41148
şampiyonlar ligi takımı. hocanın erzurum, çorum gibi maçlar için oyuncuları “şampiyonlar ligi’ne gidebilmek için ligi almamız lazım” ana fikriyle motive ettiğini düşünüyorum. son transferlerimiz sane, singo ve ugochukwu tamamen şampiyonlar ligi planlamasıyla alındı ki sane ve singo ligde genel anlamda fark yaratmıyorken cl’de her maç yüksek reytingle oynuyorlar. geçen sene sane için yazmıştım, ugochukwu için de cl performansını görmeden erken hüküm verilmemeli naçizane görüşüm. keza barış alper de geçen sene lige hızlı girip yavaş yavaş düştükten sonra şampiyonlar ligi’ndeki her maçında fark yarattı. alt liglerden gelmesi üstünde etiket gibi kaldı çocuğun ama dört yıldır şampiyon olan ve geçen sene son 16 yapan takımın yıldızı aslında.
bir de biz taraftarlar lig maçlarına biraz daha motive olup duygusal bakıyoruz da özellikle yabancı yıldızların bizimle aynı kafada olması biraz zor. anadolu takımlarının kültürünü doğamız gereği biliyor ve seviyoruz örneğin, onlar içinse konferans ligi seviyesinde bile olmayan takımlardan başka bir anlama gelmiyorlar. şampiyonlar ligi ile ligin kalitesi arasında dağlar var ve bunun çok net farkındalar, farkında olmaları da gerekiyor. hoca soyunma odasını kaybetmeden cl ile süper lig’i bir arada götürerek çok büyük iş yapıyor. takımın kimyası bozulmuyor bir şekilde. bunu beşiktaş’a altın dönemini yaşatan şenol güneş yapamamıştı.
son olarak da maaşlar konusunda “arabistan seviyesi maaş kazanıyorlar, her maçı aynı ciddiyetle oynamalılar” görüşü dışardan bakıldığında doğru olsa da sane, osi, zaha, ziyech gibi isimler transfer görüşmelerinde burda “florya’nın suyu” uygulaması kapsamında kral gibi ağırlanacakları söylenerek ikna ediliyorlar. burda suçu oyuncular yerine takımın asgari ücretini dört milyon euro’ya çıkaran yönetimde arıyorum.
bir de biz taraftarlar lig maçlarına biraz daha motive olup duygusal bakıyoruz da özellikle yabancı yıldızların bizimle aynı kafada olması biraz zor. anadolu takımlarının kültürünü doğamız gereği biliyor ve seviyoruz örneğin, onlar içinse konferans ligi seviyesinde bile olmayan takımlardan başka bir anlama gelmiyorlar. şampiyonlar ligi ile ligin kalitesi arasında dağlar var ve bunun çok net farkındalar, farkında olmaları da gerekiyor. hoca soyunma odasını kaybetmeden cl ile süper lig’i bir arada götürerek çok büyük iş yapıyor. takımın kimyası bozulmuyor bir şekilde. bunu beşiktaş’a altın dönemini yaşatan şenol güneş yapamamıştı.
son olarak da maaşlar konusunda “arabistan seviyesi maaş kazanıyorlar, her maçı aynı ciddiyetle oynamalılar” görüşü dışardan bakıldığında doğru olsa da sane, osi, zaha, ziyech gibi isimler transfer görüşmelerinde burda “florya’nın suyu” uygulaması kapsamında kral gibi ağırlanacakları söylenerek ikna ediliyorlar. burda suçu oyuncular yerine takımın asgari ücretini dört milyon euro’ya çıkaran yönetimde arıyorum.

