• 40809
    oyununda ufak bi evrim geçirmesi gereken aşkımız. ben önde basmanın bizi geriye götürdüğünü düşünüyorum. evet bu bi galatasaray kültürü olan taktik ama daha akıllı pres yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

    hatta 2026 dünya kupası bize gösterdi ki her zaman önde basan da ya da topu oynayan da kazanmıyor. herkes akıllı, herkes oyununu adapte etmeye çalışıyor.

    elimizde çok büyük değerler var ama değerlendiremiyoruz. mesela osimhen-sane-barış. neredeyse avrupa’nın en hızlı açık alan koşucularına sahibiz ama oyunu rakip yarı sahaya yıktığımız için bu adamların koşacak alanı yok sahada.

    önde pres yerine sahayı parselleyip akıllı pres modeline yönelmemiz lazım. ileri üçlünün gücünü yeterince koruması lazım. biz ise önde pres ile bu adamlara 90dk pres yaptırıyoruz, yoruyoruz.

    osimhen’in rakip stoperleri mümkünse orta yuvarlağa kadar çektiği zamanlarda, topun olduğu noktada sığır pres ve kazanılan topun hızlı ve doğru kullanıldığı bir sisteme geçmemiz gerekiyor.

    takımın maçın hangi anlarında beraberce sığır prese yöneleceği ve topu kaptığı anda olabilecek en kısa pas yoluyla topun nereye varması gerektiğini daha sığır prese başlarken bilmeleri gerekiyor.

    zaten rakip sahaya koşu yoluna atılan her pası sane-barış-osimhen etkili kullanır.

    dünya kupasında da gördük. bizim milli takım aynı galatasaray’ın sıkışan maçları gibi bekten beke paslaşıp orta şansı aradı. bu saçmalığı biz de yapıyoruz. dünyada da türk futbolundan başka yapan kalmadı. rakibi yarı sahaya sıkıştırmak, sürekli topla oynamak maça hükmediyorsun anlamına gelmiyor.

    benim için okan hocanın bu seneki en önemli sınavı bu olacak. değişen futbola ne kadar adapte olacağız…
App Store'dan indirin Google Play'den alın