41137
2026-2027 sezonuna girerken mevcut en büyük sorununun doymuşluk olduğu takımım. şuan bu sorunun birçok paydaşa sirayet ettiği kanısındayım.
yönetim kanadından başlarsak; 4 sene üst üste şampiyonluk, rekor gelirler, camianın iç politikasının konsolide edilmesi gibi durumlar sonucu, tüm tepkilere rağmen kendilerini dokunulmaz bir konumda gören bir yönetim var. dokunulmaz hisseden birisinin kendini geliştirmek için motivasyon yarataması oldukça güçtür.
oyuncu kadrosuna gelirsek, takıma geçen sene juventus’u eledikten sonra, sanki tüm misyon doldurulmuş gibi bir ruh hali çöktü. bana kalırsa anfield’da aldığımız mağlubiyette hiçbir varlık göstermezken bir de ingilizlerin resmen dayak atıp yanlarına kâr kalışı, bu sırada en iyi oyuncumuzun kolu kırılırken bir oyuncumuzun parmağının kopması, ve tüm bu olanlara hiçbir reaksiyon gösteremememiz bizi bu kafa yapısına sürükledi.
bunun yanında, türk milli takımı oyuncularımızın dünya kupası hedefine ulaşması, sara’nın milli takıma seçilmesi gibi “side quest”lerin tamamlanması bu doymuşluğu epeyce perçinledi.
bu denklemin son kalemi ise taraftar; aslında galatasaray taraftarı her ne kadar başarıya endeksli gibi gözükse de, mevcut şartlarda durum hiç de öyle değil. birçok galatasaraylı, temmuz-ağustos arası enseyi karartmış durumda, bizi 2010 veya 2022 tarzı bir sezon paklar kafasındaydı. bunun da benzer sebeplerden ve bazı yüzlerin “eskimesinden” kaynaklandığını düşünüyorum.
velhasılkelam, galatasaray’ın bu transfer döneminde ihtiyacı olan şey ne 10 numara, ne yedek santrfor ya da stoper. galatasaray’ın bir kan değişimine ihtiyacı var. yeni bir heyecana.. 3 farka giden maçta nhaga’nın slalomlarına, yusuf sivaslıoğlunun defansta girdiği bir kademeye, veya batrakov’un 25 metreden attığı bir gole ihtiyacı var. aynı 14 ağustos 2017 galatasaray kayserispor maçı veya 23 ekim 2022 galatasaray alanyaspor maçı gibi, galatasaray’ın kendi alevini harlamasına ihtiyacı var.
yönetim kanadından başlarsak; 4 sene üst üste şampiyonluk, rekor gelirler, camianın iç politikasının konsolide edilmesi gibi durumlar sonucu, tüm tepkilere rağmen kendilerini dokunulmaz bir konumda gören bir yönetim var. dokunulmaz hisseden birisinin kendini geliştirmek için motivasyon yarataması oldukça güçtür.
oyuncu kadrosuna gelirsek, takıma geçen sene juventus’u eledikten sonra, sanki tüm misyon doldurulmuş gibi bir ruh hali çöktü. bana kalırsa anfield’da aldığımız mağlubiyette hiçbir varlık göstermezken bir de ingilizlerin resmen dayak atıp yanlarına kâr kalışı, bu sırada en iyi oyuncumuzun kolu kırılırken bir oyuncumuzun parmağının kopması, ve tüm bu olanlara hiçbir reaksiyon gösteremememiz bizi bu kafa yapısına sürükledi.
bunun yanında, türk milli takımı oyuncularımızın dünya kupası hedefine ulaşması, sara’nın milli takıma seçilmesi gibi “side quest”lerin tamamlanması bu doymuşluğu epeyce perçinledi.
bu denklemin son kalemi ise taraftar; aslında galatasaray taraftarı her ne kadar başarıya endeksli gibi gözükse de, mevcut şartlarda durum hiç de öyle değil. birçok galatasaraylı, temmuz-ağustos arası enseyi karartmış durumda, bizi 2010 veya 2022 tarzı bir sezon paklar kafasındaydı. bunun da benzer sebeplerden ve bazı yüzlerin “eskimesinden” kaynaklandığını düşünüyorum.
velhasılkelam, galatasaray’ın bu transfer döneminde ihtiyacı olan şey ne 10 numara, ne yedek santrfor ya da stoper. galatasaray’ın bir kan değişimine ihtiyacı var. yeni bir heyecana.. 3 farka giden maçta nhaga’nın slalomlarına, yusuf sivaslıoğlunun defansta girdiği bir kademeye, veya batrakov’un 25 metreden attığı bir gole ihtiyacı var. aynı 14 ağustos 2017 galatasaray kayserispor maçı veya 23 ekim 2022 galatasaray alanyaspor maçı gibi, galatasaray’ın kendi alevini harlamasına ihtiyacı var.

