resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 2
    bin kere de galatasaray'ı satması aklanmaya çalışılsa da satmış olması değişmeyecek teknik adam.

    nisan ayında kapalı kapılar arkadasında federasyon başkanıyla görüşmeye başlayıp, milli takım çalıştırma isteği ayyuka çıkıncaya kadar "gel sözleşme imzala, sürümcemede kalmasın bu konu" denildiğinde "ben kimseyi mutlu etmek için sözleşme imzalamam" deyip telefonlara cevap vermeyen, kendisine yol verildikten sonra şike aklayıcı tüpçüyle sözleşme imzalarken tüpçünün alenen galatasaray'la taşak geçmesine gülümseyen, hali hazırda galatasaray iyi giderken basın toplantısı düzenleyip ortalığı karıştıracak açıklamalar yapan adam satmıştır.

    sen inkar etsen de, etmesen de.

    https://www.youtube.com/watch?v=8EkesOyWvwI

    edit: şimdi bazı arkadaşlar yaşı yetmediği için bilmeyebilir ama bu terim'in galatasaray'ı ilk satışı da değildir. uefa şampiyonluğunun hemen ardından takımda kalacak mı spekülasyonları üretip, bunlara muallak cevaplar veren yine kendisidir. ülkedeki futbol ikliminde bile* egosuyla marka olmuş biridir terim. bizimle olan son dönemi mercek altına alınırsa, sorunların başlangıcı 2011-2012 şampiyonluğunun kupa töreninde oluşmuştur. platforma başkanın da çağırılması ve çıkması terim'in egosuna ters gelmiştir. bunu sorun etmiştir. hatta 2012-2013 şampiyonluğunda ünal aysal'ın durduğu yer de bundandır. hatırlamayan arkadaşlar için özet bu.

    2011-2012 sezonundan önce adnan polat döneminde kulübün kapısından geçmeyen terim, aysal'ın altına koşa koşa gelmiştir. zira "terim'in şampiyonluğuyla özgüven geldi" denilen aysal seneler önceden beri hazırlanan ve beklenen başkandı. gerek mali durumu, gerek kulübe karşı öncesinde yaptığı işlerle ağırlığı bütün genel kurulca bilinirdi. ondandır bu adnan öztürklerin ali dürüstlerin yönetimine girmesi. genel kurulun üst akılı olan inan kıraç'ın da son derece güvendiği kişiydi ünal aysal. tüm bunların haricinde bir başkan ile bir teknik direktörü bir tutmak, bunlar arasında kıyas yapmak, güç savaşına sokup ağırlık ölçmek abestir. biri yönetendir, diğeri yönetilen. hele aysal özelinde bakarsak konuya, türkiye'de onun kalibresinde insanları zor bulursunuz. avrupalı bir yöneticidir zaten, tarzından anlarsınız bunu. arda ve şeytan rıdvanın arkadaş çevresiyle lobi oluşturup neredeyse başını yiyebileceği biriyle aysal'ı bir tutamazsınız.

    konuyu dağıtmadan, terim'in o meşhur egosunun patlayacağı bir nokta vardı. o noktaya kadar bir şekilde gelindi. bu dönemde ali dürüst ve abdurrahim albayrak çift taraflı denge politikasındaydı. ama şampiyonluk kutlamalarıyla süreç patladı. dürüst ve albayrak dengeden vazgeçip süreci yürütmeme kararı alınca iş çıkmaza girmeye başladı. aysal'ın niyeti kişiden bağımsız profesyonelce yönetilen ve yürütülen bir galatasaray'dı. şu meşhur uçak benzetmesini bu açıdan bakarsanız daha net anlaşılır. kararların istenildiği gibi alındığını görmeyen aysal yönetimi değiştirme kararı aldı. ben bu noktada aysal'ın yönetimi değiştirmekte doğru ancak yerlerine getirdiği isimlerde hata yaptığını düşünüyorum. hatta candan erçetin kararı tam bir faciadır. ama onun penceresinden bakarak, kulübün marka değerini bir şekilde öne çıkarmak adına bir sanatçıyı yönetime dahil etmek istediğini düşünüyorum. ama bu karar için çok erkendi bana kalırsa.

    velhasıl olaylar bu düzlemde geliştikçe çatışma ortamı oluştu. terim'in rahatsız olduğunu belirten tavırlarından sinmeyen aysal demeçleriyle amiyane tabirle "kimin patron olduğunu" gösterdi. diğer taraftan terim de türk futbolundaki varolan ağırlığı ve bağlantılarıyla aysal'a aba altından sopa gösterdi. karşılıklı açıklamalar ve kararlarla nisan'a gelindi. terim hep kalbinde yatan milli takım çalıştırma tutkusunu tüpçüyle daha doğrusu tüpçünün üzerinden siyasi iktidarla söz kesmeye çalışınca ipler tamamen koptu. aysal kabul etmeyeceğini bilerek sözleşme teklifinde bulundu ki terim'in ne yapmaya çalıştığı kamuoyu tarafından da görülsün diye. bu teklifi "kimseyi mutlu etmek için imzalamam" diyen terim aslında elini belli etti. sürümcemede kalan sürenin kendisine yarayacağını düşündü. adalet pozları keserken, şikenin ağa babasına kader ortağı oldu.

    "galatasaray kendi göbeğini kendi keser" açıklaması bundandır. aysal emek verdiği, marka değerini yükselttiği galatasaray'ın kimsenin ikinci tercihi, garanti kapısı olmaması gerektiğini düşünüp terim'den kurtulmak istedi. adanalı terim ile brükselli aysal'ın savaşı budur. biri orta doğu delikanlılığını yaparken diğer avrupalı profesyonelliğini yaptı.

    şimdi konu haklı tarafsa, gerçekten "aslolan galatasaray" düşüncesindeki haklıdır benim için.

    terim kendini ve geleceğini düşünebilir bu normaldir. kimse galatasaray'a yürekten bağlanmak durumunda değil, profesyonel bir iş sonuçta teknik direktörlük. sözleşme feshine kadar yaptıkları sindirilebilir. ama sözleşme feshinden sonra yaptıkları, öç alma çabaları, galatasaray'ın kendisi için amaç değil araç olması benim nazarımda kendisini yerin dibine sokmuştur. dahası konu aysal'dan çıkıp riekerink'e geldiğinde de "dönelim bakarız" açıklaması zaten niyetini ortaya koymuştur.

    ha yarın bir gün getirir özbek ya da başkası yine terim'i. her yapılanı unutacak hatta çoktan unutmuş bir kitle var. yarın yine "fatih terim allah kerim" modunda yazılar yazarlar buralara. ama ben unutmayacağım. kabul de etmeyeceğim. o şike aklamak için birileri tarafından getirilen adamın "imzayı da gösterelim de herkes görsün" derken yanında umursamazca gülümsemeyi unutmayacağım. göz göre göre galatasaray'ı araç gibi kullanıp, yüzünüze karşı yalan söyleyenleri kabul etmeyeceğim.
  • 4
    galatasaray'ı sattı denilmesi ya olaya taraflı bakmak, yada olayı tam anlamıyla bilmemek anlamına geliyor. bakın arkadaşlar adamı sevmeyebilirsiniz ama bir olayı değerlendirirken, taraf tutmadan değerlendirin. aysal ve terim karakter olarak farklı bakış açısına sahip adamlardı. terim hiçbir zaman kendisinin kararlarına müdahil olunmasını sevmez. sneijder meselesi terim aysal geriliminin fitilini ateşleyen gelişmedir.

    terim o dönem hem solda oynayabilen, hem de gerektiğinde 10 numara pozisyonunu rahatlıkla doldurabilen kaka'yı istiyordu. açık açık basın toplantılarında da bunu beyan etti. sneijder dedikoduları diego ile birlikte, basımda anılmaya başlandı. daha sonra oynanan sivasspor maçı akabinde bu durumu beyan etti terim.
    https://www.youtube.com/watch?v=3cnYGQ1mmBo

    kaka ile anlaşılamadı ücret konusunda ve sneijder daha cazip geldi. tabi bu süreçte tahminen terim'i kulübün içinde istemeyen bir kesim, aysal'ın aklını sneijder konusunda bulandırdı. böylece bütün yoğunluk sneijder'e verildi ve transfer gerçekleştirildi. terim bu olaya çok bozuldu haliyle ve ünal aysal ile ilk kez ipler o an gerilmeye başladı. terim'in milli takım ile görüştüğü meselesi vs daha sonra oluştu. tabi milli takım ile önceden görüştüğü hakkında kesin bir delil yok yada ben bilmiyorum. ama varsa bile dediğim gibi aysal ile ipler gerilmeye başlandığı andan uzun süre sonra oluştu bu durum. keza terim gitmeden, ünal aysal'ın mancini ile görüştüğüne dair dedikodular da ayyuka çıkmıştı.

    kısacası terim'e sattı demek pek doğru gelmiyor bana. bence iki tarafta yani aysal'da, terim'de ego çatışması yaşadı ve olan galatasaray'a oldu.
  • 5
    üzerine uzun uzun yazmaya gerek yok,zaten bir çok arkadaş söylenmesi gerekenleri benim yerime de söylemiş. benim asıl ilgimi çeken,kendisinin müritleri. bu arkadaşların o kadar çok kesişim noktası var ki, gözümde ister istemez genelleniyorlar. yine de recep ivedik'in vizyonda olduğu şu günlerde zaman bulup da sözlükte hocalarını bu denli canhıraş şekilde savunmaları göz doldurucu..

    her neyse lafı fazla uzatmadan bu 'küçük müfit erkasap'lara muhterem hocalarının göz yaşları içinde tüpçü'ye gelin gittiği bu nadide eserle veda etmek isterim.

    https://www.youtube.com/watch?v=YZqh95woaz4
  • 11
    all’imperatore piace molto il calcio della roma che considera una vera rivale della juve. e una delle protagoniste in europa league. ma non la favorita. ovviamente per terim la favorita è il besiktas.
    kaynak: la gazzetta dello sport http://www.gazzetta.it/....shtml?refresh_ce-cp

    çeviri: imparator, juve'nin en büyük rakibi olarak gördüğü roma'nın futbolunu beğeniyor. avrupa liginin favorilerinden biri. ama kendi favorisi değil. açıkcası terim'in favorisi beşiktaş.
  • 16
    1974-1985 yılları arasında şanlı formayı terletmiş, 1996-2000, 2002-2004 ve 2011-2013 sezonlarında şanlı takımda mareşal rütbesiyle görev yapmıştır *. futbolculuğunda hiç türkiye ligi şampiyonluğu yaşayamamıştır. hocalığı dönemindeyse ortalığı kasıp kavurmuştur. galatasaray ile 6 türkiye ligi şampiyonluğu, 2 türkiye kupası, 4 türkiye süper kupası ve 1 uefa kupası kazanmıştır. türk milli takımıyla 2008 avrupa futbol şampiyonası'nda türkiye'yi yarı finale taşımıştır. italya'da fiorentina ve milanklüplerini çalıştırmıştır. şimdilerde milli takımda burnu kaf dağındaki yeni yetmelerin* * * oyuncağı olmuştur.

    bir galatasaray efsanesi olarak tarihe geçmiştir. çok güzel hatırlar bırakmıştır. saha kenarında hırslı, oyunu yaşayan bir teknik direktör imajı vardır. fakat şu fotoğrafla taraftarın kalbini fena halde kırmıştır.
    http://i.radikal.com.tr/...fft64_mf1780016.Jpeg

    dün gece 17 mayıs belgeselini tekrar izledim ve şunu çok net söyleyebilirim; her şeye rağmen ben bu adamı hala çok seviyorum. günün birinde hak ettiği değeri ona her zaman veren galatasaray'a tekrar dönecektir.

    birçok galatasaraylı için ise şu söz hala geçerliğini korumaktadır: senden nefret ediyoruz; çünkü seni çok sevmiştik.
  • 17
    hocam selam, küçük bi açık mektup sana;

    http://www.sportstv.com.tr/...a-e1336908051249.jpg

    bu resmi hatırlarsın diye düşünüyorum. unutamazsın sanırım.
    oradaki herkes, istisnasız herkes imparator diye adını haykırıyordu.

    peki şuan toplasan bi 100 kişi gelir mi dersin oraya bu fotoğraf için? imparator için?
    gelmez hocam. vallahi gelmez.

    değdi mi hocam? tek sorum bu, değdi mi?
  • 18
    bir an düşünün ki bütün galatasaray tarihini alt üst etsin. bütün hayaller bir anda uçup gitsin, verilmiş bütün sözler yalan olsun. ve bunların hepsi bir anda olsun. benim için o an işte budur; http://gss.gs/N4X

    bir babanın kendisi için canını verip öz çocuğunu ağlarken yüz üstü bırakıp komşu çocuğunun elinden tutması gibiydi işte bu an benim için. öyle zoruma gitmiş ki, boğazımda bir şeyler düğümlenmişti. kendisinin de dediği gibi fatih terim ismini fatih terim yapan galatasaraydı. ve yapılacak daha o kadar çok iş vardı ki. ligi domine edecektik. şampiyonlar liginin mudavimi olacaktık. ama olmadı bi an herşeyi bitirdi. çok kızgındım kendisine hala da kızgınım ama euro2016'da arda turan ile yaşadığı sıkıntılardan sonra bu günlerde yanlız bıraktı kendisini o gülümseyerek poz verdiği yıldırım demirören. eminim ki o da kendini çok yanlız hissediyordur. çünkü arkasında her türlü doğrusunda yanlışında kapı gibi duran bir galatasaray taraftarı yok şuan. yanlız kaldı. yerine şenol güneş isimi konuşmaya başlayalı euro2016'dan sonra konuşulmaya başlandı. işte o kendini yanlız hissedince anladım bi kez daha ne kadar kızsam da çogu zaman sinirlensemde kendisi bir galatasaray efsanesidir. yaptığı yanlışlar doğruları götürdüğünde yine elde tutulacak bir dünya doğru olduğu için kendisi kalbimizin imparator'u olarak kalmalıdır.

