resim
Dursun Aydın Özbek
Görev:Başkan
Takım:Galatasaray
Yaş:77
Uyruk:Türkiye
  • 12934
    bu topraklardaki insanların vasat seviciliği sayesinde koltuğunda kalmakta olan bir diğer kişidir. iş yapış şekli, iş hayatına atılmış, orada az biraz yoğrulmuş insanlara hiç de uzak gelmeyecektir.

    vardır böyle yöneticiler; bunlar, yanlarına kalifiye eleman alıp, işin çok büyük bir kısmını ona yıkar. sonra da kenarda durup onun yaptıkları üzerinden prim almaya çalışır. zira iş olumlu yürüyordur. bir de çok demokratik görünürler. karar aşamalarına yanındakileri de dahil ediyormuş gibi davranmayı severler.

    işini düzgün yapmaya çalışan eleman ise, karar noktalarında da bu yöneticiyle bir takım sürtüşmeler yaşamasına rağmen işi yine de bir şekilde sürdürür. onun derdi, işin düzgün yürümesidir. yönetici de rahattır; ortaya iyi bir iş çıkacak ve o da övgü alacaktır. ne de olsa o elemanı işe o yönetici almıştır.

    gün gelir, o elemanın işin arkasındaki asıl kişi olduğu ayyuka çıkar. yönetici ise artık alamayacağı primleri düşünerek o elemanının tökezlemesini bekler. bir şekilde elemanını küçük düşürmeye, yaptığı işlere sürekli kulplar takmaya yönelir. onu yavaşlatır. bir tökezlemede de tekmeyi basar.

    bir de bu yöneticilerin yanında her zaman dalkavukları vardır. işi tam bilmedikleri için birçok meseleyi "tamam efendim" ile çözmeye çalışırlar. yönetici mantıksızsa bile ona bir şey diyemezler; yanlış bir yönlendirme yapsa da ne karakterleri ne de yetkinlikleri durumu toparlamaya yeter. bunlar korkularından, yetersizliklerinden dolayı bir şeyi iyi yapsalar da ön plana çıkamazlar. karar aşamasında doğru bildiklerini söyleyemezler. işi yamuk teslim etseler de yönetici -eh, bir zahmet- durumu biraz toparlayarak işi kotarır. bu sarmal içerisinde iş iyi giderse kredi yöneticidedir; kötü giderse de dalkavuklarda. bu kişileri yönetici için mideye indirmek de daha kolaydır. zaten bir direnç mekanizmaları olmamakla birlikte bütün varlıklarını yöneticiye borçludurlar. o himaye etraflarından çekildiğinde çok kolay bir şekilde vazgeçilebilir hale gelirler.

    yönetici için ise koltuk zaten sağlamdır. ta ki biriken vasatlıklar ve yanlışlar, düzeltilemeyecek hale gelene kadar.

    dursun özbek'in 2015-2017 arası yaşattığı fiyaskolarının ardından 2022'de tekrar camianın başına geçmesi, ülkenin şu anki siyasi şartlarında, o tarafla iyi ilişkiler yürütebilecek en ideal aday olmasından kaynaklanıyordu. 2022'den sonra yapılan olumlu icraatlerin neredeyse tamamında yönetim içindeki ve futbol takımındaki yetkin kişilerin büyük payı vardı. prim ne zaman onlara verildi, özbek de kendi karakterinin özüne döndü ve "siz niye bu pastadan pay alamıyorsunuz?" diye kulağına fısıldayanların etkisiyle kulübü yönetme şeklini değiştirip camiayı yeniden fiyaskolarına doğru sürüklemeye başladı.

    o yetkin kişileri oraya kendisi getirmiş olabilirdi. ama doğru yöneticilik, işini layıkıyla yapanlarla yürüyüp, eldeki değeri geliştirmekten geçiyor. birilerini oraya getirmiş olmak, onların yaptığı her doğruyu kendi hanene yazdırma hakkı vermez; tıpkı yanlışı yazdırma hakkı vermediği gibi.

    şu anki durumda ise kendisini, sane, osimhen ve uğurcan aldı diye sağda solda futbol aklı ilan eden; kulübün hakkını araması ve menfaatini koruması gerektiği kritik durumlarda cılız kaldığını veya sustuğunu unutan, onu seçimde tek aday haline getiren, yapılan yanlışların doğrulardan daha fazla olduğunu az çok görmesine rağmen mayıs ayı geldiğinde kazanılan başarılar sayesinde pembe gözlüğünü takıp "büyük başkan" ilan eden herkes ama herkes kabahatlidir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın