan toplamasina ragmen terim'in besiktas'a kaptirdigi sampiyonluk bir mucizedir diyebiliriz.

    2003-2004 sezonuna baktigimizda galatasaray rakiplerine göre daha zayif kadrosuyla aralik ayina kadar sadece tek yenilgi ve 3 beraberlikle gelmis, 22 kasim 2003 tarihinde ilk yarisi 1-1 gecilen denizli deplasmaninda 72nci dakikada mondragon oyundan atilmasina ragmen, 90nci dakikada aykut ercetin'in yedigi hatali golle ikinci maglubiyetini almisti. bu maca kadar sezonu sampiyon tamamlayan fenerbahce ile ayni puanda ve besiktas'in da 5 puan gerisindeydi. besiktas'in basinda hala lucescu oldugunu ve bir önceki sezon rekor puanla sampiyon olmus bir kadroyu koruyup ustunde takviye yaptigini da aklimizda bulunduralim.

    denizli maglubiyetinin ardindan kendi sahasinda malatya macinda -ki kendi sahasi dedigimiz ruzgar panelleri takilmamis gecekondu kivaminda ve tribunlerin sahaya 300km uzaklikta oldugu ataturk olimpiyat stadindan bahsediyorum- 73ncu dakikaya 2-0 önde girmis bir takim olarak son anlarda yedigi 2 sacma golle 2-2 berabera kaliyordu galatasaray. bu mactan sonra istanbulspor ile karsilasti ve sezonun belki de en sacma maglubiyetlerinden birini aldi. akabininde olimpiyat stadinda trabzonspor'u konuk eden cimbom 10 kisi tamamladigi maci 2-1 kaybetti. elazig deplasmaninda da maci 10 kisi tamamlayip, 90nci dakikada yedigi gol ile sahadan 2-2 beraberlikle dönmek zorunda kaldi. diyarbakir deplasmaninda igrenc bir sahada, siyasi gerginligin oldugu bir dönemde, kilidi acamayarak 0-0 berabere kaldi. ust uste gelen ve benim sahsen sansizlik olarak rahatlikla yorumlayabilecegim bu puan kayiplari galatasaray ile rakiplerinin arasindaki puan farkinin acilmasina ve sampiyonlugun kaybedilmesine yol acti. sezonun 20nci haftasi gecilirken lider besiktas ile puan farki 13'e cikmis, zaten binbir turlu zorluklarla olimpiyat stadina ulasan seyirci umidini kesmis, yasanan maddi sorunlar ve ödenemeyen futbolcu ucretleri ile de sorunlar katlanarak artmisti. dönemin baskani özhan canaydin butun bu sikintilari örtbas edebilmek icin imparatoru yem etmisti ve terim istifa etmisti. kisacasi terim rakiplerine göre daha mutevazi bir kadro ile, iyi basladigi sezonda havalarin sogumasiyla birlikte olusan stad sorunlari, maddi sorunlar ve sanssizliklar neticesinde kötu bir sekilde ikinci dönemine nokta koydu.

    terim bundan sonra, bin pisman olan özhan canaydin dahil kapisini calan tum baskanlarin teklifini reddetti. cunku rakiplerle mucadele edebilmek icin saglam kadroya ve iyi transferlere ihtiyac oldugunu biliyordu. galatasaray bu dönemden sonra unal aysal dönemine kadar fatih terim'in rahat edebilecegi bir ortam saglayamadi. unal aysal dönemi de yakin tarihimiz oldugu icin genc arkadaslarimizin rahatlikla hatirlayacagi bir dönem. ilk yilinda ujfalusi, xelcuk, melo, elmander, muslera, baros, eboue vs gibi futbolcularin yer aldigi saglam bir kadro kuruldu ve rakipleri eze eze sampiyon olundu. bir sonraki sezonda bu kadronun ustune burak, hamit, umut bulut vs. gibi oyuncular da eklenince "ruya takimi" diye adlandirimaya baslanan galatasaray'da kimya görece bozulmustu. unal aysal ile fatih terim arasinda tuhaf bir sidik yarisi basladi. sampiyonlar liginde ceyrek final gelmesi ve real madrid'e sahamizda kök sökturmemiz terim'i ve aysal'i medya ve taraftar önunde bir yarisa soktu. unal aysal kendi show'unu yapmaya basladi. drogba'lar, sneijder'ler vs derken terim'in kimyasi iyice bozuldu ve artik kim daha guclu muhabbetleri dönmeye basladi. neticesinde de terim, cirkin bir sekilde antrenmandan kovularak gönderildi.

