• 52
    gönül vererek yapan için zordur. sadece zevkine takılan içinse; çok basit. sürüyle kafası çalışan adam var. şimdi kısaca heasp kitap olayına geçelim;

    türkiye'de kayıtlı 40 milyon bilgisayar ve internet kullanıcısı var diyelim,
    bunların %30'u yani 12 milyonu galatasaraylı olsun,
    bu kesimin %30'u galatasaray'ı yakından takip etsin ya da fanatik olsun,*
    bu sayının %10'u galatasaray sözlükten haberdar olsun ki bu da 360,000 eder,
    bu sayının da %10'u her ay ziyaretçi olsun, bu da 36,000 eder,
    bu sayının da %10'u kayıt için başvurmuş olsun, bu da 3600 eder.

    zate halihazırda 1600 yazar ve 2000'den fazla çaylak ve onay bekleyen kayıt başvurusu olunca rakam doğru çıkıyor. peki bu ne işe yarar?

    şimdi reel yazar sayısı olan 1600 kişiden hakiki fanatik sayısını %40 olarak belirlersek 640 rakamına ulaşırız. bu 640 sayısının %50'si her maç türk telekom arena'ya gidiyor diyelim ki bu da 320 rakamına tekabül eder. bunların %20 si aynı tribünde olsa 64 kişi demektir.

    galatasaray sözlükte kayıtlı 64 yazar aynı tribünde ve yanyana maç izleme olanağı bulabiliyorsa eğer ortaya sinerjiden fazlası çıkar. çıkmalıdır da zaten. ayrıca, her insan aidiyet hissettiği ve bundan memuniyet duyduğu yer için bir şeyler yaparsa sinerjiden fazlasını elde ederiz. bu da demektir ki; çabamızın adı galatasaray reele dökülür.

    şimdi hesaplarda en başa dönersek en az 36,000 kişinin galatasaray sözlükten haberi olduğunu varsaymıştık, buna göre siteye reklam alınsa her haftanın en beğenilen entrysine maç bileti versek?*

    özetle; galatasaray sözlük yazarı olmak yetmez, kendini buraya ait hissetmek, bu ailenin bir ferdi olmayı istemek gerekir. o zaman güzel şeyler olabilir.

    ne demişlerdi; mutluluk paylaştıkça artar, dert paylaştıkça azalır...

    ps: i love you all...