    http://gss.gs/W6n
  • 19
    survivor'a konuk mu olmuş neymiş. acun'a etmedik küfür bırakmaz bu tayfa amma gidip saçma sapan aptal programlarını de izlemekten geri durmazlar. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu yahu? benim 3 yaşındaki yeğen de bunlara merak sarmış. birgün sedat oluyor birgün serhat oluyor, kimin kim olduğunu da bilmiyorum. gelmiş yanıma, sen hangisini tutuyorsun dayı diye soruyor. bizimkilere kızdım, saçma sapan şeyler izlettirmeyin diye. küçücük çocuklar işi gücü bırakmış, yok ayşe, fatma'nın arkasından konuştu, yok havuç sinsiymiş, yok turabi barzoymuş, yok ebesinin şeyi! tamam, herkes istediğini izlemekte özgür lakin böylesine aptal yarışmaları izleyip de acun'a falan laf söylemeyin. adam ne güzel sistemini kurmuş, yaptığı işler de işsiz güçsüz insanlar tarafından izleniyor. ama yook, o işsiz güçsüz insanlar yalnız değil, kendini o işsizlerden farklı gören, iş güç sahibi, okumuş insanlar da bunu izliyor işte. bakın bu bir dram, bu bir trajedi.

    ben bunun için gelmemiştim hocamın başlığına. az önce yine puan durumuna bakma gafletinde bulundum. yak gel hocam ne varsa. şenol güneş'in de demirören'in de, acun'un da ne hali varsa görsün. gel hocam gel. gel ve iti köpeği sustur. herkesin derdi galatasaray olmuş. yokluğumuzda it çakal, aslan kesilmiş. gel ve aslana aslan olduğunu hatırlat hocam. şu genç yaşımda kaldıramıyorum bu kadar küçülmeyi, bu kadar ezilmeyi. 2009-2011 arası yaşadığımız travmayı atlattık sayende, gel ve 2015-2017 travmasını da atlatalım.

    şu sıralar londra'yı bırakıp askere gitmeyi düşünüyorum. yedek subaylık çıkacağını bilsem koşa koşa gidicem ama 6 ay poşet askerlik zoruma gider. tıpkı bin euro verip dövizli askerlik yapmanın vicdanımı sızlatacağı gibi. her ne kadar yasal hakkım olsa da durum böyle. bu daha çok vicdan ve duygu meselesi benim için ama galatasaray'ın içler acısı hali de etkenlerden biri. sensiz geçen sezonların canı cehenneme. iyi kötü takımın son 20 yılını hatırlıyorum. en güzel günlerimizde sen vardın. evet, sensiz de güzel günler geçirdik, sensiz de güzel günler geçirmeye alışmalıyız ama allah gecinden versin o kara toprağın altına girene kadar bir yere gitme, kal şu takımın başında. beşinci olmaya da razıyız. gıkımız çıkarsa allah bizi taş etsin. en azından ite köpeğe maskara olmayız. biliriz ki er ya da geç başarı gelecektir. başarının en çok yakıştığı kişi de sensin hocam.

    https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/...c995e9646b7a4576.jpg
    https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/...4f00e58390f55dcc.jpg
  • 23
    fenerbahçe taraftarları kadıköy'de bir derbi maçında galatasaray ile "imparator fatih terim" diye daşşşşşak geçtiğinde ne düşünüyorsunuz sorusuna "demek ki onlar da beni seviyor tsı tsı" diyerek bir diğer galatasaray düşmanı tüpçü ile birlikte imza töreninde kahkahayı basmış, daşşşşşağa kayıtsız kalmayıp, katılmıştır. hayatımda gördüğüm en büyük ihanetlerden biriydi. attığı her kazığı kalbine gömecekler varmış aranızda. kalbinize mi gömersiniz, bir yerinize mi sokarsınız buyrunuz efendim. benim gözümde kendisini galatasaray isminin üzerinde gören kim olursa olsun haindir, nefretimdir. geldiği gün yine bu alık taraftar grubu her bir tarafını yalayacak kendisinin biliyorum, napalım. sarı kırmızıya küsecek halim yok. elimden aksine dua etmekten başka bir şey gelmiyor.

    benim de romantik bir video paylaşasım geldi.

    https://www.youtube.com/watch?v=8EkesOyWvwI
App Store'dan indirin Google Play'den alın