    hoca da bunu kendine yediremeyip, tupcu ile cirkin pozlar verdi. ahimizi aldi.

    uefa kupasinin kaldirildigi ilk dönemde son derece rahat bir calisma ortami bulan, rakiplerinden cok daha iyi kadrolar kuran terim'i zaten konusmaya gerek yok. 4 sene ust uste sampiyonluk, 1 uefa kupasi ve kendi kurdugu kadronun lucescu yönetiminde yaz ayinda super kupa sampiyonlugu ustunde cok fazla konusulmasi ruhaf olur zaten. terim o dönemde daha ne kadar yukselebilecegine bakmak istedi ve milan'a hoca oldu.

    butun bu tarihi ele aldigimizda, 8 sezonda 6 sampiyonluk, 1 uefa ve super kupasi, (bu kupayi da terim'e yazmak lazim aslinda) besiktas'in mucizevi sampiyonlugu ve inanilmaz kötu sartlar altinda gecen kötu bir 2003-2004 sezonu bize terim'in kim oldugunu anlatmaya yeter. 77 puan almasina ragmen ikinci bitirmesi mucizedir. terim uygun sartlarda, isine karisilmadinda galatasaray'i %99 sampiyon yapar.

    yazimizin basina dönecek olursak terim'i devre arasinda takimin basina getiren ne dusuk profilli baskan, ne maddi olanaklar, ne tt arena, ne de galatasaray'in kötuye dogru gidisati. galatasaray bundan cok daha kötu dönemlerde terim'in kapisini calmis ve hayir yanitini almistir. terim'i bu sezon galatasaray'in basina getiren tam keyfine göre bir kadro kurulmus olmasi. yine keza bu oyunculara tudor'un cok iyi bir kondisyon yuklemis olmasi. kadroya ve oynanan maclara baktigimizda takimin basina az cok futboldan anlayan kimi getirirsen getir, en kötu 3ncu olursun. terim bu takimin eksiginin motivasyon oldugunun farkinda. onun en iyi yaptigi sey yani. bu kadroyu motive edip, 2-3 de takviye yaptiginda rahatlikla sampiyon olacagini biliyor terim. maceraya girmeden, her zaman ki babacan tavriyla oyunculara yaklasirsa acik ara sampiyon olacaktir. takimin "terim ritmini" bulumasi zaman alabilir ama ayari tutturdugunda terim bu kadroyla bir avrupa kupasi daha alacakmis gibi hissediyordu basin toplantisinda. gözleri isil isil geldi galatasaray'a. kap'tan önce kendi duyurdu. bunlari terim'de alisik oldugumuz hareketler degil.

    "benim de kendime göre hayallerim var" dedigi nokta iste bu.

    - calistirdigi her sezon sampiyonluk,
    - kadiköy'de galibiyet,
    - hic olmazsa bir uefa kupasi daha veya sampiyonlar liginde minimum yari final,
    - iyisiyle kötusuyle yasina istinaden unutulmayacak bir 4ncu dönem.

    terim olmayacak duaya amin demez. bundan cok daha kötu kadrolarla bile cok iyi isler cikarmis bir hocadir. aykut ercetin'lerle, prates'lerle, batista'larla, petre'lerle, bratu'larla, xavier'lerle, suat usta'larla, mohamed sarr'larla, berkant'larla bile sampiyonluk kovalamis ve ucu ucuna kacirmistir. o yuzden iciniz rahat olsun.

    tum turkiye'de rekor tweet almasinin sebebi budur. galatasaray'da terim sevinci, rakiplerde terim korkusu hep bu yuzdendir. terim varsa sampiyon %99 galatasaray'dir.

    her zaman denildigi gibi; allah kerim, fatih terim...

    http://www.boluolay.com/...FANAT%C4%B0K%202.jpg
  • 14212
    takıma bilhassa ikinci yarı dokunmuş. bunu gördük, direk etki etti çünkü 2.yarı bambaşka bir galatasaray vardı.* ancak;

    https://twitter.com/...s/945012051059060737

    şu kafayı selçuk inan ve hakan balta için göstermez diye umuyorum. eski futbolcunu onore etmek istiyor olabilir ama kalsaydı falan bence gereksiz cümleler. bu düşünce inşallah sadece lafta kalır.
  • 14243
    evet, nefret eden arkadaşlar var hala hoca'dan. ne yapalım, değiştiremiyoruz bu arkadaşları. kendilerini onurlu, dik duruşlu falan zannediyorlar, olaylar konusunda hiçbir bilgileri yok, içerde değiller, kim ne konuştu ne söyledi bilmiyorlar ama bilmedikleri olaylar hakkında fikir sahibi oldukları için dik duruyorlar.

    bu pek sevgili arkadaşlar, hata arayacaklar artık. kendilerine biçtikleri görev bu. mesela göztepe'ye yenilsek hemen gelip tudor iç saha maçı kaybetmemişti diyeceklerdi. olmadı.

    hoca dedi ki "galatasaray emek verenlere vefa gösterir, bu da çok güzel bir jestti, böyle olmalıdır. o yüzden, sabri bunu haketmiştir. açıkçası olsam göndermezdim, kötü de olsa, kötü de oynasa burda kalırdı. büyük camialar sembolleriyle ayakta durur."

    buradan vuruyor pek sevgili aysalcı profesyonel paşalar. adam diyor ki "büyük camialar sembolleriyle ayakta kalır" yok ağzımız kokuyormuş da bilmemne.

    sevgili mancini gibi beş para etmez topçulara bülent tulun - ünal aysal işbirliğiyle 20m euro harcamıyor fatih terim. 2m euro sabri'ye veriyor ama sabri'den olabildiğine faydalanıyor, bu faydalanması sayesinde kulübü başarıya götürüyor, bu sayede de o verdiğin 2m euro'yu 45m euro olarak geri alıyorsun şampiyonlar liginden:

    http://gss.gs/1603466

    "sembol" diyor adam. anlatabiliyor muyum bilmiyorum. her futbolcu emek verdi diye 40 yaşına kadar kalacak demiyor. alt yapıdan yetişmiş, fayda sağlanabilen bir isimi "sembol" olarak tutardım diyor. çünkü büyük takımlar için bu önemlidir diyor. takım olmak için önemlidir diyor.

    tabi florya'da yatıp kalktığınız, her şeyi off ne biçim süfer profesyonelliği en iyi siz bildiğiniz için biz anlamıyoruz, fatih terim anlamıyor ama siz anlıyorsunuz.
  • 14272
    takımımızın teknik direktörü..

    öncelikle şu fotoğrafı unutmuş değiliz:

    https://i.eurosport.com/...2560-1440.jpg?w=1350

    o da kendisinin de hata yaptığını söyledi zaten imza toplantısında. neyse bizim için aslolan galatasaray'dır. galatasaray'ın başarısı bizim için her şeyden, kişilerden, kurumlardan önemlidir. fatih terim galatasaray'ın hocasıdır, desteğimiz tamdır, bizi şampiyon yapacağına inancımız da tamdır. ama bu eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmeyeceği gibi hoca hatadan münezzeh bir insan da değildir.

    geldiği günden bu güne sevmediğim demeçleri:

    1- sabri hakkında "ben olsam sabri sarıoğlu'nu göndermezdim açıkcası. kötü de oynasa burada kalırdı." diye demeç verdi. hayırdır hoca cebinden mi veriyorsun sabri'nin maaşını. 34 yaşına girecek ve galatasaray kalibresinde bir takımda ne ilk 11 ne yedek olarak oynayamayacak bir oyuncu nasıl kötü de oynasa takımda kalıyor? galatasaray spor kulübü mu hayır kurumu mu? senin o sözleşme imzalattığın aydın yılmaz 29 yaşında kendisine talip takım bulamadı. galatasaray yetenekli ve karakterli futbolcuların takımıdır. her oyuncu oynadığı süre boyunca maddi manevi karşılığını fazlası ile alır, profesyonel davranmayıp g*tü göbeği salar, sahaya yüreğini koymaz, yeteneklerini geliştirmez ise teşekkür edilir yollar ayrılır. futbol denilen endüstri taraftar için var, ve bu dönen para taraftarın cebinden çıkan paradır, hiçbir futbolcu için kötü de oynasa burada kalırdı demek kimsenin haddi değildir, maaşını cebinizden vermiyorsanız tabii.

    2- " son 4-5 seneye baktığımızda, selçuk bu takımın şampiyonluklar kazanmasında önemli rol elde etmiş bir oyuncu. yedek bırakabilirsiniz, ama yaptıklarını unutmamak lazım. " yukarıdaki yorumlarım burada da geçerli. selçuk inan galatasaray'da ilk 2 sene iyi top oynamış sonra dünyanın hiçbir yerinde alamayacağı bir sözleşme ile yatışa geçmiştir. kendisini izlemek artık eziyet haline gelmiştir. kıçını rakibe dayayıp faul alma isteği yüzünen tüm topları kaptırmakta, hatta takıma goller yedirmektedir. en son milli maçı izleyenler bu durumu görebilir. galatasaray'a katkı verdi ise hem maddi hem manevi cok daha fazlasını galatasaray'dan almıştır. burası hayır kurumu değildir, galatasaray kalibresinde olmayan her oyuncu ile zamanı geldiğinde teşekkür edilir yollar ayrılır. selçuk galatasaray forması altında miadını doldurmuştur. kendisi kaptanlık yapmıştır fakat takımla ilgili verdiği herhangi bir demeç, işlerkötü giderken aldığı bir sorumluluk hatırlayan var mı? kendisi ile ilgili konularda ama ışık hızında açıklama yapmayı biliyor, kaptanlık bandı mevzusunda olduğu gibi. mesela hakemler o kadar hakkımızı yerken çıkıp bir kelime etmiş midir? sahada yerde yatan futbolcular tekmelenirken çıkıp gündem oluşturabilmiş midir? sahada iken hakeme baskı kurabilmiş midir? selçuk efendi sadece kolunda pazuband taşıyarak bu takıma kaptanlık yapmaktadır. içine sinen varsa buyursun. senede 4 milyon euro alan bir oyuncu icin kötü oynuyorsa yedek bırakabilirsiniz demek kimsenin haddi değildir, maaşını cebinizden vermiyorsanız tabii.

    3-eboue'ye yardım eli uzatacağını söyledi. maddi olarak yardım edilebilir bir miktar. belki iş bulmasına yardımcı da olunabilir. bunlara lafım yok, ama iddia edildiği gibi galatasaray altyapısında görev verilmesi skandal olur. galatasaray'da kazandığım 8 milyonun 7 milyonunu karıma gönderdim ne isterse yaptım diyen bir adamın bu kulübün gençlerine verebileceği hiçbir şey yoktur. tekrar tekrar yazıyorum burası hayır kurumu değil. bu kulübün altyapısı deneme tahtası da değil. ayrıca dünya üzerinde milyonlarca aç, sefalet içinde, intiharı düşünen insan var, eboue'nin diğerşerinden bir farkı yok. bizimle oynadığı dönemde hakemi aldatmak için kendini saçma sapan atan, dokunulduğunda kurşun yemiş gibi kıvranan, defalarca kendisi sebebi ile gol yedirmiş iyi ama ahlaksız bir futbolcu idi. şimdiki haline acıyıp geçmişi unutmayın, futbol endüstrisinde duygusallığa yer yok. kaldı ki kendisi arsenal kimliği ile bilinir ve tanınır, kendisine bir iş verilecekse arsenal kulübüne düşer bu iş. galatasaray'da son senesinde yabancı kuralı yüzünden kadroya yazılmadığı halde sırf burada aldığı parayı başka yerde alamayacağı için, para için futbol oynamamayı seçen bir adama burda gözyaşı dökmeyin. çünkü o zamanında 2,5 milyon euroyu oynamadan alırken sizleri düşünmüyordu. futbolu düşünseydi bu durumda olmazdı. neyse uzadı bu mevzu. eboue ye sembolik bir yardımın ötesine geçilmesine karşıyım, gidin bakın sokaklar yerli ve milli yoksul dolu, milyon eoruluk adamlara acımayı bırakın cebinizde 5 kuruşla.

