• 3214
    zannedilenden daha büyük sorunları olan milli takım. montella büyük oranda kusurludur, sorumludur ama o bile aldatılmıştır. aldandığı şey rahatlığın, huzurun ve tek düzeliğin bize yaramıyor oluşu. en önemli sorunumuz: türk futbolcusunun mental problemlerinin yeteneklerini örtmesi. yakın tarihimize bakın. büyük oranda moral üstünlüğü ile oynayan bir milli takım. son euro 24'te bile skor üstünlüğünü çok erken bulup geriye yaslandığımız 2-3 maçla biz çeyrek final yaptık. ama tam tersi senaryo olsaydı, bir şekilde kalemize gelen ilk top gol olsaydı, işte bunu da 2026 dünya kupasında tecrübe ettik. çünkü dediğim gibi moral üstünlüğü olmayınca bu takımın kabul edilemez derecede taktik disiplini kalmıyor, panik başlıyor ve takım dağılıyor.

    mental dedik, öyle basit bir mesele değil. herkes dünya kupasında oynamak ve başarılı olmak ister ama gerçekten bu hayatlarında ne kadar önemli bir olaydı, son derece tartışılır. istemek başka, o işin gereklerine hazır olma başka mesele. senin sahadaki rakibin de istiyor en az senin kadar. ve senden bu turnuvaya daha hazır geliyor. bir şeyleri ispat etmeye, kendini göstermeye, ülkesini gururlandırmaya geliyor. garip gelecek ama biz oralarda bile eksiğiz. kerem en son galatasaray'da oynadığının 5 katına şu an fenerbahçe'de oynuyor. avrupa avrupa diye bizde yanan tutuşan adam artık yok. barış arabistan çölleri için galatasaray'a rest çekti. haklıdır haksızdır çok paradır bilemem ama maaşı kaptı, ispat edeceği bir şey yok. merih öyle, hakan öyle; hatta son bir vurgun için kendilerini seçim mezesi yaptılar. arda real madrid'de, gökyüzünde yaşıyor, kendisini göstermeye ihtiyacı yok ki. orkun bile tersten kariyer yaptı, beşiktaş'a geldi. hepsi gerek para yönünden gerek kariyer yönünden artık bir kaygı taşıyan tipler değil ki. buna yunuslar, abdülkerimler, uğurcanlar bile dahil. galatasaray'da rahatlar çünkü. bakın kim heyecan duymuştur orada olmaktan biliyor musunuz. mesela samet heyecan duymuştur, çünkü aslında buralık oyuncu değil. işte mesele ifrat ve tefrit arasında gidip gelmek. bu turnuvaya ozan kabak'ın, can uzun'un ihtiyacı vardı. çünkü bundesliga'da oynayan onlar. futbolunu ve kariyerini düşünen onlar çünkü.

    klopp da demiş, baskıyı kaldıramadılar diye. çok basit açıklama gibi geliyor değil mi? ama öyle. üniversiteye giriş sınavına hazırlandığınızı söylüyorsunuz ama aslında hazırlanmadınız. diyelim ki kendinize de çok güveniyorsunuz, ben yaparım diyorsunuz ama sorular bir anda ters geliyor. panik yapıyorsunuz ve batırıyorsunuz. sonra da o sınavı kazanmasanız bile özel üniversiteye gidecek o imkanlar yine de sizde var. işte türk futbolcusunun durumu da böyle. bunların dünya kupasına ihtiyacı yok ki. bunların alacakları prime bile ihtiyaçları yok aslında.

    yayın geliri toplam 180 milyon dolar olan bir ülkede akıl almaz paralar harcanıyor. bunlar karşılığı olmayan paralar. ülkenin tek başarılı örneği galatasaray. bir tek onda karşılıksız para yok ama o da başarıya bağımlı bir takım. başarılı olacak ki taraftar ürün alsın, kombine-loca alsın. o da üretmiyor, o da üç kuruşa beş kuruş vermek zorunda kalıyor. taraftarının konsantrasyon demekten dilinde tüy bitiyor. çünkü biliyor ki türk futbolunda en önemli mesele takımın yeterince hazır olmaması, maçı istememesi. buna kendince ön alıyor. en iyisinin hali bu işte. galatasaray tek ve istisna hatta. gerisi başarısızlığa mahkum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın