• 555
    https://twitter.com/...621245969739776?s=20

    $u olayda kiz net haksiz. krizi iyi yönetemedi. telozyonculuk zor zanaat. altayli'dan pek haz etmem ancak programi terk etmesi çok dogal.

    ben olsam kiza, sen kimsin la, derdim.

    bir ton makyaj yapip erkeklerle futbol tarti$iyorlar ya, ayar oluyorum. ömer ingilizce küfür etmi$. fak of dedi. fak of'un türkçe tercümesi la bisgtr git'tir, dolayisi ile küfür degildir. küfür dedigin, ba$ka bir $eydir.

    o attigi da tokat degildi. tokat da ba$ka bir $ey. tokat ba$ka, enseya $aplak, la yürü git al voltani, ba$ka.

    ömer'in ki enseya $aplaktir.

    birakin abi. objektif olcam diye kendimizi a$iyoruz hakketen. yok küfür etmi$, yok kirmizi kartmi$. la bi git..
  • 557
    fatih altaylı, nihat özdemir' in nasıl tff başkanı olduğu ve bu iş için kimlerin aracı olduğu ile ilgili bir yazı kaleme almış.

    --- alıntı ---

    türkiye futbol federasyonu (tff) yöneticilerine ağır eleştiriler yönelten altaylı, tff başkanı nihat özdemir’i başkanlık için bazı siyasetçi yakınları ve ünlü bir futbol yorumcusu ve çevresinin ikna ettiğini, bu çevrelerin eski başkan hüsnü güreli’yi istemediklerini yazdı.

    odatv, altaylı'nın açık yazmadığı o isimlerin cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın kardeşi mustafa erdoğan ile futbol yorumcusu rıdvan dilmen olduğunu öğrendi.

    “türk futbolunu yöneten yok ki, kötü yönetiliyor olsun”

    futbol dünyasına yakın herkesin ortak bir inancı var: ‘türk futbolu hiç bu kadar kötü yönetilmemişti.’ ben ise bu kanaatte değilim. bana göre türk futbolunu yöneten yok ki, kötü yönetiliyor olsun.

    türkiye’de futbolu yönetemeyen berbat bir federasyon ve futbol federasyonlarının gördüğü en aciz başkan var.

    tüm kulüpler ağlıyor, tüm başkanlar federasyonu eleştiriyor, en çok kayrılan, gizli toplantılarda yakalanan kulüpler bile federasyonu ve başkanına sallıyor.

    ama ben size söyleyeyim, ‘türk futbolu ve kulüplerimiz buna müstahak’.

    daha da öteye gideyim. beter olun inşallah. çünkü bu durumu siz istediniz. bu duruma siz sebep oldunuz, bu durumu siz hak ettiniz!”

    “nihat bey buna çok hevesli değildi ama adami kafaya aldilar”

    altaylı tff’nin başkanının değişme sürecini ise şöyle anlattı:

    “türkiye futbol federasyonu aslında yola başkan hüsnü güreli ile devam edecekti. bu arzu güreli’ye iletilmiş, güreli çok da hevesli olmamasına rağmen bir dönem daha futbolun başında kalmayı kabul etmişti. ancak güreli’den rahatsız olanlar vardı.

    bazı siyasetçi yakınları, ünlü bir futbol yorumcusu ve çevresi, bugün çok ağlayan bir kulübün yöneticileri, büyük kulüp yöneticilerinin bazıları hüsnü güreli’yi istemiyorlardı.

    çünkü güreli işi biliyordu ve yönlendirmeyesağa sola çekiştirmeye, kafaya alınmaya müsait bir isim değildi.

    o yüzden bunlar ortaya ‘nihat abi’ formülünü attılar. allah'ı var nihat bey buna çok hevesli değildi ama adamı kafaya aldılar. ‘abi sen merak etme, biz her şeyi yöneteceğiz. senin başın ağrımayacak, yorulmayacaksın’ dediler.

    siyasete de bu ismi kabul ettirdiler ve ortaya bu rezalet tablo çıktı.

    işi bilmeyen, hiç kimsenin gerçek bir otoritesinin olmadığı, herkesin bir ucundan çektiği üç başlı bir federasyon. tam bir rezillik. neresinden tutsan elinde kalan bir yapı. bir süre sonra bu günleri bile arayacak olan bir türk futbolu var karşımızda.”

    “kendini daha fazla kullandirmadan ve adini lekelemeden bu işten

    bu federasyonun bir an önce istifa etmesi, türk futbolunun bir an önce futbolu gerçekten yönetecek, ne yaptığını bilen bir federasyona kavuşması gerekiyor.

    nihat özdemir’in de kendini daha fazla kullandırmadan ve adını lekelemeden bu işten kurtulması şart. sezon bitsin, avrupa şampiyonası tamamlansın sonra bakarız diyenler olabilir. bence o gün geç. doğrusu bu federasyonun dün işi bırakmasıydı!

    ama dediğim gibi başta. bu kulüplere müstahak. kendileri ettiler, kendileri buldular.”

    odatv.com
    --- alıntı ---
  • 558
    bugün (20 şubat 2020) tarihli habertürk'de yayınlanan bir yazısı olan galatasaray spor kulübü üyesi köşe yazarı, programcı.

    yazı linki: https://www.haberturk.com/...-savas-mi-daha-neler

    konumuz olan yazının 2. kısmındaki bahsettiği satış durumu.

    sayın altaylı kulüplerin piyasa değerlerini belirtip konsolide borçlarını da rakamlar ile vererek bu kulüplerin alıcısı çıkmayacağını açıklamış ve sonucunda bu kulüplere bankaların el koyup derneklerin borçlu olarak kalacağını, kulüp üyelerine kişi başı 60-70 bin tl civarında borç kalacağını (galatasaray için yapmış bu hesabı tahminimce) yazmış.

    ancak yazısına göre anlamadığım bazı noktalar yok değil.

    diyelim ki satış oldu.

    sportif a.ş.'yi kim satacak?
    bana kalırsa bu konuda yönetim yetkili ancak genel kurulun verdiği yetki dolayısı ile yetkili.
    genel kurul kim? dernek üyeleri.
    yani sonuçta bu şirket satılacaksa bunu satacak olan dernek oluyor bu şekilde.
    peki dernek bu parayı ne yapacak?
    bana kalırsa borçları kapatacak yani olması gereken düzen bu.

    yani mevcut borcu ile 4 milyar tl olarak değerlendirilirse galatasaray bu satış ancak ve ancak mümkün değil midir?

    böyle olunca derneğin borcu kalmadığı gibi mevcut değere göre harcanan parayı da geri alacaklar. bu sefer de üyelere yeniden para dağıtımı söz konusu olacak.

    4 milyar tl dediğiniz para bugün 672 milyon dolardan biraz fazla bir para yapıyor. neymar hesabından (222 milyon euro) 3 oyuncu parası gibi bonservis olarak. düz hesap dersek 675 milyon dolar diyelim. bu potansiyele bu parayı verecek birisi çıkar mı çıkmaz mı esas konuşulması gereken konu bu bence satış konuşulacaksa eğer.