    4- hakan balta konusu. yazı çok uzadı bu kısmıkısa kesip bitireceğim. hakan balta da eboue gibi paramı alır yatarım havasında. oynaymayacağını bile bile teklifleri reddetti. ha oynadığı maçlarda da saç baş yolduruyordu, onun yüzünden yediğimiz gollerin hattı hesabı yok. ben kendisini takımda bir daha görmek istemiyorum. umarım fatih terim kötü de oynasa burada kalsın diyerek sözleşme teklif etmez, maaşını kendi cebinden vermediği sürece.
  • 14279
    son yıllarda o kadar çok yanlış yaptı ki, belki de içlerinde doğru yaptığı tek tük doğrulardan birisi, evet propagandasına katılmamasıdır.

    https://encrypted-tbn3.gstatic.com/...3DkUg8lrLPQ3PG294gDy

    şu fotoğrafı gördünüz mü? hocanın milli takımdaki ipinin çekilmesine doğrudan olmasa da, dolaylı olarak start veren olaylardan biri bu olabilir. bunun yerine başka bir cumhurbaşkanının fotoğrafını koysa hala milli takım başında olur, dilediği kadar hata yapma lüksüne de sahip olabilirdi.

    sırf bunun için bile destek verilir. diyeceksiniz ki, neden o zaman reis belgeselinde en ön saftaydı. o dönem biraz eli mecbur yapmak zorunda kaldığını hissediyorum. zaten galatasaray yönetimi ile sıkıntılı, milli takım kariyeri de yeni başlamıştı. o dönem imkansız gibi bir şeydi bunun aksini yapması.

    fatih hoca'nın babası çok iyi bir atatürkçü ve cumhuriyetçidir.* dolayısıyla böyle bir ailenin, atatürkçü bir çocuğudur fatih terim.

    evet propagandasına katılmaması çok doğru bir şeydi. uzun dönemde bunu daha iyi anlayacağız. bayağı uzun bir dönemi kastediyorum. eğer bu soytarılığa katılsa, işte o zaman işler dönülmez bir noktaya gidebilirdi.

    siyasilere arasının düzelmesi gerektiğini ben de düşünüyorum. ama bunu hoca doğrudan yapmamalı. siyasi erke yakın diğer eski ve mevcut yöneticiler aracılığıyla yapabilir. ilk akla gelen abdurrahim albayrak. dursun özbek de zaten o taraflara yakın durmaya çalışan birisi. gizliden gizliye işler düzeltilebilir.
  • 14281
    son 3-4 yılın transfer döneminde yurtdışına transfer olan 4 türk futbolcumuz var; burak, cenk gönen, emre çolak, semih kaya. cenk’i bu grubun dışında bırakırsak diğer 3 kişi de hocanın tedrisatından geçti. dilerseniz burak bize gelmeden önce de yurt dışına transfer olduğu için geride bırakabilirsiniz.
    zaten emre çolak ve semih kaya gibi bizde bile soru işareti bırakan oyuncuların yurt dışına transfer edilebilmesi zordur. her ikisinde de fatih terim effect bolca var.
    bu yüzden buca maçında bunu neden oynattın, bu maçta oynatmasan bunu ne zaman oynatacaksın olayı bence biraz tez canlılık.
    hoca bu sene için seneyi kurtarmak amaçlı bakıyor olabilir, önümüzdeki seneleri kurtarmak için ise yazdan başlayacağını ön görüyorum.

    ayrıca, 1. ile 6. arasında sadece 5 puan var 7 puan var, ligimiz harika, la liga’nın eline veririz, fransa ligi bizim u-18’den beter geyikleri ile kendinizi yayıncı kuruluş gazına kaptırırken şunu da ön görün lütfen. bu zevk bu çekişme yabancı sınırını kaldıran ve buna ön ayak olan kişinin eseridir;

    https://www.youtube.com/watch?v=xxWCygHQAXo
  • 14286
    https://twitter.com/...s/945947360969900032

    donk, lato, de jong dururken carrasso'nun gönderilmesi hata olur. son maçlarda da kadroya almadı zaten.

    hadi diyelim fernando'nun durumu belirsiz donk, de jong kalsın. ama bizim ilk transfer edeceğimiz mevki bek iken lato gönderilsin bari.

    allah korusun muslera'ya bir şey olsa eray'ı mı çıkaracağız.

    edit: https://www.transfermarkt.com.tr/...spielbericht/2883931 bu bir örnek. o kural kalktı yani istenirse 2 kaleci birden bulundurabilirsin kulübede.
  • 14287
    şu carrasco konusundaki eleştirileri anlayamadığım hocamız, bilgisizlikten mi ileri geliyor bilmiyorum.

    şimdi sevgili arkadaşlar, yabancı oyuncu yönetmeliğinde şöyle bir şey var;

    -18 kişilik maç kadrosunda birden fazla yabancı kaleci bulunduramazsınız. bulundurursanız, yedek kulübesindeki en az 2 yabancı oyuncuyu yedek kulübesine koyamazsınız.

    bu şu demek, muslera kaledeyken lig maçlarında carrasco'yu yedek kaleci olarak tutamazsın.

    şimdi bana söyle sevgili her şeyin en iyisini bilen arkadaşım;

    oynayacağın 3-4 türkiye kupası maçı için carrasco'yu hazır tutmak, onu görmek mi, yoksa önündeki 17 maçlık maratonda yedek kaleci olarak tutmak zorunda olduğun eray'ı hazır tutup, onu görmek mi?

    edit: bu arada sanırım son yönetmelikte maç kadroları 21'e çıktı, dediğim gibi minimum 1 türk kaleci bulundurma zorunluluğu var. tudor döneminde de dikkat ederseniz tüm lig maçlarında yedek kaleci eray.

    edit2: cevap niteliğinde olsun dye söylemiyorum, fakat kural kalkmadı. şu ifadelerle yer alıyor, ben en başta kuralı yanlış biliyormuşum, yanlış bilgilendirme için özür dileyerekten:

    "müsabaka isim listesinde türkiye a milli futbol takımında oynama uygunluğuna ve
    yukarıdaki 2 nci maddenin b bendindeki şartlara sahip futbolculardan en az birinin
    kaleci olması zorunludur. kulüpler tarafından bu şartlara uygun kalecinin müsabaka
    isim listesine yazılmaması halinde müsabaka isim listesinin 1 futbolcu eksik verilmesi
    zorunludur."

    kaynak da şu şekilde; http://www.tff.org/...uper-Lig-Statusu.pdf

    yani aslında üç kaleci bulunduramazsın demiyor, en az birisi türk olacak diyor. bu da şu demek, eray'ı o kulübede her türlü tutacaksın, ister carrasco'yu koy, ister koyma. muhtemelen fatih terim'in bakış açısı da, madem eray her durumda kulübede olacak, 35 yaşındaki yabancı kaleciyi takımda tutmakta bir amaç görmüyorum, zaten maksimum 1-2 maçta ihtiyaç duyarım. eray'ı hazır tutarım, olmadı alt yapıdan bi kaleci çıkarırım demek daha mantıklı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın